2. bölüm · Belki Bir Umut
2. Bölüm
Göz kapaklarım açılmamak için savaşıyordu ama odanın içinde fısıldaşmazlar duyuyordum. Yavaşça gözlerimi açtım ama burası benim odam değildi kafamı kaldırdığımda etrafımda Aşkın hanım, Arif bey ve o erkekler vardı Aşkın hanımın gözleri ve burnu kıpkırmızıydı ağlamışmıydı ben de ağlayınca öyle oluyordum.
Uyandığımı gördüklerinde herkes bana baktı ben yatakta oturur pozisyonuna geldim ve birden Aşkın hanım bana sarıldı." Özür dilerim güzelim özür dilerim geç seni bulmak için geç kaldık çok özür dilerim" demeye başladı üstümde farklı kıyafetler vardı kim değiştirmişti ya izleri gördülerse bana acırlarsa. Ya beni onlar da sevmezse diğerlerine baktığımda onların da dolu gözlerle olduğunu gördüm. Boğazımı temizledim Aşkın hanım benden ayrıldı.
"Beni buraya siz getirdiyseniz ve beni o adamın elinden kurtardığınız için teşekkür ederim size rahatsızlık vermek istemem şu DNA testini yaptıralım sonra ben yoluma siz yolunuza lütfen" dediğimde Arif bey hemen yanıma geldi refleks olarak elimi yüzüme kapattım ama istemeden yapmıştım şaşkın bi şekilde bana bakıyordu "Özür dilerim efendim istemeden yaptım sizi kırdıysam özür dilerim" dedim ben normalde de böyle konuşan biriyim asla kötü konuşma şeklim yoktur bazen oluyo ama insanlık hali.
Akın'ın yanındaki konuşmaya başladı "Peki anne baba hadi çıkalım hastaneye geçelim kendinize gelin" dedi ve odadan çıktı Aşkın hanım ve Arif bey de kalkınca bende kalktım ve arabaya bindik.
Yarım saatin sonunda hastaneye gelmiştik özel bi hastane burası Özer hastanesi tabi ya Arif beylerin hastanesi burası. İçeri girdik kan verdik Akın burda çalışan doktormuş o laboratuvara geçerken biz de kantine indik.
Aşkın hanım konuşmaya başladı."Biz sana kendimizi tanıştırdık ama diğerlerini de tanıştırayım Azat 28 yaşında en büyük oğlum ve polis" kötü bakıyodu bu başım ile selam verdim yanındakini gösterdi
" Arda 26 yaşında 2. Oğlum ve avukat" avukat diyince heyecanlı bi şekilde ona döndüm bende hukuk okumak istiyordun savcı olmak istiyordum ama o bana çatık kaşla bakıyordu ve bakışları soğuktu ona da baş selamı verdim.
"Akın 24 yaşında 3. Oğlum ve biliyorsun doktor." Kafamı onaylar anlamda salladım ve sonuncu olana geldik.
" Bu oğlum 4. Oğlum Alaz bilgisayar mühendisliği okuyo şimdi sen bize biraz kendinden bahseder misin ne olmak istiyorsun nelerden hoşlanırsın burda maksat vakit geçirmek."
Boğazımı temizledim oturduğum yerde dikleştim ve masaya bakarak konuşmaya başladım.
"Hepinizle tanıştığıma memnun oldum ben Ahu 17 yaşındayım ama lise son sınıf öğrencisiyim hedefim savcı olmak devlet okuluna gidiyorum derslerimde çok başarılıyım. Kitap okumayı çok severim ne zaman ailede sorun yaşarsam kitaba ve müziğe sığınıyorum bana iyi hissettiriyor. Sabah okula gidiyorum okul çıkışı restoran da garsonluk yapıyorum ordan kazandığım para ile evi geçindiriyorum." Dedim yavaşça kafamı kaldırdım Aşkın hanım ve Arif bey tebessüm ile bana bakıyordu ama diğerleri yine suratsızdı.
"Özür dilerim gereksiz bilgi verdiysem kusuruma bakmayın efendim" dedim. İsmini yeni öğrendiğim Arda ayağa kalktı " bunun masum hallerine mi kanacaksınız cidden ya böyle biri değilse baksanıza niye biz burda oturup konuşuyoruz şu an" dedi Arif bey hemen sert bi şekilde " Doğru konuş Arda bu dediğin kişinin ismi var ve senin kardeşin olma ihtimali var kendine gelmelisin" dedi Arda hızlı adımlarla kantinden çıktı.
Aşkım hanıma döndüğümde "sen bakma ona en çok o istiyordu senin olmanı şimdi biraz kafası karışık onun yerine özür dilerim" dedi ben sorun yok der gibi kafamı salladım ve sessizce oturuyorduk ben onlara bakmıyordum masaya bakıyordum.
Aklıma gelen soru ile kafamı hemen kaldırdım ve hepsinin bana baktığını gördüm.
İsminin Azat olduğunu öğrendiğim kişiye baktım
"Şey ben birşey soracaktım dün akşam ona naptınız yani nerdeler şimdi" çekinerek sordum o da çok kötü bakıyordu çünkü mesleği yüzüne mi acaba çözemedim.
"İkisi de şu an karakolda darp izlerin olduğu için ikisi de suçlu duruma düşüyor ben de bu durumu senle konuşmak istiyorum onlardan şikayetçi ol ve cezalarını çeksinler." Niye böyleydi ya bu adam. Kafamı salladım
İleriden Akın'ın geldiğini gördüm. İçimden'Belki bir umut hayatım kurtulur,belki bir umut onlar benim ailem,belki bir umut artık her şey güzel olucak.'Diye geçirdim.
Akın yanımıza geldi ve oturdu bana gülümsedi ve babasına döndü sonra annesine baktı sonra tekrar bana baktı "Aramıza hoş geldin kardeşim" dedi nee doğru mu duydum ben nasıl.
Yıllarca başkasına anne-baba mı dedim..
Yıllarca onlara mı hizmet ettim..
Yıllarca boşuna mı dayak yedim.
Şok olmuş bi şekilde Akına bakıyordum. Sonra Aşkın hanım gelip bana sarıldı" biliyorum istemiyorsun ama bize bi şans ver bizimle yaşa nolur kızım yıllarca sana hasret kaldım artık seni bırakmak istemiyorum." Arif beye baktığımda gözleri dolu bi şekilde bize bakıyordu.
Bende sarılmasına karşılık verdim."Lütfen ağlamayın tamam gelirim sizle bi şans veririm size ama ağlamayın." dedim diğerlerinin de gözleri dolmuştu sonra arabaya binip eve geçtik.
Eve geldiğimizde bi inceledim bahçesi çok güzeldi 3 katlı bi villaydı içeri girince salona geçtik ben etrafı incelerken herkes bana bakıyordu sonra Aşkın hanım"Güzelim senle alışverişe çıkalım mı hem sana birşeyler alırız hem de eksiler vardı onları alırız olur mu?" Dedi ama böyle tatlı konuşursa ben red edemezdim ki.
Güldüm"Tabi ki çıkabiliriz efendim istediğiniz gibi olsun." Dediğimde kadının gözleri parladı ikimiz evden çıktık arabaya binip alışveriş merkezine gittik yolda konuşmuştuk ve ben baya da eğlenmiştim.
Mağazaya girdik bana ve Aşkın hanıma eşyalar aldık. Kafeye geçip kahve içtik ve eve geri döndük kendimi iyi hissediyordum hemen alışmıştım Aşkın hanıma içeri girince dinlenmek istediğimi söyledim ve bana ayırdıkları odaya çıktım yatağa yatıp telefona baktım ama bi zaman sonra gözlerim kapandı.
Saçımda bi el hissediyordum yavaşça gözlerimi açtım karşımda Azat vardı hafif gülümseyip. " Uyandırdığım için özür dilerim güzelim ama artık uyanmalısın" yatakta oturdum "günaydın asıl ben özür dilerim uyuya kalmışım" diyince tebessümü büyüdü "Sorun değil hadi akşam yemeği için seni aşağıda bekliyoruz" diyip odadan çıktı bende elimi yüzümü yıkadım tayt ve tişört giyip aşağı indim.
Yemek masasında herkes oturuyordu ve beni görünce hepsinin suratında tebessüm oldu bende utandım başım eğik bi şekilde boş olan yere Aşkın hanım ve azatın ortasına oturdum. Tabağıma birkaç birşey aldım yemeye başladım sonra tabağıma biri yemek koydu Aşkın hanımdı bunu yapan.
Güldüm yemek yerken sohbet etmeye başladık öyle işlerden bahsediyorlardı komik anılarını anlatıyorlar bende dinliyordum.
Yemek bittikten sonra salona geçtik " ben hepinize teşekkür ederim kendimi ilk defa huzurlu hissediyorum iyiki karşılaşmışız." Dediğimde yanımda oturan Alaz hızlı bi şekilde bana döndü korktuğum için gözlerim açıldı ve biraz geri gittim sanırım onu üzmüş oldum gözlerinde kırgınlık gördüm.
"Özür dilerim gerçekten böyle tepki verdiğim için özür dilerim benim yaşadığım şeyler kolay değil o yüzden böyle korkuyorum." Diye açıklama yaptım ama sonra gülümsedi " tamam ufaklık sorun yok olabilir öyle şeyler." Dediğinde biraz rahatladım sonra "heh ben şey dicektim sen artık çalışma iş yerine çıkışını veririz biz dimi" diyerek diğerlerine döndü.
Azat" okul için de sen zaten burs kazanmışsın niye gitmedin ki bence kolej okuluna git" dedi " bursu kazandım ama 'o' beni göndermedi benim fazla arkadaşım yok 4 tane arkadaşım var onlar da o okula gidiyo onlarla da sizi tanıştırabilir miyim" dedim
Aşkın hanım" Tabi kızım yarın birlikte okul işini hallederiz ve akşam içim arkadaşlarını yemeğe çağırırız olur mu?"
"Onlarla bi konuşmam lazım müsait olurlarsa tabiki gelirler ama_" cümleme devam edemedim çünkü kapı çok sert bi şekilde çalmaya başladı ve dışarıdan bağırış sesleri geliyordu.
_______Devam edecekk____
Yeni bi bölüm ile geldim inşallah beğenirsinizz..
Sizce Ahu nasıl biri?
Abiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
