Vaveyla Kitaplığı
AŞK OYUNU :TEXTİNG:
- Bölüm
- 2
- Kelime
- 4.783
- Okunma
- 47
- Beğeni
- 2
- Kütüphane
- 7
- Yorum
- 1
Bölümler 2Okumak istediğin bölümü seç.
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hikâyeye ilk bakış
Kitap Hakkında
"Canımın içi...Kendine iyi bak tamam mı? Emir'ime de bakar mısın kuzum? O daha küçük. Ona annelik babalık yapar mısın? Bu sorumlulukla büyüyebilir misin?" dediğinde anlamıştım gideceğini. Bana da öyle bir acı doğmuştu. Kendini hissettirmişti.
Boğazımda bir düğüm ve ağlamaklı sesimle cevap verdim anneme.
"Bakarım annem..Hemde ne bakmak. Onun için canımı veririm. Canım pahasına korurum onu annem. Anne de olurum ona baba da abla da. Kendime de Bakarım. Yemek yaparım ona. Okumayı da öğretirim. Herşeyi yaparım. Ve sana söz veriyorum babamı bulup sana getireceğim anne. Emir'i canım pahasına koruyacağıma da söz veriyorum. Gözün arkada kalmasın anne." dediğimde ağladığını duydum. O çok ağlardı. Ama ilk defa bu kadar sesli ağlıyordu. Benim içim parçalandı o zaman. Minik ellerim onun saçlarını okşadı. Göz yaşlarını sildi. Ve öptüm kokladım onu.... Son defa gibi yaptım bunu. Sanki bir daha yapamayacakmışım gibi.
Diğer odadan Emir'in ağlamasını duydum. Annemden ayrılıp verdiğim sözü tutmak için diğer odaya koştum. Maviler içinde oturuyordu Emir. Beni görmediği için huzursuz olmuştu belli ki.
"Kardeşim... Uyandın mı sen Emirim.?" dedim. Kendisi ağladığı için ne dediğini anlamıyordum.
"Abla abla ben acıktım. Ben yemek istiyorum" dediğinde onun göz yaşlarını sildim. Anneminkileri sildiğim gibi.
"Tamam ablam. Ben sana ekmek ve süt getiricem. Bekle beni tamam mı?" dedim. Başını olumlu bir şekilde salladı ve bende koşarak mutfağa gittim. Dolaptan sütü çıkardım ve bardağa koydum. Ekmek dolabından da bayat bir ekmek alıp içeriye gittim. Ekmeği sütün içine böldüm ve Emir'e uzattım. Yaptığım şeyi yemeye başladı. Ve o sırada annem aklıma geldi. Onu nasıl unuturdum!
Koşarak annemin yanına gittim. Uyuyordu. Ne ara uyumuştu bir fikrim yoktu. Hemen yanına gittim ve yatağa oturdum. Ağzının çevresinde kan vardı. Bu kan yastığa ve battaniyeye de geçmişti. Normale asla böyle kusmuyordu.
"Ben kimseyi seni beklediğim kadar beklemedim. Ama sen benim sana olan güvenimi altüst ettin."
