9. bölüm · Benden Önceki Yaz
8. Bölüm
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
♬ Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi'
"Sana gitme demeyeceğim, ama gitme, Lavinia."
— Özdemir Asaf
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Bazen bir müziğin melodileri bazen de mırıldandığım şarkının sözleriyle hayat bulduğumu hissederdim.
Şarkılar benim öğretmenlerim olmuştu. Annemle babamdan çok onlarla dertleşmiştim. Her anımı, her yaşımı görmüştü şarkılar.
Mutfakta tatlı yaparken, bazen sadece davlumbazın sarı ışığı altında otururken, akşamüstü sahilde otururken, kitap okurken, resim çizerken, makyaj yaparken, saçlarımla uğraşırken, duştayken... Belki de inanmayacaksınız ama uyurken bile şarkı dinlerdim.
Matematik derslerinde cam kenarı en arkada kendimi saklarken kulaklıklarımı takar, o kareli deftere zihnimdekileri çizerdim. Sanki şarkı dinlerken zihnim boşalıp ferahlıyordu.
Şimdi de Melisa ile hazırlanırken aynısı oluyordu.
Geldiğim zamandaki çoğu şarkı burada yoktu ama yine bildiğim, bana göre eski şarkılardan biri çalıyordu telefondan.
"Tut elimi buradan gidelim." Makyaj fırçasının arkasını mikrofon gibi tutarak şarkıya eşlik ederken Melisa da aynısını yaptı. "Olmaz" demeden, dinle beni bir."
Rüzgârım söndü, dindi ateşim
Ah, bebeğim, ben hâlâ deliyim
Fırçayı gözaltlarımda gezdirdikten sonra gelen nakarat kısmıyla hemen devam ettim.
Sen yokken ne gece ne de gündüz
Ne Ay var ne tek bir yıldız
Her yer karanlık ve ıssız
Göremiyorum
İkimiz de aynı anda söyleyince kahkaha atıp devamını getiremedik.
Ben saçlarımı şekillendirmeme kararı aldığım için Melisa hızlıca saçlarını yapmaya başlamıştı, ben de o arada makyaj işini aradan çıkarmıştım.
Aslında makyaj dediğim gözaltımı kapatmak ve rimel sürmekti. Kızlarla buluşma için biraz abartı gibiydi ama yine de iyi bir imaj bırakmak istiyordum.
"Nasıl öyle tek tek ayırdın kirpiklerini?" Melisa kirpiklerime yakından bakarken tuvalet masasının üzerindeki maskarayı alıp onun kirpiklerine de aynı şekilde sürdüm. "Uygulamadan önce fırçayı iyice temizlemen gerek yoksa topaklanır. Öyle olunca tek tek ayrılmıyor."
Onun saç işi bittiği için kalan makyaj kısmını da ben halletmiştim. Daha sonra üzerimizdeki salaş tişörtleri çıkarıp ayarladığımız kıyafetleri giydik.
Yani ben yakası dantel detaylı bir askılı bluz ve kot şort giymiştim ancak Melisa yine eflatun çiçekli elbise tercih etmişti.
"Anahtarı aldın değil mi?" Beni onaylamak için elimdeki anahtarı sallarken kapıyı arkamızdan kilitleyip kızların olduğu patikada ilerleyip kızların ortak alanına vardık.
Bizim villaların tek katlısı olan bir evdi. Tek farkı boydan boya camları vardı ve kapısı anahtar yerine kulpla açılıyordu.
Kapıyı itip girdikten sonra loş ışıklı bir ortam bizi karşıladı. Aslında hiç böyle bir ortam beklemiyordum. Daha aydınlık, cıvıl cıvıl bir ortam beklemiştim ben.
"Selam!" Koltuklarda tıkış pıkış oturan kızlar bizi görünce gülümsediler. "Ayy daha da kalabalıklaşıyoruz, çok iyi." Turuncu saçlı olan kız öne atlayıp karşımızda durdu. "Merhaba ben Rümeysa. Eysa da diyebilirsiniz, yani ailem Rüm dediği için arkadaş ortamında Eysa dedirtiyorum." Arkadan başka biri konuştu: "Kısaca siz ona Eysa deyin çünkü ben bir kez daha bu konuşmayı kaldıramayacağım."
Konuşan kız da benden daha açık sarı saçlara sahipti. Ama biraz daha soğuk duruyordu kız.
"Merhaba, ben de Yasemin. Sadece Yasemin, yani kısaltması yok." Hemen ardımdan Melisa da ekledi: "Ben de Melisa, tanıştığıma memnun oldum."
Orta kısımda duran kahverengi deri koltuklardan birine oturduktan sonra Melisa da yapışık ikizim gibi yanıma yerleşti.
Tam karşı koltuğumuzda başka iki kız daha vardı.
Esmer olan kız elindeki telefona odaklanmış uğraşırken yanındaki kız onu dürttü. "Aslı kızlar gelmiş, bir selam ver ya!" Adının Aslı olduğunu öğrendiğim esmer kız kulaklığını çıkarıp kısa bir baş selamı yaptıktan sonra geri telefonuna döndü.
