Bir İhtimal kitap kapağı

2. bölüm / 5

Bir İhtimal

2 Bölüm: Eski Dost

Vaveyla Yazarı: sıla varol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 2 Bölüm: Eski Dost

Eski Dost
Benim bu okuduklarımın doğru olma ihtimali beni çok korkuttu. Ellerimin titremesini durduramıyordum. Gözlerimden akan gözyaşları kâğıda düşüyordu. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu, çıkmak için çırpınıyordu.
Biri benimle dalga geçiyordu. Benim babam neden bana yalan söylesin ki? Ve özellikle annemin ölümü ile ilgili... Saçmalıktı. İnanmadım ama birileri benim ve ailemle saçma bir şekilde oyun oynuyordu. Çok sinirlerim bozuldu. Birilerinin böyle serbest bir şekilde benimle oyun oynaması beni çok üzdü. Benden ne istiyorlardı ki?
İlk iş günümde çok yorulmuştum ve bu ilk günde annemin yanımda olmamasına ayrı üzülmüştüm. Gerçi benim annem hiç ilk günlerimde yoktu. Aslında benim annem hiç var olmamıştı.
Yalın'ın itirafı ve annem ve babam ile ilgili böyle bir şeyin kâğıda yazılıp bana gönderilmesi ağlamama sebep oldu. Duygularım çok karışıktı, ne yapacağımı bilmiyordum. Ağlamaya devam ettim. Babam yoktu evde, istediğim kadar ağlayabilirdim.
Demir Gölgesi örgütünü araştıracaktım çünkü böyle bir şakanın bir insana yapılması çok ama çok üzücüydü. İnsanlık bitmişti. Herkes herkesi üzebiliyor ve hiç huzursuz da olmuyorlardı. İnsanların travmalarını da çok hafife alıyorlar. Bir insanın travmalarıyla dalga geçilir miydi hiç!
Babam bana asla yalan söylemezdi ve ben kanıtı olmayan bir mektuba inanacak değildim. Ben babama sonsuza dek güveniyordum. Zarfı ve kâğıdı yırttım. Aşağı indim, dışarıdaki çöpe atacaktım. Evimdeki çöpün durmasını bile istemiyordum ve Mahperi Abla zarfın renginden dolayı dikkatini çekip babama gösterebilirdi. O kadar sinirliydim ki kâğıdı yakmak bile istiyordum.
Ağlamaya devam ediyordum. Hâlâ gözlerimin şiştiğinden ve kıpkırmızı olduğundan emindim.
Kapıyı açtım. Bahçenin karşısındaki yolun çöpüne atmak istedim. Karşıdan karşıya geçtim ve çöpe kâğıdı ve zarfı attım.
O sırada bir arabanın ön farlarının ışığı tam bana doğruydu. Gözlerimi kıstım. Arabanın sahibi arabayı hemen çalıştırdı ve hızlıca yanımdan geçti.
Arkasından baktığımda sabah gördüğüm araba olduğunu fark ettim. Plakası aynıydı.
böyle tesadüf mü olurdu yaa!
aynı gün aynı yerde ve ayni arabayı görmek hiçte tesadüf değil gibiydi ama bence ben yine fazla abartoyordum belki burada bir yerlerde yaşıyor olabilirdi. Eve girdim kedim beyazı yanına gittim kendi yastiginda yatıyordu Mahperi abla yemini ve suyunu vermişti. kedimi sevdim kucağa aldım tüylerini sevmeye başladım mektup beni çok tedirgin etmişti . biri benim ailemi nerden biliyordu .o zaman tanıdık biri yapmıştı bunu yoksa annemin öldüğünü nerden bileeckti ki . bir süre kedinin tüylerini sevdim daha sonra uykum çok geldiği için odama çıktım ve yatağıma girdim kafamı yastığa koydum ve bugünkü hem fiziksel hem ruhsal yorgunluktan kafamın koyduğum gibi yattimm .Böyle tesadüf mü olurdu ya! Aynı gün, aynı yerde ve aynı arabayı görmek hiç de tesadüf değil gibiydi. Ama bence ben yine fazla abartıyordum. Belki burada bir yerlerde yaşıyor olabilirdi.
Eve girdim. Kedim Beyaz'ın yanına gittim. Kendi yastığında yatıyordu. Mahperi Abla yemini ve suyunu vermişti. Kedimi sevdim, kucağıma aldım ve tüylerini sevmeye başladım.
