7. bölüm / 11
AİLELER KARIŞTI7. Bölüm
Bölümler 11Şu an: 7. Bölüm
- 1 1. Bölüm1.800 kelime
- 2 2. Bölüm1.650 kelime
- 3 3. Karakter Tanıtımı336 kelime
- 4 4. Bölüm1.413 kelime
- 5 5. Bölüm1.449 kelime
- 6 6.Bölüm96 kelime
- 7 7. Bölüm1.281 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm1.216 kelime
- 9 9. Bölüm1.148 kelime
- 10 10. Bölüm1.138 kelime
- 11 11. Bölüm1.097 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben geldim nasılsınız aşkolar……
Yeni bölüm…….
İyi okumalar dilerim 🪐 🩷
Kusura bakmayın bölümü biraz geç attım aslında dün atmayı düşünüyordum ana karakterimin doğum gününde ama ufak aksaklıklardan dolayı atamadım.
Stresten yerin dibine girmek üzereydim. Yeni okul,yeni ortam,yeni arkadaşlıklar beni çok korkutuyordu ya alışamazsam ya beni sevmezler ise ne yapardım bilmiyorum.
Derin derin nefesler alarak kendimi bir nebze de olsun rahatlatmaya çalışıyordum. En iyisi güzel bir duş almak şu an bana iyi gelecek tek şey buydu.
Duşa almam bana o kadar iyi gelmişti ki şimdiden kendimi bir kelebek gibi hissediyordum.
Yatağa uzanıp elime telefonumu aldım alarm kurmam iyi olurdu ilk günden bir aksilik olsun istemiyorum. Telefonu kenara koydum kafamı yastığa koyar koymaz uyumuştum bile
★★★
Etrafında bir sarsıntı hissediyordum uyanmak istiyorum fakat uyanamıyordum uyku beni öyle bir kendisine çekmişti ki sanki bu sarsıntı bile bana bir ninni gibi geliyordu.
“ Kızım kalksana uyanmak için senin paşa gönlünü bekleyemem herkesin işi gücü var kimse senin bu prenses uykunu önemsemiyor ” diye bir ses geliyordu ama asla göz kapaklarımı açamıyorum yoksa o sesler hiç mi yok gaipten falan mı geliyor yoksa ben kendi beynimin içerisinde mi uyduruyorum.
“ Bu niye hala uyuyor uyandırmadın mı ? ” dedi başka bir ses, bu sesler çok tanıdık geliyor ama çıkarmıyorum “ Kraliçe Elizabeth prenses uykusundan daha uyanmadı yarım saattir uyandırmaya çalıştım ama uyanmadı ”dedi ilk duyduğum ses, sonrasında ise kapı açılıp kapanma sesi geldi. Sonrasında ise yüzüme sıvı bir şeyin dökülmesi bir oldu refleks ile kafamı yastıktan kaldırmam bir oldu.
“ Bak gördün mü böyle uyandırılır ” dedi Vural ben daha kendime bile gelememişken ikiside odadan ayrıldılar.
Ne oluyordu ya bir insan böyle uyandırılır mıydı ya kapının kapanması ile ayaklandım komidinin üzerindeki telefonu alıp saate baktım saat daha yeni 7:30 olmuştu daha okula çok va—
NEEEE
SAAT ŞU AN
7:30 MU ??
Benim uyanmam gereken saatten bir buçuk saat geç ALLAH'IM okula geç kalıcam yaaa saçım başım her yerim ıslandı yetmiyormuş gibi bir de okula geç kalacağım ya hem de okulumun ilk gününe
Banyoya gidip saçlarımı hem kurutup hem de şekil vermeye başladım ama bunlar nasıl bir su döktülerse saçım kurumuyor yaaa delirmek üzereyim.
Daha çok bekleyemeyecektim saçım ne kadar şekil aldıysa aldı kuruduysa kurudu düşüncesiyle hemen giyinmeye başladım.
Son olarak aynada kendime bakıp hiçbir şeyin eksik olmadığını düşününce odadan çantamı alıp çıktım.
