9. bölüm · Adaltenin Gölgesinde

9.Bölüm-Bir Adım Kala

Lavinia Çelik

Dava günü gelmişti.

Adliye binasının önü her zamankinden daha kalabalıktı. Kameralar, gazeteciler ve polisler binanın girişini doldurmuştu. Aylar süren mücadele sonunda Vera ile Kaan, bütün delilleri mahkemeye sunmuştu.

Saatler süren duruşmanın ardından hâkim tokmağını masaya vurdu.

"Sanık, işlenen suçlardan suçlu bulunmuştur."

Salonda derin bir sessizlik oldu.

Ardından alkışlar yükseldi.

Vera gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.

Başarmışlardı.

Yıllardır gizlenen gerçek sonunda ortaya çıkmıştı.

Kaan yavaşça Vera'ya döndü.

"Başardık."

Vera'nın gözleri dolmuştu.

"Evet..."

İlk kez birbirlerine sadece dava arkadaşı gibi değil, aynı hayali paylaşan iki insan gibi baktılar.

---

Mahkeme çıkışında gazeteciler etraflarını sardı.

"Vera Hanım! Zaferinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?"

"Kaan Bey! Bundan sonra ne yapacaksınız?"

İkisi de hiçbir soruya cevap vermedi.

Kalabalığın arasından uzaklaşıp adliye bahçesine çıktılar.

Orada sadece ikisi vardı.

Rüzgâr hafifçe esiyordu.

Kaan cebinden küçük, lacivert bir kutu çıkardı.

Vera şaşkınlıkla ona baktı.

"Kaan..."

Kaan derin bir nefes aldı.

"İlk tanıştığımız gün seni kibirli sanmıştım."

Vera gülümseyerek başını salladı.

"Ben de seni."

"Ama sonra..."

Bir adım yaklaştı.

"Hayatımın en güzel tesadüfü olduğunu anladım."

Vera'nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

Kaan kutuyu açtı.

İçinde zarif bir yüzük vardı.

"Vera Koral..."

"...benimle evlenir misin?"

Vera ağlayarak başını salladı.

"Evet..."

"Evet, Kaan."

Kaan yüzüğü onun parmağına taktı.

İkisi de gözyaşları içinde gülüyordu.

---

O akşam...

Kalabalıktan uzaklaşmak için ilk tanıştıkları sahile gittiler.

Güneş batıyordu.

Denizin sesi dışında hiçbir şey duyulmuyordu.

Vera başını Kaan'ın omzuna yasladı.

"Biliyor musun..."

"Neyi?"

"Ben senden ilk başta gerçekten nefret etmiştim."

Kaan güldü.

"Ben de."

İkisi de kahkaha attı.

Ardından sessizlik oldu.

Vera yavaşça Kaan'ın elini tuttu.

"Artık korkmuyorum."

"Neden?"

"Çünkü sen varsın."

Kaan onun elini daha sıkı tuttu.

"Ben de korkmuyorum."

"Tek isteğim..."

Vera gözlerini kapattı.

"...bir ömür senin yanında olmak."

Kaan onu kendine doğru çekti.

"Benim de."

İkisi uzun süre hiçbir şey söylemedi.

Onların istediği tek şey...

Birbirlerine sıkıca sarılmaktı.

Sanki bütün acılar, bütün korkular o sarılışın içinde kaybolmuştu.

Fakat birkaç metre ötede, kayalıkların arkasında karanlık bir siluet onları izliyordu.

Elindeki silahı yavaşça kaldırdı.

Nefesini tuttu.

Parmağı tetiğe yaklaştı.

Tam o sırada Vera, hiçbir şeyden habersiz Kaan'a fısıldadı:

"Ne olursa olsun..."

"...iyi ki seni tanımışım."

Kaan gözlerini kapattı ve alnını onun alnına yasladı.

"Ben de seni, Vera."

Dalgalar kıyıya vururken, kader son sayfalarını sessizce yazıyordu.

İkisi de geleceğin artık kendilerine ait olduğunu sanıyordu.

Oysa birkaç dakika sonra, hayatları sonsuza dek değişecekti...