4. bölüm · Ayışığında Saklı Acılar

4.bölüm

Sıla GÜNDÜZ

Akşam yemeği sorunsuz geçmişti. Bi yemekte de rahat rahat oturalım ama değil mi? Tek bişey dikkatimi çekiyordu Malfoy bana çok garip bakıyordu. Yemek yerken üzerimde hissettiğim gözlerine dönüp noluyo der gibi bi bakış attım. O da bişey olduğu yok dedi zaten yanımda oturuyordu sesini rahat bi şekilde duyuyordum. O bunı dedikten sonra ona garip garip baktım ve yemeğimi bitirmeye koyuldum. Daha sonra yanımdaki marvoloyla konuşmaya başladım. Bir süre sonra masanın altında duran elimin üstünde bi sıcaklok hissettmemle irkildim ve elime doğrı baktım. Malfoy'un eli elimin üzerindeydi. Normalde bunu gerçekgen sorun ederdim ama yüzüne baktığımda ve gözlerimiz kesiştiğinde ne kadar yorgın ve korkmuş oldığunı görebiliyordum. Bu yüzden hiçbişey demeden parmaklarımı onın parmakları arasından geçirdim ve sakın ol ben burdayım dedim. Bunu dememle birlikte o korkmuş ifade bir anlığına söner gibi oldu ama hala bir şeylerden korkuyor gibiydi. Kulağına eğilip odaya gidelim üstümü değiştiricem ve sen de bana neler olduğunu anlatacaksın dedim ve başını sallayarak beni onaylafı. Onun elini bırakmadan marvoloyla dönüp
Biz üstümüzü değiştirir değiştirmez geliyoruz.
Marvolo bana dönüp başını salladı ve bende elini hala tuttuğum Draco ya dönüp hadi gidelim ve benim yanımdayken hiçbişeyden korkma dedim. Sadece gülümsedi.

Odaya geldiğimizde önce Dracoyla ilgileneceğim için banyoya girip rahat bişeyler giydim banyodan çıktığımds onu yatağının üzerinde otururken buldum. Gerçekten bugün çok garipti. Yanına yaklaştım ve onun yatağına oturdum. Karşısına geçip doğrudan gözlerinin içine baktım.
Artık bana neler olduğunı anlatabilirsin. Bana güvenebilirsin Draco. Emin ol korktuğun ve seni yoran o şey her neyse bir çözüm yolu bulurum.
Bunu derken ellerim yüzüne gitti ve yanağını okşamaya başladım. Şuan masum ve küçük bir çocuk gibiydi. Bu onu rahatlatmıştı. Biraz daha bu şekilde durduk ve konulmaya başladı.
Çok korkuyorum lanet olsun ki herşeyi batırcakmışım gibi hissediyorum. Etrafımdaki baskı beni mahvediyor. Artık o kadar yoruldum ki. Dayanacak gücüm kalmamış gibi hissediyorum. Hiçbişey yolunda gitmiyor. Herşey üstüme üstüme geliyor. Çok zor ayışığı bunu şuan sana anlatamam ama nolur beni anla. Sadece bana biraz zaman ver.
Bunları söylerken gözleri dolmuştu. İnsanlara temas etmekten nefret ederdim ama o böyle durumdayken bu nefreti bi kenara bırakmak en iyisiydi. Yanına gidip ona sımsıkı sarıldım o da en ihtiyacı olan şey buymuş gibi kollarını belime doladı ve başını boynuma gömdü. Bir süre sonra boynumda hissettiğim ıslaklıkla ağladığını anlafım ve sakinleşmesi için saçlarını okşamaya başladım. Bir süre sonra ağlaması şiddetlendi bende kollarımla onu daha sıkı sararak konuşmaya başladım
Benim yanımda durduğun sürece hayatındaki bütün sorunları ortadan kaldıracağım. Herşey üstüne geldiğinde sadece bana gel. Söylememek konusunda şuan söylemek zorunda değilsin ama bil ki yeni tanışmış da olsak hep yanında olacağım Draco.
