1. bölüm · ASANSÖR
Bölüm 1-Sessiz Bir Sabah
ASANSÖR
On beş yaşında bir kız…
Bir sabah ailesiyle kahvaltı yaptı.
Aynı gün, onların cesetleri kapalı bir asansörde bulundu.
Herkes bunun bir kaza olduğunu söyledi.
Asansör düştü.
Ama Asena bir şeylerin yanlış olduğunu biliyordu.
Çünkü bazı ölümler fazla sessiz,
O zamanlar 15 yaşındaydım. Yine her zamanki gibi bir sabahtı. Annem ve babamın konuşmalarına uyandım. Güneş, perdelerin arkasından yüzüme vuruyordu. Annem,
“Asena, hadi kalk kursa geç kalıcaksın,” dedi.
“Tamam anne, kalkıyorum,” diyerek yataktan kalktım ve yavaş adımlarla mutfağa yürüdüm.
Annem ve babam kahvaltı yapıyorlardı. Annemin yanına gidip öptüm.
“Günaydın anne.”
“Günaydın birtanem.”
Babamın yanına gittim.
“Günaydın baba.”
“Günaydın.”
Sandalyemi çekip oturdum ve kahvaltımı yapmaya başladım.
Kahvaltımı bitirip odama geçtim. Kurs için üstümü giyindim ve saçımı toplamak için annemin yanına gittim. Saçımı her zamanki gibi topuz yaptı. Annemle babamın hazırlanmalarını beklerken camdan dışarı bakıyordum. Başak ve Gökçe dışarıdaydı, beni bekliyorlardı. Onlara baktığımı fark etmiş gibi bana baktılar. Beni görünce gülümseyip el salladılar. Gökçe,
“Hadi Asena, gel seni bekliyoruz,” dedi.
“Geliyorum,” dedim ve aşağı indim. İndiğimde ikisi de bana sarıldı. Annem ve babam geldi. Hep birlikte arabaya bindik ve kursa doğru yola çıktık. Kursa geldiğimizde arabadan indim. Anneme döndüm ve,
“Görüşürüz anneciğim,” dedim.
Annem,
“Görüşürüz kızım,” dedi ve araba uzaklaştı.
Başak ve Gökçe ile kursa girdik. Saatler boyunca çalıştık. Çok yorulmuştum. Kurs bittiğinde dışarı çıktım. Annemi ve babamı beklemeye başladım. 20 dakika geçti ama hâlâ ortalıkta yoklardı. Birden, kimin olduğunu bilmediğim bir araba önümde durdu. Korkup arabadan birkaç adım uzaklaştım. Arabanın içinden amcam indi. Ağlamış gibiydi; Başak ve Gökçe çoktan gitmişlerdi. Hemen amcamın yanına gittim, direkt bana sarıldı.
"Ne oldu amca? Annem ve babam nerede? Neden ağlıyorsun?",amcam" Üzgünüm Asena çok özür dilerim", neler olduğunu hâlâ
anlayamamıştım."
“Asena, onlar…”
Bir türlü ne olduğunu anlayamadım. Ta ki o söze kadar."Asena, onlar öldü."
Nasıl olabilir bu,sabah beraberdik.
“Amca, şaka dimi?” dedim.
“Hayır Asena, keşke şaka olsaydı.”
Bir anda dizlerimin üzerine çöküp ağlamaya başladım. Amcamla yan yana durmuştuk, ikimiz de ağlıyorduk. Ben ağlamaktan bayılmışım. Uyandığımda amcamın evindeydim. Babaannem, amcam, yengem, halam… Hepsi oradaydı ve ağlıyordu. İşte o zaman gerçekten şaka olmadığını anladım.
Annem ve babam artık yoktu.
Halam yanıma geldi ve bana sarıldı.
“Onlar artık yok Asena.”
“Nasıl yok? Hâlâ annem…” diye ağlıyordum. Halam bana daha sıkı sarıldı.
“Asena lütfen yapma.”
Ağlamaktan cevap veremiyordum. Kafamdaki sorular durmuyordu. Nasıl öldüler? Nasıl? Kim yaptı bunu? Gözyaşlarım bitmişti resmen. Kimse cevap vermiyordu. Hepsi boş boş suratıma bakıyordu.
Sesimi yükselttim.
“Kim yaptı bunu?"Gözlerim doluyodu
"Asena” Amcam sözünü kesti ve sanki hayır şimdi değil, dermiş gibi bir bakış attı halama
Onlar ağlıyordu, ben ağlıyordum. Aklımdaki sorulardan ağlayamıyordum bile.
“Cenazeye gitmemiz lazım," dedi Yengem.
Yataktan kalktım ve binadan aşağı indim. Tüm akrabalarım yanımdaydı. Hepimiz arabalara bindik ve yola çıktık. Mezarlığa geldiğimizde arabadan indim. Annemin ve babamın tabutları oradaydı. Hemen tabutların yanına koştum ve sarıldım.
Amcam beni yanına aldı ve cenaze başladı. Toplam üç saat sürmüştü. Çok yorulmuştum. Arabaya bindik ve eve gittik. Fakat amcamın evine gitmiştik. Amcama baktım, neden burada olduğumuzu sordum."Bir süre bizle kalıcaksın.", başımı salladım ve içeri girdim.
Misafir odasına gittim, koltuğa uzandım. Gözümü kapattığımda sabah olmuştu. Mutfağa doğru gittim. Amcam, yengem, babaannem ve halam masadaydı. Bir şeyler konuşuyorlardı. Amcam beni gördüğünde sustu ve hepsi bana doğru baktı.
Onlara doğru yaklaştım.
“Annem ve babama noldu?”
Cevap yoktu. Sinirlendim ve masadaki bardakları yere fırlattım.
“ANNEM VE BABAMA NOLDU?”
Ağlamaya başladım. Bardakların hepsi kırılmıştı. Halam ayağa kalktı ve beni tuttu. Ona baktığımda gözleri doluydu.
“Asenacım sana her şeyi anlatıcam." Amcam ayağa kalktı, "SİBEL SAKIN" diyerek bağırdı. halam beni koltuğa oturttu. “Bak şimdi Asena,” dedi. “Ben işe gidiyordum, birden annen ve baban şirketinden aradılar. Babanın ve annenin öldüğünü söylediler. İnanamadım ve sonra devam etti sadece şirket sahibinin girebileceği o asansöre binmişler ve asansör açıldığında ikisinin de ölü bedenleri bulunmuş. Bunu duyar duymaz oraya koştum. Evet, gerçekten çok kötü bir durumdu; sanki bir şey onları parçalamış gibi. Bana "Asansör düştü" dediler, ama inanmadım. Şok geçirmiştim, resmen anlamaya çalışıyordum. Amcam hâlâ bağırıyordu. Kulaklarıma birden bir cızırtı geldi, her şey dönmeye başladı ve karardı, bayılmışım.
Uyandığımda ev sessizdi, fazla sessizdi. Koltuktan kalktım ve evi gezmeye başladım. Kimse yoktu. Mutfakta bir telefon olduğunu fark ettim. Mutfağa girip telefonu elime aldım ve halamın numarasını aradım. Telefonu açtı. “Efendim Asena,” dedi halam. “Nerdesiniz,” dedim. “Şirketteyim istersen gelip seni alıyım,” dedi. “Olur,” dedim ve telefonu kapattım. Bir süre sonra kapı çaldı. Bir dakika halam bu kadar hızlı gelemezdi.
