2. bölüm / 3
Ateşin GölgesiAteşin Gölgesi
Bölümler 3Şu an: Ateşin Gölgesi
- 1 Ateşin Gölgesi1.128 kelime
- 2 Ateşin Gölgesi1.312 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Ateşin Gölgesi1.282 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2. BÖLÜM
Ne yaptığımı bende bilmiyorum. Niye adını sordum. Kafam yerinde mi benim acaba?
Banane ki onun adından.İçim bir anda boşluğa düşmüş gibi oldu. Herkesin dilinden düşürmediği,Bozkar Aşireti'nin en büyük oğlu bu muydu?Yüzünü tam görebilmek için parmak uçlarıma çıktım hala kısa olsam da kafamı yavaşça kaldırdım "Sen" dedim kısa bir duraksamayla "O Karan mısın?" "O Karan derken?" bunu derken dudağının kenarı hafifçe kıvrıldı. Gözlerimi kıstım ve ona baktım "Şu bütün Mardin'in tanıyıp korktuğu. Bende merak etmiştim kim bu diye. Bu tipten mi korktular?" Bir dakika ben az önce ne dedim? Hangi akılla söyledim ben bunu? Yok benim aklım yerinde değil en iyisi konuşmayı bitirip kahvaltı yapmaya gideyim. Karan bana doğru bir adım attı. "Merak tehlikelidir Doktor Hanım" "Merakı severim Karan Bey" Tam o anda koridoru delen bağrış duyuldu. Bir hışımla arkamı döndüm sedye hızla geliyordu hemen yanına gittim.50 yaşlarında bir adam omuzundan vurulmuştu. Ambulans geç gitmiş olmalı ki yorgun düşüp bilinci kapanmıştı. Çünkü adamın gözleri kapalıydı. "Ameliyathane hazır mı?" dediğimde hemşireler koşmaya başladı. Karan ağır adımlarla sedyeye yaklaştı. "Çekilin!" dediğinde kimse tereddüt etmeden çekildi. Bende. Kafamı ona çevirdim. "Tanıyor musun?" "Babam" dedi. Hemen kafasını bana çevirdi. "Onu kurtarmak zorundasın!" Şaşkınlıkla Karan'a baktım. Emir mi verdi o bana? "Ben keyfime göre hasta iyleştirmiyorum. Görevim diye yapıyorum" "Bu lafını hatırlatırım Doktor Hanım" "Bekliyorum Patron Bey" "Bana laf yetiştirme de babamı kurtar" göz devirerek ameliyathaneye ilerledim. Karan arkamdan geliyordu. Aradan 2-3 saat geçmişti. Ameliyathaneden çıktım. Karan ve yanında 2 erkek ve 1 kız daha vardı. Herhalde kardeşi ya da kuzenleriydi. "Babam iyimi yaşıyor mu?" "Amcam iyi mi?" "Amcam nerde?" Art arda 3 ünden de soru gelmişti "Bir sakin olun da nefes alsın kız" Karan'ın yüzüne bön bön baktım. 1.90 boylarında hafif kumral saçlı bir çocuk bana döndü. "Tamam nefes aldın mı? Hadi şimdi söyle babam nasıl?" "Sakin olun babanız ve amcanız gayet iyi. Kurşun sağ kolunu sıyırmış.Sadece yorulduğu için bilinci kapanmış" hepsi birden nefes aldı. Karan'ın o soğuk bakışları hala aynıydı. "Peki görebilir miyiz babamı?" "222. Odada görebilirsiniz" hızlı adımlar ile ilerlediler. Karan da arkalarından yavaşça ilerledi. 1 saat sonra hasta kontrolü için bende odalarına gittim. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdim. Karan yatağın yanındaki berjerde oturuyordu. Diğerleri de büyük koltukta hastaya bakıyorlardı. Hasta uyanmıştı bilinci açıktı. "Merhabalar Fırat Bey. Nasılsınız? Bir ağrınız var mı?" Fırat bey yaşlandığı için oğlundan biraz kısaydı 1.85 boylarındaydı hasta bilgilerinde görmüştüm 50 yaşındaydı. Ama genç duruyordu. "İyiyim Doktor Kızım. Ağrım falan yok teşekkür ederim beni kurtaran sensin" "Estağfurullah Fırat Bey. Görevim bu" Karan soğuk bakışlarını üzerime dikti ve konuştu "Doğru diyor baba. Görevi o tabii ki kurtaracaktı" Karan'a bakmadan göz devirdim. "Teşekkür beklerdim Karan Bey. Babanızı kurtardım neticede" ayağa kalktı ve önüme dikildi. "Sözünü hatırlatırım Doktor Hanım" Kahretsin. Ben ne dedim. Babasına dönerek. "Ben diğer hastalara bakayım Fırat Bey. Bir ağrınız olursa yatağın kenarındaki butona basın hemşire gelir. Geçmiş olsun" dedim arkamı döndüm giderken Karan'ın sırıtış sesini duydum.
