İKİNCİ BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Aleyna Kaya

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: İKİNCİ BÖLÜM

MAHİR
Sare'yi arabada ilk gördüğüm andan beri çözemediğim bir şey var; görmemesi gereken bir şey görmüştü. Tehlikeli bir durumdu benim için. Çoğu kişi beni saygın iş adamı olarak tanır ama aslında ben karanlığın kralıydım. Sare'yi yanımda tutmak bu tehlikeyi önlüyordu. Sağ kolum olan Selim'i aramak için cebimden telefonumu çıkarıp aradım.
“Buyur patron.”
“Sare Eraslan'ın evine gidip buraya getir.”
“Tamam patron.”
Telefonu kapattıktan sonra Alaz geldi yanıma.
“Hayrola, bugün düşünceli gördüm seni.”
“Bir kız var.”
“Uuuu, kim bu kız?”
“Yok be oğlum, o anlamda demedim. Adı Sare Eraslan. Geçen gün Uber'de arabada karşılaştık. Selim de o sırada bana mesaj attı, işle alakalı. Ekranda bu Murat lavuğunu öldürdüğü fotoğraf vardı, kız da onu gördü.”
“Kardeşim, bu hiç iyi olmadı ya, polise giderse.”
“Gidemez, sen rahat ol.”
“Bu kadar rahat olduğuna göre plan ne?”
“Bu kızı araştırdım, veterinerde çalışıyormuş. Bir de çocukluk arkadaşı var. İşinden ayrılmasını sağladım, ne de olsa para her kapıyı açar.”
“Sonra?”
“Kızı arayıp adres verdim, geldi ve onu yakın arkadaşıyla tehdit ettim. Biraz aksiyonlu oldu tabii. Ben ne dersem onu yapmak zorunda. Olaylar böyle gelişti ama kızı gördüğümde, kızda çözemediğim bir şey var. Bugün buraya gelecek, Selim getirecek kızı. Göreceğiz bakalım, kız ne kadar masum.”
“Bu Murat lavuğu geberince, Meydan Atakan'a kaldı. İşlerimize burnunu sokmaya çalışıyor.”
“Yeni kız işimize yarayacağına eminim.”
“Aklında yine neler dönüyor senin?”
“Sare'yi ajan olarak kullanabiliriz. Atakan'a ne kadar yakın olursa, bizim işimize gelir.”
“Bu kız Atakan'ı kandırabilir mi sence?”
“Kız tam da Bahadır'ın tarzı. Saçları uzun, bakır renginde, gözleri mavi. Atakan ın seveceği tarzda bir kız.”

