Ateşin Kıvılcımları kitap kapağı

2. bölüm / 3

BÖLÜM 2

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 2

Sizi seviyorumm💗💕 Bu hikayelerde kendi olaylarımada yer vericem ara sıraa haberiniz olsun ballarr🙈
-----------------♡----------------
*8 Kasım 1999
Yazarın Anlatımıyla;
Eser, Balım'ın ölümünden sonra iyice çapkınlaşmıştı. Her gün içiyor, içtikten sonra eve birilerini alıyordu. Kızı onun için önemli değildi. Karısını elinden alan bir pislikti. Lanet olası şeytan büyüdükçe karısına benziyordu. Bu yüzden onun ismi de Balım'dı. Eser, çalışmayı bırakmıştı. Ama her gün bir kadınla yatıyordu. Bu, kesintisiz 5 yıl devam etmişti. Onu durduran şey ise uyuşturucuydu. Ne yaptığını göremeyecek duruma gelmişti. Kızına ise asla bakmıyordu. En son altını ne zaman değiştirmişti? Doğduğu an. Sonrasında mahalleliler değiştirip bakmışlardı. Kızının ilk kelimesi bile baldı. Şimdi soruyorum. Erkeklere güven var mı? ASLA! Belki de Balım daha küçücüktü ancak hissediyordu. Zaten 2 ayını hastanede kablolara bağlı olarak yaşamıştı. Doğması bile mucizeyken. Bu hayatı sevmesi nasıl beklenirdi? Beklenemezdi. Çünkü bilmiyorlardı ki... O en çok yaşadığına kahrolacaktı...
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yine Eser'in içtiği bir gündü. Ne zaman içmiyordu ki zaten? Ancak bu sefer kadınlar kapıya dayanmamıştı. Daha gencecikti, ama evlatlıktan reddedilmişti. Yakışıklılığını ve vücudunu burada, kadınlarda kullanacaktı. Kadınları bekledi ancak gelen olmadı. Dışarı çıkmaya karar verdi. Amacı onları bulmaktı. Ancak karşısında fıstık gibi genç kız bulmayı beklemiyordu. Mini eteği, ipince bluzu ile sokakta yürüyordu. Onu takip edicektim. Ancak hayatımı değiştiren adımı burada atacaktım
~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bıkmıştım. Cidden ama ya! Her seferinde yeni gelen erlere ben ders veriyordum. Diğerleri ne mi yapıyordu. Dedikodu! Tam bir salaklardı. Tabii daha görev gelmedi yan gelip yatın. Kınıyorum içimde onları şuan. Bu gerizekalılar da hiçbir halt anlamıyor ki! Ben erken böyle değildim. Gördüğümü anında yapardım. Arkadan Eymen'in geldiğini görünce göz devirip içimden saydırdım. Sonra arkamı döndüm. Alaycı bir tavırla ; "Ooo! Kimleri görüyorum. Eymen? Noldu çay mı bitti onu mu alıcaksın ha? Bana yardım etmeye gelmediğine göre alabilirsin." Eymen şaşkın şaşkın göz kırpıştırdı. Ara sıra acaba bunu yanlışıkla mı buraya gönderdiler diye düşünüyorum. Kaçak girmişti bence. Başka türlüsüne imkan yok. Sonra söze girdi. "Komutanım, şey saçlarınıza naptınız?" Ne yapmışa benziyordum? Düz olduğuna göre kıvırmıştım. Sabır dileyerek. "Düzleştirdim, Eymenciğim." Güzel bir aksanı vardı inkar edemezdim. Anında toparlandı. "Komutanım, görev varmış, emir büyük yerden." Nereden olacak acaba erlerden falan mı? Giray albay hızlı çıktı. Yeni mezun olmuştuk. Neyse alışırız. Her şeye alıştığımız gibi. "Ne zamana?" Eymen sanki normal bir şeyden veya goygoy yapıyormuşuz gibi "1 yıl önce." Salak, vallahi salak. Hayır beni bu time de kim attı ki? Ben bu kadar gerizekalılarla ne iş yapıcam. Birde sırıtıyor geçircem ağzının ortasına. Neyse bizimki geliyordu. Şimdi ağzıma sıçıcak olamaz! Rengin yine yüzünde 1 ton makyajla bize doğru yürüyordu. Kız güzelde değildi ki! Makyaj bile zor toparlıyordu yüzünü. Cilveli cilveli geliyor bir de. Eymene yaklaştı, yaklaştı. Eymen odunu da "Ağzın kokuyor. Git yıka" dedi. Bende onu taklit ederek. "Oğzon kokoyor. Got yoko" dedim. En sevmediğim şey erkeklerin kadınları ezmesiydi. Göz devirdi. Yalnız birşey farkettim. Renginin rengi attı. Tamam komikti kabul edin! Aniden Eymenden uzaklaştı. Tabii sonra gün içinde olanlar malum. Erlere eğitim gösterme bahanesiyle Eymen'i pataklama
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yorgun argın adımlarım eve ilerliyordu. Bugün 10 Mart doğum günümde yaşasın nasıl mutluyum ama! Kapıyı açtığım gibi yağlı boya kokusu yüzüme çarptı. Canım sıkıldığında çiziyordum bir şeyler. Mutfağa ilerledim kendime kek yaptım ve mumu üfleyerek. Kendi doğum günümü yine kendim kutladım.
Çünkü bazen insanları beklememek gerekir, kutlamak için. Eğer kendini en kötüsüne hazırlarsan, iyi gelince mutlu olursun. Ama kendini iyiye hazırlarsan kötü gelince mutsuz olursun. Hiç unutmuyorum bir gün doğum günümdü ve herkese not yazmasını hediye almasının gerek olmadığını söylemiştim. Hiç kimse not yazmayıp hediye almıştı. Trajikomikti. Keki çatala batırıp ağzıma attığım an anladım ki tuz katmışım bunun içine. Ah! Salak kafam işte. Birde ciddi bir konuşma yapıyorum. Ah salak ben!! Gözlerim kaymaya bilincim kapanmaya başladığında kendimi zor tutup ayağa kalktım ve en sevdiğim müzik grubunu yani Dolu Kadehi Ters Tut¹'u açtım. Ağzımın içinde mırıldana mırıldana uykuya daldım. İyi ki doğdum...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…