***
Sabahtan beri kahvaltı yapmamıştım. Nerdeyse bayılmak üzereydim. Kantine ilerlemeye başladım. Kantine geldiğimde bir kahve,2 poğaça ve 2 kek aldım. Tam 1. Poğaçamı bitirmeye yakınken masamın etrafını 3 kişi sardı. Bismillah bunlar kim be? Dur bir dakika bunlar az önce Fırat Bey'in odasındaki çocuklardı. "Merhaba Doktor Abla. Oturabilir miyiz?" 1.90 boylarında hafif kumral saçlı kara gözlü çocuk konuşmuştu. "Tabii buyrun oturun" "Ben Fırat Bey'in oğluyum. Sen abimi takma,ben sana çok teşekkür ederim. Babamı kurtardığın için" "Zarifliğiniz için teşekkür ederim. İşim bu tabii ki kurtaracaktım" "Biz yinede teşekkür ederiz" dedi. Bu sefer 1.65 boylarında sarı saçlı beyaz tenli kahverengi gözlü bir kız bana elini uzattı "Hem amcamın doktorusun hemde hastanemizin.Tanışmak bizi çok memnun eder. Ben Berfin Bozkar. Karan'ın kuzeniyim" bende elimi uzatıp onun elini sıktım. "Ben de Feza Eflin Vural" Berfin denilen kız elini çekti ve sağındaki az önce konuşan çocuk elini uzattı. "Ben de Demir Bozkar. Karan'ın kardeşiyim" Demir elini çekince Berfin'in solundaki çocuk elini uzattı. "Ben de Sarp. Sarp Bozkar. Karan ve Demir'in kuzeni Berfin'in de abisiyim" onunla da elini sıkıştım ve tebessüm ettim. "Hepinizle tanıştığıma çok memnun oldum" dedim. Tam o an arkamdan bir ses duydum. Tam tepemdem. "Tanışma merasiminiz bittiyse Doktor Hanım işine dönsün" Evet bu Karan'dı. O tepemde olduğu için kafamı hafifçe geriye götürdüm. "Ama daha kahvaltım bitmedi" "Sohbet edeceğine yeseydin" masadaki üç çocuk tek kaşını kaldırmış Karan'a bakıyordu. Off'layarak yerimden kalktım."Gıcık" diyerek ilerledim. Allah'tan doktorlara kantindeki yemekler bedavaydı da param boşa gitmedi. Yürüken Karan'ın sırıtış sesi geldi. Yahu bu adam sırıtmaktan başka bişey bilmiyor mu?