🌙

Sare'ye mesaj atmak için cebimden telefonumu çıkarıp mesaj attım.
“Mekanda bekliyorum seni.”
Kapı çaldı, içeri Alaz girdi. Selim'i görünce,
“Aslanım, bize 2 kahve getir. Bugün keyifli bir gün olacak.”
Yanımdaki boş sandalyeyi çekip oturdu. Alaz, çok geçmeden kapı çaldı.
“Gel.”
Selim, “Mahir bey, Sare geldi.”
“Gelsin bakalım içeri.”
Kapıdan giren Sare'yi göz hapsine aldım.
“Otur bakalım, konuşacaklarımız var.”
“Dinlemek istemiyorum desem?”
“Anlaşmamızı unuttun herhalde.”
“Oturmayacağım, ne konuşmak istiyorsanız söyleyin.”
“Bizim için önemli biri, adı Atakan Kılıç. Senden ajan olmanı ve Atakan'ın sana güvenmesini sağlayacaksın.”
“Doğru duydum değil mi? Benden ajan olmamı istiyorsunuz?”
“Açıklayıcı olduğunu düşünüyorum.”
“Yok, daha neler. Ajan falan olmam ben.”
Sesimi biraz daha yükseltip,
“Sana olur musun demiyorum, olacaksın diyorum.”
Elimi silah yapar gibi yapıp, birini vuruyormuş gibi yaptım.
“Ben de size ajan olmam diyorum.”
“Zoru mu oynamak istiyorsun?”
“Ahaha, nasıl bir cehennemin içindeyim ben?”
“Bak, seni son kez uyarıyorum. Bana yapmak istemeyeceğim şeyler yaptırma, anladın mı?”
Ağzını açıp geri kapattı.
“Atakan'ı etkilemeye çalışacaksın. Güvenirse, sana işimize gelir. Bizden gizli çevirdiği işlerini öğreneceksin. Ne gibi planları var, onları öğreneceksin. Bir şey daha var, Bahadır çabuk sinirlenen biri. Sinirli tarafına denk gelmek istemezsin. Selim sana gerekli bilgileri verecek. Şimdi çıkabilirsin.”
🌙
SARE
Hiçbir şey söylemeden odadan çıktım. Bulunduğum ortam bir anda küçülmüş ve ben içinde hapsolmuş gibi hissettim. Benden ajan olmamı istemişti, seçme şansı bile vermemişti. Adının artık Selim olduğunu öğrendiğim adam bana gerekli bilgileri vermişti. Atakan Kılıç denilen adamın geçmişte bir sevgilisi olmuş ve kızı acımadan işkence etmiş. Bunu duyduğumda kanım çekildi, gözlerim kararmıştı. Ne yapacağımı bilemez halde dışarı çıktım. Temiz hava ciğerlerimi dolduruyordu. Kaçıp gitsem ya buralardan, bu şehirden çok uzaklara. Gözlerim doldu, deli gibi ağlamak istedim ama sonra Defne geldi aklıma. Sakin olmalıydım, ne de olsa Atakan'ın dikkatini çekebilecek bir görünüşe sahiptim. Selim öyle söylemişti.

🌙

MAHİR
Selim Atakan'la ilgili yeni bilgiler öğrenmişti, bu çok iyi bir haberdi.
“Mahir Bey, Atakan'ın her gece takıldığı lüks bir mekan varmış, adı Bella. Gece 21:00'de mutlaka orada olurmuş, bazen davetler de verirmiş. Anlayacağınız, mekanın müdaviniymiş. Bu gece de orada olacakmış.”
“Güzel, plan başlasın o halde. Sare'yi evine bırakın, gece için hazırlanmasını söyleyin.”
“Emredersiniz efendim.”

🌙
SARE
Eve geldiğimde saat 20:30 geliyordu. Hayatımı cehenneme çevirmişti. Mahir, akşam için hazırlanmam gerektiğini söylemişti. Öncesinde sıcak bir duşun beni kendime getireceğini düşünüp duş aldım. Bu gece ne giysem diye düşünürken kapı çaldı. Kapıyı açmak için odamdan çıktım. Kapıyı açtığımda Selim denen adam vardı. Elinde büyük bir siyah kutu vardı. Kutuyu elime verip gitti, hiçbir şey söylemedi. Odaya geçtim, yatağın üstüne koydum. Kutunun kapağını açtığımda siyah bir zarf vardı. Zarfta “Bu gece önemli bir gece olacak, unutma ve bu fotoğraftaki kişi Atakan Kılıç. Saat 21:00'de hazır ol.” yazıyordu.
Zarftaki fotoğrafa baktığımda bahsettikleri kişi sarı saçlı, ela gözlü, uzun boylu, yüzünde en ufak kusuru dahi olmayan, bütün kızların rüyalarını süsleyen bir erkekti. Elbiseyi kutudan çıkardım. Elbisenin dokusu kadifeydi, omuz kısmı açıktı, kolları uzun ve yandan derin yırtmacı vardı. Vücut hatlarımı belli ediyordu. Ayakkabı olarak ince uzun topuklu siyah stiletto giymiştim. Saçlarıma maşa yaptım, bir tutamını kulağımın arkasına koydum. Göz rengimi ortaya çıkaracak bir makyaj yaptım. Son kez aynaya baktığımda “wow” oldum. Elbisenin içinde baya iyi duruyordu. Umarım Bahadır da aynı şeyi düşünür ve sorunsuz geçer bu gece. Saati kontrol ettikten sonra son hazırlıklarımı da yapıp evden çıktım.