Bunları dediğimde kafasını boynumdan kaldırıp bana baktı
O kadar güzelsin ki o kadar mükemmelsin ki kendimi kaybedecek gibi hissediyorum. Herşey için teşekkür ederim ayışığı ve evt hep yanında duracağım.
O zaman yüzünü yıkamaya gidelim ve uyu tamam mı yeterince yırgunsun bu halde seni hogsmadeye götürmem dedim yumuşayan sesimle. Bi anda hayatıma girmişti ve bana kendimi önemli hissettiriyordu. En önemlisi bana güvenmesiydi. Hayatınız boyunca çok az insana güvenirsiniz ve sırtınızı yaslarsınız. Şuan Draco için de ben öyleydim. Bu gerçekten benim için çok değerliydi. Bunları söyledikten sonra gülümsedi ve banyoya gitti yüzünü yıkadı üstünü değiştirip geldi ve ben tam onun yatağından kalkıp kendi yatağıma gidecekken çok utangaç bi sesle
Bugün yanında uyuyabilir miyim?
Dedi. Lanet olsun niye bu kadar tatlıydı. Gerçekten masum bi bebekten farkı yoktu ama bu gece gerçekten masumdu o yüzden onu başımı sallayarak kabul ettim yatağına yattığında telefonumu alıp yanına yattım kollarını belimde hissettiğimde hiçbişey yapmadım. Sadece boynuma kafasını gömüp uyumasına izin verdim bende bir elimle telefondan marvoloya yazarken bir elimle saçlarını okşuyordum. Ona
Biz bugün gelmeyeceğiz siz bizsiz eğlenin hatta şuan gittiğinize eminim ama olsun.
Bişey mi oldu iyi misin?
İyiyim sadece biraz işim çıktı. Rahat ol bişey olursa haber vereceğim ben sana.
Yazdım ve boynumdan kafasını kaldıran ve bana bakan mavi gözlere baktım. Ne yaptığımı çözmeye çalılıyordu. Başının arkasındaki telefonu görmemişti galiba. Ona telefonu gösterip
Marvoloya gelemeyeceğim izi yazdım haberleri olmalıydı bide bizi beklemesinler dedim. Bide şuan o kadar masum duruyorsun ki galiba bu gece bunu söylemekten asla bıkmayacağım koskoca malfoyların varisi şuan masum bir bebek gibi lanet olsun ki çok tatlısın.
Hassiktir. Açıksözlü olmak bazen başımı belaya sokacaktı. Çok utanmıştım. Şuan yanaklarımın kızardığına emindim ama çaktırmak yok. Yüzüne baktığımds klasik Malfoy gülüşünden çok tatlı ve masım bir gülümseme belirdi yüzünde ama bişey söylemedi galiba ağlarken yorulmuştu ve hala varlığıma ihtiyacı var gibiydi. Belimdeki kolları sıkılaştığında ellerim saçlarında gezinmeye devam etti. Bir süre sonra düzenli nefes alıp verişleriyle uyuduğunu anladım.
Benim de uyumam lazımdı ama uyumadım çünkü kabus görebilirdi. Ve zihnine şuan girmem imkansızdı elimde olsa o korkutucu düşünceleri ondan söküp alırdım çünkü bu konuda çok zayıftı acı çekiyordu.
O yüzden tüm gece ellerim saçlarında gezindi bundan memnun olmuş gibiydi çünkü yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı tüm gece deliksiz uyumuştu.
Hala anlamadığım bazı şeyler vardı onda beni rahatsız eden bişeyler vardı. Rahatsız etmiyordu ama ilk defa marvolo veya Matt dışında birine sarıldım ilk defa birini teselli etme ihtiyacı hissettim nedensiz bir şekilde ona çekiliyor gibiydim. Ondaki herşey onu bana çekiyordu? Bu yanlış mıydı? Şuan için hayır. Ama bunun nedenini bulacağım.
Ben düşüncelerimde boğulurken sabah olmuştu. Onu hiç uyandıemak istemesemde uyanıp bişeyler yemeliydi dün akşam yediği şeyler ona yetmezdi Bİ ZAHMET hala saçlarında olan ellerimle korkutma dan onu uyandırmaya çalıştım.
Draco.....
Hımm....