Koşarak merdivenler gelip hızlıca aşağıya inmeye başladım az kalsın kendi ayağıma takılıp düşmek üzereydim merdivenin korkuluklarına tutunmasaydım şu an benim selâm okunuyor olurdu merdivende bir kaç saniye bekleyip tekrardan düşmeyeceğime inandığımda derin bir nefes aldım ve salona giriş yaptım.
“ Günaydın ” dedim ve kahvaltı masasına oturdum. Beni onayladıklarında herkes kahvaltısını yapmaya başlamıştı.
★★★
Merdivenlerden indiğimde beni annemin kahvaltıya yardımcı olduğunu gördüm merdivenlerin önünde beni görünce yüzünde bir gülümseme oluştu. “ Uyandın mı oğlum günaydın ” dedi elindeki kahvaltı tabaklarını masaya bırakıp karşıma geçti.
“ Herkes uyandı ama kız kardeşin daha uyanmadı odasına gidip onu uyandırır mısın benim için ” dedi gömleğimin yakasını düzeltirken bana alttan attığı bakışlar o kadar masumdu ki bu bakışlara kıyılır mıydı,kızılır mıydı hiç benim ona olan zaafımı oynaması beni deli ediyordu.
“ Anne bunu benden isteme Lütfen gitsin Mert uyandırsın ” dedim annem ise yanada olan ellerimi tuttu “ biliyorum onu anlaşmanız çok zor olacak ama anlaşmak için neden çaba sarf etmiyorsun ya da onu kardeşin olarak görmek istemiyorsan bile benim için yapar mısın bunu ” ellerimi daha da sıktı böyle melül melül bakarsa benim kabul etmeme gibi bir şansım yoktu ki “ off anne off ama unutma ilk ve son kez bir daha yapmam ” dedim iki elinide dudaklarıma götürdüm ufak bir buse kondur geri çekildim.
Kapının önüne geldiğimde kapıyı çalmaya başladım içerden ses gelmeyince üst üste birkaç kez daha kapıyı çaldım yine ses gelmediğinde ise “ müsait misin geliyorum odana ” kapıyı açtığımda ise yatakta kendi halinde uyuyan kızı gördüm.
Bir kız uyurken çok masum gözükürmüydü asla bilmiyorum ama, bu uyurken çok masum gözüküyordu ya da benim gözüm öyle geliyordu.
Bunları düşündüğüme inanamıyorum kendime sarstım ve yatakta uyuyan kıza koluna vurmaya başladım. “ Hadi uyan sabah oldu ” dedim ilgisiz bir ses tonuyla kız ise bilmeme seslendirmeme rağmen asla uyanmıyordu bu ise beni daha da çok sinirlendiriyordu.
“ Kızım kalksana uyanmak için senin paşa gönlünü bekleyemem herkesin işi gücü var kimse senin bu prenses uykunu önemsemiyor ” dedim sinirlendiğim ses tonundan gayet de net anlaşılıyordu.
Ben onun sürekli kolunu dürterken aynada odanın kapısının pervazında Ben dik dik bakan Vural abimi gördüm.
“ Günaydın abi ” dedim o ise benim aksime o zaman ve bir tık daha sinirli bir sesle kızı göstererek “ Bu niye hala uyuyor uyandırmadın mı ? ” dedi
Ben de bezgince “ Kraliçe Elizabeth uykusundan daha uyanmadı yarım saattir uyandırmaya çalıştım ama uyanmadı ” dedim abim ise bir anda odadaki banyoya gidip eline ilk gelen şeyle su doldurmuştu.
Ne yapacağını anlamdıramadığım için boş gözlerle abime baktım oysa asla tereddüt etmeden içi su dolu kabı kızın yüzüne boşalttı.
Korkudan mıdır yoksa irkilmeden midir kız bir anda yataktan fırladı. “ Bak gördün mü böyle uyandırılır ” demesi ile odadan çıkması biri oldu beraber öylece baktım ve sonrasında ben de hemen odadan ayrıldım.
