5. bölüm · Ayışığında Saklı Acılar

5.bölüm

Sıla GÜNDÜZ

Yarım bıraktığım işi tamamlamaya geldim Lilith hazır ol çünkü bu sefer o lanet olası güçlerin bile seni koruyamayacak....

Siktir.... Dedikleriyle donakaldım. Lanet olsın ki onu görmenin şokuyla bir cevap bile verememiştim.
Bunları dedikten sonra arkasına bile bakmadan uzaklaştı.

Artık bacaklarım beni taşımıyordu. O gittikten kısa bir süre sonra dizlerimin üzerine düştüm. Vücudumun her tarafı titriyordu. Zihnim hala onun son dediklerini tekrarlıyordu. Dizlerimin üzerine doğru düştüğümde koridorda bir ses yankılandı.
Neler oluyır iyi misin? Lanet olsun neden bi anda çıktın? Sorularıma cevap ver!
Evt Draco Malfoy. Şu halimle bile beni sorguya çekiyordu. Ta ki yüzümü görene kadar. Yüzümün kireç gibi bembeyaz olduğunu görünce endişelenmeye başladı. Ama ağzımdan sadece tek bir cümle çıkıyordu.
O burada...
Kim burada lanet olsun neler oluyor cevap ver bana neden bembeyazsın?
Cevap vermediğimi sadece bozuk bir plak gibi o burada dediğimi duyunca kriz geçirdiğimi anladı. Anında beni kucağına aldı. Beni kucağına almasıyla titreyen vücudumu hissetti. Bir küfür savurduğun da artık onu duymuyordum. Zihnim bana oyunlar oynuyordu. Dışarıdaki sesler susmuş gibiydi. Dakikalardır kırpmadığım gözümü kırptığımda odada olduğumuzu anladım. Beni yavaşça yatağıma bıraktığında kendi de banyoya girdi. Çıktığında beni yatağımın üzerinde bulmayı bekliyor olmalıydı ama ben onu şaşırtarak yatağın yanına çömeldim. Dizlerimi kendime doğru çektim kafamı kollarımın arasına aldım . Lanet olası zihnim ve düşüncelerim beni deli ediyordu. Susmuyordu lanet olsun ki zihnimdeki o sesi susmuyordu. Tek istediğim biraz susmasıydı. Ama hayır o bana bu geceyi geçmişte de olduğu gibi zehir etmek istiyordu. Draco sayesinde susmuştu hemde tüm gün kendini belli etmesiyle beni delirtmeye devam etmişti. Bağırdım çünkü artık dayanılmaz bir hal alıyordu.
Siktir... Sus tanrı aşkına sus... Lanet olsun sus.... Yalvarırım sus...
Ben böyle bağırırken draco banyodan çıktı ve yerdeki o halimi görünce yanıma koştu. Beni hiçbir zaman böyle görmeyi beklemiyordu muhtemelen. Onun kafasında baya güçlü biri gibi görünüyor olmalıydım.
Artık o kadar acıyordu ki kafamı yumruklayacaktım. Ama o bunu engelledi. Bütün dediklerimi duymuştu sanırım.
Sakın ol. Zihnine belki giremem ama o şeyin seni ele geçirmesine izin vermeyeceğim. Ben yanındayım ve o ses benim yanımda susuyor biliyorum. O yüzden yanında olacağım.
O bunu nerden biliyordu? Onda beni rahatsıs eden bişeyler olduğunu söylediğimde şaka yapmıyordum. Zihnimi mi okuyordu. Ama bu imkansızdı... Zihnimi okuyabilen bir tek kişi vardı o da burada değildi. O zaman neydi? Düşüncelerim yer değiştirirken kafamda hala onun sesi vardı ama o yanımdayken hiçbiri konuşmaya cesaret edemiyor gibiydi.....

Draco's pov

Musmutlu uyandığım günün akşamında böyle bir olay yaşamak...