Uyan ve kafanı kaldır çünkü sabah oldu kahvaltı saati geçiyor git kahvaltı yap hadi...
Tamam kalkarım birazdan..
Şuan kalkmanı istiyorum ve dün akşam hiçbişey yemedin kalk ve kahvaltıya in beni sinirlendirme...
Ben bunları söyledikten sonra kalktı ve banyoua girdi çıktığınds yatağında oturuyordum. Yataktan kalkacak gücü kendinde bulduğumda aynaya baktım LANET OLSUN gözaltlarım çok korkunç görünüyordu. Ona dönüp şu gözaltlarına bak ya ın çabuk kahvaltıya benim duş almam lazım. Dedim halime gülerek kahvaltıya indi. Bende hemen bi duş alarak yatağıma uzandım biraz da olsa uyumak benimde haklımdı sanırım. Bir süre sonra kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Draco's pov

Sabah onun sesiyle uyanmak.... Hayatımın en güzel uykusuydu. Kokusu beni rahatlatan ve kabus görmemi engelleyen tek şeydi. Saçlarımın arasında dolaşan elleri kendimi güvende hissettiriyordu.
Dün akşam yemekte gerçekten bir krizin eşiğindeyim ve ayağa bile kalkamayacak bir raddeye geldiğimde onun elini tutmak beni sakinleştirmişti. Ama sadece biraz elini tutmamla bana ve birleşen ellerimize baktı ben elini çekmesini ve beni azarlamasını beklerken parmaklarını benimki lerle buluşturdu ve bana bakıp beni sakinleştirmeye çalıştı ama yüzüme bakıp hala korktuğumu görünce benimle odaya geldi. Sonunda rahatlayabilirdim çünkü burda kriz geçirsemde yanımda o vardı. Varlığı bana güven veriyordu. Anlattıklarım belkide sorunlarımın yarısıydı ama bunları anlatmak bile beni rahatlatmıştı. Boynum büküktü çünkü kafamı kaldırdığım anda ağlayacağımı biliyordum dolı gözlerimle yatağın çarşafına bakarken bir anda belime dolanan kollarını hissettim daha fazla dayanamdım ve ağlamaya başladım. Evt duygular zayıflıktı ama onun yanındayken hissettiğim hiçbişeyi zayıflık olarak görmemiştim. Bir süre sonra ağlamaktan ağrıyan ve kızaran gözlerime baktı ve yüzümü yıkamamı söyledi bende denileni yaptım geldiğimde benim yatağımda oturuyordu. Bakışları tek bir yerde yoğunlaşmıştı ve düşüncelerini duyamasamda biraz daha oraya bakarsa onların arasında boğulacağını biliyırdum. Beim banyodan çıktıpımı görünce bakışlarını yerden bana doğru çevirdi biraz daha iyi olduğunu görünce kendi yatağına gitmek için kalktı. Ona hala ihtiyacım vardı ama o kadar garip hissediyordum ki şuan yanımda yatmasını istemeye utandım. Ama umurumda değildi ondan beim yanımda uyumasını istedim. Yüzüme baktı ve başını salladı o kadar mutluydum ki hemen yatağıma yattım ve onun gelmesi için bekledim. Yanıma geldiğimde kollarımı onun beline doladım ve boynuna kafamı yaslayarak o rahatlatıcı kokusunu içime çektim bu sırada boşta kalan ellerinin biriyle saçımı oynuyordu. Hayatımda bu kadar rahatladığım başka bir an hatırlamıyorum. Eğer zamanı geriye alabilseydim onun saçlarımı oynadığı o ana geri dönmek isterdim.
Diğer eliyle birine mesaj attığını gördüm. Yüzüne baktım ve marvoloya yazdığını söyledi. Abi kardeş gibiydiler ve ilişkilerini en çok ben kıskanıyordum o olayları yaşadığında yanında bende vardım hatta daha öncesinde de vardım ama bir tek beni hatırlamıyordu. Hafızasından silinmiştim ama bir şekilde kendimi hatırlatacaktım. Ama hafızasından silinmiş de olsam bana karşı çok zayıftı. Bana çekiliyordu. İstesede istemesede.