Yanında oturan ve demin onu dürten kız sıkıntıyla nefes verdikten sonra bize döndü. "Ben de Sıla, yani ikinci ismim Sıla. Birinci ismim Rüveyda ama çok kullanmadığım için Sıla'yı tercih ediyorum." Melisa'yla tekrardan kendimizi tanıttıktan sonra odadaki altı kız koltuklara yerleşip sessizce oturduk.
Kimseden bir hareket gelmediği için ben de bir reaksiyonda bulunup sohbet açamıyordum.
"Gökçe'yle Deniz nerede kaldı?" Sıla, sarışın kıza sorarken o sadece 'bilmiyorum' anlamında bir mimik yaptı.
O sırada kapı tekrar açıldı ve içeri üç kız daha girdi.
"Gökçe nerede kaldınız ya?" Eysa, sarışın kızın yanından kalkarak siyah saçlı mavi gözlü kızın yanına gitti.
"Aslı'nın ev arkadaşını da gelmeye ikna etmeye çalıştım ama ne yorucu kız ya! İlla evde kalacağım diye tutturdu." Gökçe bizim koltuğun kolçağına otururken bize gülümsedi. "Merhaba ben Gökçe." Uzattığı eli sıktıktan sonra diğer kızların devam ettirdiği muhabbeti dinledim.
"Aslı ne ki ev arkadaşı da o olsun. Tam ruh ikizi olmuşlar işte." Eysa yanında konuşan kızın kolunu çimdikledi. "Ya belki kız çekiniyor, niye hemen ötekileştirdiniz ki? Burada hepimiz az çok birbirimizi tanıyoruz ama o kız uzaktan geldi sonuçta."
Aslında ben de buradaki kimseyi tanımıyordum ama annem olduğu için Melisa'yla aramı iyi tutmuştum.
Eysa'nın demin kolunu çimdiklediği kız bize döndü: "Bu arada tanışamadık tam. Ben Deniz, bu da Hale." Yanındaki diğer kızı gösterirken diğerleri gibi onlarla da tanıştım.
Onlarla tanışırken fark ettiğim bir şey varsa da, o da bu yazın gerçekten güzel geçeceğiydi...
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Evet kısa bir bölüm oldu farkındayım ancak karakterlerin tanıştırma bölümlerini kısa tutup aba olaylarda daha uzun bölümler yazmak istiyorum.
Şimdiden kızlar sizce nasıl???༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
♬ Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi'
"Sana gitme demeyeceğim, ama gitme, Lavinia."
— Özdemir Asaf
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Bazen bir müziğin melodileri bazen de mırıldandığım şarkının sözleriyle hayat bulduğumu hissederdim.
Şarkılar benim öğretmenlerim olmuştu. Annemle babamdan çok onlarla dertleşmiştim. Her anımı, her yaşımı görmüştü şarkılar.
Mutfakta tatlı yaparken, bazen sadece davlumbazın sarı ışığı altında otururken, akşamüstü sahilde otururken, kitap okurken, resim çizerken, makyaj yaparken, saçlarımla uğraşırken, duştayken... Belki de inanmayacaksınız ama uyurken bile şarkı dinlerdim.
Matematik derslerinde cam kenarı en arkada kendimi saklarken kulaklıklarımı takar, o kareli deftere zihnimdekileri çizerdim. Sanki şarkı dinlerken zihnim boşalıp ferahlıyordu.
Şimdi de Melisa ile hazırlanırken aynısı oluyordu.
Geldiğim zamandaki çoğu şarkı burada yoktu ama yine bildiğim, bana göre eski şarkılardan biri çalıyordu telefondan.
"Tut elimi buradan gidelim." Makyaj fırçasının arkasını mikrofon gibi tutarak şarkıya eşlik ederken Melisa da aynısını yaptı. "Olmaz" demeden, dinle beni bir."
Rüzgârım söndü, dindi ateşim
Ah, bebeğim, ben hâlâ deliyim
Fırçayı gözaltlarımda gezdirdikten sonra gelen nakarat kısmıyla hemen devam ettim.
Sen yokken ne gece ne de gündüz
Ne Ay var ne tek bir yıldız
Her yer karanlık ve ıssız
Göremiyorum
İkimiz de aynı anda söyleyince kahkaha atıp devamını getiremedik.
Ben saçlarımı şekillendirmeme kararı aldığım için Melisa hızlıca saçlarını yapmaya başlamıştı, ben de o arada makyaj işini aradan çıkarmıştım.
Aslında makyaj dediğim gözaltımı kapatmak ve rimel sürmekti. Kızlarla buluşma için biraz abartı gibiydi ama yine de iyi bir imaj bırakmak istiyordum.
"Nasıl öyle tek tek ayırdın kirpiklerini?" Melisa kirpiklerime yakından bakarken tuvalet masasının üzerindeki maskarayı alıp onun kirpiklerine de aynı şekilde sürdüm. "Uygulamadan önce fırçayı iyice temizlemen gerek yoksa topaklanır. Öyle olunca tek tek ayrılmıyor."
