2. bölüm / 2
AŞK OYUNU :TEXTİNG:BÖLÜM 2:
Bölümler 2Şu an: BÖLÜM 2:
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Oyyyy oyyyyy kuzularım gelmiş...Büyükannelerinin prens ve prensesleriiiiiiiiiiii" derken büyükannem en nefret ettiğim şeyi yapıp duruyordu. VICIK VICIK SULU SULU ÖPMEK
"Ula Hatice dur daa! Çocukları geleceğine pişman etme dur!" dedi büyükbabam. Belki de ilk defa büyükbabama hak veriyordum. Ve evet bu bir ilkti.
"Yakup sen ne anlarsın hasretten? Evde acı biber yemek istiyorsun sanırım" dediğinde gülmemek için zor durdum. Demek evde büyükannemin sözü geçiyordu. Aslında büyükannemgile gelmişliğim vardı. Ama en son 2 yıl önce geldiğim için hatırlamıyordum. O zaman gelmememin sebebi ise YKS'ye hazırlanmaktı.
Büyükannem ve büyükbabam hangi bölümü kazandığımı daha bilmiyordu. Ama hangi bölümü istediğimi kendi adları gibi biliyorlardı. Ve onlara bu sürprizi söylemek için çok heyecanlıydım.
Şuan burada söylemek ise pek müsait değildi. Herkes birbirine çarpıyordu. Etrafta bir sürü polis vardı. Belki de bir suçlu arıyorlardı bilmiyordum. Emir polis olmak istiyordu. Ve hayallerini gerçekleştireceğine adım gibi emindim. Şimdi LGS'ye girmiş ve çıkmıştı. Oda zeki bir çocuktu.
Galatasaray Lisesini kazanmak istiyordu ama maalesef tam puan alamamıştı. Onun yerine Fen Lisesini kazanmıştı. Ve puanı da dehşet bir şekilde iyiydi. 490 puan almıştı.
Ben ise YKS'de ilk 100'e girmiştim. Çok başlarda olmasam bile 75.olmak güzel bir histi. Berna ise YKS'de 101.olmuştu. İlk 100'e giremediği için çok ağlamıştı. Ama onu motive etmiştim. Hem sıralama çok da önemli değildi benim için. Sadece puana önem verirdim. Berna ise benim tersimdi.
En son sarılma faslını sonlandırdık ve havalimanın çıkışına doğru ilerlemeye başladık. Bende 2 valiz ve kol çantam vardı. Dedemde 2 valiz Emir'de 2 valiz ve büyükannemde de minik çantalar vardı. 6 çanta ile gelmiştik ve tahmininiz üzere 4 tanesi benimdi.
EEEEE KIZ OLMAK BUNU GETİRİRDİ
"Maşallah Esila kızım. Evl taşıdın sanırım. Neyse ki bizim evimiz büyük de yer var." dedi dedem. Dedemgil daha yeni bir ev yaptırmıştı. Ve ilk konukları biz olacaktık. Buda heyecanlanmama neden oluyordu.
Dedemin Lacivert Doblo arabasına bindik ve yeni evlerine gitmeye başladık. Antalya yine yeni yeniden hala güzeldi. Cennet gibi bir il olduğunu kabul etmek lazımdı. Bazı yerlerde Afganlı Suriyeli insanlar vardı. Ama bunlar şuan benim için sorun teşkil etmiyordu. Ama ülkemiz için maalesef defolup gitmeleri lazımdı.
Elimde olsa tüfekle arkalarından koşacaktım ama işte...Hayat şartları bu yöndeydi.
BİRKAÇ DAKİKA SONRA EVDE:
"Hoay maşallah! Dede servet mi döktün bea" diye benim içimden geçenleri dışa vurdu Emir. Gerçekten ev çok güzel görünüyordu. Dışı beyaz ve altın renklerindeydi. 2 katlı bir evdi ve eminim mahallenin en güzel ve şık eviydi. Burası deniz kenarında olduğu için oteller filanda gözüküyordu. Ve mahallenin bütün evleri çok moderndi. Eski evlerine bin basacağına yemin edebilirdim.
"Eh çok para döktük buraya! Sırf siz rahat edin diye kızım." dediğinde çok mutlu oldum. İlk defa birisi biz rahat olalım mutlu olalım diye uğraşıyordu. Annem ve babam hariç tabii..
"Biz öldüğümüzde tatile gelirsiniz eve. İnanın ev baya büyük. Bi ara ne gerek vardı bu kadar büyük bir eve diye de düşündüm yani" dedi büyükannem. Ama evin maşallahı vardı cidden. Acaba evin içi nasıldı ben onu merak ediyordum.
"Eee evin içine girelim artık. Köyden indim şehire gibi oldu şuan" dedi büyükbabam. Yeşilçam filmlerini de dizilerini de çok severdi. Her zaman açar açar izlerdi. Bizde alışmıştık tabii bu duruma. Hatta bir ara KEMAL SUNAL ile karşılaştığını bile anlatmıştı bize.
İçeriye girdiğimizde 2.şoku yaşamıştım. Bekliyordum yalan yoktu ama bu kadar da değildi. Ev beyaz dan oluşuyordu. Sadece beyaz ve altın renkleri güzellik katıyordu. Ama o altın rengi de rahatsız edenlerden değildi. Nasıl olmuştu ben bile anlamamıştım.