🌙

Yolun başında beklerken oldukça lüks bir araç durup camını açıp bana seslendi.
“Hey, yeni kız.”
Kafamı kaldırdığımda karşımda Alaz'ın olmasını beklemiyordum.
“Bu gece ben götüreceğim seni mekana.”
Kapıyı açıp şoför koltuğuna oturdum.
“Sizi beklemiyordum açıkçası.”
“Bu seferlik böyle olsun,” deyip göz kırptı.
“Gideceğimiz yer uzak mı?”
“Fazla uzak değil, sakin ol.”
“Mahir neden bende ajanlık yapmamı istedi?”
Cevap vermeden arabayı sürmeye devam etti. Başımı cama yaslayıp Atakan'ın nasıl biri olabileceğini düşünmeye başladım. Sessizliği bozan Alaz oldu.
“İşte geldik.”
Kalbim hızla atmaya başladı, biraz gerildim, ellerim terlemeye başladı. Sakin olmam gerekiyordu. Alaz'a bakıp “Hadi yapalım şu işi.”
“Ben uzaktan seni izliyor olacağım.”
Arabanın kapısını açıp mekana doğru yürümeye başladım. İçeri girdiğimde tavanda büyük sarkıtılmış avizeler, krem tonlarında masa ve sandalyeler vardı. Hemen karşımdaki duvarda çeşitli tablolar vardı. Duvar ve döşeme renkleri birbirleriyle uyum içindeydi. Belli yerlerde yerden aydınlatmalar vardı. Masalardaki insanlar hem sohbet edip hem de içkilerini yudumluyorlardı. Buradan arkama bile bakmadan koşup kaçmamak için kendimi zor tutuyordum. Derin derin nefes alarak kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Atakan bar kısmındaydı, o tarafa doğru yürümeye başladım. Yan tarafındaki boş tabureye oturdum. Barmene “Viski lütfen.”
Göz ucuyla Atakan'ı kontrol ettiğimde başka tarafa baktığını fark ettim. Tam zamanı diye düşündüm. “Bunu yapabilirsin Sare,” diyerek kendimi hazırladım. Basit bir sohbet olacaktı, ne kadar zor olabilirdi ki? Bardağımı Atakan'ın tarafına doğru devirdim. Kaşlarını öfkeyle çatarak “Dikkat etsene,” diye azarladı beni.
“Ah, affedersin,” dedim özür dileyerek. Sinirli bir şekilde gözlerini benden çekerken homurdanıp tekrar bara döndü. “Tekrar dene Sare,” diye geçirdim içimden. Bu sefer barmenden mendil alıp “Sakarlığım yüzünden kıyafetiniz içecek oldu, lütfen temizlememe izin verin.”
“Gerek yok,” diye yanıt verdi mesafeli bir ses tonuyla.
“Lütfen, ısrar ediyorum,” dedim gözlerinin içine bakarak.
“Bu arada benim adım Sare, sizin adınız nedir?”
“Çok konuşuyorsun, buraya kafamı dağıtmak için geldim.”
Ateş saçan gözlerle gözlerimin içine dik dik baktı.
“Sadece sizinle tanışmak istemiştim, kötü bir amacım yoktu.”
“Neden?” diye sordu şüpheli ses tonuyla.
“Arkadaş olabiliriz diye düşünmüştüm.”
Gözlerimin içine bakıp,
“Arkadaşa ihtiyacım yok.”
“Neden ama herkesin bir arkadaşa ihtiyacı vardır.”
“Benim yok.”
“Burası çok güzelmiş, ilk defa geliyorum da seni görünce biraz etkilendim doğrusu ama hiç böyle hayal etmemiştim. Birazcık centilmen olabilirdin.”
“Çok konuşuyorsun.”
Bu çocukla konuşmak çok zor.
“Sen de konuşabilirsin, bana hala adını söylemedin.”
İçkisinden bir yudum alıp hiçbir şey söylemeden yanımdan gitti. Neydi bu şimdi? Neden bu kadar zor olmak zorundaydı? Ama pes etmek yok. Biraz daha oyalandıktan sonra mekandan ayrılıp Alaz'la beraber mekana gitmek için yola çıktık.