Mektup beni çok tedirgin etmişti. Biri benim ailemi nereden biliyordu? O zaman tanıdık biri yapmıştı bunu. Yoksa annemin öldüğünü nereden bilecekti ki?
Bir süre kedinin tüylerini sevdim. Daha sonra uykum çok geldiği için odama çıktım ve yatağıma girdim. Kafamı yastığa koydum ve bugünkü hem fiziksel hem de ruhsal yorgunluktan, kafamı koyduğum gibi uyuyakaldım.
***
Kendimi yemyeşil bir ormanın içinde buldum. Etrafımda bir sürü ağaç vardı ve bir yol vardı. Yol, sonu gözükmeyecek derecede uzundu. Yolu yürüyordum. Hiçbir araba yoktu, sadece ben ve kuş sesleri vardı.
Bir kuş bana doğru geldi ve tam karşımda yere indi. Bembeyazdı. Rengi pürüzsüzdü, çok güzeldi. Kuşa baktım, eğildim, kuşu elime aldım ve tekrar kalktım. Bir süre kuşla beraber yürüdüm.
Bir ses geldi.
"Gözlerini aç, Aleska. Hep olumluyu düşünme, olumsuzu da düşün. Çünkü senin gerçeklerin olumsuzlukların," dedi.
Bir kadın sesiydi bu ama kadını göremiyordum. Etrafıma baktım ama hiçbir yerde kadın yoktu.
Kuşa döndüm. Tekrar kuşa baktığımda rengi simsiyaha dönmüştü. Sanki beyaz kuş gitmiş, yerine siyah bir kuş gelmişti. Kuş bir anda uçtu ve gitti.
Ve sonra uyandım.
Çok terlemiştim. Sebepsizce esnedim. İyi dinlenmiştim, tekrar yatmak istiyordum ama kalkarsam rüyanın devamını görebilirdim. Rüyam çok garipti, hele ki kadının söyledikleri... Bu, Allah tarafından gönderilen bir işaret miydi, bilmiyorum.
"Yok ya, o kadar da değil. Alt tarafı bir rüyaydı zaten."
Yataktan doğruldum. Kedim Beyaz odama gelmişti, halının üstünde yatıyordu. Kalktım. Sabah ezanı okunuyordu. Ezanı duymuşken namaz kılmak istedim. İçimdeki o huzursuzluğu gidermeyi sağlayacak tek şey galiba namaz kılmaktı. Yani aklıma geldiğinde, müsait olduğumda namaz kılıyordum.
Lavaboya gittim ve abdest aldım. Namazımı kıldım ve tekrardan yatağıma yattım. Uykuma geri döndüm.
Sabah babamın sesiyle uyandım.
"Kızım, kalk hadi. Kahvaltı yapalım," dedi.
"Günaydın, baba. Ne zaman geldin? Ben gece biraz erken yattım da seni duymamışım. Dün çok yoruldum," dedim.
O da, "Gece yarısı geldim. Sen yatıyordun zaten. Yanına gelmiştim. Senin ilk günün galiba yorucu geçmiş," dedi.
Babam yanıma oturdu.
"Çok yorucuydu, baba. Hani ilk gün olduğu için galiba. Kızlar öyle söylediler. Yani inşallah öyledir çünkü eğer böyle devam ederse bünyem çok yorulacak," dedim.
Babam, "Alışırsın kızım. Yüzünü yıka, hadi gel kahvaltı yapalım," dedi ve ayağa kalktı.
"Bu arada kızım, Yiğit amcangil birazdan gelecekler. Beraber kahvaltı yapacağız. İşimiz var, ona göre hızlı hazırlan," dedi babam.
Evet, şu an bir travma geliyordu bana çünkü Yalın gelecekti ve ben hiç düşünmedim. Yani ona nasıl bir cevap vereceğimi düşünmeye vaktim olmadı. Bence gayet normal ama ne diyeceğim hakkında gerçekten gram fikrim yoktu.
Şu an onun yüzüne bile bakmak istemiyordum çünkü yüzüne baksam sanki ona umut veriyormuşum gibi hissedecektim. Kalktım ve banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra odama gelip yatağımı topladım, geceliğimi çıkarttım ve klasik bir eşofman takımı giydim.
Kapının çaldığını duydum. Açıkçası aşağı inmek istemiyordum çünkü Yalın inşallah bana soru sormazdı.
Aşağı indim. Yiğit Amca ve Yalın gelmişti.
"Günaydın kızım, nasılsın?" dedi Yiğit Amca.