Balo o kadar güzeldi ki onunla beraber dans etmek.... Sürekli yanımda olması hayatımdaki en güzel şeydi. Dansımız ve tüm gözlerin üzerimizde olması... O masum sesi... Aklımı başımdan alıyordu. Dansımız o yorulana kadar devam etti. Oturduğumuz da elleri ellerimdeydi ve hiç şikayetçi görünmüyordu. Bir süre dinlendikten sonra bembeyaz bir yüzle kapıya doğru koştu. Neler olduğunı anlamayan gözlerle peşinden gittim. Ben yanına vardığımda yüzü çok korktuğunu gösteriyordu ve tek bişey diyordu O BURADA... İlk başta gerçekten hiçbişey anlamamıştım ama titreyen bedeninden kim olduğunu anladım. O'ydu. Onın tüm hayatını cehenneme çeviren ve bundan da tatmin olmayıp onu bir yangının ortasına atan o piç. Alex... Onu o yangının ortasına atıp kaçmıştı. O yangından onu kurtaran bendim ama beni hatırlamıyordu. Alex'in onun zihnine girmeye çalıştığını ve ben onun yanındayken bunu başaramadığını biliyordum.
Onu kucağıma aldığımda tir tir titriyırdu. Bir küfür savurduğumda beni duymuyor gibiydi. Giderken gözlerini bile kırpmadığına yemin edebilirdim. Odaya girdiğimizde onu yavaşça yatağına bıraktım ve banyoya girdim. Üstümü değiştirip çıktığımda onu yatağın üzerinde bulmayı bekliyordum ama o yatağın hemen yanında dizlerini kendine çekmiş başını kollarının arasın almıl bir şekilde sayıklıyordu. Alex her yolu deniyordu istese de onun zihnine erişemezdi ama büyü yapıyordu ayrıca zihni ona sürekli Alex'in son söylediklerini tekrar ediyor gibiydi. Yanına doğru koşup kollarını ve yumruk yaptığı elini kafasından çektim en yumuşak sesimle onu sakinleştirmeye çalıştım. Bu gece ona kendimi hatırlatacaktım. Çünkü sakinlemesi için önce yanında olduğumu ve en önemlisi kim olduğunu bilmeliydi.
Evt. Biliyorum ve senin hakkında sandığından daha fazla şey biliyorum. O sesler zihnindeki hiç susmayan sesler benimleyken ortaya bile çıkmıyırlar değil mi? Ve Lilith istesende istemesende bana çekiliyorsın. Ruhun ruhuma tepki veriyor. Şimdi elime dokun tut elimi.
Elimi tutup gözlerini kapattı. Gözlerini açtığında şaşkın bir yüz ifadesiyle bana baktı.
Ama..... Ama bu nasıl olur senin düşüncelerini duyamıyorum. Bu nasıl olur?
İnan ben de bilmiyorum ama bu saçmalıklardan ve herşeyden önce beni hatırlamalısın.
Ne hatırlaması. Neyden bahsediyorsun biz daha yeni tanışmadık mı?
Sakın ol. Öncelikle biz daha yeni tanışmadık ayışığı. Üç yıl önce o yangında ilk kez karşılaştık. Yangını hatırlıyor musun?
Evt. Hatırlıyorum.
Peki o yangından seni kurtaran kişi hakkında bir fikrim var mı? O çocuğu hatırlıyor musun?
Hayır ama söyledikleri aklımda galiba hey hey hey neler oluyor neden buradasın? İyi misin? Cevap ver bana! Lanet olsun gözlerini aç bak burdayım-
AYIŞIĞI....
Gözleri şaşkınca açıldığında onı kurtaranın ben olduğumu anlafı. En sonunda beni hatırlamıştı. Lanet olası gözleri şuan hem dolu doluydu hem de hala bir yanı korkuyordu. Çünkü hayatını mahveden adam buradaydı.
Sen... Sen... O sendin ....
Evt ayışığı o bendim. Seni oradan çıkardığımda fazla duman solumuştun. Seni hastaneye kaldırdıklarında yanına gelmeyi çok istedim. Ama baban buna izin vermedi. Bilirsin baban bizden nefret ediyor. Gerçi çok da umurumda değil sadece kızı benden nefret etmesin yeter.
Bunları dediğimde yanımda otururken bi anda bana sarıldı. Hoştu ben yıllardır onu beklemiştim o da yıllardır beni. Kollarımı sıkıca ona doladığımda dünkü senaryonun devamı gibiydi ama bu sefer o beni değil ben onu sakinleştiriyordum. Kollarımda dakikalarca durdu. Daha sonra üstündeki elbiseyi işaret ederek çıkar ve biraz rahatla dedim. Başını sallayarak beni onayladı ve kendi dolabından bişeyler aldı tam banyoya giderken onu durdurdum ve ona kendi kazaklarımdan birini verdim. Şaşkın bakışları altında
Bu gece biraz rahatlamaya ihtiyacın var sadece bunu giy.
