12. bölüm · Benim Hayalim🥊

9Bölum ilk dostum🫂

yasəmən Kitab yazrı

Azra telefonu kulağına götürmüş, Aziz'le konuşuyordu.

Aziz'in sesi telefondan geldi.

— Neredesin?

Azra birkaç saniye sustu.

— Dışarıdayım.

— Nerede dışarıdasın?

Azra arkasındaki salona baktı. Birkaç dakika önce ringin içinde dövüşmüş, şimdi ise salonun önünde durmuştu.

Bu kez gerçeği saklamamaya karar verdi.

— Yeraltı ringindeyim.

Aziz bir anda sustu.

— Ne?

Azra derin bir nefes aldı.

— Yeraltı ringine dövüşmeye geldim.

— Azra, sen ciddi misin?

— Evet.

— Gerçekten orada dövüştün mü?

Azra başını salladı.

— Evet, dövüştüm.

Aziz'in sesi endişeyle karışık bir şekilde yükseldi.

— Bana neden söylemedin?

Azra gözlerini yere indirdi.

— Çünkü ne diyeceğini biliyordum.

— Ne diyecektim?

— Beni durdurmaya çalışacaktın.

Aziz birkaç saniye sustu.

— Belki de çalışacaktım.

Azra hafifçe gülümsedi.

— Biliyordum.

— Peki şimdi iyi misin?

— İyiyim.

— Emin misin?

— Eminim. Dövüş bitti ve ringden çıktım.

Aziz derin bir nefes aldı.

— Azra, sen gerçekten bu işi yapmak istiyor musun?

Azra hiç düşünmeden cevap verdi.

— Evet.

— Neden?

Azra'nın sesi sakin ama kararlıydı.

— Çünkü bu benim hayalim, Aziz. Ben boks yapmak istiyorum. Ringde olmak istiyorum. Kendimi kanıtlamak istiyorum.

Aziz bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra daha sakin bir sesle konuştu.

— Sana kızıyorum.

Azra'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Biliyorum.

— Ama hayalinden vazgeçmeni istemiyorum.

Azra şaşırdı.

— Gerçekten mi?

— Gerçekten. Sadece kendine dikkat et.

Azra derin bir nefes aldı.

— Edeceğim.

— Söz mü?

Azra birkaç saniye düşündü.

— Söz.

Aziz hafifçe güldü.

— Tamam. Şimdi eve git.

Azra çantasını omzuna daha sıkı taktı.

— Gideceğim.

Telefon kapanmadan önce Aziz son kez konuştu.

— Azra?

— Efendim?

— Bir daha böyle bir şey yapacaksan bana önceden söyle.

Azra gülümsedi.

— Tamam.

Telefon kapanacakken Aziz bir anda tekrar konuştu.

— Azra, bir dakika.

Azra telefonu kulağından çekmeden sordu:

— Ne oldu?

Aziz'in sesi bu kez daha yumuşaktı.

— Sana bir şey söylemek istiyorum.

— Söyle.

Kısa bir sessizlik oldu.

— Sen benim ilk dostumsun.

Azra'nın yüzünde şaşkın bir gülümseme oluştu.

— İlk dostun mu?

— Evet. Belki sana daha önce söylemedim ama... seninle tanıştığımdan beri bazı şeyler değişti.

Azra ne diyeceğini bilemedi.

Aziz devam etti:

— Hem bugün dövüştün, hem kazandın... hem de benim arkadaşım oldun.

Azra hafifçe güldü.

— Yani bütün bunların şerefine bana yemek mi ısmarlayacaksın?

Aziz de güldü.

— Aynen öyle. Hem kazandın hem de benim arkadaşım oldun. Sana yemek ısmarlayayım.

— Peki, ne zaman?

— Şimdi.

Azra şaşkınlıkla etrafına baktı.

— Şimdi mi?

— Evet. Açsındır.

Azra istemsizce güldü.

— Biraz.

— O zaman bekle. Bir yere gidip yemek yiyelim.

Azra birkaç saniye düşündü.

— Tamam. Ama hesabı ben ödemeyeceğim.

Aziz kahkaha attı.

— Zaten sana hesabı ödetmek için çağırmıyorum.

— İyi.

— On dakika sonra oradayım.

— Tamam.

Telefon kapandı.

Azra birkaç saniye telefonun ekranına baktı.

Sonra başını kaldırıp yeraltı ringinin bulunduğu binaya baktı.

Bugün ilk kez Aziz'e gerçeği söylemişti.

Ama bu sadece başlangıçtı.

Çünkü Azra'nın asıl mücadelesi daha yeni başlıyordu.

Bir dövüş kazanmıştı.

Bir hayaline bir adım daha yaklaşmıştı.

Ve hiç beklemediği bir şekilde, hayatına gerçek bir dost da girmişti.

Azra hafifçe gülümsedi.

— Belki de bu gece sandığım kadar kötü olmayacak...

Çantasını omzuna taktı ve Aziz'i beklemek için salonun önünde durdu.