🌙

Mahir bizi odada bekliyordu. Alaz'la odaya girdik, tam karşımdaki masada oturuyordu. Mahir gergin gibi duruyordu. Sandalyeye çekip oturdum. Mahir,
“Evet, anlat bakalım Sare, bu gece nasıl geçti?”
Asık bir suratla, “Elime yüzüme bulaştırdım. Size ajanlık yapamayacağımı söylemiştim, benden şüphelenmiş bile olabilir.”
Alaz, “Sanmıyorum, dikkatini çekmeseydin o kadar süre bar kısmında kalmazdı.”
“Benimle çok fazla muhabbete girmek istemedi.”
“Zoru oynuyor şerefsiz.”
“Eğer Atakan'ı az çok tanıyorsam, belki dikkatini çekmişsindir. Atakan umursamazın tekidir, tepki veren biri değildir. Bekleyip göreceğiz.”
“Birkaç gün buralarda olma Sare, benden haber bekle.”
Cevap vermeye gerek duymadım. Birkaç gün buralardan uzakta olmak iyi gelecekti.

🌙

Son yaşanan olaylardan sonra ilk defa bu kadar huzurlu uyumuştum. Üstümü değiştirmek için dolabı açtım, bir türlü karar veremedim ne giysem. Anlaşılan alışverişe çıkmanın zamanı geldi. Hızlıca üstümü değiştirip evden çıktım. Bugün hava biraz bulutluydu. Uygulamadan taksi çağırdım. Birkaç dakika sonra taksiye binip AVM'ye gittim. Taksinin ücretini ödeyip arabadan indim. Yavaş adımlarla girişe doğru ilerledim. AVM oldukça büyüktü. Çeşitli dükkanlar vardı. Her zaman gittiğim dükkandan beğendiğim kıyafetleri alıp dükkandan çıktım. Yorulmuştum, iyi bir kahve günün yorgunluğuna iyi geleceğini düşünerek ilerideki kahve dükkanına gidip latte siparişi verdim. Boş bir masa bulup oturdum. Kahvemi yudumlarken girişte Bahadır'ı gördüm. Böyle tesadüflerin hastasıyız. Beni fark etmesi için garsona seslendim.
“Bakabilir misiniz?”
Oldukça yüksek bir sesle bağırmıştım. Atakan'ın bana baktığını fark ettim. Hafif bir kafa selamı verdim, gülerek en içten samimiyetimle ama hiçbir tepki vermedi. Odun herif, ilerideki masada oturuyordu, yalnızdı. Kahvemi bitirip alışveriş torbalarını alıp yerimden kalktım. Tam önünden geçmeliydim, belki bir şansım olurdu. Önünden geçerken sesini duydum ve bingo.
“Hey, sen.”
“Merhaba.”
“Sen dün geceki kız değil misin, benimle tanışmak isteyen?”
“Beni hatırladığına sevindim.”
“Neden sürekli karşıma çıkıyorsun?”
“Bugün seni karşımda görmeyi beklemiyordum, sadece tesadüfen karşılaştık.”
“Beni takip etmiyordun yani?” Gözlerini şüpheyle kıstı.
“Amacım sadece seninle arkadaş olabilmekti.”
“Pekala, sanırım bir şey kaybetmem.”
Gülümsüyordu.
“Yeni bir başlangıç yapmak ister misin?”
diye sordu samimi bir ifadeyle. Çok şaşırdım, hiç beklemiyordum doğrusu.
“Olur,” deyip hafif tebessüm ettim. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu.
“Ben Atakan, sen Sare'din, değil mi?”
“Evet, ismimi unutmaman beni şaşırttı.”
“Neden?”
“Geçen gece konuşmak için benimle diyaloğa girmemiştin.”
“Ah, evet ama şimdi seni yakından tanımak istiyorum Sare.”
Acaba benden şüphelenmiş olabilir mi? Belki bu yüzden yakın davranıyordur. Beraber çıkışa doğru ilerledik.
“Tanıştığıma memnun oldum Sare.”
“Ben de tanıştığıma memnun oldum.”