Dedim ve gerçekten şu sıralar beni şaşırttığı gibi yine beni şaşırtarak çıkardığım koyu yeşil kazapı alarak banyoya girdi. Makyajını çıkartmış haliyle ve üstünde benim kazağımla banyodan çıktı. O kadar yakışmıştı ki... Aşırı tatlı görünüyordu. Usul usul yürüyerek yanıma geldi. Dün bana söylediği gibi cidden masum bir bebek gibiydi. Dışarıua gösterdiği o sert maskesi benim yanımda işe yaramıyordu. Yanıma geldiğinde bana uykulu gözlerle bakıyordu.
Benim uykum geldi uyuyacağım iyi geceler.
Dedi ama onu bırakmaya niyetim yoktu. Yanıma gel dedim ve onu benim yatağıma doğru çektim.
Bu gece kafanın çok karılık olduğunu biliyorum ayışığı o yüzden şu sert davranma olayını ırak ve yanıma gel sadece rahatla benşm yanımda rol yapmana gerek yok. Kafandaki seslerle tek başına savaşmak zorunda değilsin. Artık hatırladığına göre yanından hiçbir zaman ayrılamayacağım. O piçe gelince eğer geldiyse bı sefer elimizden kaçamayacak. Onu burada öldüreceğim. Korkma artık yanındayım.
Yerdeki bakoşlarını yüzüme çevirdi ve daha da yanıma sokularak
Çok teşekkür ederim hep yanımda olduğun için ve seni hatırlamadığım için özür dilerim.
Özür dileme sakın dün bana dediğin gibi sadece yanımda dur yeter.
Artık o kadar uykusu vardı ki kollarımın arasında uyuyakaldı. O kadar mutluydum ki o beni hatırlıyordu ve şuan kollarımın arasındaydı. Bana güveniyordu. Günümüz belkide o kadar güzel geçmemişti ama artık beni hatırlıyordu. Bu bütün olanlara değmişti.
Uykusu çok hafifti ama yüzünü boynuma gömdüğünde uykusu derinleşti ve bana daha da sokuldu. Bende onu daha sıkı sardım ve bu gece yine beraber uyuduk.

Sabah

Güne onun yüzünü izleyerek başlamak.... Tanrım hayatımdaki en güzel şey olabilirdi. İlk önce uyanan bendim ve onu hiç uyandırmak istemiyordum. Bir süre güzel yüzünü izledim. Alnına bir öpücük kondurduğumda irkildi ama uyanmadı boynumdaki kafasını oynattı uyumaya devam etti. Aşırı tatlıydı ve bu tatlılığı her gece izleyebilirdim. Merline şükür ki aynı odadayız. Bugünün tatil olmaması en çok beni üzüyordu. Daha çok vakit geçirmek istiyordum. Ama şuan için uyanmalıudı.
Ayışığı.....
Hımm.....
Uyansan mı artık....
Ama uyanmak istemiyorum..
Biliyorum güzelim ama kahvaltı yapmalıyız.... Ben acıktım sen de aç değil misin?
Off.. Haklısın galiba tamam kalkıyorum.....
Dedi ve kalktı. Banyoys gidip üstünü değiştirdiğinde ben hala yatakta yatıyordum. Çıktığınds beni hala yatakta görünce üzerime atladı.
Bana kalk diyene bak sen niye yatıyorsun. Madem kalkmıyorsun ben de seni rahatsıs edeceğim o zaman..
Üzerimdeki bedenine hayretle bakıyoedum çünkü bunu beklemiyordum. Şoktan çıktığımda onu altıma aldım.
Bu ne cesaret böyle ayışığı. Kalmıykrum hadi rahatsız et beni.
Şaşırdı tabi. Tam pes edip yataktan kalkacakken bileğini tutup buna engel oldum.
Utandınız mı bayan black. Ama bu yaptığınızın bir cezası olmalı değil mi.
Bunları dediğimde hala altımdaydı. Ne yapacğımı düşünüyordu bilmiyorum ama bi anda onu gıdıklamaya başlafığımda önce şaşırdı sonra kahkaha atmaya başladı. Gülüşünü görmek beni o kadar mutlu ediyordu ki. Onu uzun zamandan sonra ilk defa bu kadar mutlu görüyordum. Ben hala onu gıdıklarken ben daha neler olduğunu anlamadan üstüme çıktı
Sıra bende..