Onun saç işi bittiği için kalan makyaj kısmını da ben halletmiştim. Daha sonra üzerimizdeki salaş tişörtleri çıkarıp ayarladığımız kıyafetleri giydik.
Yani ben yakası dantel detaylı bir askılı bluz ve kot şort giymiştim ancak Melisa yine eflatun çiçekli elbise tercih etmişti.
"Anahtarı aldın değil mi?" Beni onaylamak için elimdeki anahtarı sallarken kapıyı arkamızdan kilitleyip kızların olduğu patikada ilerleyip kızların ortak alanına vardık.
Bizim villaların tek katlısı olan bir evdi. Tek farkı boydan boya camları vardı ve kapısı anahtar yerine kulpla açılıyordu.
Kapıyı itip girdikten sonra loş ışıklı bir ortam bizi karşıladı. Aslında hiç böyle bir ortam beklemiyordum. Daha aydınlık, cıvıl cıvıl bir ortam beklemiştim ben.
"Selam!" Koltuklarda tıkış pıkış oturan kızlar bizi görünce gülümsediler. "Ayy daha da kalabalıklaşıyoruz, çok iyi." Turuncu saçlı olan kız öne atlayıp karşımızda durdu. "Merhaba ben Rümeysa. Eysa da diyebilirsiniz, yani ailem Rüm dediği için arkadaş ortamında Eysa dedirtiyorum." Arkadan başka biri konuştu: "Kısaca siz ona Eysa deyin çünkü ben bir kez daha bu konuşmayı kaldıramayacağım."
Konuşan kız da benden daha açık sarı saçlara sahipti. Ama biraz daha soğuk duruyordu kız.
"Merhaba, ben de Yasemin. Sadece Yasemin, yani kısaltması yok." Hemen ardımdan Melisa da ekledi: "Ben de Melisa, tanıştığıma memnun oldum."
Orta kısımda duran kahverengi deri koltuklardan birine oturduktan sonra Melisa da yapışık ikizim gibi yanıma yerleşti.
Tam karşı koltuğumuzda başka iki kız daha vardı.
Esmer olan kız elindeki telefona odaklanmış uğraşırken yanındaki kız onu dürttü. "Aslı kızlar gelmiş, bir selam ver ya!" Adının Aslı olduğunu öğrendiğim esmer kız kulaklığını çıkarıp kısa bir baş selamı yaptıktan sonra geri telefonuna döndü.
Yanında oturan ve demin onu dürten kız sıkıntıyla nefes verdikten sonra bize döndü. "Ben de Sıla, yani ikinci ismim Sıla. Birinci ismim Rüveyda ama çok kullanmadığım için Sıla'yı tercih ediyorum." Melisa'yla tekrardan kendimizi tanıttıktan sonra odadaki altı kız koltuklara yerleşip sessizce oturduk.
Kimseden bir hareket gelmediği için ben de bir reaksiyonda bulunup sohbet açamıyordum.
"Gökçe'yle Deniz nerede kaldı?" Sıla, sarışın kıza sorarken o sadece 'bilmiyorum' anlamında bir mimik yaptı.
O sırada kapı tekrar açıldı ve içeri üç kız daha girdi.
"Gökçe nerede kaldınız ya?" Eysa, sarışın kızın yanından kalkarak siyah saçlı mavi gözlü kızın yanına gitti.
"Aslı'nın ev arkadaşını da gelmeye ikna etmeye çalıştım ama ne yorucu kız ya! İlla evde kalacağım diye tutturdu." Gökçe bizim koltuğun kolçağına otururken bize gülümsedi. "Merhaba ben Gökçe." Uzattığı eli sıktıktan sonra diğer kızların devam ettirdiği muhabbeti dinledim.
"Aslı ne ki ev arkadaşı da o olsun. Tam ruh ikizi olmuşlar işte." Eysa yanında konuşan kızın kolunu çimdikledi. "Ya belki kız çekiniyor, niye hemen ötekileştirdiniz ki? Burada hepimiz az çok birbirimizi tanıyoruz ama o kız uzaktan geldi sonuçta."
Aslında ben de buradaki kimseyi tanımıyordum ama annem olduğu için Melisa'yla aramı iyi tutmuştum.
Eysa'nın demin kolunu çimdiklediği kız bize döndü: "Bu arada tanışamadık tam. Ben Deniz, bu da Hale." Yanındaki diğer kızı gösterirken diğerleri gibi onlarla da tanıştım.
Onlarla tanışırken fark ettiğim bir şey varsa da, o da bu yazın gerçekten güzel geçeceğiydi...
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Oy ve yorum yapmayı unutmayalım
༺ 🐚𓇼 ⋆.˚ 𓆉 ⋆.˚ 𓇼🐚 ༻
Evet kısa bir bölüm oldu farkındayım ancak karakterlerin tanıştırma bölümlerini kısa tutup aba olaylarda daha uzun bölümler yazmak istiyorum.
Şimdiden kızlar sizce nasıl???