🌙

Çayımı alıp salona geçtim. Atakan'la karşılaşmayı hiç beklemiyordum ama hala emin olamıyorum. Dün ne olmuştu da fikrini değiştirmişti? Neyse, biraz sosyal medyada takılıp keyfim yerine gelsin. Yavru köpek videolarını izlemek hep iyi gelmişti, ta ki Mahir mesaj atana kadar.
“Atakan'la buluştuğundan benim neden haberim yok!”
Hiç muhatap olmamam seninle, bir de beni takip ediyor, manyak herif. Çayımı tazelemek için mutfağa gittim. Salondan telefonumun sesini duydum. Ekrana baktığımda Mahir'in aradığını gördüm. Ne telefonuma bakarım ne de mesajına cevap veririm. Yeter, valla bu adamdan artık gına geldi. En iyisi sessize almak telefonu. Saat geç oldu, uyusam iyi olacak. Salonun ışıklarını kapatıp odama giderken deli gibi kapıyı yumrukluyordu biri. Mahir olabilir miydi?
“Sare, aç şu kapıyı.”
“Git buradan Mahir, komşular rahatsız oluyor.”
“Aç dedim, kapıyı kırdırma bana.”
Belli ki gitmeye niyeti yoktu, ısrarla kapıyı yumrukluyordu. Kapıyı açıp,
“
beni bu saate rahatsız etme hakkını kim veriyor sana, yaban ayısı?”
Omuzlarımdan tutup beni duvara itti.
“Canım yandı, hayvan herif.”
“Senin canın benim umrumda mı sanıyorsun?”
İyice yaklaştı, burunlarımız değiyordu. Nefesini yüzümde hissedebiliyordum.
“Sana bir şey sordum.”
“Ee, cevap vermek zorunda değilim. Beni sapık gibi takip ediyorsun ve gecenin bu saatinde kapıma dayanıyorsun.”
“Cevap vermiş olsaydın buraya gelmezdim. Şimdi bana her şeyi anlatıyorsun.”
“Salonda konuşalım.”
Beraber salona geçip, bugün olan biteni anlattım.

🌙

MAHİR
İş adamlarıyla bugün toplantım vardı. Önemli insanlardı, hepsi beni sıradan iş adamı sanıyordu. Kimse benim karanlık tarafımı bilmiyordu. Bugün dışarıda toplantı yapacaktık. Mütavazi gözlerden uzak, yeşilliğin içinde bir yerdi burası. Sırayla Haluk Bey, Semih Beyler gelmeye başlamıştı. Toplandığımızda söze girdim.
“Hoş geldiniz, bugün farklı olması için bu mekanda yapmak istedim toplantımızı.”
“İyi düşünmüşsünüz Mahir Bey, toplantımıza başlayabiliriz.”

