AŞKI KILIÇ YÖNETİYOR

Vaveyla Yazarı: Jennie_balz 95

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: AŞKI KILIÇ YÖNETİYOR

𝟷. 𝐵Ö𝐿Ü𝑀 İ𝑆𝑇𝐸𝑀𝑆İ𝑍 𝐾𝐴𝑅Ş𝐼𝐿𝐴Ş𝑀𝐴

Güne huzurlu bir sabaha uyanmayı umarak başlamıştım ama bizim topraklarımızda huzur, sadece bir seraptan ibaretti. Yataktan yeni kalkmış, üzerimi değiştirmiştim ki aşağı katlardan gelen o tanıdık gürültü sarayın devasa taş duvarlarını titretti. Üst kısmı korse şeklinde sert deriden yapılmış, alt etekleri ise derin bordo ve krem rengi kumaşlardan oluşan, zırhı andıran asil bir elbise giydim.Babamın yani o heybetli generalin öfkeden kükreyen sesi koridorlarda yankılanıyordu.
"Asla! Tek bir karış toprak bile vermem size! Bizim sınırımız bellidir!"
Kaşlarım çatıldı. Merak ve içimi kaplayan o tanıdık öfkeyle odamdan çıkıp hızla merdivenleri indim. Büyük taht salonunun kapısına geldiğimde içerideki gerilim havayı bile ağırlaştırmıştı. Üzerinde yaşadığımız bu devasa ülke, uçsuz bucaksız toprakları ve sınırlarıyla adeta bir imparatorluktu; ancak bu devasa dünya, asırlardır iki düşman bölge arasında paylaşılamıyordu. Ve görünen o ki, karşı taraf o bitmek bilmeyen açgözlülüğüyle yine sınırlarımıza göz dikmişti.
Salona adım attığımda gözlerim babamı, ardından da karşısında dikilen yabancıları buldu. Karanlık Bölge’nin acımasız tiranı Boran, karısı Margaret ve hemen arkalarında duvar gibi dikilen oğulları: Karn.
Boran, kibirli bir gülüşle babama bakıyordu. "Bölgemizi genişletmek zorundayız, eski dostum," dedi alayla. "Bu devasa ülkenin zenginlikleri ortada. Ya bize o sınır şeridini verirsin ya da bu sessiz savaş yerini koca bir kıtayı yakacak bir kan gölüne bırakır."
Normal bir evlat bu durumda ortamı sakinleştirmeye çalışırdı. Ama ben Valeria’ydım. Damarlarımdaki kan, sakinleşmek için değil, savaşmak için akıyordu.Boran kendi gibi görgüsüz bir takım gitmişti işlemeli lacivert takım elbisesinin üzerine, omuzlarında koyu renkli kürk ve pelerin detayları olan, imparatorluk ihtişamını yansıtan çok ağır ve gösterişli bir takım gitmişti. Eşi Margaret ise Üzeri tamamen altın ve mavi taşlı ağır işlemelerle kaplı, yüksek yakalı, gece mavisi renginde, tacı ve mücevherleriyle saf zenginlik ve otorite kokan görkemli bir elbise vardı. Onların şu görmemişliği beni sinir ediyor. Ve bir anda lafa ataldim
"Kendi topraklarınızın büyüklüğü gözünüzü doyurmadıysa, gidin o doymak bilmeyen hırsınızda boğulun!" diye bağırdım, salona doğru sert adımlarla ilerlerken.
Herkesin bakışları bana döndü. Babam "Valeria, odana dön!" diye uyardı.Üzerinde zarif kendinden desenleri olan fildişi/kırık beyaz renginde şık bir yelek ve ceket kombinasyonu. Pantolonu ise dökümlü ve temiz bir beyaz kumaştan oluşuyor.Babam normalde de böyle giyinirdi. Annem ise yani Alesta Üzerinde zarif kendinden desenleri olan fildişi/kırık beyaz renginde şık bir yelek ve ceket kombinasyonu. Pantolonu ise dökümlü ve temiz bir beyaz kumaştan oluşuyor.Doğrudan Boran’ın karşısına dikildim. "Bizden toprak koparabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Sizin o vizyonsuz bölgenizi daha da devasalaştırmak için feda edecek tek bir çakıl taşımız bile yok!"
Ortam iyice kızışmıştı. Benim laflarımla babam da cesaretlendi, Boran öfkeden deliye döndü. Karşılıklı bağrışmalar, tehditler havada uçuştu. En sonunda Boran, "Bu mesele burada bitmedi!" diyerek arkasını döndü. Margaret ve Karn ile birlikte salonu terk ettiler. Herkes bir hışımla dağılmıştı.
