ANLAŞMA kitap kapağı

15. bölüm / 18

ANLAŞMA

13. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨Zeynoliiiii ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: 13. Bölüm

Sabah.
Çıkış işlemleri bitmişti ve herkes evelere dağıldı.
Ev.
Kapıyı açtığı an daha içeri adımını tam atmadan ses geldi.
“DEFNE!”

Annesi mutfaktan çıkmış, eller belinde.
“Dün akşam neredeydin sen?!”

Babası salondan döndü. Eski polis refleksi hâlâ yerinde. Bakışı direkt detay tarıyordu. Bandajı gördü. Kaşları çatıldı.
“Bu ne?”

Defne ayakkabılarını çıkarırken kısa ve net konuştu. “Ufak bir kaza oldu. Hastanedeydik.”

Annesi bir adım yaklaştı. “Kaza mı?! Dün nişanlandın diye ortalarda yoksun, üstüne bir de hastane mi?!”

Babası daha sakin ama daha tehlikeliydi. “Kim vardı yanında?”

Defne çantasını omzundan indirip askıya astı. “Herkes. Onur, Emir, Miray.”

“Onur mu?” dedi babası, sesi biraz daha sertleşti.

Defne göz teması kurmadan cevap verdi. “Evet baba Onur nişanlım ”

Annesi başını iki yana salladı. “Daha dün nişan, bugün kaza… hayırlı başladı gerçekten.”

Defne derin bir nefes aldı. Tartışma uzarsa patlayacaktı. “İyiyim. Ciddi bir şey yok. Sonra konuşuruz, geç kalıyorum.”

Annesi arkasından seslendi. “Defne!”
Ama Defne çoktan odasına geçmişti.

Defne üstünü değiştirip odadan çıktı Hilal yeni nöbetten dönmüştü üstünde hastane kıyafetleri vardı.

Hilal" Defne iyi misin?"

Defne" İyiyim Hilal."

Hilal" Baş dönmesi, mide bulantısı, görme kaybı yaşıyor musun?"

Defne derin bir nefes çekip" Bunları Onur da sordu hayır yok hiç biri."

Hilal" İyi o zman."

Defne" Ben çıkıyorum sizde dikkatli olun."

Hilal" Tamam."

Defne binadan çıkıp arabaya doğru ilerledi, arabaya bindiğinde tedirgin olmuştu tam o sırada telefonu çaldı. Karakoldan arıyorlardı.

Defne" Efendim"

Komiser" Savcım dün akşam ki kaza için ifade almamız gerekiyor sizinle birlikte olan herkesi aldık.

Defne" Tamam bende geliyorum."

Karakol.
Kapıdan içeri girdiği an tanıdık o yoğunluk yüzüne çarptı. Telefon sesleri, konuşmalar, telaş…
Ama daha iki adım atmıştı ki tanıdık bir ses geldi.
“Savcım hoş geldiniz.”

Defne başını çevirdi.
Onur.
Duvara yaslanmış, kollar göğsünde. Gömlek değiştirmişti ama o rahat tavır hâlâ yerindeydi.
Yanında Emir—kolu alçıda ama ağzı sağlam.
Miray ise sandalyede oturmuş, saçını düzeltiyordu.
Defne kaşını kaldırdı. “Erken gelmişsiniz.”

Emir hemen atladı. “Abla bizi sabah sabah paketlediler, servis gibi aldılar.”

Miray başını salladı. “Ben kahvaltı bile yapamadım, bu hukuksal süreci şikayet edeceğim.”

Onur hafifçe sırıttı. “Sen kahvaltıyı düşün, biz başka şeyleri düşünelim.”

Defne direkt konuya girdi. “İfadeler alındı mı?”

Komiser arkadan geldi. “Sizinki kaldı savcım.”

Defne başını salladı. “Tamam.”

—
İfade verildi ve çıktım.

Karakol koridoru. İfade bittikten sonra o klasik boşluk hissi geldi. Gürültü vardı ama Defne’nin kafasında her şey daha sessizdi.
Emir sandalyeden kalktı, kolunu hafifçe yukarı kaldırarak dramatik bir tonla: “Benim hukuki sürecim burada bitmiştir, adliyeye geçiyorum.”

Miray da hemen ayağa fırladı. “Evet biz de önemli insanlarız, bizim de işlerimiz var.”

