1. bölüm / 3
BEN KİMİM1. BÖLÜM
Bölümler 3Şu an: 1. BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İngiltere'nin o kalabalık sokaklarından birinde elimdeki poşeti ayağıma çarpa çarpa yürüyordum. Eve yaklaştığımı fark edince kulağımdaki kulaklığı çıkardım ve bahçe kapısını açıp içeri girdim. Kapının önündeki boş kartonları itip elimdeki yeni evimizin anahtarı ile kapıyı açtım. Kapıyı ardımdan sertçe kapatırken salondan babamın,
" Daisy neden bu kadar geç kaldın ? " Diyen yorgun sesini duydum. Elimdeki poşetle salona geldim ve kutulardan eşyaları çıkaran babama baktım,
" Sokaklar çok karışık, o yüzden biraz kaybolmuş olabilirim..." Deyip kıkırdadım. Babam yorgun bir şekilde elini beline koydu ve dudağı kıvrılarak bana baktı,
" Buraya alışsan iyi olur küçük hanım. Seni her gün okula ben bırakamayabilirim biliyorsun.. otobüsle gelmek zorunda kalabilirsin. " Dediğinde somurtarak iç çektim, " Sorun değil alışacağım sanırım. " Dedim ve gülümsedim,
" Bizimki daha fazla çıldırmadan şunları ona vereyim. "
Dedim ve elimdeki poşetle 11 yaşındaki erkek kardeşimin odasına girdim. Ve evet Kapıyı çalmadan içeri girdim. Yorganın altına saklandığını bildiğim için direkt cama yöneldim. Perdeyi sonuna kadar çektim ve camı açtım. Sonra puflardan birine oturdum ve poşetten birkaç yiyecek çıkardım. " Aaron, bak en sevdiğin çikolatadan aldım Hem de yeni çıkandan!" Dedim neşeli bir ses tonuyla. Yorganın altından Aaronun boğuk sesi geldi, " İstemiyorum! "
Bu sözüne karşılık poşeti pufun üstüne koyup yorganı çekiştirdim. Aaronun bağırışlarına rağmen yorganı üstünden atıp yatağın üstüne oturdum. Bana somurtarak bakmasına rağmen ellerimle saçlarını okşadım.
" Böyle odaya kapanıp hiçbir yere varamazsın Aaron. Seni anlıyorum ikimiz de zor zamanlar geçirdik ve inan bana ben de burada olmak istemiyorum... Ama buraya alışmak zorundayız. Annem böyle yaptığını öğrense çok kızardı biliyorsun değil mi? " Deyip gülümsedim.
Aaron hâla tepkisizdi ama yavaşça başını salladı ve beklemediğim bir anda bana sarıldı. Gözlerimin dolmasını engellemeye çalışarak ona sıkıca sarıldım. Daha sonra yiyecekleri önüne koydum, " Hadi şimdi şunların tadına bak. " Deyip ablalık görevimi de yerine getirdikten sonra odadan çıktım. Kardeşimin odasının hemen karşısında benim odam vardı. İçeri girdim ve artık odamı düzenlemem gerektiğini fark ettim. Zaten birkaç eşya kalmıştı. Tüm kitaplarımı kitaplığa yerleştirdim. Sonra da bavulumu açıp kıyafetlerimi dolaba koydum. Boş kutuları bir kenarda toplayıp takılarımı bir kutuya koymaya başladım.
Takıları kutuya koyarken, annemin bana hediye ettiği kolye gözüme çarptı... Küçük ama parlak, sarı renkli, yıldız simgeli bir kolyeydi. Kalbim yine o bilindik acıyla sızlarken kolyeyi kutuya koydum. Ve sonra kendimi yatağa attım. Başım fazlasıyla ağrıyordu. Sanki beynim patlayacakmış gibi bir sürü şey birikmişti zihnimde. Annem bir ay önce beyin kanaması geçirerek vefat etmişti. O günden sonra babamın ani bir karar vermesiyle İngiltere'ye taşındık. Babam neredeyse dünyada çokça tanınmış bir avukat. Ve bir anda İngiltere'ye taşınmak istemesi işinde birkaç sorun çıkarsa da babamdan beklemediğim bir şekilde kimseyi umursamadı ve arkadaşıyla burada bir ofis açıp işine burada devam edeceğini söyledi.
Ben ve kardeşim de babamın bize söylemeden kaydettiği okullara gidecektik. Aslında annem öldükten sonra okuldan çıkmak istemiştim. Zaten son senemdi. Ama babam tabii ki buna karşı çıktı. Yarın ben ve kardeşim yeni okulumuza gideceğiz. Evet, her ne kadar bu yeni okula gitme olaylarını " klişe " bulsam da babamın katı kurallarını asla ezip geçemem...
Bölüm etkileşimi