Sinirlerim tepemde, üst kata çıkan loş koridorda yürüyordum. Tam köşeyi dönecektim ki adımlarım aniden durdu.
Karn, koridorun duvarına rahat bir tavırla yaslanmış, elindeki o devasa, uğursuz kılıcını inceliyordu. Üzerinde ince işlenmiş metalik detayları olan simsiyah askeri bir zırh, omzunda asil bir pelerin ve siyah deri eldivenler gitmişti.Parmaklarını kılıcın metalik gövdesinde yavaşça gezdiriyor, sanki az önceki hararetli tartışma hiç yaşanmamış gibi sakin görünüyordu. Onun bu umursamaz, alaycı tavrı beynime sıçradı.
Hızla ona doğru koştum, aramızdaki mesafeyi kapatıp tam önünde durdum. "Sende hiç gurur yok mu?" diye tısladım, sesimi alçak tutmaya çalışarak. "Baban burada koca bir imparatorluktan toprak çalmaya çalışıyor, sen de arkasında bir köpek gibi dikilip kılıcını mı temizliyorsun? Haddini bil, Karn! Bizim topraklarımızdan uzak durun!"
Karn, bakışlarını kılıcından yavaşça kaldırdı. O koyu renk gözleri doğrudan gözlerimin içine kenetlendi. Dudaklarının kenarı, sinir bozucu alaycı bir gülüşle yukarı kıvrıldı. Hiç istifini bozmadan, duvardan hafifçe ayrılıp üzerime doğru bir adım attı. Boy farkından dolayı bana tamamen tepeden bakıyordu.
"Çok konuşuyorsun, küçük hanım," dedi, sesi o kadar derinden ve pürüzsüz geliyordu ki öfkeden delirecek gibi oldum. Devasa kılıcını yavaşça aramızda kaldırdı, metalik parıltısı yüzüme vurdu. "Sözlerin keskin ama... şu kılıcın tek bir hamlesi kadar ölümcül değil. Haddimi bildirmek senin gibi bir süs bebeğine mi kalmış?"
"Süs bebeği mi?" diyerek elimi belimdeki hançere götürecek oldum ama o, kılıcının kabzasıyla hafifçe elimi engelledi.
"Kendini yorma," dedi göz kırparak. "Büyü de öyle gel. Şimdilik sadece havlıyorsun." Arkasını döndü ve o sinir bozucu, rahat adımlarıyla koridorda yürüyüp gözden kayboldu. Beni orada, öfkeden titreyen bir halde arkasında bırakmıştı. Ona haddini bildirememiştim, aksine benimle resmen dalga geçmişti.
Akşam olduğunda, salonda ailemle akşam yemeğindeydik ama kimsenin boğazından yemek geçmiyordu. Babam derin bir iç çekti. "Valeria... Bugün olanları düşündüm," dedi zoraki bir sesle. "Boran çok kararlı. Ülke devasa, eğer büyük bir iç savaş çıkarsa milyonlarca insan ölür, ordumuz mahvolur. Belki de sınır şeridinden biraz yer vermek en mantıklısıdır. Onları sakinleştirmeliyiz."
Kulaklarına inanamadım. Sandalyemi geriye doğru fırlatırcasına ayağa kalktım. "Ne demek yer vermek?!" diye bağırdım anneme ve babama bakarak. "Onlar kim ki bizden o devasa topraklarımızı çalıyor? Bugün o sınırı verirsek, yarın bu sarayı isterler! Ben asla kabul etmiyorum!"
"Büyük bir savaş çıkacak Valeria, anlamıyorsun!" diye sesini yükseltti babam.
"Çıkarsa çıksın! Savaşırız ama boyun eğmeyiz!"
Annem araya girmeye çalışsa da dinlemedim. Hayatımda ilk defa ailemle bu kadar büyük bir kavga ediyordum. Gözlerimden öfke gözyaşları dökülmek üzereydi ama onlara güçsüz görünmemek için arkamı dönüp hızla odama koştum. Kapıyı arkamdan sertçe çarptım ve kilitledim.
Yatağa kendimi attığımda kalbim hala göğsümü dövüyordu. Hem aileme kırgındım hem de koridorda benimle alay eden Karn’ın o kibirli yüzü gözümün önünden gitmiyordu. Yumruklarımı sıkarak, o dinmeyen öfkenin ve hayal kırıklığının eşliğinde gözlerimi yumdum. Uykuya dalarken bildiğim tek bir şey vardı: O topraklardan tek bir taş bile gitmeyecekti.

DEVAM EDECEK....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18