***
Mesaim bitmek üzereydi. Odamda kahvem önümde sandalyede boş boş oturuyordum. Canım sıkılmaya başlamıştı. Acaba erken çıksam bişey olur mu? Zaten kalmış şuracıkta 1 saat. En iyisi Beren'in yanına gideyim. Tam masadan kalkmıştım ki biri kapıyı çaldı. "Gel" odaya Sarp ve Demir girdi. "Merhaba Doktor Abla" dedi Demir. "Sarp,Demir? Fırat Bey'e mi bişey oldu?" "Ay yok kız Allah korusun" dedi Demir. "Doktor Abla abim kapıda seni çağırıyor aşağıda. Çantanı alıp gelmeni istedi. 'Toparlansın erken çıksın' dedi" diye sözünü bitirdi. "Öncelikle Demir sen kaç yaşındasın he bir de Sarp?" Demir "Ben 24yaşındayım ne oldu ki?" "Ben de 25 yaşındayım" dedi Sarp. "Aramızda 3 yaş var Demir bana abla demene gerek yok. İsmimle hitap etmen daha iyi benim için" "Ne? Sen 19 yaşında mısın? Doktor olmak için çok küçüksün" dedi. Sarp ile ben birbirimize bakıp kahkaha attık. Sarp Demir'in omzuna bir sille geçirdi. "Gerizekalı 21 yaşında kız 21,21 senin matematiğinin içine " "Hee ben sandım 19 yaşında" "Neyse hadi Karan bekliyor beklemeyi sevmez hemen gidelim yoksa bir ton laf işiteceğiz. Biz iniyoruz sen gelirsin Feza" "Tamamdır aşağıda görüşürüz" Sarp ve Demir el sallayarak odadan çıktılar. Bende paltomu ve çantamı alarak çıktım. Dışarı çıktığımda Karan,Berfin,Demir,Sarp Arabanın yan tarafına dizilmiş bana bakıyordular. Daha doğrusu Karan bakıyordu. Demir,Berfin ve Sarp gülerek sohbet ediyorlardı. Allah rızası için bu Demir niye Karan kadar soğuk değil bu Karan'ı buz dolu kovanın içinde mi doğurdular? Ne bu soğuk surat? Neyse umurumda değil. "Selam" dedim arabanın yanına geldiğimde hepsi bana döndü. "Selam" dedi Berfin,Demir ve Sarp. "Eee çağırdınız geldim. Erken çıkmama izin vermişsiniz. Gideyim ben" dedim tam arkamı döndüm giderken "Dur" dedi Karan. Arkamı döndüm. "Efendim?" "Nereye?" "Sizene? Erken çıkabilirsin demişsiniz bende çıktım gidiyorum" "Git dedim mi? Belki başka bir şey için erken çık dedim" "Tamam söyleyin ne istiyorsunuz?" "Arabaya bin" "Ne?" Bir dakika ne dedi bu? Arabaya bin mi? Bu ne ya haber verip kaçırıyor gibi. "Ne ne? Bin işte" "Abi pat diye söylenir mi kız kaçıracaksın sandı" bunu söyleyen Berfin'di. Allah'tan anladı halimi. Berfin bama dönüp "Canım öncelikle sorun yoksa adınla seslenebilir miyim?" Dedi "Tabii ki asla sorun yok lakap bile takabilirsiniz" diye karşılık verdim tebessüm ederek."Sakar cüce" diye bir anda atıldı Karan "Sana demedim herşeye atlama. Hem ne sakarlığımı gördün?" "İçimden geldi" Şu Karan sinirimi bozuyordu. Göz devirdim. Sonunda Berfin konuştu "Feza biz bugün amcam hastaneden iyi çıkıyor diye evde yemek vereceğiz tabii ki aile arasında öyle büyük aşiretler gelmeyecek. Abim seninde gelmeni istiyor" Berfin bunu dedikten sonra Karan Berfin'in kafasına vurdu "Ben mi istedim bıldırcın. Babam istedi" "1. Si ben bıldırcın değilim. İkincisi pardon evet amcam istedi onun ameliyatının başarılı geçmesinde yardımcı olmuşsunuz onu tedavi etmişsiniz. O da bugün yemeğe sizi davet etti" "Amcanız çok güçlüydü hatta o kadar iyi ki bugün 6 saat önce ameliyat olmasına rağmen gerçekten turp gibi" arkadan Fırat Bey geldi. "Bige kızım lütfen teklifimi geri çevirme. Rica ediyorum kabul eder misin?" "Peki Fırat Bey sizi kırmayayım" "Tamam o zaman hadi gidelim" "Rica etsem ben önce eve gideyim ev arkadaşıma evde olmayacağımı haber vereyim ve üstümü değiştireyim" "Tabii ev arkadaşını da getir boşa yemek yapmasın" "Olur mu öyle şey rahatsızlık vermeyelim" "Yok kızım onu da al gel" "Peki o zaman müsaadenizle ben gideyim" "Dur kızım Demir oğlum bıraksın seni" "Ben niye bırakıyorum Sarp bıraksın" "Bende bırakmam Berfin bıraksın" "Benim okula rapor vermem gerekiyor Karan abim bıraksın" "Tamam susun be ne zırvaladınız. Ben bırakırım" diyerek sinirli bakışlarını üzerlerinde gezdirdi "Yok ben tek giderim" Karan kapıyı açtı ve ben ne olduğunu anlamadan kendimi arabanın sağ ön koltuğunda buldum. Ne yani şimdi beni eve Karan mı bırakacaktı? Bu deveye hastanede katlanamıyorum bir de akşama kadar nasıl katlanacaktım.
Bölüm etkileşimi
