29. bölüm · Belki Bir Umut

29. Bölüm

Kübra Güven

Klasik kan davası sorunu yüzüne şu an odada bana tip tip bakan bi suçlu bi polis ve avukat vardı. Gonca da geldi ve sorguya başladım.

Son soruma gelmiştim hep hedef yanıltıcı cevaplar veriyordu.

"O öldürdüğün kişinin kardeşini seviyormuşsun neden düzgün bi şekilde açılmadın"

"Ne sevmesi savcı bizim ailemiz yıllarca davalı bende kardeşleri ile evlenip onların canını daha da acıtacaktım" dediğinde sinirlendiğimi hissediyordum.

"Kızı kandırarak mı Nası bi kötülük yaptığının farkında mısın sen" diyip elimi masaya vurdum.

"Hemen alt kata indirin bunu suç ve ceza ile konuşup hemen mahkemesini yapıcam" Dediğimde avukat itiraz etmeye başladı

"Sen ne diyersen savcı" diyip ayağa kalktı tam cevap verecektim çıkan kurşun sesi ve karnımda hissettiğim sıcaklık ile sesim çıkmadı başım dönmeye başladı.

Vurulmuş muydum ben sanırım evet

Yere düştüm herkesten ayrı bi ses geliyordu. En son gördüğüm polis suçlunun koluna girmiş ve odadan çıkarmaya çalışıyordu

Sonrası karanlık.

ÇINARIN ANLATIMIYLA

Mahkemedeydim bitmek üzereydi ki çıkan silah sesiyle hepimiz sustuk herkes dışarı çıkmaya başladı müvekkilimi alıp bende çıktım.

İçeriden çıkanlara bakıyordun Ahu çıktı mı diye. Ama yoktu

Gonca bile yoktu

Bağırışmalar çok vardı etrafta. Dışarı Gonca çıktı üstü kanlıydı nolmuştu.

"ÇABUK AMBULANS ARAYIN AHU SAVCI ÖLÜYO" diye bağırdığında dünyam sanki durdu Goncanın sesi kulaklarımda yankılandı.

Hemen içeri koştum ve üst kata çıktım Ahu'nun odasına girdiğimde yerde kanlar içinde yatıyordu.

"Hayır,hayır,HAYIR AHUU" diyip yere yanına çöktüm.

"Ahu bana bak aç gözlerini AHUU" diye bağırdım gözlerini zar zor açtı.

"Çın-" dedi öksürdü

"Söyle bebeğim söyle yorma kendini bende kal"

"Seni sev-iyorum di-dikkat edin kendinize" dedi ve geri yumdu gözlerini.

"Hayırrrrr kapatma gözlerini bende kal sevgilimm kapamaaaaa" diyip bağırdım ama açmadı gözlerini.

"Ambulans nerde kaldı Gonca" diye bağırdım siren seslerim duyuyordum gelmişti sanırım.

Nasıl olmuştu bu ben daha dokunmaya koklamaya doyamamıştım neden başına bu gelmişti.

Neden işinde olan bi savcıya saldırı yapılmıştı.

Aklım almıyordu.

Ne ara ambulans gelmişti. Hemen Ahu'nun ilk müdahelesini yapıp götürdüler bende peşlerinden gittim hastaneye vardığımızda ameliyata aldılar.

Aklıma ilk azat abi geldi

Telefon çaldı

"Efendim aslanım" diye telefonu açtı

Ses veremedim

"Çınar orda mısın noldu" dedi

"Abi" dedim zar zor

"Noldu oğlum ne bu sesinin hali" dedi biraz sesini yükseltmişti

"Abi Ahu" devam edemiyordum nasıl dicektim ki dilim varmıyordu

"Noldu ahuya Çınar noldu kardeşime" dedi

"Vuruldu şehir hastanesindeyiz Ahu Ahu ameliyatta abi" dedim cevap bekledim gelmedi. Telefon kapandı

Olduğum yere çöktüm.

Ne yapacağımı bilemez bi şekilde sadece bekledim.

Ahu'nun fotoğraflarını açtım. Tek tek hepsine baktım.

Gözlerim dolmaya başlamıştı.

Videoları izlerken koridorun başında bi patırtı koptu. O tarafa baktığımda azat abi arda abi akın abi Alaz abi ekin abim koşarak geliyorlardı.

Nasıl açıklayacaktım hepsine

Zar zor ayağa kalktım.

"Noldu kardeşime Çınar" dedi hepsi aynı anda

"Bende tam bilmiyorum karnından vurulmuştu" dedim

"N-nasıl" dedi arda abi

"Mahkemedeydim silah sesi geldi herkes dışarı çıktı Ahu yoktu sonra Gonca çıktı yardım edin Ahu savcı vuruldu ambulans diye bağırdı içer bi gittim"diyip sustum devam edemiyordum

Azat abim yere çöktü ekin abimde onla birlikte yere oturdu.

"Çok zorluklar atlattı o bunu da atlatır azatım dik dur" dedi ekin abim

"Ekin o artık yaşamiyo gibi gücü tükendi ekin benim kardeşim çok yoruldu nasıl dayanacak"diyip ağlamaya başladı

"Ruhu çok ağriyo abi çok ağladı bana ölmek istiyorum dedi bana abi" dedi Alaz abim

Hepsi benim yüzümdendi

"Hepsi benim yüzümden" dedim

"Ben olmasam düzelir o" dedim

"Hayır aptal asıl sen yoksan tamamen kaybederiz onu" dedi akın abim

"Kendinize gelin artık ben doktorlardan bilgi almaya gidicem oturun geçicek bu da" dedi ve yanımızdan ayrıldı.

