1. bölüm · AİLELER KARIŞTI
1. Bölüm
Arkadaşlar bu benim ilk yayınladığım kurgu umarım beğenirsiniz 🪐
Kitaba başlama tarihiniz….
Karışan Kaderler Bir Hayatın Yeniden Başlangıcı
13/09/2007......
Saat: 4:13 sabah
İstanbul.......
Yağnur.......
Sabaha karşı otelde eşi ile uykularını bölen karısının acı dolu feryadıdır. Eşi uykusundan sersem bir şekilde uyandı. İkisinde panik olmuşlardı alelacele otelden çıkış yaptılar.
Korku panik içerisinde en yakın hastaneye gelmişlerdi, hemşireler hemen hastayı içeri almışlardı. David doğumhane kapısının önünde bir o tarafa bir bu tarafa doğru dönmeye başladı.
Yaklaşık bir saat sonra doğumhanede çocuk sesleri duyulmaya başladı. Bebek ağlama sesini duyduğunda sevinçten yanağından damlalar süzülmeye başladı.
Hemşire doğumhaneden çıktığı gibi David’ in yanına gelip güler bir yüzle “ nur topu gibi bir kızınız oldu ” dedi
yanaklarından yaşlar süzülürken gülümseyerek hemşirenin kucağındaki kızına bakmaya başladı. Hemşire kucağındaki kızı alıp hazırlamaya gitti. Doğumhaneden çıkan eşini gördü, eşini normal odaya almışlardı.
13/09/2007......
Saat: 4:13 sabah
İstanbul.......
Erna……
Kucaklarına aldıkları minik yumuk yumuk elleriyle , annesinin parmağını tutacağını ilk adımlarını, ilk kelimesinin anne, baba demesini bekliyorlardı.
Yıldız Hanım ve Selim Bey evladına bir zarar gelmesinden korkan Yıldız Hanım doğuma az bir süre kala hastaneye yatış yapmak zorunda kalmıştı, Selim Bey’ in işlerinden dolayı Yıldız’ın yanında olamıyordu yinede eşini sürekli arardı.
İşinden her fırsatta zaman ayırmaya çalışırdı. 4 :13 de sancıları tutmuştu acı dolu seslerini duyan hemşireler panik ile odaya geldiklerinde Yıldız’ın suyunun geldiğini görünce dehşete düştüler ve apar topar doğumhaneye aldılar.
Yaklaşık bir saat sonra kızları dünyaya gelmişti. Yıldız normal odaya alınmıştı. Dinlendikten sonra çocuk annesine emzirmek için verildi ama nerden bilebilirdi emzirdiğinin kendi kızı olmadığını,
“ Kader, Yıldız Yılmaz’ı öz kızından tam on yedi yıl mahrum bırakmıştı.”
Günümüz Yağnur.…….
Ayna karşısında ceketinin düğmesini ilikleyip arkasında gardrobun önünde giyeceklerini seçmeye çalışan eşinin belinden kavrayıp belini göğsüne yapıştırdı. Boynundan küçük ama hatırı sayılır nazik bir öpücük kondurdu. Aynadan yansımalarını seyre dalmışlardı.
Yıldız Hanım'ın yüzündeki gülümse yavaş yavaş solmuştu, derin bir nefes aldı.
“ Doktorlardan bir haber yok mu ? ” dedi boğazındaki yumru onu konuşturmayacak kadar ağırdı. Yıldız Hanım'ın yüzündeki umutsuz parıltılar artık Selim Bey’inde yüzüne yansımıstı. “ Selim belki doktor yanlış düşünüyordur, yağnur bizim gerçek kızımızdır ” dedi göz yaşları akmak üzereyken ama artık dayanacak gücü kalmamıştı. Sol gözünden bir damla yaş süzülmüştü. Selim Bey Yıldızı kendine çevird, sol gözünden süzülen yaşı elinin tersi ile sildi. “ Hayatım biz doktorlardan daha iyi bilemeyiz ki, neden hep kötü sonuçları düşünüyorsun belki de bizim kızımızdır ” dedi yıldız hanımın yüzü ellerinin arasındayken “ Hadi kahvaltıya geç kalmayalım kurt gibi acıktım ben sen acıkmadın mı ” dedi Selim Bey sanki bu konunun üstünü örtmeye çalışıyordu, belki oda kendi kızları olmaması onuda mı korkutuyordu ?