Bu sefer beni gıdıklayan oydu. Çok tatlıydı ama bi o kadar da kurnazdı. Bu sefer odada benim kahkaham yankılandı. Bi süre sonra ikimizde yorgun düştük. Ama o hala benim üzerimdeydi. Nerde olduğunu farkedince yüzü kızardı. Çok utanmıştı galiba.
Ne o ayışığı utandın mı yoksa? Madem utandın az önce üzerime atlarken bu utanç neredeydi?
Dediğim her şeyde daha da yüzü kızarıyordu. Onu kucaklayıp üzerimden indirdiğimde yatağıma oturup beni bekledi. Kıyafetlerimi alıp banyoya girerken bile o gülümsemem yüzümdeydi. Çıktığımda bu sefer yatağıma uzanan oydu ama elinde telefonı vardı. Birine yazıyordu. Çıktığımı görünce hadi artık ben çok acıktım diyip yatağımdan kalktı. Telefonumu aldım ve oma elimi uzattım. Uzattığım elime baktı ve elimi tuttu. Ortak salona indiğimizde gözleri hemen marvoloyu buldu. Muhtemelsn az önce yazıştığu da oydu. Dün bi anda çıktığı için onu merak etmiş olmalıydı. Yanlarına gittiğimizde Tom önce birleşen ellerimize sonra da yüzümüze baktı. Bir açıklama istediğini neden bi anda o şekilde çıktığını sordu. Ama bunu burda konuşamazlardı. Mia cevapladı.
Bunu burada konuşmayalım derslerden sonra tamam mı şimdi bırak da kahvaltımı yapayım acayip acım.
Dedikleriyle gülmemek için kendimi zor tuttum. Tabağına bişeyler koyduğumda Tom bize garip garip bakıyordu. Ama bu ayışığının umurunda değil gibiydi. Gerçekten o kadar acıkmıltı ki hızlıca tabağındakileri bitirdi. Ben de hızlıca bişeyler yedim ve sınıfa gittik.
Derste o kadar sıkılmıştım ki az daha uyuyakalıyordum. Kafamı masaya koyduğumda Snape ın arkası dönüktü. Beni böyle görürse tüm kütüphaneyi baştan sona temizlettirirdi. Ama kafamı kaldırmak istemiyordum.
Kaldır kafanı sarıkafa Snape önüne dönerse seni baban bile kurtaramaz yemi ederim.
Ama çok uykum var.
Kaldır kafanı diğer ders kehanet zaten onda uyursun.
Haklıydı yakalanırsam beni Snape in elinden babam bile kurtaramazdı. Kafamı kaldırdım ve dersi dinlemeye başladım.

Merline şükürki ders bitmişti. Diğer dersin kehanet olduğuna sevinsem mi üzülsem mi bilememiştim ama en azından uyuyabilirdim. Derste önce hepimize kahve falı baktırmaya çalıştı öff böyle şeylere inanan var mıydı TANRIM neyseki biz bu işi beceremeyince herhangi birini seçmeye karar verdi. Seçtiği kişi potterdı. Önce kahve fincanına baktı daha sonra da eline. Ne gördüyse çok korkmuşa benziyordu. Ne gördüğünü sorduğunda
Ecel. Ahh yavrum. Çok üzgünüm çocuğum ama insan kaderinden kaçamaz.
Ecel ölüm demekti kehanetlerin en kötüsüydü. Derken yanımda oturan ayışığı büyük bir kinle
Umarım korkuyordur. Çünkü onun eceli ben olacağım. Kendini kollasın çünkü azrail'i olacağım.
Gerçekten korkutucu bir sesle söyledikleri yüzünden afalladım çünkğ az önce kahkalar atan masum kız gitmiş yerine ölüme susayan bir kız gelmişti. Ama eğer bunları dediyse yapardı. Harry arkasını kollasa iyi olurdu çünkü bu kız hiç acımayacak gibiydi. Aralarında ne var bilmiyorum ama sonuna kadar mianın arkasındayım. Ders bittiğinde beraber ortak salona doğru gittik. Koridorda altın üçlüyle karşılaştık. Mia
Neyin var potter surarın niye asık? Kehanet hoşuna gitmedi mi yoksa? Tüh ben çok sevmiştim aslında. Ama seni uyarıyorum arkanı kollasan iyi olur çünkü ben yaşadığım sürece o kehanetin gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım.
