2. bölüm / 3
Benim Askerim2. Bölüm
Bölümler 3Şu an: 2. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi Okumalar!
Şarkı; Somewhere Only We Know/ Keane
Gecenin karanlığı, Ay'ın ışığıyla savaşır gibiydi. Hava soğuktu, yel yel esiyordu. Ama bunu seviyordum çünkü, beni kendime getiren tek tük şeylerden biriydi serin hava.
Gözlerim kısıldı bir anda, bir kaç kişiyi gördüm. Jandarma ya da özel harekat gibi bir grup, ortalığın sessizliğine ayak uydururcasına sessizce bizim binaya giriyorlardı.
Bizim binaya mı?
Kaşlarım çatılırken evde tek olmamın etkisiyle daha da gerildim. Derin nefesler içinde üstüme uzun fermuarlı bir hırka aldım. Ardından dış kapıyı açıp, terliklerimi giydim.
Kapı rüzgarın etkisiyle kapanacakken kapıyı tuttum ve kapının diğer tarafındaki duvarın üstünden anahtarımı aldım ve kapıyı olabildiğince sessizce kapattım.
Ellerimi cebime soktum ve yavaş yavaş merdivenlerden indim. Terliklerimde bunu uyar gibi ses çıkarmıyordu. Biraz aşağı bakınırken, biri beni gördü.
"Aha! İşte burada!" diye bağırdı beni gören kişi. Diğerleri ise hızla silahları bana döndürünce ellerimi havaya kaldırdım. "Allah çarpsın ben bir şey yapmadım." diye bağırdım korkuyla. "Onlarda hep böyle der." dedi başka biri. "Valla ben yapmadım. Ben bir şey yapmadım bilmiyorum." dedim korku damarlarımda dolanıyordu.
"O yapmadı." dedi birisi Allah'a şükür. "O yapmaz Juliet yapmaz." diyince gözlerim faltaşı gibi açıldı, karnım gerildi ve hemen bunları diyen kişiye döndüm.
Romeo.
Tüm heybetiyle karşımdaydı. Bana bakıyordu. "Ben tanıyorum onu. Sorun yapmayın gerilmiş olmalı." Oha! Lan bu benim içimi nerden biliyor?! "Şey, evet evet." dedim titreyerek. "Siz ne diyorsanız, öyledir komutanım!" dedi herkes.
Allah Allah bizim Romeo büyümüşte Komutan olmuş.
"Bu arada gerçekten ne oldu?" diye sordum masum masum. Ama kalbim gümbür gümbür atıyordu. Sanki kalbimin üzerinde at dörtnala koşturuyordu. "Sessiz ol Gizem," diye net bir dille uyardı beni Korkut.
"Bu evde bir kişi yaşıyor, hatta iki kişi. Biri terörist çetesinin lideri diğeri ise koruması."
Gözlerim şok içinde açılırken, elim ağzıma gitti. "Ha, yoksa bu adamla konuştun mu?" diye sordu panikle. Gözleri beni saçımdan ayağıma tarıyordu. "Yok ama görmüştüm, evden çıkarken denk gelmiştim." Kaşları çatıldı. "Eee?" diye devam etmemi istedi.
Sesindeki öfke artmıştı.
"Bana baktı baştan aşağı, sonra sırıttı," nefesimi verdim. "Ve bir cümle söyledi." diyince bana yaklaştı herkes arasından ve merdivenin trabzanından tutundu. "Ne dedi Gizem?" diye sordu.
Bana yaklaşınca bir an her şeyi unuttuğumu zannettim. Gözleri katran karasıydı, elmacık kemikleri kendini belirtiyordu, gözlerinin altı mosmordu. Yorgun olduğuna adım gibi emindim. Ama buna rağmen asla pes etmiyor gibi görünüyordu.
"Sarılmış yay,dedi." dedim sessizliğimi koruyarak. "Evet beyler! Şimdi şifreyi de biliyoruz. Artık girebiliriz!" dedi yüksek çıkmayan bir sesle.
"Emredersiniz Komutanım!" Sessizlik.
"Gizem," dedi Korkut bana dönerek, "eve git ve sakın çıkma." dedi uyarıcı bir tonda. "Korkma Romeo bana bir şey olmaz." dedim gülümseyerek.
"İyi bakalım, sen yine de çıkma." dedi ve o da gülümsedi. "Sözüm hala geçerli." dedi ve göz kırptı. Benim eve çıkmamı bekledi, yüksek ihtimalle.
Kalbim gümbürdedi yeniden, utançtan yüzümün kızardığına adımdan daha çok emindim.
"Tamam," dedim "İşiniz bitince kahveye gelin. Kapım açık." Adamlardan biri, "Geliriz yenge merak..." diyemeden başka biri onu susturdu.
"Şey yani, yengemde çok sever kahveyi." duraksadı, "Hem geliriz merak etme sen." diyince kaşlarım çatılsa da, Romeo'ya bakınca gözlerinin yukarıyı gösterdiğini farkedince normale dönerek, "Size kolay gelsin." dedim hızla merdivenleri tırmandım.
Eve geldiğimde sakince üstümü çıkardım ve anahtarı duvara yeniden astım. Sorun yoktu.
Tek ümidim kimseye bir şey olmadan hepsinin oradan sağlam çıkabilmesiydi.
Televizyonu açtım, magazin açık kalmıştı. Yatıp kalkıp haber vermek yerine, gereksiz ünlü insanların hayatları veriliyordu.
Ne yapacaksak artık.
Biraz daha kanallarda gezindim ama canım asla televizyona bakmak istemiyordu.
Bu sefer telefonu aldım, ona baktım. Ama ona da bakmak canımı sıkıyordu.
Aklım sürekli aşağıdaki evde, operasyonda kalıyordu.
Romeo'da kalıyordu.
Kafamı sağa sola çevirdim, o beni ne alaka ediyordu ki hem? Sadece kuzenimdi.
Üvey.
Daha kendisi bilmiyordu, eğer söylemedilerse.
Bir gün annemle teyzem konuşurken duymuştum. Korkut'u teyzemler yetimhaneden bebekken almışlar. Çünkü teyzemin çocuğu olmuyormuş.
Ah Romeo..
Ben bunları düşünürken yüksek bir silah sesi tüm sesleri kesti...
Bölüm etkileşimi