Defne kaşını kaldırdı. “Ne işi?”

Miray göz kırptı. “Dedikodu takibi.”

Onur kısa bir nefes verdi. “Gidin.”

Emir ciddiyetle başını salladı. “Abi biz ortamı yumuşatmaya gidiyoruz.”

Miray Defne’ye yaklaştı, kulağına eğildi. “Sen de biraz yumuşa.”

Defne düz baktı. “Git.”

İkisi birlikte kapıya yöneldi. Emir çıkarken döndü. “Abi bir şey olursa arama, biz zaten geliriz.”

Onur: “Git.”

Kapı kapandı. — Sessizlik.
Bu sefer gerçek sessizlikti.
Defne ellerini cebine koydu, başını hafif yana eğdi. “Koray.”

Onur duvara yaslandı. “Evet.”

“Bu iş kazayla açıklanmaz.”

“Zaten açıklanmayacak.”

Defne net konuştu. “Bizi korkutmak istiyor.”

Onur başını salladı. “Hayır.”

Defne baktı. “Ne?”

Onur’un sesi düşüktü ama kesin: “Korkutmak değil. Denge kurmak.”

Defne gözlerini kıstı. “Yani?”

“Şunu demek istiyor: ‘Ben buradayım. Sınırı ben çizerim.’”

Defne kısa bir gülümseme attı. “Yanlış kişiye denk geldi.”

Onur da hafifçe sırıttı. “Evet.”

Bir an duraksadı. Sonra ciddileşti.
“Defne.”

“Hmm.”

“Bu saatten sonra iki ayrı cephe yok.”

Defne bakışlarını ona sabitledi. “Zaten yoktu.”

Onur başını hafifçe eğdi. “Resmileşti.”

Defne derin bir nefes aldı. “Peki plan?”

Onur düşünmeden cevap verdi. “Üzerine gitmeyeceğiz.”

Defne direkt itiraz etti. “Onur—”

“Elimizde hiçbir şey yok.” diye kesti Onur. “Şu an hamle yaparsak onun istediğini yaparız.”

Defne sustu. Mantıklıydı. Ama hoşuna gitmiyordu.
“Bekleyeceğiz yani.”

Onur: “Hayır. Hazırlanacağız.”

— Kısa bir sessizlik daha.
Onur bu sefer duvardan ayrıldı. Ceketini düzeltti.
“Bir şey daha var.”

Defne kaşını kaldırdı. “Ne?”

Onur düz baktı. “Ben şirketin başına geçtim.”

Defne bir an durdu. “Ne zaman?”

“Dün gece.”

Defne hafifçe şaşırdı. “Emir?”

“Onu o işten çektim.”

Defne’nin bakışları yumuşamadı ama değişti. “Niye?”

Onur’un cevabı netti: “Çünkü artık hedefteyiz.”

Bir saniye… İki saniye…
Defne başını salladı. “Doğru karar.”

Onur devam etti. “Emir’in o yükü taşımasına gerek yok.”

Defne kısa bir bakış attı. “Sen taşıyacaksın yani.”

Onur hafif omuz silkti. “Alışığım.”

Defne ciddi bir tonla: “Bu sefer farklı.”

Onur gözlerinin içine baktı. “Biliyorum.”

— Kapının önünde durdu.
“Ben şirkete geçiyorum.”

Defne: “Şu an mı?”

“Evet.”

“Erken.”

“Geç kalmak istemiyorum.”

Defne bir an düşündü. Sonra kısa konuştu. “Dikkatli ol.”

Onur kapıyı açmadan durdu. Son bir cümle:
“Bir şey olursa beni ara.”

Defne: “Olur.”

Onur başını salladı. Ama çıkmadı.
Defne kaşını kaldırdı. “Ne oldu?”

Onur hafifçe sırıttı. “Gerçekten arar mısın?”

Defne bir saniye düşündü. Sonra net: “Gerekirse.”

Onur: “Yeterli.”

Kapıyı açtı. Çıktı.
— Koridor yine aynıydı. Ama Defne’nin içindeki his değişmişti.
Bu artık sadece bir dava değildi.
Bu… oyundu.
Ve biri kuralları bozmuştu.