Güzel laflar işte benim kızım! Bunları derken bile gözleri ışıldıyordu. Onu yanıma çekip elimi beline koydum. Gözleri tehlikeli bi şekilde parıldıyordu. Harry bu lafların altında kalmayacak gibiydi. O da karşılık verdi ama daha bişey söyleyemeden yüzüne yumruk yedi. Vaovvv. O yumruk neydi öyle sanırım potterin burnu kırıldı. Vuruşları mükemmeldi. Bu kız aklımı başımdan alıyırdu. Altın üçlü Harry'ye ilgilenirken biz ortak salona girdik. Elim hala onun belindeydi. Girdiğimizde Tom başını çevirip bize baktı yalnızdı ve kitap okuyırdu. Yanına oturduğumuzda dünkü olayları anlatmaya başladık daha doğrusu Mia anlattı.
Dün onu gördüm marvolo. Burada belki de şuan bizi izliyor. Beni öldürmek istiyor. Yarım bıraktığım işi tamamlayacağım dedi. Napıp edip onu bulmalıyız. Ayrıca beni yangından kurtaranı öğrendim. Bunu yıllardır size sordum ve hiçbiriniz tek kelime etmediniz. Yıllardır onu aradım ve herkes bilmesine rağmen bana anlatmadı eğer tek sorunumuz şuan bu olsaydı Harry'e attığum yumruklardan nasibini alırdın ama herşeyden önce şu piçi bulmalıyız.
Ohaaa bunların hepsini tek seferde söyledi mi? Saydırdı resmen. Ama bi dakika üç yıl boyunca beni mi aramıştı. Lanet olsaı babası yüzünden ona gelememiştim ve o yıllarca beni aramıltı. Gerçekten Sirius babası olmasa onu bile öldürürdüm hem de sırf bu yüzden. Ama anladığjm kadarıyla babasıyla arası o kadar iyi değildi. Bunın nedenini öğreneceğim.
Tom gayet sakın bir sesle
Eğer seni yangındsn kurtaranın draco olduğunu söyleseydim Sirius onu öldürecekti. Bunu göze alamazdım. Ve o piçi bu sefer tamamen ortadan kaldırmamız lazım. Öncelikle bir plana ihtiyacımız var ve bunı burada konuşmamalıyız haklısın şuan bizi dinliyor olabilir.
Onu tehdit mi etmişti? Hem de BENİM HAYATIMLA! Gerçekten onu öldürmek istiyordum. Ayışığı da sinirlenmiş olmalı ki bacağında duran elleri yumruk şeklini almıştı ama fazla sinirlenmişti çünkü resmen parmak boğumları bembeyazdı. Salak kız! Parmaklarına kan gitmediğinin farkında mıydı acaba? Bence değildi çünkü hala parmaklarını sıkıyordu. Daha fazla dayanamadım ve parmaklarımı bembeyaz parmaklarına geçirdim. Rahatlafı ama hala tedirgindi. Kafasını çevirip grryfindor masasına baktığında harrynin sırıtarak bize baktığını gördü. Bu sefer onu öldürmek ister gibi değildi ama bişey sakladığına emindim. Ayışığı da benimle aynı fikirde olmalı ki yanımızdan kalkıp Harry nin yanına gitti ben en az bir yumruk beklerken ona elini uzattı ve dudağını okuduğum kadarıyla az öncesi için özür diledi. NE? ÖZÜR MÜ DİLEDİ? Benim kızımdan bahsediyoruz değil mi Harry ona uzanan eline bakarak önce şaşırdı daha sonra da kendisine uzanan eli sıktı ve küstahça bir gülümsemeyle sorun olmadığını söyledi elleri birleştiği an ayışığının yüzündeki ifade anında kayboldu. Artık yüzüne garip bir dehşetle bakıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Bir süre elleri birbirine kenetli kaldı ardından ayışığı ayrıldı ve yanımıza geldi. Yüzündeki gülümseme anında yok olurken altın üçlüye sırtını döndü ve duymamaları için sessizce konuşmaya başladı.
Marvolo Harry ona çalışıyor! Lanet olası gülümsemesinden şüphelenip yanına gittim elini tuttuğumda zihninin böyle olacağını düşünmemiştim. Ona çalışıyor ve yakında Harry'i yanına çağıracak ama nereye olduğunu göremedim daha fazla kalsaydım dikkat çekerdi. Bende ayrıldım ama şu bikaç gün Harry'i yakından takip etmeliyiz.