🌙
SARE
Telefonun sesiyle gözlerimi açtım. Tanımadığım bir numara mesaj atmıştı. Yine Mahir'in işleri mi bunlar? Mesaja tıklayıp ne mesaj atıldığını kontrol ettim.
“Merhaba, ben Atakan.”
Ne? Atakan mı? Bu çocuğu hafife almamam gerekiyordu. Numaramı nereden bulmuş olabilir ki? En iyisi cevap vermek.
“Merhaba, numaram yoktu sende.”
Anında mesaj geldi.
“Arayıp bulamayacağım şey yoktur.”
Göz kırpma emojisi mi atmıştı? O vay be.
“:)”
Ne diyebilirdim ki ona?
“Bugün işin yoksa buluşalım mı?”
Mahir'i arayıp haber vermem gerekiyor, yoksa yine kapıma dayanır falan, hiç çekmem. Mahir'in numarasını tuşlayıp ikinci çalışta açtı.
“Alo.”
“Bir gelişmem var.”
“Az önce Atakan mesaj attı.”
“Ne dedi?”
“Şey dedi…”
İçimden kıkırdadım, biraz sinirlendirmek istedim.
“Kızım, taksit taksit anlatmasana, söyle ne dedi Atakan?”
“Bugün buluşmak istediğini söyledi.”
“Hmm, güzel plan. Sorunsuz gidiyor demek ki. Atıcağım adreste buluşmak istediğini söyle ona.”
Konuşmayı sonlandırdım.
“Olur tabii ki, Atakan, sana attığım adreste buluşalım.”
Giyisi dolabımı açıp mini koyu etek, üstüme açık gri kazak giydim ve güzel bir makyaj yaptım. Saçlarımı at kuyruğu yapıp uçlarını maşaladım. Uzun topuklu çizmelerimi giydim, üstüme de kaban giyip buluşma yerine doğru yola çıktım.
Mekan çok kalabalık değildi. Beyaz masalar ve sandalyeler vardı, ferah dizayn edilmişti. Etrafa göz gezdirirken birinin koluma dokunmasıyla irkildim. Kafamı çevirdiğimde Atakan'la karşılaştım.
“Seni korkuttum mu?”
“Dalmışım, senin geldiğini fark etmedim.”
“Şu tarafa geçelim mi?”
“Olur tabii ki.”
Beraber sağ köşedeki masaya doğru yürüdük. Oturmak için sandalyemi çekicektim, Atakan oturmam için sandalyemi çekti. Karşılıklı oturduk.
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim, böyle güzel bir hanımefendinin sandalyesini çekmek bir onurdur benim için.”
Masamıza gelen garsona siparişlerimizi verdik.
Atakan, “Biraz kendinden bahseder misin?”
Kimliğimi gizli tutsam mı ki? Ya şüphelenirse? Yalan söylemeyim, en iyisi yalan söylesem zaten araştırıp kolay bir şekilde bulurdu beni, numaramı bulduğu gibi.
“27 yaşındayım. Annem ve babam ben küçükken vefat ettiler. Veteriner hekimim.”
Peki ya sen?
“30 yaşındayım, iş adamıyım.”
Hmmm, çok fazla bilgi vermiyor, sadece iki kelimeyle tanıttı kendini. Acaba neler gizliyor Atakan diye geçirdim içimden.
“Hmm, anladım. Bilmek istediğim kadar bilgi veriyorsun, sanırım gizemli biri gibisin.”
“Öğlede denilebilir, kendimden çok fazla bahsetmeyi sevmiyorum. Yaşıyıp görmek lazım.” Yine göz kırptı. Ajan olarak değil de normal bir tanışma olsaydı etkilenebilirdim ama hayaller, hayatlar dedikleri bu olsa gerek.
“Görelim bakalım.”
Sohbet esnasında yemeklerimiz Atakan'dan beklemediğim bir cümle geldi.
“Seni gördüğüm günden beri aklımdasın.” Az kalsın boğuluyordum.
“Ne diyeceğimi bilemedim, böyle düşünmene sevindim.”
“Ben duygularımı dile getiren biri değilimdir ama beni kendine çekiyorsun, gözlerinde kayboluyorum desem az kalır.”
“Belki duygularımız karşılıklıdır.”
Sıradan buluşmadan flörtleşmeye mi gidiyorduk? Bu kadar hızlı gitmesi hiç normal değildi. Ne olduğunu anlamadan elimi tuttu, parmak uçlarım elektriklendi. Sanki bunu o da hissetmişti. Elimi çekmedim, ben de karşılık verdim. Plan sorunsuz gidiyor, bu da bizim işimize geliyor. Mahir'in hoşuna gidecektir, biraz da olsa rahat bırakırdı beni.
“Hey, dalgın görünüyorsun.”
“Son zamanlarda biraz yoğun geçiyor günlerim.”
“İstersen kalkabiliriz.”
“Olur, kalkalım.”
Hesabı ödedikten sonra mekandan ayrıldık.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18