2. bölüm · AİLELER KARIŞTI
2. Bölüm
Ben geldim nasılsınız aşkolar……
Yeni bölüm…….
İyi okumalar dilerim 🪐 🩷
Sabah kalktığımda annem mutfakta yemekler için yardım ediyordu babam çalışma odasında şirketin işleri ile ilgileniyordu ben ise koltuğa uzanmış telefonla ilgileniyordum. Yaklaşık on dakika sonra hepimiz yemek masasında oturmuş kahvaltı yapmak için ablamı bekliyorduk, her gün zaten evde bir kıyamet kopuyordu.
Neden mert ile aynı okula gitmek zorundayım beni okulda rezil ediyor.
Sürekli benim yanıma geliyor, ben arkadaşlarımla vakit geçirmek istiyorum ama bana mani oluyor hem benim yaşıtım bile değil anlamıyorum sürekli benim yanımda yakamdan düşmesini istiyorum.
Sürekli her kahvaltıda bununla ilgili kavga yaparız benim ona ne zararım var hiç bilmiyorum ablamın benimle zaman ayırmasını istiyorum çok şey mi istiyorum.
En azından bu konu çok uzun sürmemişti. Artık bu kavgalara alışmıştık. Nerden baksan abimgil ve babam bu konu açıldığında duymamazlıktan geliyorlardı ama ben gelemiyordum işte beni ezmesi, beni kötülemesini sevmiyordum hiçbir zaman aramızda abla kardeş ilişkisi olmamıştı ve bu saatten sonra da olmayacak gibi geliyordu.
★★★
Okulun kantininde arkadaşlarla masada oturmuş sohbet ediyorduk. Ders zilinin çalması ile masadan kalkıp sınıfa ilerlemeye başladık. Müdürün odasından Ali abinin çıktığını görünce bizimkilere dönüp “ siz sınıfa çıkın ben geliyorum ” dedim ve Ali abinin yanına ilerlemeye başladım, henüz beni fark etmemişti yanına gelip “ Ali abi bir şey mi oldu ” demem ile irkildi ve bana döndü.
“ Murat abicim ablan yağnuru gördün mü ” dedi kolunu omzuma atarak yüzünde aceleci bir tavır vardı. “ Hayır sınıflara dağıldığımızdan beri hiç görmedim ” dedim
“ bir şey mi oldu Ali abi neden çağırıyorsun anlamadım ” dedim kafamdaki soru işaretlerini gidermek için “ Yağnur Hanımı alıp hastaneye götürmem gerekiyor, Selim Bey bizi orada bekliyor ” dedi “ ne , neden babam hastanede bekliyor, yoksa babama bir şey mi oldu ” dedim sesimde gizleyemediğim bir korku vardı. “ Yok abicim korkma sadece ablanı bugün biraz erkenden çıkacak okuldan ” dedi beni rahatlatmak ister gibi “ ablam 11/C’ de belki sınıftadır ” dedim “ tamam abicim senden hocanı bekletme sınıfına geç hadi bende ablanın sınıfına bakayım ” dedi ve aceleyle katları çıkmaya başladı. Bende oyalanmadan sınıfa çıktım.
“ Nerde kaldın oğlum ya meraktan ödüm koptu acil bir şey yoktur umarım ” dedi Poyraz sınıfta sırasına oturmuş kapıya kaçamak bakışlar atıyordu beni görünce derin bir nefes almıştı. Bende Poyraz'ın yanına oturdum. “ Benimle ilgili bir sorun yok ama ablamı almaya gelmişler ” dedim sıkıntılı bir nefes verdim. “ Aman boşver senin ailen sürekli okula geliyor ablan yine ne yaptı Allah bilir ” dedi eğlenceli bir sesle ama benim içimde bir sıkıntı vardı, bunun sebebini hiç bilmiyordum.
★★★
4 saatlik bir uçak yolundan sonra İstanbula iniş yapmıştık. Bize söylenilen adresteki hastaneye gitmeye başlamıştık. Yaklaşık yarım saat sonra hastanenin önüne gelmiştik. Aceleyle bizi bekleyen doktorun odasına çıktık. Odanın kapısını çalmamız ile ‘gel ’ sesinin gelmesi ile odaya giriş yapmıştık. Odada bana benzeyen sarışın bir bayan vardı. Yanında ise sanki onu teselli etmek için uğraşan bir adam vardı adam uzun boylu geniş omuzlu baştan aşağı siyah rengine bürünmüş bir şekildeydi siyah renk onu ne kadar da ciddi göstersede yüz hatları daha yumuşaktı.
Benim onları bu şekilde dikizlemem doğru değildi ama onlarında beni izlemeleri doğru değildi. Bu beni çok geriyordu.
“ Lütfen ayakta durmayın şuraya oturun ” doktor eliyle yanındaki masayı gösterdi
Bizde doktorun gösterdiği yere oturup beklemeye başladık. Ortamda gerici bir sessizlik hakimdi bu sessizliği bozan ise kapının çalması ile içeriye giren genç bir beyefendi ve benim yaşlarımda bir kız çocuğu odaya girmişti. Doktor bana ve kıza dönüp “ Diğer kızımızda geldiğine göre kanlarınızı almaya başlayalım mı ” dedi gözleri bizim aramızda gelip giderken benim yaşlarımdaki kız “ biran önce bitsin bu iş burada olmak istemiyorum ” dedi hepimize göz devirdi.