Lan bunların hepsini ellerini tuttuğu o kısacık anda mı görmüştü. Zihin okuduğunu biliyordum ama bu kadar fazlasını tahmin etmemiştim. Galiba Tom zihin okuduğunu bilmiyordu çünkü gözleri şaşkınlıkla açıldı sonra da
Sen onun zihnini mi gördün. Hem de sadece elini tutarak? Bu ... Bu nasıl olur? Bundan neden benim haberim yok küçük hanım?
Pardon marvolo ayrıca ödeştiğimizi varsayıyorum. Şimdi boşver beni Harry ı takip etmeliyiz. Dediğim gibi Harry ona çalışıyor. Bikaç gün sonra planı devreye sokacak. Dikkatli olmalıyız.
Haklıydı burada onun canı söz konusuydu bunu tek başına da halledebilirdi ama saldırı bilinmeyen yerden gelecekti ve yardımcı olmamız gerekiyordu. Ben ve mia Harry ı takip edemezdik çünkü ondan nefret ettiğimizi biliyordu ve şüphe çekmememiz lazımdı. Lanet olsun o zaman kim yapacaktı?
Bunu şuan düşünmesek bikaç dakika sonra yemek başlayacak ve ben çok acım
dedim ve ayışığının onayıyla rahatladım. Arkama yaslandım ve gözlerimi kapattım. Mia da yorulmuş olmalı ki başını dizlerime koymuş ve uzanmıştı. Lanet olsun bu kız sınırlarımı çok zorluyordu. Her geçen gün onu daha fazla istiyordum ve o da böyle yaparak sınırlarımda dolaşıyordu. Ama şuan sadece yorgundu. O yüzden susuyorum. Gözlerimi açtım ve bana bakan gözlere baktım. Daha sonra saçlarını oynamaya başladım. Saçlarını oynamaya başlamamla Tom'un bakışlarını üzerimizde hissettim ve dönüp ona baktım. Evt aramızda bi şey olup olmadığını merak ediyordu. Onu kız kardeşi gibi görüyordu ve zarar görmesini istemiyordu. Ona zarar verecek son kişi bi.le değildim ama bu tavrını anlayışla karşılıyordum. Ona dönüp
O benim zarar vereceğim son kişi bile değil rahat ol marvolo. Tek istediğim onu korumak. Dedim ama rahatlamışa benzemiyordu.
Mia ya baktığımda ben oynadıkça daha da mayıştığını gördüm. O kadar uykusu vardı ki. Ama şuan uyuyamazdı en azından ben uyutmazdım. Açtı ve bu haliyle uyumasına gönlüm el vermeyecekti. Saçlarını oynarken beni duyması için kulağına doğru eğildim ve
Ayışığı burda uyumayı düşünmüyorsun değil mi? Önce yemeğini ye sonra uyursun.
Başını salladı ve yemeğini yemeye başladı.
Yemeğini bitirdiğinde onu odaya götürmek için elimi uzattım uzattığım elimi tutarak ayağa kalktı ve yürümeye başladık. İkimizinde çok uykusu vardı odaya geldiğimizde üstünü değiştirmeden direkt yatağına uzandı. İnsan bi üstünü değiştirir. Bu arada bugün tek yatmayı planlıuorsa yanılıyordu çünkü rahat bi şekilde uyumak için ona ihtiyacım vardı.
Hey ayışığı üstünü değiştirmeyi düşünmüyor musun?
Off.. Çok üşendim şuan napıcaz?
Ben mi değiştireyim yoksa kalkıp değiştirir misin?
Bunları söylerken yüzümdeki sırıtışa engel olamadım. Yattığı yataktan anında kalktı. Bana dönerek
Unut bunu kendim değiştiricem. Bide şöyle bakmayı kes ya sinirlerimi bozuyorsun.
Yüzümdeki gülümsemeden bahsediyordu. Ama hayır. Tam da böyle bakacağım. Neyse ben sırıtmaya devam ederken dolabından pijama takımını aldı ve banyoya girdi. Bende o banyodayken üzerimi değiştirdim ve yatağıma uzandım. Banyodan çıktığında kendi yatağına doğru gidiyordu ama bileğinden tutup onu kendime çekmekle sendeledi ve kucağıma düştü. Çok absürt bi andı kucağımda önce şaşkın bakışlarla bana baktı daha sonra kucağımda olduğunu farketti ve yüzü kızarmaya başladı. O kızarırken bi yandan da beni azarloyordu.
Lanet olsun napıyorsun?
Bu hali aşırı tatlıydı. Beni de haturlıyordu bence artık onu öpmemem için bir sebep kalmamıştı. Yüzümdeki muzır ifadeyle
Sabah potterı ölümle tehdit ederken hiç utanmıyordun şimdi mi utandın ayışığı? Söylesene bu kadar utanmanın sebebi ne?
