22. bölüm · Arkadaşımın arkadaşı °TEXTİNG

İnilti

İpek

İlk önce bir teşekkür etmek istiyorum kitabımız 1k okumaya ulastiii öylesine başlayan bir hevesdi benim için demistimki ben kitap okurum asla yazmam demiştim sonra işte burda buldum kendimi daha fazla uzatmadan bölüme geçelim bu bölümde birazcık 🤏🏻 18+olabilir

Kuzey, işaret parmağını Arya'nın dudaklarını yarısına getirip aryanin dudaklarını açtı sonra eli yavaşça Arya'nın göğüs arasına gezdirirken, Arya
"Kuzey ne yapmaya çalışıyorsun."dedi
Kuzey "Noldu o masum kız gittide yerine tehlikeli biri gelmiş gibi konuşuyorsun.
Derin bir iç çekip konuşmaya devam etti
"Arya, bak güzelim eğer o iki yıl içinde birinin elleri sana değdiyse ve sende buna izin verdiysen sana çok güzel bir ceza veririm canın biraz acır o erkeğide öldürürüm"dedi
Kuzeyin aklına Arya'nın tenine bir adam dokunduğu düşününce kendine bunu yediremiyordu

Arya kaşlarını çatıp konuşmaya başladı

"Beni bırakıp gittikten sonra bedenim sana aitmiş gibi konuşup başkasının dokunmasına karışamazsın" dedi

Kuzey bu cevabı beklemiyordu elini Arya'nın göğüsünden aşağa indirip aryanin bacağına getirdi sonra aryayi kendisine daha fazla çekti

Arya Kuzeyin erkekliğini hissedince yutkundu dudaklarını yalayıp konuşmaya başladı

"Beni böyle kandırıp tatmin edebilceğine inanıyorsan çok büyük yanılıyorsun Kuzey"dedi

Kuzey dudağından sağ kısmı hafifçe yukarıya kalktı

"Seni daha çok tatmin etmemi istiyorsun konuş bakalım arya ne istiyorsun" dedi

Arya kızardı sonra arkadaki bebeğe bakıp kuzeye döndü

"O anlamda dememiştim sen çok fesat bir adamsın" dedi

Kuzey kafasını hafif sağa yatırarak Arya'ya baktı

"Aynı fikirde olmamamız çok sevindim güzelim"

Arya Kuzey'in kucağından inecekken Kuzey onu kendine çekti Arya yine Kuzey'in erkekliğini hissedince ağzından küçük bir inleme döküldü Kuzey aryanin saçlarını önüne aldı eli Arya'nın sırtında oyalanirken eli fermuarı buldu Arya kafasını yana eğip kuzeye tehlikeli bir bakış gönderdi Kuzey'in umrunda değildi Kuzey Arya'ya dönüp

"O güzel yüzünle dikkatimi bozuyorsun güzelim" dedi

Arya gözlerini kapatıp derin nefes alıp verdi

"Nefes alıyorum veriyorum sakinliyorum"

Kuzey Arya'ya gülümseyip

"Banada verebilirsin güzelim " dedi

Aryanin gözleri fal taşı gibi açıldı
Hemen Kuzey'in kucağından inip saçlarını arkaya attı

"Haddini aşma " dedi

Kuzey oturuşunu düzeltip Arya'ya döndü

"Başkasının evinde olmasak seni şuan kesinlikle becermiştim " dedi

Kalkip gömleğinin açık kalmış bir düğmesini bağlayıp Arya'ya göz kırpıp
Salona geçti Arya arkasından hala kelimeyi idrak etmeye çalışıyordu

"Ne kadar dürüst bu adam seni becerirdim ne demek" diye mırıldandı

Bebeğe dönüp saçlarını öptü sonra salona girdiğinde Kuzey telefon görüşmesi yapıyordu arya salonun kapısının yanına geçip dinlemeye başladı

Kuzey:Bi işide becer oraya gelirsem ölümün kesinlikle benim elimden olur dedi

Aras:Abi yarım saatte hallederim

Kuzey telefonu kapatıp koltuğa fırlattı ellerini beline koydu arya o sırada içeri girdi

"Noldu beni becermek isteyen adam" dedi

Kuzey Arya'nın gözlerinin içine bakıp

"Arya gözümün önünden çekil bütün hıncımı senden çıkarıp seni çok pis beceririm"