"İyiyim, çok şükür. Sen nasılsın, Yiğit Amca?" dedim.
"İyiyim ben de kızım, hamd olsun," dedi.
Yalın'ın bakışları bendeydi.
"Günaydın. Nasılsın? Gece dinlenebildin mi?" diye sordu.
Bu bir imaydı büyük ihtimal. Babamgil anlamadı ama ben anladım.
"Dün çok yorgundum, yani kafamı koyduğum gibi yattım," dedim.
Babamgil'e ya da herhangi birine o mektuptan bahsetmeyecektim çünkü mektup yalandı. Kanıtsız bir mektup, yani.
Mahperi Abla gelmiş, masayı hazırlamıştı. Muhteşem bir masaydı, her zamanki gibi. Hep beraber masaya oturduk, kahvaltı yapmak için.
Saat 10.00'a geliyordu. Babamla Yiğit Amca genel olarak işle ilgili konuştular. Ben ve Yalın ise konuşmadık çünkü ben konuşacak bir konu bulamıyordum. Yalın da galiba çekiniyordu bu konuda.
Öyle kahvaltımızı yaptık ve bitirdik.
Babamla Yiğit Amca odalarına gittiler. Benim girmem yasaktı. Genel olarak oraya çok gitmezlerdi ama arada sırada giderlerdi. Benim odaya girmem yasaktı, sebebini ben de bilmiyordum. Babam kimsenin buraya girmemesini söylemişti. Mahperi Abla bile girmezdi. Odada işle ilgili belgelerin olduğu odaymış, öyle söylemişti babam. Kimsenin bilmemesi gerekiyordu. Zaten ben bilsem de kime söyleyecektim ki? Saçmaydı ama neyse, boş ver. Beni ilgilendirmiyor zaten.
Yalın'la tek başıma kaldık. Ne yapacağımı bilemedim açıkçası. O da bilmiyor gibiydi.
"Dün söylediklerim senin canını sıkmamıştır inşallah. Seni üzmek istemem. Yani sadece sana olan duygularımı söylemek istedim. Lütfen aramıza soğukluk girmesin. Yani sen istemiyorsan ben seni uzaktan da sevmeye devam edebilirim," dedi.
Ne kadar da anlamlıydı. Beni bu kadar seviyor muydu gerçekten? Hani ben onu istemesem de o beni gerçekten uzaktan sevmeye devam edebilecek miydi? Bir erkek bunu yapabilecek miydi?
Yani siz buna inanıyor musunuz? Bir erkeğin ya da birinin, özellikle de bir erkeğin, bu kadar aşktan gözünün kör olmasına inanabilir miydiniz?
Çünkü aşka inanmıyordum. Yani hiç hissetmedim. Belki ileride hissederim ama bilmiyordum. Onu bilmek de istemiyordum açıkçası çünkü benim hayal dünyamda aşk yoktu. Benim hayallerimde annemin hayallerini yaşatmak vardı.
""Yalın, yani sen benim canımsın. Yani her türlü iyi ki yanımdasın, iyi ki varsın, iyi ki benim arkadaşımsın. Ama bilmiyorum... Yani sana o gözle hiç bakmadım. Lütfen sen de beni anla. Hani ben sana evet diyemem, dememeliyim de. Çünkü biz birbirimize kardeş dedik. Hani ben evet desem de babamgil buna ne der ki? Hiç mi düşünmedin?" dedim.
"Bunu düşünmedim ve istemiyorum da. Bu benim kalbim, bu benim düşüncelerim. Ben kalbime söz geçiremiyorum. Yani babamgil sırf istiyor diye seni kalbimden söküp atacak mıydım? Gerçekten buna inanabiliyor musun, Aleska? Benim birini bu kadar çabuk bırakabileceğime gerçekten inanıyor musun?" dedi.
Ne kadar da anlamlı şeyler söylüyordu. Hani bir kitap olsa yazacağım türden şeyler söylüyordu. Ama hani bir kitapta da ya da bir filmde de değiliz ki.
"Yani sen de biliyorsun, ben aşka çok böyle pek iyi bakmıyorum. Yani bana süre vermeye devam edebilirsin ama benim cevabım asla değişmeyecek. Sen benim kardeşimsin, bu asla değişmeyecek. Cevabım hayır, Yalın... Lütfen kendini zorlama. Lütfen beni sevme, o gözle sevme. Arkadaş olarak sev çünkü seni sevecek çok çok çok insan var. Bunu kendine yapma, lütfen," dedim.
