3. bölüm / 3
Benim Askerim3. Bölüm
Bölümler 3Şu an: 3. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi Okumalar!
Şarkı; Papatya/ Çağan Şengül
Silah sesi...
Kalp atışları...
Ve silah sesinden sonra uzun süren bir sessizlik...
Aşağı inmeliydim, Korkut'a bir şey olmuş olabilirdi ve bu fikir aklımı kaçırmama sebep oluyordu.
Ona bir şey olmazdı.
Değil mi?
Etrafımdaki her şeyi umursamadan, kendimi dahi önemsemeden, sadece yanıma anahtarı alarak korkarak, yavaşça merdivenleri yarıladım.
Allah'ım lütfen tahmin ettiğim manzara ile karşılaşmamı nasip etme.
Amin.
Kapının önüne geldiğimde, kapı açıktı. Bu yüzden sessiz sessiz içeri girdim. Koridorda kimse yoktu. Bu aklımı karıştırsa da, ilerledim.
Salona.
Salondan kafamı uzattığımda Korkut'un bahsettiği kişiyi ölü buldum ama diğerleri yoktu.
Salona girmeden direkt ileriye ilerledim.
Üstünde ‘Girmeyiniz’ yazan bir kapı buldum. Derin nefes alarak, kapı kolundan tuttum ve içeri girdim. Herkes buradaydı, "Korkut." dedim korkakça.
Korkut hemen uğraştıkları kutunun başından kalktı ve yanıma geldi. "Gizem neden geldin? Sana evden çıkmamanı söylemiştim." dedi sakin bir sesle. "Sana yani size şey sizlere bir şey oldu sandım. Silah sesi geldi." dedim açıklama yaparak.
"Korkma bir şey olmadı, sadece bu hayvan yanlışlıkla adamı öldürdü!" dedi ima yapa yapa. "Ne yapayım bir anda çok sinirlendim." dedi ve işine geri döndü. "Neyse, tamam seni daha eve gönderemem. Adamlar geliyor olabilir ve seni görürlerse rehin alırlar." dedi endişeli sesle.
Benim için hala Romeo'ydu, Korkut. Hala benim için endişeleniyordu.
"Sakin ol Romeo seni." dedim ve elimle çenesinin altını ovaladım. "Bana bir şey olmaz." dedim ve göz kırptım.
Şu an ne yapıyordum ben?
Hemen elimi çektim ve endişeyle sağa sola bakındım. "Asıl sen sakin ol, yanlış bir şey yapmadın. Ben senin çocukluğunum." dedi. "Sen hep yapardın delilikler." dedi yine durdu. "Ben senden utanmıyor ve çekinmiyorsam, seninde utanmana ya da çekinmene gerek yok." dedi gülümsedi.
Romeo gibi. Kocaman.
"Daha çok konuşurduk ama işimi halletmem gerek, ama söz kahveye ciddili geleceğiz." diyince kahkaha attım o yine gülümsedi.
Kocaman.
Diğerlerinin yanına gittiğimizde Korkut elimi tuttu. "Bırakma, yoksa sana bir şey olursa kendimi affetmem. Hem seni de koruyamam." diyince daha da sıkılaştırdım elimi.
Utançla, yüzümün yine kırmızının en koyu haline bulandığına emindim.
"Elma şekeri gibi oldun yine. Kıpkırmızısın." diyince daha da utandım ve elimle omzuna vurdum. "Deme şöyle, büyüdükçe daha gıcık olmuşsun sen." diye söylendim.
O sırada kutunun başındaki adamdan ses çıktı. "Abi ah! Yani Komutanım açtık. Şifre gerçekten terstenmiş." dedi ve geri çekildi.
"Bakayım ne var içinde." dedi ve bende elinden tuttuğum için beni de peşinde sürükledi. Tam açacakken elinde silahlı adamlar kapıya dayandı. "O kutuyu açarsan, seni öldürürüm!" dedi ve silahı Korkut'a doğrulttu. Korkut yavaşça arkasına dönüp adamlara baktı.
"Sen kimsin de beni öldürüyorsun?" dedi ve komut verdi. "Atış serbest!" diyince adamlar silahlı çatışmaya girdi. Korkut'ta bir iki el ateş ederken bana baktı ve, "Kutuyu al." dedi. Silah sesleri onu bastırıyordu.
"Ne diyorsun?" diye bağırdım. Kulağıma yaklaştı ve fısıldadı. "Kutuyu al, kaçacağız." diyince hemen dediğini uyguladım. "Tamam hadi koş!" dedi bağırarak. Karşı adamlar azalmışken araya sıvıştık ama ileriden de gelenler vardı.
Korkut hepsine vurdu. Dikkatle çıkmaya çalışırken biz farketmeden arkamızdan gelen başka biri beni rehin aldı. "Korkut!" diye bağırdığım da bana döndü.
Eline baktı, elim yoktu.
Kutuyu elimden alacaklarken, Korkut'a fırlattım. "Al ve git Korkut." dedim hızla. Ölecekti yoksa. "Seni almadan şuradan şuraya gitmem ben!" dedi ve seslendi.
"Mete!" diye bağırdı. O sırada dış kapıdan biri geldi. Korkut kutuyu yerden yüksek ihtimal Mete dediği çocuğa attı. "Destek lazım! Derhal!" diyince, "Emredersiniz Komutanım!" dedi ve dışarı kaçtı.
Adamlardan bazıları onun peşine düşse bile ben hala esirdim. "Bırak kızı!" dedi Korkut, yüksek sesle. "Para istiyorum." dedi adam ve beni ufaktan dış kapıya doğru sürüklemeye başladı.
Korkut bana yaklaşacakken, adam silahın tetiğini okşadı. "Yaklaşırsan vururum." diyince Korkut sakin kalmaya çalışarak bir bana bir adama baktı. "Ne kadar istiyorsun?" diye sordu Korkut.
Korkut ilk defa Romeo gibi değildi.
Korkut, Korkut gibiydi.
"250 bin dolar." diyince adam şok içinde adama baktım. "Tamam vereceğim." dedi Korkut. Buna daha da şaşırdım.
"Saçmalama Korkut! Delirdin mi? O kadar paraya değmem ben."
"Değersin." dedi ve göz kırptı.
"Al bu papatyayı ben seni kurtaramadığım her gün için bir tane kopart. Onlar bitmeden ben seni kurtarmaya geleceğim." dedi ve bana papatyayı uzattı.
Tüm bu gerginlik içinde nasıl beni gülümsetebiliyordu anlayamıyordum.
"Anınızı böldüğüm için kusura bakmayın ama 2 günün var Korkut bozuntusu seni. Para gelmezse kızı unut." dedi ve silahı kafama iyice dayadı. "Tamam, getireceğim." dedi Korkut ve uzaklaşarak gitmemi seyretti.
Tedirgin olmalı mıydım, bilmiyordum ama bundan sonra hayatımın normal olmayacağını da biliyordum...
Bölüm etkileşimi
