4. bölüm / 4
ATEŞİN GELİNİ•Yabaancının Merakı
Bölümler 4Şu an: •Yabaancının Merakı
Ormanın derinliklerinde, hıçkırıklarımın yankısı yavaş yavaş dinerken sadece derenin şırıltısı kaldı. Başımı dizlerimin arasından kaldırıp gözyaşlarımı sildim.
Yüzümün yandığını, boğazımın ağrıdığını hissediyordum.Bütün bedenim geçirdiğim korku ve çaresizlik nöbetinden dolayı titriyordu.
Sienna hâlâ tam karşımda, kayanın dibinde duruyordu. Kıyafetleri çamurluydu, ıslak siyah saçları omzuna dökülmüştü ama duruşunda en ufak bir sarsıntı bile yoktu.
Az önce yaşanan karmaşaya, onu aniden itip saklamama ve üzerindeki baskıma rağmen yüzünde ne bir korku ne de bir panik izi vardı.
Kehribar gözlerini üzerime dikmiş, beni garip bir merakla inceliyordu. Yanaklarımdan süzülen yaşların bıraktığı izlere, titreyen ellerime baktı.
"Az önceki adam kimdi?"
diye sordu yavaşça. Sesi, sanki az önce yaşanan gerilim hiç olmamış gibi sakindi.
"Prens Lysander." dedim, sesim hâlâ pürüzlü ve kısıktı.
"Düşman krallığın prensi. Babam sırf barış sağlamak için beni onunla evlendirmek istiyor. Ama ben o adama bakınca sadece korku ve nefret hissediyorum.
Sırf siyasi bir anlaşma uğruna hayatımı karartmalarına izin vermeyeceğim."
Sienna hafifçe başını yana eğdi. Gözlerindeki o karanlık ve derin ifade daha da belirginleşti.
"Peki ne yapacaksın?"
dedi, bir adım yaklaşarak.
"Ağlamak seni o adamdan korumaz. Kaçacak mısın, yoksa sana biçilen bu kadere boyun mu eğeceksin?"
Sözleri sertti ama haklıydı. Ayağa kalkıp üzerimdeki elbisenin tozunu sirkeldim.
"Kaçacağım." dedim kararlılıkla.
"Gerekirse bu krallığı tamamen terk edeceğim ama asla onun karısı olmayacağım."
Sienna hafifçe gülümsedi. Bu gülümsemede insanı hem ürküten hem de ona güven duymasına neden olan gizemli bir güç vardı. "Sınırları aşmak kolay değildir küçük prenses."
dedi buz gibi bir sesle.
"Ama bir yol arkadaşına ihtiyacın olursa belki de yollarımız sandığından daha çok kesişiyordur."
Bölüm etkileşimi