Kahvaltı masasına oturmuş kahvaltılarını yapmaktaydılar. Masada hiç ses yoktu taki Selim Bey “Kızım bugün müsaitsen baba kız günü yapalım mı ? ne dersin birlikte vakit geçirelim ” dedi yağnurun yüzünde küçümseme ifadesi yer edinmişti “ Baba o ne ya köylü müyüz biz hem bir tatilim var onuda arkadaşlarımla geçirmek istiyorum bir şey mi istiyorum ” diye sitem ederek masadan kalktı ve hızlı adımlarla merdiveni çıkıp odasına gitti.
Selim Bey ve Yıldız Hanımın oğluna her ne kadar göstermemeye çalışsalarda yüzlerinde bir kırılma vardı.
★★★
Selim Bey bugün şirkette işlerinin az olmasını fırsat bilerek ailesine biraz daha fazla zaman ayırmak istemişti. Yağnurun sabah çıkışmasından dolayı ailede dışarıya çıkmak isteyecek ne tat ne de tuz kalmıştı.
Oturma odasında oturmuş eşiyle karşılıklı kahve içmekteydiler. Daha kahvesinin yarısına bile gelememişken, odada telefon sesi yankılanmaya başladı.
Selim Bey telefonu açması ile Yıldız Hanımın yüreğine birşey oturmuştu ne kalkmak biliyordu nede Yıldız Hanıma nefes aldırabiliyordu.
“ Buyrun doktor bey ” demesi ile Yıldız Hanım sanki diken üstündeymiş gibi hareket etmeye başladı.
“ Yani artık her şey netleşti mi ” dedi sıkıntılı bir sesle bir süre konuşmadı Selim Bey bu da Yıldız Hanımın iyice merak etmesine sebep oluyordu. Bir süre sonra telefonu kapatıp sadece Yıldız Hanıma baktı.
Aralarında kısa bir sessizlik oluşmuştu bu sessizlikte Selim Bey her ne kadar bahsetmemiş olsada Yıldız Hanım Selim Bey’in gözlerinin içindeki kederden ne anlatmak istediğini iyi anlıyordu. Yıldız Hanımın gözlerinden yaşlar boşalmaya başlamıştı, iç geçirerek “ yağnur bizim kızımız değil mi ” dedi ve daha hiddetli ağlamaya başladı. Selim Bey Yıldız Hanımın yanına yaklaşıp sımsıkı sarılmıştı onu sakinleştirmek ister gibi saçlarını okşayıp sayamadığı kadar öpücük kondurmaya başlamıştı.
“ Yıldız tamam, sakin ol doktor bizi yarın hastaneye bekliyor ” dedi ve yüzünü avuçları arasına aldı, parmakları ile gözyaşlarını sildi. “ Lütfen ağlama belki böyle olması bizim için daha iyi olur, lütfen yıldız seni böyle görmek beni çok üzüyor ” dedi gözlerini gözlerine kenetleyerek.
Günümüz Erna……..
Not: Kalın harfli yazılar ispanyolcadır.
Saat: 8:30
“ Ernacım erkenden duşunu al, saat 10’ da keman hocan gelecek 1'den 3’e kadar da çizim eğitimi göreceksin unutma ” dedi Emma Hanım kahvaltı masasında erna ise sanki eğitimlerden bıkmış gibi yüzünü sündürmekteydi.
“ Erna karşında ailen var, somurtmayı bırak hocalarınla da görüşüyorum bir haftadır sen de bir haller var ne oldu pek dalgın görünüyorsun ” dedi ses tonundaki kızgınlık belli olmayacak gibi değildi.
Korkudan mıdır belli değil ama kuruyan boğazını ıslatıp annesine gülümser bir şekilde “ hayır annecim sadece derslerden biraz fazla yoruluyorum ” dedi bu cevabının karşısında kaşlarını çatarak
“ senin yorulman bize bir şey ifade etmiyor derslerinde başarının düştüğünü ilgi ve odanın kesildiğini söylediler ” dedi ellerini masaya dayadı.