Bir süre sonra telefonu elinden bıraktı ve onun yüzünü inceleyen yüzüme baktı.
Şuan o kadar masum duruyorsun ki galiba bu gece bunu söylemekten asla bıkmayacağım koskoca malfoyların varisi şuan masum bir bebek gibi lanet olsun ki çok tatlısın.
Bunları dediğinde ona birçok şey söylemek istedim. Ama o kadar yorgundum ki hiçbişey diyemedim belindeki kollarımı sıkılaştırarak onu kendime daha çok çektim artık aramızds sadece tek nefeslik boşluk kalmıştı. Onu burada soluksuz bırakana kadar öpmek isterdim ama önce beni hatırlamalıydı. Ben onu kendime çekerken hiçbişey söylemedi ve saçımla oynamaya devam etti.
Sabah bana söylene söylene yatağımdan kalktı. Gözaltlarına bakılacak olursa tüm gece uyumamıştı. Ne yani tüm gece uyumadı mı? Bu küçük kız gerçekten beni sınıyordu. Tam ağzımı açıp bişey söyleyecekken bana dönüp beni azarladı ve kahvaltı etmem için uyardı. Bende hiçbişey demedim sadece gülümsedim ve aşağı indim.
Geldiğimde ıslak saçlarıyla birlikte onu uyurken buldum. Yatağının yanına çöktüm ve tüm gece uyumadan saçlarımı okşayan bu kızın saçlarını okşamaya başladım. Islak haliyle de olsa yumuşacıktı. Saçalrına dokunan ellerimi hissettiğinde uykusunda irkildi ve yavaş yavaş gözlerini açtı. Uykusu çok hafifti. Beni gördüğünde önce şaşırdı sonra gülümsedi ve yataktan doğruldu. Şimdi onu azarlama sırası bendeydi.
Tüm gece uyumadın mı?
Ha.... Ne alaka... Uyudum bıkere.. Bide noluyo ya yanımda bitmeler saçımı okşamalr filan?
Bana bak ayışığı tüm gece uyumadıpını biliyorum gözaltlarının halinden belli sen beni sinirlendirmeye mi çalışıyorsun?
Öff tamam ya uyumadım ama bişey olmaz bana ben alışığım zaten sıkıntı yok şu endişelenmiş gibi duran yüz ifadesini bırak işlerimiz var. Elbise bulmam lazım. Lanet olsun.
Balodan nefret ediyordu ama yine de gidecekti. Salak kız. Yataktan kalktı ve dolabına yürüyüp bişiler aldı. Banyıya girdi ve çıktığında hazırdı. Bende o banyodayken hazırlanmıştım. Hala başı dönüyor gibiydi. Yerinde sendelemesi uykusuzluktandı. Yanında durup elimi beline koyduğumda bana karşı koymadı aksine buna ihtiyacı varmış gibi gülümsedi.
Bir sürü mağazaya girdik diyemem çünkü bu kız girdiğimiz ilk mağazada bulduğu bikaç şeyi deneyerek bi tanesini seçtirmişti. O kadar yorgun gözüküyordu ki içim acıdı. Denediği ilk elbise fazla kısaydı. Bunu es geçmesini söyledim ve ikinci elbiseyi denedi. Bu koyu kırmızı derin yırtmacı olan bir elbiseydi. Belki şuan hiçbişeydik ama yine de o yırtmaç sinirlerimi bozmuştu bunu da es geç dedim. En son denediği elbiseyle gözlerimi ondan alamadım. Hiç bişey ondan daha güzel değildi şuan. Koyu yeşil ve etekleri yerde sürünen bu elbise onu o kadar güzel gösteriyordu ki lanet olsun bu kız aklımı başımdan alıyordu. Bunu seçtiğimde rahatlamıl gözlerle bana baktı ve ayskkabısını seçerek kasaya doğru gittik. Kıyafetleri ödedim ve Hogwarts'a doğru gitmeye başladık. Yanımda yürürken normalde bana söylenmesi gerekirken fazla suskundu. Sürekli dile getirmekten yoruldum ama fazlasıyla uykulıudu. Okula girdiğimizde daha fazla dayanamadı ve kapanan gözleriyle yere düşecek oldu ama son anda yakalamıltım. Onu kucaklayarak odaya götürdüm. Yatağına yatırdım ve üstünü örttüm. Yatağının yanına çöktüğümde beni duymasada konuşmaua başladım.
