10. bölüm · Bana Karşı

Bana Karşı-10.Bölüm

Melinay Akılma

Sabah kalkıp hazırlanmıştım.
Babam Ali’yi erkenden okula bıraktığını söyleyip işe gitmişti.
Kahvaltı yapasım olmadığı için bende hızlıca evden çıktım.
Yolda giderken bir arabanın bana çarpması ile kaldırıma yapışmıştım.

Ağzım,kaşım ve dizlerim kan içindeydi.
“İyimisiniz,hastaneye götürelim.”Ellerini bana doğru uzattı.
“Bırak,araba sürmeyi bilmiyorsanız binmeyin kardeşim.”
Canım ne kadar acısada hastaneye gitmek istemiyordum.Boşuna babam falan gelecekti gerek yoktu.
Ayağa kalkıp yanımdaki adamı umursamadan okula doğru yürümeye başladım.
Okula geldiğimde hocanın derse girdiğini gördüm.
Kapıyı çalıp hocanın izniyle içeri girdim.
İçeri girdiğimde bütün sınıf şok olmuş şekilde bana bakıyordu.
Teoman koşarak yanıma geldi.
“Deniz!,güzelim iyimisin?”
Elimi omzuna atıp ağırlığımı ona vermeme yardımcı oldu.
“Gel biz revire gidelim.”
“Biz de gidebilir miyiz hocam.”
Barışın söylediği sözle Teoman kaşlarını çattı.
“Hayırdır Barış sevgilisi yaralanan benim.Sıkıntılı bir durumun varsa ben seni revire götürürüm.”
“Teoman!”
“Ne güzelim?zaten senin için katlanıyorum şunlara onlarda şansını zorlamasın.”
Revire gittiğimizde yavaş yavaş pansuman yapmaya başlamıştı Teoman.
“Teocum biraz yavaş mı olsan ki.”
“Özür dilerim birtanem.”
Teneffüs zili çaldığında Aras,Barış,Ezgi ve Leyla yanımıza geldi.
“İyi misin Deniz?”
Benden önce Teoman cevap verdi.
“Sana ne mesela Aras.”
“Teo!”
“Tamam Denizcim sustum.”
“İyiyim sağolun küçük bir araba kazası işte.”
Biraz sohbet ettikten sonra Araslar gitmişti Teo da pansuman bitirmişti.

———
Ben sıramda uyurken üzerime dokunan bir el hissettim kafamı kaldırdığımda Teoman’ın beni uyandırmaya çalıştığını gördüm.
“Hadi kalk.Çıkış zili çaldı eğer iyi sen sahilde biraz gezelim mi?”
Evde kimse yoktu zaten sadece biraz bacağımda ağrı vardı ama sorun değildi.
“ben evden rahat bişeyler giyeyim öyle çıkalım.”
“Olur.”
Çıkışta Teoman motorla beni eve bırakmıştı.
“Kapının önündeyim,hızlı ol.”
“Abiye giymicem zaten.”
Hava sıcak olduğu için şort giyeyim dedim ama genelde dışarda giydiğim şortum kirli sepetindeydi.
Bende gereğinden biraz fazla kısa olan kot şort ve dar bir kısa kol giymiştim.

Saçlarımı serbest bırakıp evden çıktım.
“Geldim!gidebiliriz.”
“Güzelim,üzerimi giyineyim öyle gideriz dedin.”
“İşte yani gidebiliriz.”
Teoman baştan aşağı beni yeniden süzdü
“Ben giyinilmiş bir kıyafet göremiyorum.Ha bir kısakol var neden dar anlamadım da neyse başka da bişey yok.”
“Teo sus!”
Diyip omuzlarına yüklenerek motorun arkasına bindim.
Ama o motoru çalıştırmıyordu.
“Denizcim,güzelim bak karışmak istemiyorum ama rica ediyorum değiştirir misin?”
Teoman’ın yüzüne yaklaştım.”
“Birtanem çok sıcak!”
Huysuz yüz ifadesini takınarak yola döndü ben ise y.ö
Gitmeden eliyle şortun ucunu çekebildiği karar aşağı çekmeye çalıştı.
“Kısalığından da ödün vermiyor maşallah.”
“Hadi canım,hadi yola bak.”

Sahile gidip biraz gezdikten sonra banka oturduk.
Teoman’ın gözleri gün boyunca şortumdaydı.
Yoldan geçen üçlü erkek grubu gereğinden fazla bana bakınca Teoman farketmişti.
“Ne bakıyorsun lan hayatında ilk kez mi insan gördün.”
“Teoman sakin,****tim lan sizi kime bakıyorsunuz lan siz.”
Bir biri sinirliyken diğeri sakinleştirir mantığı bir çift değildik maalesef.
“Size mi baktık lan.”
Teoman’ın çocuğa bir anda yumruk atmasını ben de beklemiyordum.
“O gözlerine sahip çıkacaksın o zaman.”
Diğer çocuk Teoman’a yaklaşırken çocuğun karnına tekmeyi geçiren de ben oldum.
“Uzak dur sevgilimden.”
Teoman’ın bana vurula bakışına tanık olmuştum.
“Hey gençler,ne oluyor orda.”üç polis amcanın buraya doğru koştuğunu görünce Teoman’ın elini tuttum.

“Kaçalım.”
“Ne,nereye güzelim.”
Teoman’ın elinden tutup sağ tarafa doğru kaçmaya başladık.
“Deniz,nereye gidiyoruz?”
Koşarken ikimizde nefes nefese kalmıştık.
“Sus koş işte.”
Yaklaşık iki saatlik koşmanın sonunda bizim evin oraya gelmiştik.
“E ben gideyim o zaman.Sen de dikkat et polise yakalanmadan git.”
Teoman yaklaşıp belimi kavradı ben ise mahalleyi kolaçan etmekle meşguldüm.
“Yakalansam da senin adını vermem güzelim sakin ol.”
Omzuna bir tane yapıştırdım.
“Onun için mi diyorum ya ben.Senin başına bela açılmasın diye.”
B.ö.
“Biliyorum ,biliyorum şaka yaptım ya kızma hemen.”
Bende sıkıca sarıldım.
“Yarın seni ben alıcam.”
“Niyeymiş o?”
“Sonra benim güzelimi arabalar eziyor.Gerek yok.”
“Gerek yok gelirim ben ya.”
“Gelicem dedim hem Ali beyle de tanışmış olurum. Benden önce Aras’la tanıştırdın ya sana da yazıklar olsun.”
“Sen kıskanç mısın?”
Sarılırken daha da hizasına getirmek için beni yukarı kaldırdı.Boy farkızımız epey vardı.
“Aksini ne zaman idda ettim ki.”
Y.ö.
“Hadi görüşürüz birtanem.”
Y.ö.
“Görüşürüz aşkım.”
Teoman da eve doğru yola çıktı.