5. bölüm · Aşk Sargısı

Bölüm 5

Tuğsem Y

Binaya ağır adımlarla girmeye başladım. Çok stresliydim. Hem de çok
korkuyordum. İnsanlar gözümü korkutuyordu çünkü acımasız varlıklardı.
Kendilerine benzemeyenleri en kötü noktalarından vururlardı. Acımaları yoktu, bunu iliklerime kadar hissettiğim çok zaman olmuştu. Binadan içeri girdim ve solumdaki merdivene oturdum. Hazır hissetmiyordum kendimi kendi kendime içime bir kurt düşürmüştüm. Vazgeçmek istedim, evime geri dönmek; Minay’a, anneme sarılmak istedim. Sanırım hala küçük bir kız çocuğuydum ben, büyüyememiştim. Acaba herkes mi böyleydi yoksa sadece bende bir sıkıntı mı vardı? Hala aklım oda arkadaşlarımdaydı. Yaralarımı sarmama yardım mı edeceklerdi yoksa diğer şeref yoksunları gibi yaramı deşip üstüne bir de onlar mı yara açacaktı. Aklıma o gün geldi.“Babamı kaybettikten sonra bir yıl kendime gelemedim, zorla okula gittim, dershaneyi bıraktım. Sonraki yıl mezundum artık. Ama ne çalışacak ne de yaşayacak enerjim vardı. Yaşam oyunlarıyla bütün enerjimi sömürmüştü. Kendim değildim yürüyen bir ölüydüm. Babamın yokluğuna alışmak çok zordu. O bir seneyi de zar zor geçirdim. Psikologlara gittim seanslar beni biraz kendime getirdi. Konuşmak, birine içini dökmek gerçekten insanı rahatlatıyordu. Hayata yavaş yavaş alışmaya başlamıştım. En azından arada bir dışarı çıkıyor, yakın nirkaç arkadaşımla buluşuyordum. O sene de bir şekilde geçmişti. Sonraki yıl artık derslerime odaklanmaya karar verdim. Ailem için bunu yapmak zorundaydım. Bir dershaneye yazıldım. Şunu da söylemeden geçmeyeyim, bizim burası küçük bir semtti. Her şey çok hızlı yayılırdı… Kaydımı yaptırdık parayı biriktirip, dershaneye sonraki gün gittim. Keşke gitmez olaydım; sınıfa girdiğimde herkes bana acıyarak bakıyor, bazıları ise fısıldaşarak gülüyorlardı. Babam olmadığı için dalga geçtiklerini anlamayacak kadar salak değildim. Onların o pis suratlarını görür görmez sınıfa yeni adımımı attığım halde hiçbir şey demeden çıktım. Doğruca müdürün odasına gittim ve bu saygısızlığı anlattım.
Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki bir süre de zaten kendime gelemeyeceltim. Müdüre kaydımı silip paramı vermesini söyledim. Dediklerime o kadar şaşırdı ki bir yanlışlık olmalı diye düşündü. Ama keşke olsaydı. Ner şey apaçık ortadaydı. Benimle dalga geçiyorlar, acıyarak bakıyorlardı, yüzüme vurmak ister gibi acımı. Daha yeni yeni hayata dönmüşken beni hayattan soğutmaya çalışıyorlardı. En sonunda müdürle anlaştık paramı aldım ve çıktım. O günden sonra da bir süre dışarı çıkmadım ve asla bir kursa, dershaneye gitmedim.”
Oda arkadaşlarım beni tanımıyordu ama sadece şimdilik. Ya tanıdıklarında onlar da bir cadıya dönüşürlerse…