“ Ne oldu erna neden derslerine yoğunluk vermiyorsun ” dedi Emma Hanım erna bu konuda sanki kestirip atılmasını ister gibi “ bir problem yok anneciğim sadece şu aralar çok dalgınım o yüzdendir ” dedim.
“ Annecim ben doydum izninizle odama çekilmek istiyorum ” dedim ve masadan kalkıp hızlı adımlarla odama ilerledim.
★★★
insanın kendi hayatını bir başkası kontrol etmesi dışında en kötü ne olabilir ki ?
Herkes bir kişi tarafından planlanmış ve onları yapmak ile zorunlusun daha ne olsun ki sanki bu insana ölüm emrini vermiş gibi gelir.
Yorucu bir okul gününde dışarıda en yakın arkadaşımla konuşmaktan başka ne yapabilirdim ki
Clara’nın evlerinin önündeki parkta banklarda oturup sigara içiyorduk.
Clara sigarayı dudaklarına götürmeden hemen önce “Bu arada abimin içinde bulunduğu kulüp bugün parti veriyormuş .” dedi ve sigarasından uzun bir fırt çekti.
Sigaranın dumanını üfleyerek “ iyiymiş ” dedim ve elimdeki sigarayı yere atıp üzerine bastım.
Clara’da benim gibi bitirdiği sigarasının izmaritini yere attı “ çok iyi ama katılamıyoruz ki ” dedi ve ev gitmek için banktan kalktık.
Elini omzuma atıp gözlerindeki sinsi pırıltılarla “ biliyorum ama diyorum ki abim bizim için bir kıyak yapamaz mı ” dedi ve sol gözünü kırptı.
Dudağımı büzerek yüzümde anlamsız bir ifade oluşturup. “ Bilmem yapabilir mi ? ” dedim imali bir yüz ifadesi ile oda o imayı kapmış olacak ki yolda beni çekiştirerek hızlı yürümemi sağlamıştı.
Nerden baksak eve geleli 5 dakika olmuştu. Clara’ nın tek yaptığı ise eve geldiğinden beridir abisine şirinlik yapmaktaydı. Abisi de niçin şirinlik yaptığımızı anlamış olacak ki.
Gözlerini büyütüp “ canım abim benim diyorum ki ” dedi kolunu omzuna atarak.
Omzundaki kolu çekerek “ hayır ” dedi ve koltukta oynadığı oyuna devam etti.
Yüzünü yüzüne yaklaştırarak “ abi sadece bir kereliğine lütfen yaaa ” dedi ve gözlerinin içine bakmaya başladı.
Gözlerini gözlerinden çekmeyerek “ hayır olmaz daha onyedi yaşındasın ” dedi ve koluyla ekranın önündeki yüzünü geriye doğru itti.
Koluna yapışıp “ abi ama reşit olucam sadece bir defalığına ” dedi ve kolunu sallamaya başladı.
Kolunun saçı çekip cevap verdi. “ Hayır abicim olmaz reşit ol o zaman gidersin ” dedi suratına bakmadan.
Koluna daha çok sarılıp “ abi lütfen ” diye çekiştirmeye başladı.
Elinden kolunu sertçe çekip “ zorlama istersen ” dedi uyarıcı bir sesle ve oyun konsolunu masaya sert bir şekilde bırakıp ayaklandı.
Masadan kalkması ile “ abi kulübü senin kurduğunu anneme ve babama söylerim ” dedim yüksek bir sesle
Abim kapıya yönelirken bunu demem ile duraksadı. “ sadece bir defa annem gilden bana bir ima duyar veya hissedersem senden bilirim haberin olsun ” dedi baş parmağını bize sallayarak.
“ Tamamdır duymayacağına yemin ederim ” demesi ile odadan çıkması bir oldu. Kankama döndüm ve ellerimizi birbirine kenetleyerek deli gibi zıplamaya başladık.
İkimizinde gözlerimizin içi parlıyordu mutlulukla “ bence kendi evlerimize gidelim hazırlanalım orada buluşalım.” dedim gözlerinin içine bakarak.
★★★
Akşam saat 20:00 göstermeye başlayınca otobüs ile Clara’nın evinin orda indim, Clara’ yı aradığımda gelemeyeceğini ailesinden ceza aldığını söyledi. Ben biraz ısrar edince kabul etmişti ailesi.