Karakol.
Koridor yine kalabalıktı ama Defne artık o kalabalığın içinden geçmiyordu—kesip geçiyordu.
Komiser dosyayı uzattı. “Savcım, tutanaklar hazır. İncelemeniz için bırakıyorum.”

Defne hızlıca göz gezdirdi. Detaylar… çelişkiler… eksikler.
“Plaka tespiti?”

Komiser başını iki yana salladı. “Sahte. Kamera kayıtlarında da yüz yok.”

Defne dosyayı kapattı. “Profesyonel.”

Komiser ciddi: “Evet savcım.”

Defne kısa konuştu. “Bu dosya burada kalmayacak.”
“Anlaşıldı.”

— Yarım saat sonra.
Defne karakoldan çıktı. Arabaya bindiğinde bir an durdu.
Telefon. Ekran boştu.
Mesaj yok. Arama yok.
Onur.
Kaşları hafif çatıldı. “Garip…”
Ama konuyu kapattı. Arabayı çalıştırdı.

— Adliye.
Koridorlar tanıdık. Ama bugün… daha keskin.
Sekreter ayağa kalktı. “Günaydın savcım.”

“Günaydın. Dosyaları getir.”

Odasına geçti. Ceketini sandalyeye bıraktı. Dosyalar açıldı. İmzalar atıldı. Telefonlar cevaplandı.
Ama arada… Gözleri telefona kayıyordu.
Yok.
Aramamıştı.
Defne içinden: “İyi.”
Ama sesi biraz daha sertti bu sefer.
— Öğleye doğru.
Kapı aniden açıldı.
“SAAVCIIIM!”
Miray.
Arkasında Emir.
Defne başını kaldırmadan: “Kapı çalmayı öğrenemediniz mi?”

Emir: “Çaldık say.”

Miray direkt koltuğa oturdu. “Sen yine robot moddasın.”

Defne: “İşim var.”

Emir sandalyeye çöktü. “İş hep var. Yemek yok.”

Defne kaşını kaldırdı. “Ne?”

Emir ciddi: “Yemeğe gidiyoruz.”

“Hayır.”

Miray anında: “Evet.”

Defne: “Hayır.”

Emir elini kaldırdı. “Bak şimdi… mantıklı konuşacağım.”

Miray fısıldadı: “İnanma.”

Emir devam etti: “Bir. Açsın.”

Defne: “Değilim.”

“İki. Sinirlisin.”

“Değilim.”

“Üç. Daha abime hayırlı olsuna gitmedik.”

Defne durdu. “Ne?”

Emir sırıtıp: “Şirketin başına geçti ya.”

Miray hemen atladı: “Evet! Bir de mezunlar günü var. Hazırlanmamız lazım.”

Defne gözlerini devirdi. “Ben savcıyım, defileye çıkmıyorum.”

Miray: “Aynen. Ama senin hayatın zaten defile.”

Emir: “Hadi ya. Abimi de alırız, birlikte yeriz.”

Defne sessiz kaldı.
Telefonuna baktı.
Hâlâ yok.
Onur’dan tek bir şey bile yoktu.
Bu… normal değildi.
Derin bir nefes aldı. “On dakika.”

Miray zıpladı. “İKNA OLDU!”

Emir alkışladı. “Başarı.”

— 20 dakika sonra.
Üçlü adliyeden çıktı.
Miray arabaya binerken: “Bugün olaylı geçecek hissediyorum.”

Emir: “Zaten hep öyle geçiyor.”

Defne camdan dışarı bakıyordu.
Sessiz.
— Şirket.
Yüksek bina. Cam cephe. Ciddi bir giriş.
Emir ıslık çaldı. “Abi upgrade atlamış.”

Miray: “Ben burada çalışırım.”

Defne: “Sen üç gün dayanamazsın.”

“Doğru.”

— İçeri girdiler.
Resepsiyon hemen ayağa kalktı. “Hoş geldiniz Emir bey.”

Emir: “Abim nerde?.”

Görevli hafif gerildi. “Randevunuz var mı?”

Defne: “Onur içeride mi?”

“Evet, üst katta.”

— Asansör.

Sessizlik.
Emir: “Defne…”

“Hmm.”

“Abim seni niye aramadı?”

Miray dirseğiyle Emir’e vurdu. “Sus!”

Ama geç kalmıştı.
Defne kısa cevap verdi: “İşi vardır.”

Ama sesi… tam öyle demiyordu.
— Üst kat.

Kapı.
Emir direkt açtı.
“ABİ—”
Cümle yarıda kaldı.
— Oda.
Onur masanın arkasında.
Ama yalnız değildi.
Karşısında bir kadın.
Şık. Net. Tanıdık.
Defne’nin bakışları dondu.
Miray da durdu. “…O.”

Kadın döndü.
Gülümsedi. “Defne.”

Defne’nin sesi düz: “Selin.”
Oda bir anda soğudu.

Hava bir anda değişti. Görünmeyen bir gerilim… ama herkes hissediyordu.
Selin ayağa kalktı. Üzerinde kusursuz bir kombin, yüzünde o tanıdık özgüvenli gülümseme.
“Ne tesadüf…” dedi, gözleri önce Defne’de, sonra Miray’da gezindi.

Miray kollarını bağladı. “Tesadüf mü?”
Sesinde açık bir “hadi oradan” vardı.

Defne hiçbir şey demedi. Sadece baktı. Düz. Mesafeli.
Emir araya girdi, ortamdan tamamen habersiz.
“Ben bir şey kaçırıyorum gibi…” dedi, gözleri bir Selin’e bir diğerlerine gidip geliyordu.

Selin hafifçe başını eğdi. “Tanışmıyoruz galiba.”

Emir elini uzattı. “Emir. Ben abimin daha az problemli versiyonu.”

Onur kısa bir bakış attı. “Değilsin.”

Selin hafif güldü, elini sıktı. “Selin.”

Miray alttan alttan mırıldandı. “Biliyoruz.”

— Kısa bir sessizlik.
Defne sonunda konuştu. Sesi sakin ama çizgisi netti.
“Biz yemeğe çıkalım diye gelmiştik. Eğer işin varsa sonra da yapabiliriz.”

Bu cümle… aslında iki kişilikti. Ama odada üç kişi duydu.
Onur hiç düşünmeden cevap verdi.
“Yok. İşim bitti. Çıkabiliriz.”

Selin’in gülümsemesi bir anlığına dondu.
“Ama biz öğlen yemeğine çıkacaktık.” dedi, sesi hâlâ yumuşaktı ama alt tonu değişmişti.

Onur bakışını bile tam çevirmedi.
“Plan değişti.”

Selin bu sefer direkt baktı. “Onur—”

Onur kısa ve net kesti.
“Selin, toplantı bitti.”

O “toplantı” kelimesi özellikle vurgulanmıştı.
Emir dudaklarını ısırarak Miray’a eğildi.
“Ben bu kadını sevmedim.”

Miray fısıldadı. “Geç kaldın.”

— Selin bir adım yaklaştı. Gözleri bu sefer sadece Onur’da.
“Sizin aranızda bir şey mi var?” dedi.

Oda… yine sustu.
Defne’nin kaşı hafif kalktı. Cevap vermedi. Bekledi.
Onur ise hiç tereddüt etmedi.
Elini kaldırdı.
Yüzüğü gösterdi.
“Var.” dedi.
Sonra düz, net ve geri dönülmez şekilde ekledi:
“Nişanlım.”

— Sessizlik.
Emir yavaşça Miray’a döndü. “Ben bunu alkışlarım normalde.”

Miray: “Sus sonra alkışlarsın.”

Selin’in yüzündeki ifade ilk kez çatladı. Ama toparladı. Hızlıydı.
“Anlıyorum…” dedi, ama belli ki hiç de anlamıyordu.

Defne bu sefer hafifçe başını yana eğdi.
“Başka bir sorun var mı?” dedi.
Bu… geçmişten gelen bir cümleydi.
Selin’in bir zamanlar kullandığı tonun aynısı.
Selin bunu fark etti. Gözleri bir saniyeliğine sertleşti.

Miray. “Çıkalım mı!”

Emir: " Çıkalım.”

— Çıkarlarken Selin son bir hamle yaptı.
“Onur.” dedi.

Onur durdu. Ama dönmedi. “Ne?”

Selin’in sesi daha yumuşaktı bu sefer.
“Sonra konuşuruz.”

Onur kısa cevap verdi. “Müsait olursam.” dedi ve ellini Defne'ye doğru uzattı. Defne tereddüt etmeden Onur'un ellini tuttu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

48okunma 7beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18