Yalın ise, "Ben kalbime söz geçirebilsem bunu zaten yıllar önce yapardım ama maalesef yapamıyorum. Ya, ben defalarca denedim ama olmuyor, yapamıyorum. Sen cevabının hiç değişmeyeceğini söyledin ama benim bu teklifim senin için her zaman geçerli. Ne zaman seni kalbimden sökebilirsem, ki bu hiç olmayacak, işte o zaman geçerli olmaz teklifim. Eğer kalbimden seni söküp atamazsam ve sen de bana karşı bir şeyler hissedersen teklifim sana her zaman geçerli. Lütfen ama lütfen biraz daha düşün çünkü seni kalbimden söküp atamıyorum, Aleska," dedi.
Böyle yapınca çok üzülüyorum. Birinin kalbini istemeden kırmak, birini üzmek, birinin istediğini ona verememek beni çok yıpratıyordu. Çünkü insanları üzmek asla istemem. Hatta hayatta en son isteyeceğim şeydi. Beni sadece sevmişti ve ben ne yapabilirdim? Gerçekten çok arada kalmıştım.
"Tamam," dedim.
"Eğer bir gün gerçekten sana o gözle bakarsam, ki bu gerçekleşeceğini pek ihtimal vermediğim bir durum, o zaman yanına geleceğim," dedim.
Yanımda kafasını salladı. Galiba bu saatten sonra pek yakın olamayacak gibiydik.
Babamla Yiğit Amca aşağı indi.
"Çocuklar, biz işe gidiyoruz," dedi.
"Hadi, Yalın. Sen de gel, gidelim. İşimize geç kalmayalım," dedi Yiğit Amca.
"Tamam," dedi ve Yalın ayağa kalktı.
"Kızım, bu akşam yine geç gelme ihtimalimiz var," dedi babam.
"Tamam, babacığım," dedim ve babamgil çıkti.Üstünden sanki büyük bir yük kalkmıştı ama bir yük de oturmuş gibiydi. Yani bir cevap vermiştim ama karşı tarafın üzerine sanki bir yük vermiştim. Çok üzülmüştü, bunu onun gözlerinden bile anlamıştım.
Yukarı çıktım ve telefonla uğraştım. Belki de bir saat ya da iki saat... Çok değil zaten. Dün bana bakmam için verilen dosyalar vardı. Onlara baktım, imzalamam gereken yerleri imzaladım. Kısa sürdü.
Hemen üzerimi değiştirip çarşıya çıkmak istedim. Üzerime dün giydiğim fıstık yeşili takımının kırmızı rengini giydim. Saçlarım örgülüydü, onu açtım. Telefonumu ve çantamı alıp çıktım.
Yeni masama birkaç aksesuar ve almam gereken şeyleri almaya çıktım. Kendime terlik almam gerekiyordu çünkü dün spor ayakkabıyla ayaklarımı mahvetmiştim. Terlik almam en doğrusu olacaktı.
Kendime yapay çiçekler aldım masam için. Bir masa kalemliği ve renkli tükenmez kalemler aldım. Ayakkabıcıdan charm terlikler aldım. Bordo, lacivert ve siyah rengindeydiler. Scrubs'larımla aynı renk aldım ve hepsinde charm vardı.
Kısa bir süre sonra da eve geldim. Saat 15.00'ti. Hemen gelip siyah üniformamı giydim. Siyah terliğimi ve siyah çantamı aldım. Yeni aldıklarımı ve dosyayı içine koyduktan sonra çantamın ağzını kapattım. Saçlarımı topuz yaptım ve biraz takı taktım. Hazırdım.
Çıktım evden, arabama bindim ve hastaneye gittim. Arabamı park ettikten sonra girişe doğru ilerledim ve odama gittim.
Lidya'yı aradım. Mesai saatime 24 dakika vardı. Bugün Lidya'nın ilk iş günüydü.
"Lidya, ben geldim hastaneye. Sen neredesin?" dedim.
"Hoş geldin tatlım. Kan alma odasındayım," dedi.
"Tamam, geliyorum."
Asansöre bindim ve kan alma odasına ilerledim. Elimde telefonum ve başhekime vermem gereken dosyalar vardı.
Kapının önüne geldiğimde ise kalbimde bir ağrı hissettim ve içeriye girdim. Girmemle anlık bir şok yaşadım. Kalbim daha çok ağrıdı.
Çünkü eski dostumla yıllar sonra ilk karşılaşmamdı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18