Utanmadım ki. Bide ölümle tehdit etmek beni neden utandırsın yanlış bişey değil ki. Ama bilmiyorum sanki ruhun ruhumu tamamlıyormuş gibi. Dediğin gibi istesem de istemesemde sana çekiliyorum ve nedenini henüz öğrenemedim.
Haklısın birini ölümle tehdit etmek şuan kucağımda olmaktan daha masum bişey. Ve yine haklısın ruhun ruhumu tamamlıyor ayışığı. Her şeyimle sana çekiliyorum. İstesemde istemesemde. Unutmadan bidaha yalnız uyumana izin verir miyim sanıyorsun? Benim yanımda o aptal kabusları görmediğinin farkındayım. Bu gece ve her gece yanımda uyuyacaksın.
Hey kabul etmen şaşılası. Bide bana emir vermeyi kes.
Tamam ama benimle uyuyacaksın değil mi?
Yüzünü yere çevirdi gerçekten çok utanmıştı. Benden böyle bi itiraf beklemiyor olmalıydı. Yerdeki gözleriyle cevapladı.
Hımhım.... Uyuyacağım... Ama benim çok uykum var uyumayacak mıyız?
Parmaklarımı çenesine koyup başını kaldırdım ve yavaşça çenesini okşadım.
Benden utanma ayışığı sen benim herşeyimsin. Sadece yüzüme bak olur mu?
Tamam ama şimdi sadece uyuyalım.
Tamam gel şimdi kollarımın arasına.
Utanıyordu ama bir yavru kedi gibi kollarımın arasında uyuyordu. Yüzünü boynuma gömdü ve çok geç olmadan uyuyakaldı. Düzenli nefes alışverişlerini duymak bana huzur veriyordu. O uyuduktan kısa bir süre sonra saçlarıyla oynarken uyuyakaldım.

Sabah

Benden önce uyanmıştı. Masum masum kapalı olan gözlerimin içine bakıyoedu. Daha doğrusu gözleri yüzümün her yerindeydi. Uyanmıştım ama bana baktığını hissetmiştim. O tatlılığı bozmamak için uyumuş numarası yapıyordum. Bir sürs sonra gözlerini kapatıp yüzünü tekrar boynuma gömdü. Bana iyice sokulduğunda belindeki kollarımı sıkılaştırdım.
Uyumış numarası yapmayı kes Malfoy. Uyumadığını biliyorum.
Sanada günaydın ayışığı. Uyumadığımı bildiğini biliyorum ama sadece ben uyurken o masım gözlerin utanmadan beni izliyor. O yüzden sustum sadece.
Seni izlemiyordum ki . Dedi yanakları kızararak. Daha fazla yüzüme bakamadı. Herkese azrail kesilen kız benim yanımda yavru kedi oluyordu. Haklıydım istesede istemesede benimdi. Ruhum onunla tamamlanacaktı. Çenesine parmaklarımı koydum ve ikinci kez başını kaldırdım.
Dün ne konuştuk biz seninle ayışığı? Ama kabul et çok yakışıklıyım. Bütün kızlar bana hayran.
Bütün kızlar mı? Hangi kızlar? Bana cevap ver! Hey sırıtmayı kes! Hangi kızlar diyorum? Lanet olsun hepsinin canına okuyacağım!
Şaka yapıyordum sadece senden başka konuştuğum kimse yok sakın ol! Ayrıca kimseyi öldürmek canına okumak falan yok tamam mı Potter ve o piç hariç! Anladın mı beni güzelim?
Tamam onları öldürmek serbest ama değil mi?
Dedi masum yüzlü azrail. Böyle dedikçe ona karşı koyamıyordum. Her dediğine sadece evt. O kadar masum görünüyordu ki....
Tamam ayışığı şimdi kalkıyorum ve banyoya gidiyorum kahvaltıya ineceğiz daha.
Hızlı ol ben de acım.
Ve yataktan kalktım duşa girip çıktım ama o yastığıma sarılı bi halde uyuyordu. Yanına gittim saçlarını okşadım.
Saçlarını çok seviyorum o kadar yumuşak lar ki... Bundan sonra saçını hep ben oynayacağım.
Oyna sana oynama diyen yok . Parmakların rahatlatıcı hemde çok.
