2. bölüm / 13
Bir Bakış Yeterİhanetler
Bölümler 13Şu an: İhanetler
- 1 Gürültücü Komşu1.033 kelime
- 2 İhanetler608 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Zavallı1.199 kelime
- 4 İyikiler406 kelime
- 5 İlk Çekim326 kelime
- 6 İddia479 kelime
- 7 Pansuman1.318 kelime
- 8 Bir İlk1.720 kelime
- 9 Bir İlk1.734 kelime
- 10 Şans Öpücüğü1.360 kelime
- 11 Bir Bakışla1.066 kelime
- 12 Destekler2.271 kelime
- 13 Derdimin Çiçeği1.516 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sonunda eve gelmiştik. Yağmur hafiflemişti ancak hala çiseliyordu. Toprak kokusu tüm sokakta hakimiyet kurmuştu.
“Bıraktığın için sağ ol, ama sana hâlâ çok gıcık oluyorum.”
“Rica ederim ve ben de sana bayılmıyorum. İlk karşılaşmamızın bile tartışma olduğu biriyle anlaşmak prensiplerim arasında yer almıyor.”
“Harika.” deyip kapıdan içeri girdim.
Ayakkabılarımı çıkarıp eve girdiğimde derin bir nefes verdim. Cidden bu adama çok uyuz oluyordum. Düşüncelerimden sıyrılarak Tolga'yı aramaya karar verdim.
Sevgilimm❤️ aranıyor.
Telefon uzun bir süre çaldıktan sonra her zamanki robotik ses konuştu.
Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.
The person you are trying...
Ofladım. Maçlarının çok yoğun olduğunu söylediği için çok üstüne gitmiyordum ancak uzun bir süredir ne buluşuyorduk ne de aramalarımı cevaplıyordu. Oynadığı spor kulübünün maç programına bakmaya karar verdim.
karaboks.official.
Birkaç gönderiye göz attıktan sonra istediğime ulaşmışcasına gülümsedim. Bu akşam maçı vardı. Ona sürpriz yapmak istiyordum.
Maça 1 buçuk saat falan vardı. Üstüme kahverengi, vücudumu saran, uzun kollu bir üst, altıma da düşük bel bir flair jeans giydim.
Göz altlarıma hafif bir tabaka halinde kapatıcı uygulayıp fırçamla iyice yedirdim. Saçlarımın uçlarını dalgalandırdım. Kahve tonlarında bir ruj ve yine aynı tonlarda allık uyguladım. Ve işte beni ben yapan kısım: kirpikler. Kirpiklerim uzundu ancak düzdü. Önce güzelce kıvırdıktan sonra hiçbiri topaklanmayacak şekilde maskara uyguladım. Birkaç fıs parfüm sıktıktan sonra hazırdım.
Siyah çantamı ve telefonumu alıp evden çıktım. Tolga'yı çok özlemiştim. En son 2 hafta önce falan buluşmuştuk. Navigasyonun gösterdiği spor salonuna geldiğimde yutkunup içeri girdim. Daha doğrusu burası bir boks salonuydu. Ortada koca bir ring vardı. İçeri girdiğimde ortamda büyük bir uğultu vardı. Herkes heyecanla sporcuların ringe çıkmasını bekliyordu. Boş olan bir tribüne oturup yüzümdeki gülümsemeyle bekledim. Oturduğum yer biraz arkalardaydı çünkü millet ön sıraları kapmak için taa 2 saat önce geliyordu. Omuz silktim.
"Sayın seyirciler, şimdi gecenin heyecanla beklenen karşılaşmalarından birine geliyoruz!
Lütfen alkışlarınızı ve tezahüratlarınızı eksik etmeyin!
Ve şimdi... ringe çıkıyor!
Disiplini, azmi ve mücadelesiyle bu gece burada yerini alan…
TOLGA ULUKAN!
Hazır mısınız?
Ve rakibi olarak ASRIN FIRAN!
Büyük alkışlarınızla!"
Tolga'nın ismi bile gülümsememe yetmişti. Yaklaşık 2 yıldır sevgiliydik ve onun kazanması/kaybetmesi umrumda değildi,hiç olmamıştı. Onunla hep gurur duyuyordum.
Alkışlamaya başladım.
Hakemin düdüğüyle maç başladı. İlk hamle Tolga'dan geldi. Ancak rakibi yumruktan seri bir hareketle sıyrıldı. Ve devamında yumruklar ardı ardına devam etti. Aslında pek şiddet sevmezdim. Hatta hiç sevmezdim. Bu yüzden genellikle maçı izlemek yerine sonuca bakardım. Tolga'ya gelen sert bir yumrukla yüzümü buruşturdum. Gelen yumrukla afallayan Tolga, bir anlığına oyundan koptuğunda rakibi bunu fırsat bilip Tolga'yı ringin bir köşesine sıkıştırdı ve yumruklarını yağdırmaya başladı. Tolga kollarını yüzüne siper etmiş, kendini koruyordu.
Tam o sırada Tolga yüzünü hedef alan bir başka yumruktan kafasını sağa yitirerek kurtuldu. Sağ kolunu sertçe geriye çekti ve rakibin tam çenesine devasa bir yumruk indirdi. O an zaman yavaşlamış gibiydi. Boks eldiveninin ete çarpma sesi onca gürültünün arasında bile duyuluyordu. Rakip bir an gözlerini kırpıştırdı. Daha sonra kendini yere bıraktı. Antrenörü devam etmesi için birşeyler söylüyordu ama adam çoktan kontağı kapatmıştı. Hakem saymasını bitirince Tolga'nın kolunu havaya kaldırdı. Büyük bir alkış tufanı yankılanırken ben de tribündekilere eşlik ettim.
Tam o sırada ringe kızıl saçlı bir kadın çıktı. Uzun boyu, beyaz teni ve gür saçlarıyla oldukça güzel bir kadındı. Tam o sırada gördüğüm şeyle kaskatı kesildim. Kadın Tolga'nın dudaklarına yapışmış Tolga'da kadını belinden kavrayarak kendine çekmişti. O an kafamda birşeyler oturdu.
"Meşgulüm, maçlarım çok yoğun, sen o atmosferden hoşlanmazsın gelme boşuna..."
Kalbim sıkıştı, nefesim daraldı. Çantamı ve eşyalarımı alıp hızlıca salondan ayrıldım. Beynim yaşadığım şoku hala idrak edemiyordu. Elimi kalbime götürüp gözlerimi kapattım. Sakinleşmek için kendime biraz zaman verdim.
Hayır Nazlı, seni aldatan bir adam için ağlamayacaksın.
Hızlı adımlarla eve yürümeye başladım. O anki üzüntü yerini büyük bir öfkeye bırakmıştı. Yönümü değiştirdim. Başka bir yere gitmeye karar verdim:
Tolga'nın evi.
Bölüm etkileşimi
