2. bölüm · Ağaya Yazılan Kader
Fırtına Öncesi Sessizlik
Arkadaşlar yeni kitap yazmaya başladım. Yazım veya noktalama yanlışları olabilir kusura bakmayın.
Başladığınız tarihi yazın buraya.
Başlangıç:21/03/2026
Hastanenin koridorları her zamanki gibi kalabalıktı. Koşuşturan ayak sesleri,açılıp kapanan kapılar, monitör sesleri...
Arjin Asmin Arslan,bütün o karmaşanın içinde dimdik duruyordu. "Hasta stabil," dedi dosyayı kapatırken. "Takipte kalın,bir şey olursa beni çağırın."
Hemşire başını sallayınca Arjin odadan çıktı. Hastanın yakınları doktor odadan çıkınca ayağa kalktı.
"Hasta geldiğinde kan kaybı çoktu. Beyin kanaması ve iç kanama vardı. İlk müdahale ile durdukduk kurşun hastanın kalbinin yakınında gelmiş ölümcül yerde değil. Kurşunu da çıkardık ancak hastanın hayatı tehlikesi devam ediyor. Eğer..." diyip susmuştu.
Nasıl söyleyecekti bir daha beyin kanaması olursa beyin ölümü gerçekleşir diyecekti. Sonuçta onlarda ailesiydi. "Doktor devamını söyler misiniz? Benim oğlum iyileşecek mi?" dedi kadın titreyen sesiyle.
"Beyin kanamasını ilaçla durdukduk ancak tekrar beyin kanaması geçirirse beyin ölümü gerçekleşir. Kendinizi her iki duruma da hazır tutun. Tekrardan geçmiş olsun."
Aklına kendi ailesi gelmişti yıllardır onlarla konuşmuyordu. Bir kişi hariç o da kuzeni Kenan...
Kenan Arjin'in okumasına yardımcı olmuş ve onu meslek sahibi yapmıştı. Çünkü aşiret aileleri kız çocuklarının okumasını saçma buluyor.
Meslek hayali olan bir çok kız vardı fakat kimse hayalini gerçekleştiremiyordu. Niye babası izin vermedi diye.
Arjin kuzeni Kenan sayesinde okumuş ve hayalini gerçekleştirmişti. Ameliyathaneden yeni çıktığı için odasına doğru yol aldı. Odasına girince Emrah ve Aslı'yı görünce mutlu olmuştu.
Aslı da Arjin'i gördüğü gibi ayağa kalktı ve koşarak arkadaşına sarıldı. Arjin gibi Aslı ve Emrah da aşiret çocukları idi. Ancak Aslı'nın ailesi dar görüşlü değildi.
Emrahbda zaten kendi işini yürütüyordu. Arjin Aslı ile sarıldıktan Emrah ile sarıldı ve koltuğuna oturdu. "Ee hayırdır sizi hangi rüzgar savurdu buraya," diye sordu. Aslı ise cevap olarak "Arjin rüzgarı savurdu buraya.
Ayrıca bundan sonra sürekli bir aradayız." Arjin'in gözleri gelen ikili de oyalandı. Açıklama bekliyordu çünkü. Emrah Arjin'in açıklama beklediğini görünce konuştu.
"Ben hâlâ daha Diyarbakır'da yaşayacağım. Sadece Aslı tayinini buraya aldırmış. Seninle bir arada olmak için."
"Aaa yeni gelecek olan doktor sen misin?" Diye sordu. Aslı arkadaşının şaşırmış halini görünce büyük bir kahkaha attı.
"Evet aşkım seni özlüyorum. Dedim birlikte çalışalım. Ayrıca senin yan yanayız ve çalışma saatlerimiz aynı. Hatta nöbetlemiz bile aynı gün."
"Yuh! Yemedim icmedin bunu mu ayarladın gerçekten."
"Hayır aşkım seninle aynı gün hastane de olan doktorlara baktım. Onlarla konuştum ve şansım varmış. Melis Hanım'ın arkadaşı da burada çalışıyormuş. Ve aynı günlerde değilmiş anlaşıp yer değiştirdik. Yani o kendi arkadaşı ile çalışacak bizde birlikte."
Arjin tam cevap vereceği zaman telefonu çaldı. "Kuzişim" arıyordu. Çok beklemeden cevap verdi. "Alo güzelim napıyorsun." Arjin Kenan'ın sesini duyunca rahatladı. Bir haftadan beri Kenan'ın telefonuna ulaşamıyordu.
