4. bölüm / 5
Bir Bakışın BedeliGerçeğe Yakın Ama Uzak
Bölümler 5Şu an: Gerçeğe Yakın Ama Uzak
- 1 İlk Bakış234 kelime
- 2 Sessiz Mesafeler226 kelime
- 3 Bilinmeyen Numara245 kelime
- 4 Gerçeğe Yakın Ama Uzak380 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Şehrin Gürültüsü190 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün okula gitmek benim için hiç kolay olmadı.
Sanki içimde bir şey kırılmış da yerine oturmamıştı.
Yine de gitmek zorundaydım.
Sınıfa adımımı attığım anda gözlerim otomatik olarak onu aradı.
Alp.
Beni gördüğü an ayağa kalktı.
Bu sefer tereddüt etmeden yanıma geldi.
“Konuşmamız lazım,” dedi.
Sesi sert değildi ama kararlıydı.
Durup ona baktım.
“Konuşacak bir şey yok,” dedim.
Alp kaşlarını çattı.
“Var Işıl.”
Tam o sırada sınıf kapısı açıldı.
Asya içeri girdi.
Beni gördüğü an yüzünde o tanıdık, rahatsız edici gülümseme belirdi.
Sanki her şey onun kontrolündeymiş gibi.
Alp ona bakmadı bile.
Ama Asya direkt bize doğru geldi.
“Günaydın,” dedi sanki hiçbir şey yokmuş gibi.
Sonra gözlerini bana çevirdi.
“Işıl değil mi?” dedi.
Başımı hafifçe salladım.
Asya gülümsedi.
“Alp sana bazı şeyleri anlatmadı sanırım.”
O an sınıftaki hava değişti.
Sanki herkes susmuş gibiydi.
Alp’in yüzü sertleşti.
“Asya sus,” dedi düşük ama keskin bir sesle.
Asya aldırmadı.
“Ben sadece yanlış anlaşılmaları düzeltmek istiyorum.”
Kalbim hızlandı.
“Yanlış anlaşılma mı?” dedim istemsizce.
Asya bana baktı.
“Evet,” dedi sakin bir şekilde.
“Bazen insanlar gördükleri şeye inanır ama gerçeği bilmez.”
Alp bir adım öne çıktı.
“Yeter"
Sesinde bu kez gerçek bir öfke vardı.
Asya kısa bir an sustu ama geri çekilmedi.
O an Alp bana döndü.
“Işıl… o fotoğraflar"
Bir an durdu.
Sanki nasıl başlayacağını bilmiyordu.
“Onlar göründüğü gibi değil.”
Gözlerimin içine baktı.
İlk kez bu kadar ciddiydi.
Ama ben…
Onu dinleyemiyordum.
Çünkü kafamın içinde sadece o gece gelen fotoğraf vardı.
Sadece Alp ve Asya.
Ve açıklanmayan her şey.
“Beni dinlemeden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?” dedi Alp bu kez daha kırık bir sesle.
Bir an duraksadım.
Cevap vermek istedim.
Ama kelimeler boğazımda kaldı.
Çünkü gerçekten bilmiyordum.
Gerçek neydi?
Tam o anda telefonum cebimde tekrar titredi.
Bir kez.
Sonra bir daha.
Nefesimi tuttum.
Bilinmeyen numara.
Ekrana baktım.
Mesaj açıktı:
"Ona güvenme."
Elim titredi.
Alp mesajı fark etti.
Gözleri bir anda telefona kilitlendi.
“Kim bu?” dedi.
Bu kez sesi daha sertti.
“Kim sana bunları gönderiyor Işıl?”
Ama ben cevap veremedim.
Çünkü gerçekten bilmiyordum.
Sadece içimde büyüyen bir şey vardı.
Güvensizlik.
Ve artık geri dönüşü olmayan bir kırılma.
Zil çaldı.
Ama kimse yerinden kıpırdamadı.
Sınıfta garip bir sessizlik vardı.
Asya bana son bir kez baktı.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi arkasını dönüp yerine geçti.
Alp hâlâ yanımdaydı.
Ama artık aynı yerde değildik.
Aramızda görünmeyen bir mesafe oluşmuştu.
Bölüm etkileşimi