Küçük bi işim var ayışığı döndüğümde uyanmış ol.
Dedim ve alnında öpüp odadan ayrıldım.
Mia's pov

Uyandığımda başucumda gördüğüm gözlerle bakıştım yataktan doğrulup nolduğunı hatırlamaya çalışıyordum LAN BEN BAYILDIM MI hassiktir. Hepsi uykusızluktandı. Off neyse benim masum sarıkafam yatağımın başında çömelmekten sıkılmış olmalı ki yanıma oturdu ve ellerime bir kutu koydu.
Bu nedir?
Sadece kapağını aç
Açtığımda gördüğüm şey karşısında donakaldım. Bu şey çok güzeldi. Elbisemle uyumlu bir kolyeydi. Dönüp
Bu çok güzel teşekkür ederim deyip yataktan kalktım. Banyoya girip yüzümü yıkadım. Daha sonra odaya geçip telefonumu aldım saate baktığımda balonun başlamasına sadece 1 saat kaldığını gördüm. Hala yatağımda oturan sarıkafaya bakıp
Kalk çabuk yatağımdan 1 saat kalmış hazırlansana geç kalıcaz salak. Bide neden beni uyandırmadın ya kaç saat uyudum ben off.
Benim hazırlanamam o kadar uzun sürmez ayışığı sen önce kendine bir bak hızlı ol çünkü elaleme Draco Malfoy ve partneri geç kalmış dedirtmem. Bide tüm gece uyumadın bu yüzden uyuman lazımdı bu yüzden uyandırmadım ayrıca çok da uyumadın merak etme.
Egoist ya dünkü halinden eser yoktu. Bu çocuktaki ego üç oda bi salondu yemin ederim. Söylene söylenen banyoya girip hızlıca bir makyaj yaptım bu konuda üstüme kimse su dökemezdi. O yüzden bu iş tamamdı. Şimdi tek saçım kalmıştı. Onu da düzleştirerek hallettim bugün sadece düz olsunlar yeterdi. Banyodan elimde maskarayla çıktığımda Malfoy elinde telefonuyla bişeylere bakıyordu. Çıktığımda kafasını kaldırıp bana baktı halim cidden çok komikti. Tam dönüp ona bişey söyleyecekken telefonum çaldı. Arayan Tom du. Hemen elimdeki maskarayo bırakıp telefonu elime aldım odadaki aynaya dopru giderken maskara hala elimdeydi. Bu yüzden telefonu hoparlöre aldım. Marvolo konuşmaya başladı.
Nerdesin Lilith herkes sizi beklıyo.
Geliyoruz marvolo azcık sabret bide daha kaç dakika var bakiyım bak daha yarım saatimiz var geliyoruz şimdi.
Tamam bekliyorum. Baloda görüşürüz.
Görüşürüz.
Telefonu kapattım ve öylesine yere fırlattım. Beni izleyen sarıkafa bu hareketime şaşırdı. Bence şaşırdığı şey hareketin değil marvolo nun bana Lilith demesine kızmıyor olmamdı çünkü bunu en son dyen kişiye yani potter'a yaptıklarımı biliyordu.
Maskarayı sürüp elbisemi giymek için banyoya tekrar girdim ve nihayet yarım saatin sonunda hazırdım. Ayakkabılarımı giydiğimde artık tamamen mükemmel görünüyordum. Çıktığımda Malfoy yanımda belirdi ve kolyeyi alıp bana takmasını istedim. O da o mükemmel şeyi boynuma taktı artıı tamamlanmıl gibi hissetmiştim.
O kadar güzelsinki sana bakmaya kıyamıyorum ayışığı.
Hımm bunları söyleyen draco Malfoy mu gururlandım. Biliyorum canım ben zaten mükemmelim ama yalan yok şuan nefes kesici bir yakışıklılığın var.
