14. bölüm · Arkadaşımın arkadaşı °TEXTİNG

Soyunma odası

İpek

Kuzey, Arya'nın elini kavradığı gibi stadın koridorlarından geçerek kimsenin olmadığı loş soyunma odasına yöneldi. İçeri girer girmez ağır demir kapıyı kapatıp kilitledi. Odanın loş sarı ışığı altında Arya'yı omzundan tutup arkasındaki metal dolaplara yasladı; iki elini de dolabın kenarlarına koyarak vücuduyla onu tamamen abluka altına aldı.
Aralarındaki mesafe sıfıra inerken Kuzey'in nefesi Arya'nın boynuna ve yanağına çarpıyordu. Karanlık ve sahiplenici bakışlarını genç kızın gözlerine dikip boğuk bir sesle konuştu:
— Şimdi söyle bakalım, küçük belalı... Sahadaki performansımı beğenmeyen biri, bu yakınlığı hak ediyor mu sence?
Arya kalbinin kulaklarında attığını hissederek yutkundu ama yine de o inatçı tavrından ödün vermedi:
— Sadece... fazla iddialısın, hepsi bu. Belki de seni biraz test etmek gerekiyor...
Kuzey bu meydan okumaya karşı alaylı bir şekilde güldü. Aniden ellerinden birini dolaptan çekip Arya'nın ince beline yerleştirdi ve sert bir hareketle onu kendine yapıştırdı. Genç kızın vücudu Kuzey'in terden sırılsıklam olmuş sert göğsüne çarptığında nefesi kesildi.
Kuzey beklemeyip başını eğdi ve dudaklarını Arya'nın dudaklarıyla buluşturdu. Öpücük başlarda hırslı ve ezici bir meydan okumayken, kısa sürede ikisinin de tüm direncini kıran derin, tutkulu ve nefessiz bir aleve dönüştü. Arya'nın elleri refleks olarak Kuzey'in boynuna dolanırken, Kuzey serbest kalan diğer eliyle genç kızın kalçasını kavrayıp sıktı; onu kendine daha da bastırarak odadaki tüm sınırları tamamen ortadan kaldırdı.
Kuzey'in dudakları Arya'nın dudaklarından ayrılıp nefes nefese boynuna kaydığında, genç kızın boğazından istemsiz bir inilti koptu. Soyunma odasının loş ve sessiz atmosferi, ikisinin hızlanan nefes sesleriyle dolmuştu.
Kuzey, Arya'yı kollarının arasında hiç bırakmadan tek hamlede kucakladı; genç kızın bacakları anında Kuzey'in beline dolandı. Sırtını odadaki uzun ahşap banka yaslayan Kuzey, Arya'nın üzerinden düşen sırt çantasını ve ceketleri umursamadan onu kendine daha da mühürledi.
Kuzey'in elleri kıyafetin altından tenine ulaştığında, Arya'nın teni karıncalandı ve parmaklarını Kuzey'in saçlarına geçirip onu daha da kendine çekti. Odadaki tüm zaman algısı yok olurken, o yoğun arzu ve kesintisiz tutku dalgası ikisini de tamamen teslim aldı.
Aradan geçen zamanın ardından, odadaki hava biraz olsun sakinleşmişti. Arya, Kuzey'in kollarının arasında, nefesini düzene sokmaya çalışarak göğsüne yaslanmıştı. Kuzey ise bir elini genç kızın beline dolamış, diğer рукой alnına dökülen terli saçlarını geriye itiyordu.
Yüzünde o her zamanki alaycı ama bu kez fazlasıyla tatmin olmuş gülümsemeyle Arya'ya baktı:
— E, küçük belalı... Hâlâ sahada yeterince iyi olup olmadığımı tartşmak istiyor musun yoksa performans testini başarıyla geçtiğimi kabul ediyor musun?
Arya hafifçe başını kaldırıp nefes nefese gözlerini Kuzey'e dikti. Yanaklarındaki kızıllığı gizlemeye çalışarak gözlerini devirdi ama dudaklarındaki o engel olunamayan gülümsemeyi saklayamadı:
— Fazla havaya giriyorsun, Bay İş Adamı... Ama şimdilik geçtin sayılır.