14. bölüm · Asenalar ve Bozkurtlar

14.Bölüm

Hasret Arıkan

O gece yıldızlar bile saklanmıştı gökyüzünden.
Hastane ışıkları, yanan canların sessiz ağıtıydı.

Anka Timi içeri adım attığında, ölümün soğuk nefesi tüm koridora sinmişti.
Ve her adım, geçmişin acısıyla daha da ağırlaşmıştı.

Albay, çökmüş omuzlarla Emniyet Müdürü’ne baktı.
Emniyet Müdürü'nün içinde sanki bir yangın vardı; çaresizdi, çökmüştü. Ne yapacağını bilemez hâlde, boşluğa bakıyordu.
Baktığı yer, Kartal Ekibi’nin başkomiseriydi.

Her yeri kan içindeydi... Bazı uzuvları eksikti bile.
Albay, kimsenin cesaret edemediği, cevabını almaktan korktuğu o soruyu sordu doktora:

“Diğerleri nasıl, doktorum?”

Doktor başını eğdi.
“Bir kişi buraya gelmeden şehit düşmüştü… Şimdi de o…” dedi, başkomisere bakarak.
Boğazı düğümlendi, ama kendini toparladı.

“Diğerleri ağır yaralı. Hâlâ ameliyattalar.”
Sonra suçluluk içinde fısıldadı:

“Kurtaramadım onları… Özür dilerim.”

Doktorun sesini bastıran bir ses geldi kadının suyu gelmişti acı içinde bağırıyordu bağrışları doğum acısından mıydı? Yoksa eşinin acisından mıydı ? O da bilmiyordu istediği şey çocuğunu sağlıklı olması yiğitin son emanettine sahip çıkabilmekti başında doktorlar onun için etrafında pervane olmuştu