Ben kulüp’ ün olacağı yere çoktan varmıştım. Kapının girişinde Clara’ yı beklemeye başladım. Üç saat’tir yoktu artık beklemekten sıkılmıştım ki sonunda gelmişti.
Kulübün kapısında bizi bekleyen Clara’ nın abisi bizi görünce kulübe girmek için bilekliğimizi vermişti.
Saat gece bir biz kulüpten yeni çıkmıştık. Eve geldiğimde hiç şaşırmadım bir manzara vardı karşımda babamın iş arkadaşlarını eve davet etmiş salonda oturuyorlardı annemde başka odaya geçmiş kesin ya babamı yada beni övmeye başlamıştır.
Anneme gözükmeden odama gitmeme çok kızar en iyisi anneme gözükmekti annemin olduğu odaya giriş yaptığımda bütün gözeler beni bulunca güler bir tavırla baş selamı verip yanlarına gelip masanın üstünde olan elmayı alıp anneme dönerek
“ annecim ben odama çıkıyorum müsaadenizle ” demem ile annem bana dönerek
“ Tabii çıkabilirsin ” demesi ile arkama bakmadan seri adımlarla odama çıktım.
Çıkarken annem arkamdan kadınlara “ hep böyle formuna dikkat eder biraz fazla ye der arkadaşları ama yinede yemez ” annem illa övmek zorunda merdivenlerden bıkkın ve yorgun bir şekilde çıktım. Zıplayarak yatağıma uzandım.
Hiç fark etmedim ama ailem ile son günüm olduğunu
Hayat hiç bir çocuğa ailesine seçme hakkı sunmuyordu.
Bugün rahat bir uyku uyumuştum ama diğer günler nasıl bir uyku uyuyacağım asla bilmiyordum. Bana nasıl davranacaklarını hatta benim kızı olarak kabul edip etmeyeceklerini bile bilmiyordum.
★★★
03/07/2024…. Sabah saatleri
Sabah annem ve babamın tartışma sesleriyle uyandım.Hızlıca odamdan çıktım. Koşarak merdivenlerden aşağı indim. Salonda tartışıyorlardı, salona bi anda girmem ile ikisininde gözleri beni bulmuştu.
" Anne baba ne oluyor neden tartışıyorsunuz " dedim ikiside bana bakarak babamın elinde tuttuğu kağıdı bana uzattı, kağıdı okumaya başlayınca bende şok olmuştum bu nasıl olabilirdi.
" Kağıtta Yazanlar "
Sayın Emma Hanım ve Davit Bey İstanbulda yapmış olduğunuz seyahatte Emma Hanım bir doğum gerçekleştiriyor ve Emma hanım ile aynı saatte doğum yapan bir hanımefendi ile çocuklarınızın karışmış olduğu tahmin ediliyor test yapılması gerekiyor kusurumuza bakmayın ve lütfen .................... bu hastaneye gelin tekrardan kusurumuza bakmayın.
" Erna benim kızım ve kimseye vermem sadece her şeyden emin olmak için Türkiye'ye test yaptırmaya giderim " dedi
Annemin bu sözleri beni çok şaşırtmıştı. Sadece hava atmak için kızına ceza veren bir anne şimdi evladını önemsiyor muydu yoksa bana mı öyle gelmişti.
Hemen bilet alıp İstanbul'a gitmek için hazırlandık. Sadece Babam beni önemserdi annem sadece arkadaşlarına hava atmak için seviyormuş numaralarına yatardı, bu sabah söyledikleri beni biraz şaştı.
Peki ya ben gerçekten onların kızı değilsem onlarla geçirdiğim 17 senem boşuna ise annem ve babam olarak bildiğim kişiler beni onlara verecek miydi acaba
Kafamda deli sorular ile uçağa binmiştik.
Annen ve babam birbirleriyle asla konuşmuyordu.
Arkadaşlar ilk kurgudumdu nasıl buldunuz..
Umarım beğenmişsinizdir..
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın 🪐
30 /04/2025 Çarşamba saat : 23:05
İlk kitabım olduğu için kitabı ufak bir süre askıya alıp yazım hatalarını gidermekdeyim canlarım benim……
İsimlerde değişiklik oldu ama ana karakterlerde hiçbir şekilde değişiklik yapılmadı……