Oturdum ve sadece gözlerimi kapattım ama koridordaki feryat sesini duyunca geri açtım Aşkın annenin sesiydi bu allahım sen yardım et bize.

"Noldu nerde benim kızım niye böyle oldu azat birşey de nerde benim kızım"

Onları daha fazla duymamak için yanlarından ayrıldım ve terasa çıktım.

Kenarı oturdum ve sadece gökyüzünü izledim.

Gün batmaya başlamıştı Ahu gün batımını çok sever.

Keşke yanında olsaydın keşke ben vurulsaydım da bu kadar çok acı çekmeseydi.

Saatlerce bekledim orda haber gelene kadar kalkmadan sadece karşıya baktım anılarımızı düşündüm.

Sadece eksik bi şekilde baktım

Hava kararmıştı yanımda bi hareketlilik hissettim o yöne baktım.

Ebru ve Nisa yanıma oturmuş sigara yakıyorlardı.

"Çınar" dedi Ebru ciddiyetle

"Kendine gel kardeşim bak içeride bizim güzelimiz ameliyatta ve hâla çıkmadı sen burda oturmuş kara kara etrafı izliyorsun biraz ümitli ol"Dedi haklıydı kız abi

"Bak Ahu sen yokken neler çekti bi biz bide Allah bilir ama toparladı hemde bizim desteğimizle doğrusu biz toparladı sanıyorduk" dedi Nisa

"Evet bunlar kızar diye pek birşey anlatmaz ama bana anlattı herşeyi derdini tasasını hatta bana dedi ki eğer bana birşey olursa güçlü durun gözüm arkada kalmasın tabi ama bana birşey olmaz kolay Kolay yıkılmam ben kızım der hep" diyip güldü sigarasını söndürdü Ebru .

İkisi de ayağa kalktı.

"Şimdi kalk ve sevdiğin kızın kapısında bekle enişte hadi bizim desteğimizi hissetmesine gerek var" diyen Nisa ile kalktım ve ameliyathane katına indik.

Kapının önüne geldiğimizde doktorlar çıktı.

"Hasta çok zor bi evreden geçti ameliyat zor da olsa iyi geçti ama hayati tehlikesi devam ediyo yoğun bakıma alındı." Dediler ve gittiler.

Herkes birbirini sarılıyordu Azat abi yanıma geldi

"Üzme olm kendini bu kadarına şükür güçlüdür o merak etme" dedi ve sarıldı.

Aradan 1 hafta geçmişti Ahu'yu normal odaya almışlardı ama uyanmıyordu bende her gün yanına gidip geliyordum akşamları yanında kalıp sabah işlerim halledip yine yanına gidiyodum.

Onla konuşuyo olan şeyleri anlatıyordum. Uyuyo diye beni duymuyo değildir.

Uyansın diye bir sürü dua ediyodum onsuz ölmüştüm.

Özlemiştim enerjisini, beni terslemesini, adliyede benden kaçmasını, uyurken o bebek gibi yüzünü, gülüşünü, ağlayışını, olay yerindeki halini, şaşırdığında gözlerinin büyümesini, korkunca kaşlarını çatıp elleriyle oynamasını, birşey konuşurken yada söylerken zorlanırsa kolunu sıkmasını, herşeyini özlemiştim.

Ve pişman olmuştum. Ondan uzun zamandır uzak durduğum için.

Yine yorucu bi gün sonunda Ahu'nun yanına gelmiştim.

Ceketimi çıkarıp kenarıyla koydum yanına oturdum elini tuttum.

"Ne zaman açacaksın gözlerini güzelim seni çok özledim,herkes seni çok özledi"

"Sana saldıran şeresize müebbet verildi. Ama benim içim soğumadı seni vurmasını senin böyle olmanı hâla unutamiyorum senden kopamiyorum."

Kafamı kaldırdığımda serumunun bittiğini gördüm elimi çekmeye çalıştım ama bırakmadı Ahu tepki verdi elimi sıktı. Güldüm hemde ağzım kulaklarıma varana kadar.

"Duyuyorsun beni güzel kızım aç gözünü hadi güzelim." Bekledim gözünü açsın diye 5 dk bekledim.

Ama açmadı.

Yavaşça elini bıraktım ve hemşireye seslendim geldiğinde durumu anlattım o da hemen doktora söylemeye gitti.

Normalde erken uyanırdı ama psikolojik olarak çöktüğü için hiçbirşey kolay değildi.

Saat geç olmuştu. Koltuğa kıvrıldım ve ahuya bakıyordum bi tepki bekliyordum.

Sonra kalktım namaz kılıp dua ettim kafamı kaldırıp tekrar ahuya baktığımda beni izliyordu.

"Ahu" dedim ve ayağa kalktım

"Güzelim uyandın Allahım sana çok şükür uyandı"diyip kapıyı açtım

"Doktor hemşire hemen gelin Ahu uyandı" içeri yine girdim.

"Tamam sorun yok güzelim nasılsın nasıl hissediyorsun kendini" dedim

Ama bana boş boş bakıyordu. Doktorlar geldi kontrolü yapmak için beni dışarı çıkardılar bende hemen Azat abimi aradım hemen buraya gelmelerini söyledim ve kapattım yerimde duramıyordum bekliyordum doktor hemen çıksın ve birşey söyleşin diye.

Yarım saat sonra Azat abimler geldi hep bir bekliyorduk Aşkın hanım kenarda ağlıyordu.

Ama bu sefer mutluluk göz yaşıydı.

Allahım dualarımı geri çevirmediğin için teşekkür ederim.

Devam edecekkkkkkk

Evettt diğer bölüm final yapıyoruz belki içimden gelirse başka bi konuyla kitap yazabilirim.