Arya göz devirip

"Aşk veya özlem cinsellikten ibaret değil buna aşk deme bana bayılırım şuraya "

Kuzey’in yüzündeki o tehlikeli, meydan okuyan gülümseme aniden silindi. Genç kadının bu iğneleyici ve mesafeli çıkışı, odadaki tüm havayı bir anda buz kesti. Adamın koyu renkli gözleri, Arya'nın yüzündeki o inatçı ifadenin üzerinde alev gibi yandı; adeta üzerine yürüyecekmiş gibi kasıldı ama kendini frenledi.
Kuzey, keskin ve öfkeli bir ses tonuyla öne doğru bir adım attı:
— Cinsellikten ibaret değil mi? Öyle mi sanıyorsun, Arya? İki yıldır bu dünyada nefes alıp veren tek bir kadının bile yüzüne bakmazken, sen bunu sadece bir "cinsellik" ya da geçici bir heves olarak mı görüyorsun?
Arya, adamın üstüne gelen bu baskısına boyun eğmeyerek çenesini daha da dikleştirdi:
— Öyle ya da böyle, Kuzey! Geçmişi silip atamazsın. Beni ortada bırakıp gittiğin gerçeğini o güzel laflarla ve dokunuşlarla örtemezsin. Bana aşkın ne olduğunu ya da ne olmadığını öğretecek son kişi bile olamazsın sen!
Kuzey derin ve sarsıcı bir nefes alarak ellerini saçlarından geçirdi; içindeki o bastırılmış öfke ve çaresizlik gözlerinden okunuyordu. Alçak ve tehditkar bir sesle mırıldandı:
— Eğer bu ilişki sadece bir savaştan ibaretse, seni yenebilmek için ne gerekiyorsa yaparım, küçük belalı... Ama benden kaçamayacağını ikimiz de çok iyi biliyoruz.
Salondan içeriye doğru süzülen sabahın ilk solgun ışıkları, ikisinin arasındaki o gergin ve ateşli çizgiyi aydınlatırken, kapının aralığında duran Arya arkasını dönüp odadan hızla uzaklaştı. Bu savaşın henüz yeni başladığını ikisi de çok iyi biliyordu.Arya salondan uzaklaşmaya çalışırken, Kuzey aradaki mesafeyi tek bir hamlede kapatıp genç kadını koridorun duvarına hafifçe yasladı. Hiçbir şey söylemesine izin vermeden dudaklarını Arya’nın dudaklarına sarhoş bir açlıkla bastırdı. Arya’nın itiraz etmek için araladığı dudakları, bu ani ve yakıcı hamleyle tamamen kesildi.
Kuzey’in eli hızla Arya’nın kalçasına kayarak saten kumaşı kavradı ve parmakları sertçe sıktı. Genç kadının tenine ulaşmak isteyen o sabırsız dokunuş, kumaşın altından geçerek doğrudan Arya’nın külotuna ulaştı.
Kuzey’in parmakları en hassas noktasına temas ettiği an, Arya’nın boğazından kopan sarsıcı inilti doğrudan adamın ağzının içinde kayboldu. Kuzey, nefesini kesen bu derin öpücüğün arasında genç kadının her titreyişini hissederken, aralarındaki tüm öfke ve mesafe yerini durdurulamaz bir tutkuya bırakmıştı.Arya, başını arkasındaki serin duvara yasladı; gözleri zevkten ve alkolün yarattığı o yoğun histen istemsizce kapanırken, boğazından kopan o derin, titrek iniltiler koridorun sessizliğinde yankılandı:
— Ah... Kuzey... durma...
Kuzey’in parmaklarının yaptığı o kışkırtıcı ve ritmik hareketler, genç kadının tüm direncini tamamen darmadağın ediyordu. Her dokunuşunda nefesi kesilen Arya, başını duvara hafifçe sürtüp kendini tamamen bu yoğun ana bıraktı. Dudaklarından dökülen her bir boğuk inilti, Kuzey’in hırslı öpücükleri arasında erirken, genç kadın ellerini adamın omuzlarına geçirip tırnaklarını sertçe geçirdi. Odanın içindeki o tehlikeli ve tutkulu savaş, artık ikisinin de akıl almaz bir teslimiyetiyle zirveye ulaşıyordu.