"Biz zaten ilk katta kalıyoruz çocuklar. Yukarı kat sizin. Malum romatizma izin vermiyor merdivenlere." dedi büyükannem. Demek ki bu yaz çok eğlenceli olacaktı. Diğer evleri kutu gibiyken bu evlerinin böyle ihtişamlı olması çok garipti. Oysa ki ben onlar kutu ev severler zannediyordum.
"Teşekkür ederiz büyükanne... Eviniz de hayırlı olsun bu arada ya! Ben bilmiyordum sizin böyle zevklerinizin olduğunu. Malum eski Eviniz kutu gibi olunca! Bu aşırı lüks duruyor. Şaşırdım doğrusu." diyen Emir'i kolumla dürttüm. Salak salak konuşma sırası değildi şuan.
Sanki sen farklı düşünüyorsun kıza bak! Dedi iç sesim. Belli ki bana garezi vardı.
Düşünüyorum da mal mal dışa vurmuyorum iç ses. Salak Salak konuşma sende başımın dibinde. Bi çarpacam o olacak
Fazla agresif bir kişiliğin var Esila. Hani sen vintage bir kızdın?
Sus Allahın cezası. Bütün karizmam alt üst oluyor şuan
Var mıydı ki alt üst olsun essssssssiiiilaaaaa?
ALLAHIM SABIR VER KAN ÇIKICAK!!!!!
İç sesimle kavga etmeyi bir yana koydum. Şimdi daha da önemli bir derdim vardı.
"Iıııı bu 4 valiz nasıl yukarıya çıkacak acaba? Sanırım biraz zor olacak ama!" dediğimde Emir gülmeye başladı. Belli ki yardım etmeyecekti. Kendine hayrı yoktu ki ablasına olsun!
1 SAAT SONRA ODADINDA ESİLA:
"Allah cidden belanı versin Emir" diye söylendim kendimce. Bir çantamı taşımama bile yardım etmemişti hayırsız.
Şuan beni mutlu eden tek şey odamın büyük olmasıydı. Ve tabii koridorun sonunda olması da benim için çok iyiydi. Manzarası çok yoktu ama önemli değildi. Antalyada hep gezeceğim için manzaraya bakma fırsatım bile olmayacaktı belki. O derece!
Odamdaki valizlerin hangisini açsam diye düşünürken telefonuma bildirim geldi. Kimden olduğunu merak ettiğim için hemen mesaja girdim. Ama bu bir numaraydı. Bilinmeyen numara.
Ve birkaç kelimelik o cümle benim gözlerimi büyütmeme yetmiş de artmıştı.
Evine tekrar hoşgeldin. Umarım en kısa sürede kendini gösterirsin bana:)
Bu kimdi bilmiyordum. Burada pek arkadaşım yoktu. Hatta sadece bir tane erkek bir tane de kız arkadaşım vardı. Ama onlar olamazdı. Peki bu gizli numara kimdi? Ve buraya geldiğimi nereden öğrenmişti?
Stresli bir şekilde telefonu yatağa fırlattım ve 9 yaşımdaki kızları hatırladım. Onlardan biri miydi? Ama onların benle işi bitti zannediyordum. Ayrıca duyduğuma göre onlar artık Bursa'da yaşıyordu. Sadece hayatımı karartan bir kişi hariç! O olmaması için dua ederken 2.bildirimin şokuyla telefonu elime aldım.
Beni hemencecik bilmen kalbimde nasıl bir şeye sebep oldu bilmen lazım. Okyanus gözlü kız...
Evet yapılmamıştım bu oydu. Hayatımı karartan ardından da birşey olmamış gibi bana mesaj atan kişi... BARAN ÖZTÜRK
Onunla en son karşılaşmamız hiç iyi olmamıştı. İlk başta beni o 5li gruptan kurtarmıştı. Benden 4 yaş büyüktü. Ben onu abi gibi görmüştüm ilk zamanlar..Ama onun niyeti eniştemin niyeti gibi çıkmıştı. Ben rahat kalmak istiyordum. Ben rahat yaşamak , rahat nefes almak , ne kadar kötü olsa da yaşamak istiyordum.
Bilinmeyen numaradan çıktım. Yani Barandan. Ve direk arkadaş grubumuza bir mesaj attım.
Baran ne zaman döndü? Bana bunu neden demediniz?
Arkadaşlarıma sürpriz yapacaktım oysa ki. Asla böyle bir mesajla geldiğimi öğrenmelerini istemezdim. Hemde asla!
Ekim'den cevap pek gecikmedi. Ekim benim en yakın arkadaşımdı. Eren ise en yakın erkek arkadaşımdı. Ama sevgilim değildi. Ben onu sadece arkadaş olarak görüyordum.
Esila? Sen mi geldin? Ne zaman geldin ya? Niye haber etmiyorsun? Offf bak kafaya taktım şuan. Ayrıca Baran geri mi dönmüş haberim yok benim? Eren senin haberin varmı?
Ekim soru sormayı seven bir kızdı. Aşırı neşeliydi. Bazen ben bile kendi kafamda sorguluyordum bu neşeyi. Ama yazdığı mesaj sonradan daha da stres yapmama neden olmuştu. Şuan tek beklediğim Eren'nin mesajıydı. Ama onu bekleyesiye ben üniversiteden mezun olurdum. O yüzden net bir cevap yazdım.
Yarın Roças Pastanesinde buluşalım. Saat 14:00'da! Çünkü çok önemli şeyler konuşmamız lazım...
Bölüm etkileşimi
