2. bölüm / 3
Ankara rüzgarıYeniden başlamak
Bölümler 3Şu an: Yeniden başlamak
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sonunda yolculuk bitmişti. İnsan oturduğu yerden ne kadar yorulabiliyorsa o kadar yorgundum şuan. Otogarda beni Ahu karşıladı. Gördüğüm an nutkum tutulmuştu kac yıldır konusuyordum ama ilk defa bu kadar yakındanbgörüyorum onu. Hayal ettigimden ve telefonda gozuktugunden daha iyi ve cok havalı. Küçükken çoğumuzun özendiği asi ablalara benziyor kendine göre bi havası var bu kızın. Ve cok ayrı görünüyor. Diger insanlardan farklı, inanılmaz bi aurasi var .
Biraz ev için alışveriş yaptıktan sonra eve geldik eşyaları salona bırakıp yemek yemeye dışarı çıktık .
Kızılay sokaklarında yüzüme çarpan hafif rüzgarla saçlarım savruluyordu . İçimdeki huzuru nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ama eksik parçam tamamlanmış gibiydi .
Yaklaşık bir hafta sonra üniversiteler açılacaktı . O zamana kadar Ankarayi tanimaya ve alışmaya calisacaktim biliyorum yeni bir yere sıfırdan alışmak sanıldığı kadar kolay olmayacakti ama yanimda Ahu vardı onunla kolaylaşacaktı . Ayrıca bana çalışabilecegim bi iş de bakmamiz gerekecekti. Daha önce bi kac is deneyimim olmuştu ama hic biri uzun surmemisti yani başarılı bi deneyim değildi benim için çalışmak.
Yüzümüze esen rüzgarla ahunun kızıl saçları uçuşuyordu ve saçlarından vişnemsi kokular geliyordu . Iyice acikmaya baslayan karnimla su an Ahuyu yiyebilirdim. Kokusu cok iştah açıyordu.
Sonunda güzel bi sokak pastanesinde oturmaya karar verdik. Yabanmersinli kuruvasan soyledik ikimizde yanina da kahve . Allahim su an dunyanin en mutlu insani sayilabilirim bence . Çünkü bunların tadi efsaneymis .
Kahvaltımızı yaptıktan sonra Ankara rüzgarının damarlarimiza biraz daha işlemesine izin vererek sokaklari gezdik . Akşama doğru hava biraz daha soğumaya başlamıştı.
Buradaki insanlarin çoğu güler yüzlü ve samimi gelmeye başlamıştı bana. Sanki herkes birbirini tanıyormuş gibi . Sokak lambalarının ışığı bile farklı yansıyordu burda. Cidden ankaranin büyüsü varmış. " Ankara da ya okunur ya aşık olunur " diye bi söz varmış ben okumaya geldim . Aşk da başka bi sehire kaldi sanırım. Bu yaşıma kadar hayatımda kimse olmadi . Kendimi sürekli derslerim konusunda baskıladım. Çünkü kurtulmak ve özgür olmak istiyordum. Kanatlarımı açmak ve korkmadan cesurca ucmak . Ask mesk islerine ayircak pek de vaktim yoktu açıkçası. Ve sanirim burda da olmayacaktı . Sonunda eve girdigimizde bende ilk defa evi inceleme firsati bulmuştum. Ahunun evi cok minimalist şekilde duzenlenmisti salonun kenarinda beyaz kare bi yemek masası üstünde henüz yeni yapilmaya başlanmış lego cicekler diger bi kenarda yarisina gelinmis kitap duruyordu masanin etrafında bordo dört sandalye vardi . Yemek masasının üstünde uc küçük cerceve asiliydi. Cercevelerden birinde gitarlarla dolu bi dukkan resmi diğerinde anne babasi olduğunu düşündüğüm uc kişiden oluşan mutlu bi aile tablosu vardı. Resimdeki gülen yüzlerin aksine mutlu olmadıkları belliydi aile sıcaklığı hissedilmiyordu . Tıpkı bizim ailemiz gibi soguk ve uzak . Diger cercevede ise beyaz ve kivircik tüylü bi köpek resmi vardı bu minik köpeği tanıyordum . Ahunun iki yıl oncesinde sokakta bulduğu köpekti ismi maruldu birlikte koymuştuk ve marul geçirdiği hastalıktan dolayi artık bizimle değildi . Salonun diger kosesinde gri bi L koltuk vardı. Koltuğun karşısında ise duvara sabitlenmis normalden biraz büyük televizyon vardi .
Günün ve yolun yorgunluğunu anca ılık bir dus ve guzel bi uyku alabilirdi. Valizden ördekli bi pijama takımı çıkardım ve dus almak icin yönümü banyoya çevirdim. Başımdan aşağı akan sular bedenimdeki yorgunlugu temizliyordu. Suyun dinginligi ve akışkanlığı bana hep huzur veriyordu. Suyun altından çıkasım gelmiyordu asla. Duştan çıktıktan sonra kumral dalgalı saçlarımı havluya sardim ve pijamalarımı giydim. Saçlarımı kurutmayi pek sevmezdim cok ugrastirici oluyor benim icin ama bugün hava bana göre soguk olduğundan dolayi eger saclarimi kurutmazsam başımın agriyacagini biliyordum . Lavabonun üstündeki dolaptan ahunun kurutma makinasiyla saclarimi kabaca kurutmaya basladim . Saçlarım kurudukca benim uykum geliyordu . Bedenim kurutma makinasinin sicakligina direnemiyordu . Daha fazla banyoda vakit harcamadan çıktım. Ahunun yanına yatak odasına gittim . Odadaki yatak buyukceydi. Ikimizinde rahatlikla sigabilecegi kadar buyuk bi yatakti. ahu bu yatakta oyuncak ayilariyla birlikte yatıyordu. Benim gelmemle onlar yerinden olmuslardi . Ahu tüm oyuncaklarina isim vermiş. Tıpkı çocuklar gibi . Dışarıya cok sert davranan ama aslında cok yumusak ve hassas olan bir kızdı ahu. Ama hassas yönünü gösterirse kirilacagini dusunuyordu . Ayni eskiden olduğu gibi
Bölüm etkileşimi