“ O zaman ilk senin kanını alalım ” eli ile sedyeyi gösterdi kız hemen sedyeye oturdu doktor elinde iğne ile ilerlemeye başladı. Kızın babası olduğunu tahmin ettiğim kişi ayaklanıp kızın yanına gelip elini tutmaya çalıştı. Kız ise adama bakarak tutmak için yanaşan elini geri çekti adam bir şey demeden bozuntuya vermeden sadece orada durdu.
Kızın kanı alındıktan sonra benim kanımıda almak için sedyeye oturmam için eli ile sedyeyi gösterdi.
Benim kanımda alındıktan sonra babamın ve kızın babasının kanı alınıp laboratuvara gönderilmişti.
Doktorun odasından çıkar çıkmaz annem elini belime dolayıp iyice kendine çekti beni sanırım karşıdaki bayana göz dağı vermek istiyordu.
1 Hafta Sonra…..
Nerden bakılsa ablamı okuldan alınıp hastaneye götüreli bir hafta oluyordu. Benim ablamı merak edip sorduğumda ise beni azarlayıp odasından çıkarmıştı ilk gün tedirgin olduğunu düşünüp üstüne çok gitmemeye çalışmıştım ama bana ‘ sizden kurtuluyorum artık bir ailenin tek çocuğu ile karıştırılmış olma durumundan dolayı kan verdiği ’ dile getirmişti.
Herşey bu kadar basit miydi yani eğer karıştırılma gibi bir durum varsa ne olacaktı bizi bırakıp gidecek miydi yani ne kadar biz iyi davranmasada yinede ablam kendisi onun bizi bırakmasını hiç istemiyordum.
Kahvaltı için aşağı inip ablamı bekliyorduk. Ama yine bir kahvaltı bize zehir olmuştu. Bugün hastaneye sonuçlar için gidilecekti. Annem ve babamı ikna edip bende hastaneye gitmek için izin almaya çalışmıştım ama ablam benim gelmemi istememişti.
Kahvaltı yapılır yapılmaz hastane için yola çıkmıştılar. Sanırım bu karışma haberini bilen tek kişi bendim. Abimgille birşey söylenmemişti bu haberi bende duyduktan sonra bende kendime gelememiştim. Tıp dünyasında nasıl böyle birşey olabilirdi aklım almıyordu.
Bu konu hakkında biraz araştırma yapmıştım istisna ile bazı hastanelerde bu tarz durumlar çok yaşanıyormuş ve bu durum gelip 17 sene sonra kapımızı çalmıştı.
Benim bunları düşünüp beynimi allak bullak edip duruyordum. Bu düşüncelerden ayrılıp okulun bahçesine giriş yaptım.
★★★
Bir haftadır otelde kalıyorduk Türkiye'ye defalarca kez tatil için gelmiştim annem ve babam yüzünden hiç gezme fırsatım olmamıştı. Dört duvar arasına takılıp kalmıştım. Artık delirmek üzereydim doktor bizimle iletişime geçip sonuçların çıktığını söyleyene kadar ne kadar da olsa bir yanım bunu kabullenmek istemese de bir yanım ise gerçekleri öğrenmek istiyordu. Kalbi ve mantığı arasında sıkışıp kalmış gibiydim.
Otelden erken saatlerde ayrılıp hastaneye gitmek için yola çıkmıştık. Yolculuk çok sessiz geçmişti. Benim gözlerimi ise etrafta yanımızdan geçen araçlara bakmakla geçti sonrasında ise çok gerilerden ise bir ses yankılandı beynimde
Erna’ nın bize bir yararı yok.
Tek derdi başına belaya sokmak.
Ailesini küçük düşürüyor.
Artık öğretmenlerinin dahi yüzüne bakamıyorum.
Bu sesler kullanma öyle şiddetli bir şekilde dolmuştu ki. Gözlerimin kızardığını hatta doğmak üzere olduğunu dahi anlamamıştım. Birkaç gün önce annem ve babam tek başına konuşurken annem bunları söylemişti.
Şimdi ailenin önemini daha iyi anlamıştım. Her birey anne ve baba olmamalıydı ne yapabilirdi ki et bir çocuk kendi annesinin ve babasını seçemezdi.
★★★
Not: Kalın harfli yazılar İspanyolca
Yazardan ;
Sabah erken saatlerde yola çıkan iki ailede baya tedirgindiler hastaneye geldiklerinde daha Ernagilin ailesi gelmemişti beş dakikanın ardından Ernagilde gelmişti.
Doktorun masasında zarfın içindeki kağıtlar iki çocuğun da kaderini değiştirecekti.
Doktor kağıdı alıp bize uzatmıştı yavaşca kağıdı alıp nefes alarak kağıta yazanları sesli nir şekilde okumaya başladım.
