1. bölüm · Ait Olduğum Yer (Gerçek Ailem)
1.BÖLÜM🌿
İSTANBUL…
Sabah uyandığımda üzerimde garip bi gerginlik vardı. Saçlarımı dağınık bi topuz yaparak aşağı inmeye başladım.
Anne ve babam evde değildi zaten onlara da anne ve baba demek ne kadar doğruydu?
Ben kim miyim?
Nehir Kaya, geçen hafta 20 yaşına girmiş üniversite 2. Sınıfına giden ve okul öncesi öğretmenliği okuyan güzeller güzeli bi kızdım.
Şuan da yaz tatilindeydik ve ben de işe yetişmek için hazırlanıyordum.
Anne ve babam yani onlar biraz değişikti. Sevgilerini ara ara hissetsem de bana bakışlarında tuhaflık hissederdim.
Mesela eve geç geldiğimde nerden geldiğimi sormazlardı bile yada param bittiğinde ben onlardan isteyemezdim. Bu yüzden okul açıkken part olduğum iş yerimde çalışıyordum.
Babam mardinli annem İstanbulluydu. Ben kendimi ikisine de ait hissetmiyordum.
Şuan ne mi yapıyorum?
Saçlarım kıvırcıktı ama ben inatla düzleştirmeye devam ediyordum hem de bu sıcakta. Tabiki bu arada da kendimle konuşmayı ihmal etmiyordum.
“Offf ben hangi akla hizmet bu işe kalkıştım yaa” diye söylendiğim sırada kapı çaldı.
Merdivenlerden seke seke aşağıya indim ve kapıyı açtım. Gördüğüm kişi yüzümde güller açmasını sağladı.
Gelen duruydu benim Biricik arkadaşım, sırdaşım, kardeşim. Duruyla kardeş değildik ama aynı kandan gibi hissettiriyordu. Her zor anımda yanımda benimle ağlayıp güzel anlarımızda birlikte gülüyorduk.
Duru”benim güzeller güzeli bebeğim nasıl bakalım” diyerek boynuma atıldı.
Ben de onun sarılışına aynı samimiyetle sarıldım ve yanağına bi öpücük kondurdum.
“Beni bu kadar şımartma sonra tepene çıkarım indiremezsin” diyerek arkamı döndüm ve yukarı odana çıkmaya başladım.
“Balım senin yerin orda hep var indirmeme gerek yok” dedi. İşte bu kız böyleydi onu yemek istiyordum.
“Neyse ben hemen makyajımı yapayım çıkalım da patron çıldırmasın” dedim
“Tabi tabi Alp de seni soruyormuş zaten gidelim de görsün artık” dedi ve imayla güldü
Alp patronun oğluydu biraz fazla hovarda birisiydi. Sürekli dışarda kızlarla geziyor baba parası yiyordu.
“Ay bırak allah aşkına sormasın beni yavşak herif”
“Hahaha kızım çocuk senin etrafında dönüyo”
“Tabi yaa +10 kızla beraber falan”
Bu şekilde dedikodu yaparak hazırlanmıştım. Beyaz spor ayakkabılarımı da giydikten sonra kapıdan çıktık.
Taksi çağırdık ve gelince de iş yerinin adresini verdik. 20 dakika sonra iş yerinin önünde durunca parasını vererek indik.
“Gazabımız mübarek olsun” diyerek iş yerine giriş yaptık.
İş yerimiz bi kafeydi. Bu kafe biraz büyüktü çünkü sabahları alkolsüz 23:00 dan sonra işletme alkolü bi kafe oluyordu.
Kafeyle geceleri erkekler sabahları kızlar ilgileniyorduk. Ve kafeye oldukça gelen devamlı müşteriler olduğu için genelde boş kalmazdı.
Üstümüze önlüklerimizi takarken kızlarla günaydınlaşma merasimimizi gerçekleştirdik.
“Kız nehir seninki yine gözlerini senden alamıyo baksana şuna” diyerek beni dürten Ayşe’ye baktım.