Aşağıya indiğimizde herkes kahvaltı masasında oturuyordu biz de masaya oturup kızın gelmesini bekledik.
10 dakikanın sonunda anca gelebilmişti. Merdivenlerden iner inmez annem ve babam gülüm seyrek karşılık verdi kızım herkese günaydın demesiyle kahvaltıya başlamıştık.
★★★
Herkes kahvaltısını yaptıktan sonra dışarıya çıkmaya başlamıştık.“ Ayy canım çocuklarım benim hadi görüşürüz,umarım gününüz güzel geçer ” bir yere kahvaltı masasından ayaklandı Yıldız Hanım. Dışarıya kadar bize eşlik edip biz araca binip evin önünden ayrılana kadar kapının önünden ayrılmadı.
Okulun kapısının önüne gelince sadece okula bakmaya başladım.“ Hadi senin saatlerce bekleyemem bahçede ” diye seslendi Murat yeni fark ediyordum benden bayağı ileride duruyordu hemen ona ayak uydurmaya çalışarak yürümeye başladım okul binasının içine girince ferah ve aydınlık bir görünüm yaratmak için krem ve beyaz renkleri ağırlıklıydı.
Mert bana bakış atarak“ Bir üst kat müdür yardımcısının odası bulursun değil mi Benim sınıfım onun bir üst katında ben sınıfıma çıkacağım müdürün odasında seninle durmak istemiyorum ” dedi ve hızlı adımlarla katı çıkmaya başladı.
Ne olmuştu az önce birkaç dakika öylece bakındıktan sonra bir kat yukarıda olan müdür yardımcısının odasına çıkmaya başladım. Kata çıkmam ile müdür yardımcısı Murat Köksal yazısını asılı olan kapıya tıklayıp içeriden “ gel ” sesini duymam ile içeriye girdim.
“ Buyur kızım ” deyip kafasını bilgisayardan çekti “ hocam ben yeni öğrenciyim de hangi şubede olduğunu öğrenmek için geldim ” dedim gülümseyerek hoca ise anlamsız gözlerle bana bakıyordu. “ Kızım yabancı mısın sen hiç Türkçe bilmiyor musun ? ” dedi bana bakarak bende hocaya bakmaya başladım bir cesaret ile türkçeyi bildiğimi kimseye söylemek istemiyordum ama Türkiye'de birazcık daha İspanyolca konuşursam ya dolandırılacaktım ya da konuştuklarımı hiç kimse anlamayacaklardı “ Biliyorum ama çok iyi değil ” dedim hocaya bakarak hoca ise gözlerini belirterek bana bakıyordu.
“ Kızım bu kötü halimi, neyse adın neydi kızım senin ” dedi “ Erna Yılmaz ” dedim Benim bunu demem ile “ Bu okulda Mert Yılmaz adına bir öğrencimiz var onu tanıyor musun ” dedi müdürün bunu demesi ile öylece kalakalmıştım Mertin bana falan tavırlarından dolayı onu benim kardeşim olduğunu kimsenin bilmesini istemiyordum “ hayır tanımıyorum ” dedim
Hocadan sınıfın ve şubemi öğrenir öğrenmez kartları dolaşarak sınıfımı aramaya başladım 4 kat yukarı çıkmam sonucunda sınıfımı bulmuştum 11-B yazan sınıfın kapısını çalıp “ gir ” sesini duymam ile sınıfa girdim.
“ Kusura bakmayın hocam geç geldim ben yeni öğrenciyim ” dediğimde hoca gülümseyerek gel kızım kendini tanıt istersen.'' dedi tahtanın önüne gelip “ Ben Erna ispanya'dan Türkiye'ye geldim ” demem ile hoca şaşırarak “ ispanya'dan neden Türkiye'ye geldin peki ” dedi “ ailem çok sık seyahat eder aile büyüklerimizden birisi rahatsızlandığı için bir süre burada kalacağız ” diye ilk aklıma gelen yalanı söyledim.
Beğenmeyi ve Yorum yapmayı unutmayın 🪐
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.....
Bölüm etkileşimi