Hımm bunları söyleyen Mia Lilith Black mi? Sağolun hanımefendi. Hadi artık koluma gir ve gidelim.
Dediğini yaprım ve balo yerine ulaştık. Bizi görenler dönüp bunlar ne alaka der gibi bakıyordu. Hepsinin ağzını burnunu kırmak istiyordum. Ben onlara böyle bakarken Draco baa seslendi.
Yan yana o kadar iyi duruyoruz ki gören dönüp bir daha bakıyor.
Bakan herkesin ağzını burnunı kırabilir miyim? Lütfen sadece masum bir istek. Dedim en saf gözüken halimle. Gülerek
Eğer buradakilerden herhangi biri hakkımızda yanlış bişey düşünürse ikimiz beraber dövelim nası fikir?
Tamamdır ama bu gece en az bir kişiyi dövcez di mi?
Tamam ay ışığı dövücez şimdi sadece bizimkilerin yanına gidelim olur mu?
Hımhım gidelim.
Yanlarına geldiğimizde önce marvoloya baktım ve ıslık çaldım
Ne kadar yakışıklısınız bugün beyefendi.
Sağolun hanımefendi bugün o kadar güzelsinizki gözlerimi sizden alamıyorum haberiniz olsun.
Ona gülerek yanına gidip sarıldım. Anında karşılık verdi daha sonra pansye döndüm ve çok gzğel olduğunu söyledim. Bir süre sonra yanımıza Theodore ve Matt geldi. Onlar da yanımıza oturdular. Bir süre sohbet ettikten sonra bir şarkı çaldı ve herkes dans pistine doğru yürüdü. Ne kadar da güzel dans ediyorlardı. Derken benim sarıkafam bana dans teklifinde bulundu ve beraber dans etmeye başladık. Gitmeden önce toma onu dansa kaldırmasını söyledim. Kabul eder merak etme sen Tom Marvolo Riddle sın seni kabul etmeyen ölsün dedim ve dracoyka dans ettik. Piste gittiğimizde ellerini belime koydu ve bende ellerimi onun omzuna koydum. O kadar büyüleyici ydi ki hayatımda ilk defa bir baloya katılmıştım ve o kadar mükemmel ilerliyordu ki herşey kafamdaki sesler susmuş gibiydi yanımda Draco vardı ve ben mutluydum. Gözleri yüzümde gezinirken konuşmaya başladı
Çok güzelsin.
Bak ikidir şunu yapıyorsun yapma.
Ne yapıyormuşum?
Bana böyle bakma ya kendimi çok garip hissediyorum.
Nasıl bakıyorum?
Böyle bana sanki dünyadaki en güzel kız benmişim gibi lanet olsun ki çok güzel bakıyorsun.
Dünyadaki en güzel kız sensin zaten ayışığı.
Bunu dedikten sonra belimdeki elleri sıkılaştı ve göğsüm onun göğsüne çarptı. Bu bir danstı ve ayak uydurmak lazımdı kollarımı boynuna daha sıkı doladım ve sanki birbirimize sarılıyormuluz gibi görünen halimizle balo sonuna kadar dans ettik. Artık yorulduğumu anladığında benimle birlikte koltuğa oturdu. Bir süre sonra gözümün önünden bir karaltı geçti bir adama benziyordu daha doğrusu ona lanet olsun. Kimseyi umursamadan ayağa kalkıp kapıya doğru koştum. Onu koridorda beni beklerken görmeyi beklemiyordum.
Ne işin var senin burda yine ne istiyorsun yeterince acı çektirdiğin yetmedi mi defol hayatımdan sikik herif!

Yarım bıraktığım işi tamamlamaya geldim Lilith hazır ol çünkü bu sefer o lanet olası güçlerin bile seni koruyamayacak....

Devam edecek.....

Biliyorum biraz erken kavuşmuş gibi oldular dracoyla ama ayrılacakları an da olacak emin olun bir de Draco bu bölüm egoist olmadı üzgünüm 😔ama zor zamanlar geçiriyor ne olduğunu da ilerideki bölümlerde yazacağım. Umarım okunur okuyan arkadaşlarıma en içten teşekkürlerimi sunuyorum.