Bu kıza aşırı gıcık oluyordum çok sinsiydi. Benimle konuştuktan sonra arkamdan gülerek beni çekiştiriyordu.
“Of ne saçmalıyosun yine ya benimki falan yok”
Duru bana kaşlarıyla Ayşeyi göstererek Ayşe’ye fal attı.
“Canım çok istiyorsan al seninki olsun”
“Alırım canım neden almıyayım”
Ayşe de bu anı bekliyormuş gibi yerinden fırladı resmen ve Alp’in yanına gitti.
Ayşe Alp’e cilve yaparak bişeyler anlatıyordu. Alp de onu dinledi dinledi… ve kaşlarıyla beni göstererek bişeyler anlatı.
Ayşe kafasını salladı ve suratını asarak yanımıza geldi.
“Alp bey seni çağırıyor” dedi ve direkt kendi işini yapmaya başladı.
Duru bıyık altından gülerek Ayşeyi taklit etti. Bu kız çok komikti
Tekrar Alp’in olduğu tarafa baktığımda hala bana baktığını gördüm. Oflayarak küçük Adımlarla yanına gittim.
“Buyrun Alp bey birşey mi istemiştiniz?” Dedim resmi bi şekilde.
Alp gevşek gevşek sırtıktan sonra kafasıyla karşısındaki sandalyeyi göstererek konuştu.
“Otursana nehircim neden ayakta dikiliyosun?”
İçimden ya sabır çektim ve ayakta durmaya devam ettim.
“Yok Alp bey mesai saatleri içinde uygun olmaz ama sizin istediğiniz bişey varsa yardımcı olayım”
“Yani mesai saati dışında buluşabilir miyiz?”
“Maalesef olmaz” dedim ve arkamı dönerek sorumlu olduğum masalara ilerledim
Ara ara duruyla olan dedikodularımız ve müşterilerle ilgilenmemle bi süre sonra mesai saatim bitti.
Duruyla birlikte iş yerinden çıkarak bize geçtik. Kapının önüne geldiğimizde annem ve babamın ayakkabısı dışında 2 ayakkabı daha vardı.
Anahtarla kapıyı açarak içeri girdik.
“Kim geldi acaba?” Diye söylenerek salona doğru yürüdük.
İçerde bir kadın ve bir erkek vardı ikisi de annem ve babamla yaşıtı. Hararetli bi şekilde konuşuyorlardı. Beni görünce hepsinin bakışı bize döndü ve kısa bi sessizlik oldu.
“Nehir kızım hoşgeldin” annem ilk adımı atıp bana yaklaştı ve sıkıca sarıldı. Şaşırmıştım çünkü annem bana kolay kolay sarılmazdı.
“Hoşbulduk anne, misafirlerimiz mi var?” Dedim ve adam ve kadına baktım.
İkisi de gözünde pırıltılarla bana bakıyordu.
“Kızım… onlar misafir değil. Gel seni tanıştırayım”
Ben tam konuşacakken duru lafa atladı.
“Canım ben gideyim sonra haberleşiriz” Onu kalması için zorlamadım çünkü annem ve babamı sevmiyordu.
Duruya sıkıca sarılarak kapıya kadar yolcu ederek arkasından el salladıktan sonra salona geri döndüm ve tekli koltuğa oturdum.
“Evet anne sizi dinliyorum”
Bu defa lafa atlayan babamdı.
“Kızım şimdi sakin ol ve bizi dinle tamam mı?” Dedi ve onay almak için yüzüme baktı.
“Baba gerçekten şuan sinirlenmeye başlıyorum anlatın artık”
Babam derin bi nefes alarak konuşmaya başladı.
“Kızım Sinan bey ve Ayça hanım senin gerçek anne ve baban…” dedi.
Bi anda başımın döndüğünü hissetim babamın sesi kulaklarımda çınlamaya devam etti.
Onlar… gerçek anne ve babam değildi.
🧸🧸🧸🧸🧸🧸🧸
İlk bölüm nasıldı beğendiniz mi?
Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorummmm
