8. bölüm · Bana Karşı
Bana Karşı-8.Bölüm
Öğrendiklerimle neyi düşünüceğimi bile şaşırmıştım.
Düşmekten son anda yanımda duran demire tutunmakla kurtulmuştum.
Tam o anda annem ve Hakan bey beni farketti.
“Deniz ,ne oluyor!”
Bana dokunmaya kalkıştığı an iğrenerek ellerini ittim.
“Uzak dur!”
“Uzak dur benden!,iğrençsin.Senden… senden iğreniyorum anne.”
Bağırmamla Teoman,Leyla,Ezgi ve Şebnem hanım da toplanmıştı.
“Nuray,Hakan ne yapıyorsunuz burda.Ne oluyor?”
Şebnem hanımın gözleri bana döndü.
Annem ve Hakan Akkaya lütfen sus der gibi bakıyordu.
“Deniz,güzelim iyi misin?”
Teoman’ın bana yaklaşmasıyla onu da ittirdim.
Onlar ve iğrençlikleri umrumda değildi onları korumuyordumda ama konuşacak ne sözüm ne de halim vardı.
Merdivenlerden yukarı doğru koşarak Leyla’nın odasından eşyalarımı aldım.
Çıkacağım esnada Teoman geldi.
“Deniz güzelim bak korkutma beni.Ne oluyor ,ne duydun ,nede böyle davranıyorsun?”
“Bitti Teoman,uzak dur artık benden…”
Kolay kolay ağlayan olmamıştım ama canım yanıyordu ve benim gözlerim dolmaya başlamıştı.
Annem arkamdan seslensede umursamayıp evin kapısını çarparak çıktım.
O ve pisliğiyle şimdi kendisi uğraşacaktı.
Bu hayatta sevdiğim kişileri teker teker alıyordu annem benden galiba şimdide yeni sevmeye başladığım Ezgi ve Leyla
En önemlisinde kısa sürede nefreti aşka çeviren hayatım Teoman.
Annem gibi her şey bitmişti.
Eve vardığımda babamla karşılaştım.
“O kadını bir daha eve almayacaksın.”
“Kızım kavga etmişsiniz de sakin,annen o düzgün konuş o kadın falan ayıp oluyor.Ben kızıma bir tost yapsamda kendine mi gelse.”
“Ne tostu ,aldattı baba seni.O zengin peşinden düşmediği kadının kocasıyla aldattı.Çocukları varmış ne yapalım ona da tost yapalım mı?”
Babamın bir suçu yoktu ama ben böyleydim işte sinirlenince sınır tanımayan herkesi gerçekleri en acı şekilde gösteren.
Dolan gözlerim artık dayanamamış akmaya başlamıştı.Sessizce
“Baba beni özürdilerim.”
demekle yetindim.
Babam ağlamazdı annem ne ona ne bana hiç iyi davranmamıştı ama derler ya erkekler ağlamaz.
Ben babamı hiç ağlarken görmedim taki hayatı sandığı her şey kızının sözüyle son bulana kadar.
Ağlıyordu babam…
Dayanamadı yere çöktü,onu tutan ben oldum.
“Baba yapma?”
Sesim çıkıyor muydu bilmiyorum ama tek bildiğim babamda kendini bırakırsa benim toparlanacak bir halim olmayacağıydı .
“Bizden bu kadar mı uzaktı Denizim.”
İkimizde yere çökmüş ağlıyorduk o kadına mı asla en azından ben ona ağlamıyordum ama ben nefret etsemde her şeye her şeyine rağmen seven babamı böyle görmek ölüm sebebimdi zaten.
“Uzakmış baba,ben gördüm ama sen görmek istemedin.”
Babam beni kendine çekip sıkıca sarıldı.
“Belki de,belki de bize kimse hiçbir zaman yakın olmadı be kızım…”
Babamın sözleri benimki gibiymiş yeni anladım çünkü onu ilk kez böyle gördüm .
Oda yıkılınca benim gibi konuşuyordu.Hançer gibi…
———
Babamla uzun süre orada kalmış sonra ikizimde birbirimizden güç alarak toparlanmıştık.
Ali’yi komşudan alıp eve getirip karnını doyurmuştum.
Odamda çizim yaparken kapı çaldı.
Annemin olduğunu düşünerek bütün öfkemle kapıya yöneldim.
Açtığımda karşımda Teoman’ı görmemle kapıyı kapatmam bir oldu.
Gözleri kıpkırmızıydı.Ağlamış mıydı…?
Ağlamasın istedim bugün hayatımda değer verdiğim insanların yıkıldığını teker teker görmiyim istedim.
“Deniz,olayları öğrendim.Babam umrumda bile değil ama senin benden uzaklaşman bana çok koyar be kızım.”
Kapıya yaslanmış duruyordum.
“Sen anneni hiç sevmedin ben de babamı.Onları pislikleri yüzünden bizi cezalandırma yalvarırım.”
“Sana ihtiyacım var…”
Son sözü benimde son raddem olmuştu kapıyı açıp Teoman’a sıkıca hiç bırakmak istemiyormuş gibi sarıldım.
“Teoman dayanamıyorum,Onların iğrençliği ve babamın yıkılmasına dayanamıyorum.”
O da sarılmama karşılık vererek sıkıca sarmıştı beni.
Biraz öyle kaldıktan sonra geri çekilip içeri gelmesi için yol açtım.
Benim odama geçtiğimde yatağa oturduk.
“Evde durum ne?”
“Annem ve Leyla yıkıldı.Annemi hiç böyle görmemiştim hep bizi korur dik durur ve Şebnem Akkaya kimmiş herkese gösterirdi.”
Teoman belki babasından nefret ediyordu ama annesi onu hiç yarı yolda bırakmamıştı.
Teoman’ın gözlerinin daha da kızardığını farkedince yatağın arka kısmına yaslanarak Teoman’ın omzuma yatmasını sağladım.
Beni ona daha çok çeken ve en sevdiğim güneş gibi olan saçlarını okşamaya başladım.
“Biz hiç bir zaman kolay yaşamadık ki.Dayanırız.”
Kolarını daha da belime sarmıştı.
Bir,iki saat geçtikten sonra belimdeki koşardı gevşeyip ağırlaşmaya başlayınca uykuya yavaş yavaş çekildiğini anladım.
Kafamı onun kafasına yaslayıp bende uykuya daldım.
Babam ise saatler önce Ali’yle beraber gözleri dolu dolu uyumuştu.Uzun süre uyanacağını da sanmıyorum.
Bazen öyle anlar yaşarsın ki acının geçtiği günün sabahına uyanmak istersin.
Ya da hiç uyanmak istemezsin…