Kağıta yazanlar ;
Erna Ayala 99,98 Selim Yılmaz'ın biyolojik ailesidir.
Yağnur Yılmaz 99,98 Fiyona Ayala' nın biyolojik ailesidir. Yazısı yer almaktaydı.
Erna ve Yağnur’u yeni bir hayat bekliyordu.
Doktorun döylediklerinden sonra odada boşuna beklemeye gerek yoktu artık herşey çok netti onların kızıydım.
Gerçek annem olduğunu öğrendiğim kadının gözleri dolmuş bir şekilde bana bakıp bir adım ileri çıktı.“ Kızım biz senin bizle yaşamanı istiyoruz lütfen bizi kırma bize bir şans ver seni tanımayı çok istiyoruz babanda bende ” dedi kadın
Annem hemen lafa atladı “ Alın tabiki kızınızı bende kendi evladımı alıcam ve bir daha böyle bir görüşme olmamasını diliyorum.” dedi Annem
Beni on yedi yıllık kızları Erna Ayala'yı mi kovuyordu annem. Beni azarlamalarına sustum ama kendi kızları değilim diye beni böyle ortada çekip bırakamaz .
Anneme dönüp sadece bakmıştım ağzımdan istemeden dökülmüştü kelimeler “ Anne hiçbir şey olmamış gibi kendi kızını bırakıp çekip gidecek misin.” dedim bunu söylerken kendimi o kadar çaresiz ve güçsüz hissetmemiştim.
Sanki hep bu anı beklemiş gibi cevaplamıştı. " Sen bizim öz kızımız değilsin ve bizim ailemize iyi bir evlat olmadın yeni ailenle mutluluklar.” demesi ile diğer kızın bileğini yakalandığı gibi hastane çıkışına ilerlemeye başladı.
O kızı alıp hiçbir şey demeden çekip gitti yüzüme bile bakmamıştı bile çekip giderken
Daha beni bıraktığının şaşkınlığı üzerindeyken kendime bir söz verdim Geçmişe dair hiçbir şey hatırlamayacaktım ve yeni ailemle olan hayatıma bakacaktım.
“ annem öz kızını aldığına göre bende kendi ailem ile eve gitmemde bir sakınca yoktur umarım.”dedim.
Söylediklerimi anlamamış olmalılardı yüzüme sadece bakıyorlardı.Onlara dönmüş olmamı onlara şans tanımış olduğumu düşünüyor olmalılardı.
Arkalarında olan aracı işaret etmişlerdi. Araca binmekten başka seçeneğim yok gibi gözüküyordu.
Hemen arabaya binip yola çıkmıştık yol boyu birbirilerimiz ile hiç konuşmamıştık.
Arabadan indiğimizde karşımızda kocaman bir ev duruyordu hemen arabadan aşağı indim.
Yıldız hanım " Yeni evine hoşgeldin kızım " dedi
Ben bu cevabina ise gülümseyip baş sallayarak ona karşılık verdim.
Kapınin önüne geldiğimde bir hanfendi kapiyi açmıştı.
" Erna Hanım hoşgeldiniz şöyle içeri buyrun " dedi
Tedirgin bir şekilde içeri girdim evde kimse yoktu sanırım ben içeri girince biyoloji ailem’de içeri girmişti.
“ Kızım abilerin ve kardeşin henüz evde değiler onlarda seni merak ediyorlar ” dedi Selim Bey
Abilerim ve kardeşim mi vardı? Nasıl yani biz kaç kardeştik ki ?
" kardeşlerin akşam gelirler onlarlada tanışırsın " dedi
" kızım ben kendimi tanıtmayı unuttum Selim senin baban bu da Yıldız senin annen lütfen bizi kendi ailen gibi görmeni istiyoruz " dedi
" Abingil seni terslerlerse ki öyle birşey yapacaklarıni zannetmiyorum ama lütfen bizim için onları affet olur mu ? " dedi Selim Bey
Başımı sallamakla yetindim. Yıldız Hanım yol yorgunu olduğumu olduğumu düşünmüş olmalı ki beni odama çıkardı.
Odaya geldiğimde kocaman bir oda beni karşılamıştı, odanın bir tarafında 2 tane kapı vardı sanırım giyinme odası ve banyoydu.
Yıldız Hanım yorgun olacağımı düşündüğü için bana bir adet pijama çıkardı ve banyonu yerini gösterdi sıcak bir duş alıp uyu istersen demişti.
Hemencecik sıcak bir duş aldıktan sonra pijamalarımı giyip yatağa uzandım bu olanlardan sonra o kadar yorgundum ki kafamı yastığa koyar koymaz uyumuştum.
🪐
Arkadaşlar ilk kurgudumdu nasıl buldunuz..
Umarım beğenmişsinizdir..
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın 🪐
30 /04/2025 Çarşamba saat : 23:05
İlk kitabım olduğu için kitabı ufak bir süre askıya alıp yazım hatalarını gidermekteyim canlarım benim……
İsimlerde değişiklik oldu ama ana karakterlerde hiçbir şekilde değişiklik yapılmadı……