"Senin telefonuna niye ulaşılamıyor? Neredesin sen? Niye telefonlarıma cevap vermiyorsun? Bir şey oldu sana? Ni-"
"Güzelim bir sus da sabahtan beri taramalı tüfek gibi soru yağdırdın."
"Açıklama bekliyorum. Sende beni meraklandırmasaydın. Sana birşey oldu diye korktum."
"Farkındayım güzelim. Ama iyim merak etme. Şimdi sana birşey söyleyeceğim."
"Dinliyorum," Arjin Kenan'ın ne söyleyeceğini merak etmişti.
"Amcamlar seni hiç aradı mı?" Arjin bunu niye sorduğunu bilmiyordu.
"Evet iki günden beri arıyorlar. Ama cevaplamadım. Niye sordun ki?"
"Annen..." dedi Kenan. Sonra sustu kwlimeleri toparlaması gerekiyordu.
"Hastalanmış son kez seni görmek istiyormuş," Arjin kaşlarını kaldırmıştı. Eğer Kenan'ın kendisi bunu söylüyorsa doğrudur. Ama babası bunu söylüyorsa yalan söylüyor olabilirdi.
"Bunu sen mi öğrendin yoksa onlar mı söyledi?"
"Niye sordun? Ayrıca onlar söyledi. "
"Yalan söylemiş olabilirler çünkü. Yıllardır evime gitmiyorum sonuçta."
"Saçmalama bu kadar iler gitmezler. Ayrıca kendim aradım konuştum. Sesi biraz garip geliyordu."
"Ya yalan söyledilerse. Ya bir daha da geri dö-" Kenan Arjin'in lafını kesip konuştu.
"Geri dönersin eğer yalan söylüyorsalar. Hastaneden bir hafta izin al. "
"Tamam görüşürüz," diyip kapattı. Arjin'in hevesi kaçmıştı. Aslı ve Emrah somurtan arkadaşlarına bakıyorlardı.
"Ne oldu? Niye morelin bozuldu aşkım." Aslı telefonda birşey olduğunu biliyordu. Ancak soramadan da edememişti.
"Annem hastaymış son kez beni görmek istiyormuş." Emrah ve Asli niye üzüldüğünü anlamamıştılar. Çünkü Arjin hakkında doğru düzgün bir şey bilmiyorlardı. Onlar Arjin'in ailesinin iyi biri olduğunu düşünüyorlardı. Ancak Arjin buraya onlardan izinsiz gelmişti.
Artık açıklamanın zamanı geldi diye düşündü. "Size bir şey söyleyeceğim. Ama beni dinleyin." Aslı ve Emrah hiçbir şey anlamadan Arjin'e bakıyordular. Arjin derin bir nefes alıp verdi.
"Beni buraya ailem göndermedi. "
"Na- nasıl yani?" Aslı böylece Emrah'ın düşüncelerini diliyle söylemişti.
"Bende sizin gibi aşiret çocuğuyum. Hemde Urfa'nın bilindik ve güçlü aşiretin kızıyım. "
"Hangi şirketin kızısın?" Arjin soruyu cevaplamak için ağzını açmıştı. Ancak Emrah lafını kesip konuşmuştu.
"Arslan aşiretinin kızı olmadığını söyle lütfen."
Arjin maalesef dercesine kafasını salladı ve konuştu.
"Evet Arslan aşiretinin kızıyım. Ke-"
Emrah lafını kesmişti.
"Arjin yanlış anlama ama sen nasıl okudun. Benim bildiğim kadarıyla Arslan aşireti hiç bir kızını okutmuyor."
"Onlar zaten okutmadı. Kendim okudum tabi Kenan abiminde yardımı dokundu. Yıllardır görüşmüyorum onlarla. "
"O yüzden aramalarına cevap vermiyorum. "
Arjin akşam saatlerinde eve gelmişti. Hastane bugün çok kalabalıktı. Gelen giden eksik olmuyordu. Çok fazla açıktığı için kendine soslu makarna yapmıştı.
Televizyonu açmış haberlere bakıyordu aklına Kenan'la konuşulanlar geldiği için telefonunu eline alıp uçak biletini en erkene alacaktı. Ama yarın son bir koltuk kalmıştı. Diğer iki hafta boyunca doluydu ve geç giderdi o zamanda.