Gülümsememle yanağına öpücük kondurdum. Anında gözlerini açtı. Fazla yakınındaydım. Gözlerim dudaklarına kayıyordu. O da dayanamıyor gibiydi ama benden daha dirençli olduğu kesindi ki kararmış gözlerle yatağımdan kalktı. Kıyafetlerini alıp banyoya girdi. Çıktığında hala hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Saçlarını da yaptıktan sonra uzattığım elimi tutarak koridorda yürümeye başladık.
Emin ol hızlanan nefesini duyabiliyorum ayışığı. Ve bir gün seni öpeceğim. Sadece kısa bir süre sonra.
Elimi bırakmadan beni azarlıuordu. Her şeyi yapıyordu ama elimi hiç bırakmıyordu. Galiba o geceden sonra yanımdan bi an bile ayrılmayacaktı. Vaovvv o zaman hogwartsın en mutlusu benim.
Beni azarlamaya devam ederken altın üçlüden Granger yolumuzu kesti ve ayışığı ile tanışmak istediğini söyledi. Elini uzattı ve kendini tanıttı. Merhaba Harry ile kavgalarınızdan pek tanışma fırsatımız olmadı ama ben Hermione Granger tenıştığımıza memnun oldum.
Evt fazla kavga ettiğimiz doğru ama tamamen nefret ediyo sayılmam açıkçası. Bende Mia black evt Sirius'un kızıyım.
Deyip uzattığı elini sıktı. Çok iyi rol yapıyordu. Gülümsemesine ve sözlerine kim olsa inanırdı. Ben hariç. Bi tek bana rol yapamazdı. Büyük ayrıcalık. Granger ın elini sıktıktan bikaç saniye sonra ayrıldı ve yolumuza devam ettik. Ama gördüğü şeylerle yüzü düşmüş gibiydi.
Ne gördün lilith?
Hermione de onlarla işbirliği içinde bir plan yapmışlar ama onu göremiyorum. Lanet olsun iki gün sonrası için dikkatli olmalıyız. İki gün sonra bu plan gerçekleşecek ve eğer gördüklerim doğruysa iki taraftan biri ağır hasar alavak. Ama o taraf biz olmayacağız. Bu sefer onu öldüreceğim. Hem de en acılı şekilde. Hakettiği şekilde. Harry'e gelince onunla öyle bir oynayacağım ki onu öldürmem için bana yalvaracak.
Bunları derken gözleri tehlikeli bir şekilde parıldıyordu. Kahvaltıya indiğimizde ellerimiz hala kenetliydi ve o halinden memnun gibiydi. Artık alışmıştı. Yılın başlamasındsn bu yana bir aydan fazla bir süre geçmişti. Bence de alışmalıydı. Ellerini tutuyordum beraber uyuyırduk ama hala bir çıkma teklifi etmemiştim. Kendimden utandım. Lanet olsun o herşeyin en güzelini hakediyordu. O kadar güzel bir organizasyon kuracağım ki ağzı açık kalacak ama şimdilik biraz beklemeli. Önce o piçi öldürmeli ve babasıyla yüzleşmesini sağlamalıydım. Evt babası olacak o it herif yıllarca bu kızı benden uzak tutmuştu. Kızını önemsediğini sanmıyırum çünkü sene başından beri ne telefonuna bir mesaj atmıltı ne de baykuşla bir mektup göndermişti. Yangından sonra sadece bir kere yanına geldiğini biliyordum.
Yemeğimizi yerken iki gün sonraki saldırı hakkında konuştuk bunu bilen sadece üç kişi olduğumuza sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ama sanırım sevinmeliydim. Burada kolay kolay kimseye güvenemezdik. Biz sohbet ederken baykuş miaya bir mektup getirdi. Şaşkındı çünkü kendisine bir mektup beklemiyordu mektubun arkasına baktığında babasından geldiğini anladı gülümsedi ama bu mutluluğu kısa sürmüştü çünkü mektubu açtığında içinde yazan şeyler herneyse beklediği şeyler olamamalıydı. Kafasını kaldırdığında dolmak üzere olan gözlerindeki hırsı ve öfkeyi gördüm. Gözlerini benden Harry e çevirdi ve
O saldırıdan sağ olarak kurtulsan iyi olur Potter çünkü asıl cehennemini bu dünyada ben yaratacağım...

Devam edecek.....

Artık okunmasını gerçekten çok istiyorum biliyorum ilk defa yazdıpım için o kadar güzel değil ama bence okunabilir. Lütfen okunsun nnn