Yarın sabah 4 de almıştı. Ayağa kalkıp bir hafta giyeceği şekilde kıyafet ayarladı. İşinden izin almıştı bir hafta. Eğer annesi hastaysa ona bakacaktı.
Valizini hazırlayıp hemen uyumuştu. Çünkü onu yorgun bir gün bekliyordu.
Sabah alarm çalınca kalkmıştı. Emrah ve Aslı onu bırakacaktı. Banyoya girip kısa bir duş aldıktan zonra üzerine siyah bir crop,mini etek ve deri ceket ile kombinimi tamamlamıştım.
Eşyalarımı alıp aşağı indirdim. Birkaç dakika sonra kapı çaldı. Kapıyı açınca Emrah ve Aslı kapının önündeydiler. Aslı arkadaşının koluna girdi ve arabaya yöneldiler. Emrah ise valizi bagaja yerleştirdi. Araba bindi ve arabayı çalıştırdı.
Üç arkadaş yıllardır birlikteydiler.
Hiç ayrılmamışlardı ama bugün ayrılma vakitleri gelmişti. Havaalanı geldiklerinde daha bir saat vardı. Birlikte bekleme salonuna gittiler. O bir saat sanki onlara bir dakika gelmişti. Bir ses duyulmuştu. "Sayın yolcular İstanbul-Şanlıurfa yolcusu kalmasın. On dakika sonra uçak havalanacak."
Arjin Aslı ve Emrah vedalaşıp sıraya girdi. Arjin'in içinde kötü bir his vardı. Sanki Urfa'ya gidip bir daha da gelemeyecek gibi hissediyordu.
Uçağa bindi ve kendi yerini bulup oturdu. Yanında ise bir kız oturmuştu. Uçak hostesi son kez uyarı yaptı. Uçak hareket etmeye başlayınca Arjin'in yanındaki kızın yüzü bembeyaz olmaya başlamıştı.
Arjin elini kızın elini üstüne koydu. Kız ise elinin üstündeki eli farkedince rahatlamıştı. Bir süre sonra kız kendine gelince konuştu. "Ben çok teşekkür ederim," dedi utangaç sesiyle. Arjin ise gülümseyerek "rica ederim, adım Arjin Asmin ."Lorin elini uzatan kıza bir an baktı. Sonra elini kaldırdı ve Arjin'in elini tuttu. "Bende Lorin memnun oldum." Daha sonra ikisi sanki birbirini yıllardır tanıyormuş gibi sohbet ettiler.
Lorin içinden bu kız acaba abimle evlenecek olan kız mı? Çünkü yengesi ona abin evleniyor dediğinde kimle evleneceğini merak ettiği için sormuştu. Teyzesi ise cevap olarak "Kızın adı Arjin Asmin İstanbul'dan gelecek," dediğini hatırlıyordu.
"Peki sen nereye gidiyorsun?" diye sordu Lorin merakla. "Şanlıurfa'ya gidiyorum. Annem hastalanmış onun yanına." "Anladım geçmiş olsun. "
"Teşekkürler,sen nereye gidiyorsun." meraklı sesle sordu.
"Mardin'e gidiyorum. Kuzenim evlenecek," Arjin anladım dercesine kafasını salladı. Ama içinde merak ettiği bir soru vardı. "Peki direkt olarak neden Mardin'e gitmedin?"
"İstanbul'dan Mardin'e bilet kalmamıştı. Bende yengeme söyledim o da Şanlıurfa'ya bilet al diyince bende aldım."
Artık inme vakti gelmişti. İki kız da birbirlerinin numaralarını almıştı. İkisi beraber havaalanından çıktı. Lorin birkaç dakika sonra karşıdan gelen Mirza'yı görünce ona doğru koştu. "Mirza abi," diyip sarıldı. Mirza ise ona sarılan kadına karşılık verdi. Mirza Lorin'in bavulu aldı gidecekleri zaman "Arjin sen nereye gideceksin?" diye sordu. "Arslan konağına gideceğim. Taksi bekliyorum."
İşte o zaman Lorin her şeyi anlamıştı. "Bizimle gelsene Mirza abim seni bırakır oraya," Arjin ise "yok teşekkürler birazdan gelir zaten taksi." Lorin ise Mirza'ya yaklaşıp bir şeyler fısıldadı. Mirza kafasını olur dercesine sallayınca. Lorin "olmaz öyle," diyip kadının koluna girip ilerledi.
Arjin ise mecburen kabul etmek zorunda kalmıştı.
