Abimin Arkadaşı {yarı texting} kitap kapağı

43. bölüm / 44

42.Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 44Şu an: 42.Bölüm

İyi Okumalar💖

Poyraz ' dan

Sonunda dönüş yoluna geçebilmiştik hepimizin pestili çıkmıştı. Yağız ve ben o kadar çok yüzmüştük ki ağrımayan yerim yoktu.

Ve Yağız bu halde araba kullanıyordu ona benim kullanmam konusunda ısrar etsem de kendinin kullanacağını söylediği için şu an birtanem dizlerimde yatıyordu bende onu izliyordum.

Ahu da önde uyuyordu hepimiz çok yorulmuştuk ama bir o kadar da eğlenmiştik.

Şimdi de eve gidişimiz baya süreceği için ve geç olacağı için de yemek yiyeceğimiz yere doğru gidiyorduk.

Saat yediyi geçiyordu biz sabah sekizden beri teknedeydik.Bu bile yorulmamız için bir sebepti.

Bunları düşünürken yağızın sesiyle irkildim:

- Kardeşim benim bildiğim bir et restoranı var oraya sürüyorum uyar mı? Dedi sesini kısık tutarak.

- Sürebilirsin bro nereye götüreceğini biliyorum dedim aynı şekilde sesimi kısık tutmaya özen göstererek.

Araba sürmeye devam ederken beni kafasıyla onayladı yağız.

Bende kucağımda yatan birtanesin saçlarını seviyordum.

İçimden de "inşallah uyanınca da farklı bir konudan trip yemem" diye geçirdim içimden.

Ben bunları düşünürken Beril hafifçe kıpırdandı. Ve yavaşça gözlerini araladı. Bana şaşkın şaşkın bakarken :

- Biraz daha uyusam gideceğimiz yere daha zaman var mı? Dedi esnerken.

- Biraz daha uyuyabilirsin birtanem dedim alnına öpücük konudurarak gülümseyerek gözlerini kapattı.

Bende azıcık gözlerimi kapattım ve sakinliğin keyfini çıkardım.

Ta ki araba durana kadar. Cidden gelmiş miydik? Of ya

Yağız kemerini çözerken:

- Evet şimdi şahane bir et yiyeceksiniz hadi bakalıım arabadan dışarı dedi gülerken.

Bende berili hafifçe dürterken:

- yavrum hadi yemek yiyeceğimiz yere geldik kalk artık.

Beril dudaklarını hafifçe oynattı ama ne dediğini anlamadım ve defalarca dürtmeme rağmen uyanmadığı için bende kafasını kucağımdan kaldırarak koltuğa koydum ve arabadan indim.

Arabaya geri bindim ve sürücü koltuğunun yanındaki koltuğa oturdum. Ve yönümü Berile döndüm bu sayede onun fotoğrafını çekebilecektim:

@poyrazatayamaner: benim bebeğim uyuyakalmış🫠
@berilçağlasarnıç

yağızerdemsarnıç ve diğer 492 kişi beğendi.

Ben fotoğrafı çektim ve arabadan indim zaten Beril uyanmıştı inşallah benim onu uyurken çektiğimi fark etmemiştir.

Ben bunları düşünürken mekana girmiştik ve her yer tıklım tıklımdı resmen sanırım burası sevilen bir mekandı.

Yağız'ın bizi yönlendirdiği masaya doğru yürüdük ve masaya oturduk. Zaten birkaç dakika sonra garson masaya geldi ve siparişleri aldı.

Yemekleri beklerken herkes telefona gömülmüştü tabii bende birtanemin hesabında geziyordum:

@berilçağlasarnıç : daha hava aydınlanmamış ama tekne turu vaktiii 🌊.
@ahuberfinyamaner canım kameram🤍

ahuberfinyamaner ve diğer 378 kişi beğendi.

@ahuberfinyamaner: kamerada olduk 🫠.

@berilçağlasarnıç: 🫢

@berilçağlasarnıç : kız kıza gezelimm biraz daa😌
@ahuberfinyamaner

poyrazatayamaner ve diğer 648 kişi beğendi.

@berşlçağlasarnıç: askımlaa🤍
@poyrazatayamaner

poyrazatayamaner ve diğer 782 kişi beğendi.

@poyrazatayamaner: birtanem🤍

Telefona bakmaya devam ederken yanımda oturan canım sevgilim koluma bir anda vurdu:

- Poyraz ya! Çok çirkin çıkmışım niye bana sormadan paylaştın? Dedi sinirle.

- Yavrum ne var ki? Gayet de güzel çıkmışsın. Sakin olalım.

- Evet açlıktan bu siniri dedi yağız gülerken.

Bende gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıyordum ve Beril bana çok ters bakıyordu ama gözleri dolmuştu.

Bir anda kollarını birbirine bağladı ve ağlamaya başladı.

Beril ağlayınca şok içinde ona bakarken:

- Aşkım noldu? Niye ağlıyorsun kurban olurum?diye konuşmaya çalıştım ama yüzüme bakmıyordu.

Ahu ve Yağız da şaşırmış bir şekilde bize bakıyordu. Haliyle yani?

Beril en sonunda:

- Sen benimle hep dalga geç zaten! Benimle mi sevgilisin abinle mi belli değil dedi gözlerinden yaşlar süzülürken.

- Yavrum ne alaka şu an? Noldu Allah aşkına? Yağız ne alaka ? Dedim ağlamasına asla kıyamıyordum.

- Sürekli abimlesin benimle hiç ilgilenmiyorsun poyraz! Sen beni sevmiyorsun zaten ben biliyorum dedi ve masadan kalktı.

Peşinden gidecekken ahu beni eliyle durdurdu:

- Abi yalnız kalmaya ihtiyacı var ben bile gitmiyorum biz oturalım dedi.

Bende Ahu'yu dinleyerek oturdum çünkü kavga etmek istemiyordum zaten Beril de hemen aramız düzelmedi demişti.

Bunları düşündükçe gerilmiştim. Çünkü Beril ' den ayrı kalmak istemiyordum hemde hiç . Hatta bana kalsa hemen evlenirdik ama Beril ' in okulu vardı.

Garson yemekleri getirdi ve açıkçası iştahım da kaçmıştı zaten Beril de gelmemişti.

Ben yemekle bakışırken Yağız:

- Bro yesene ya çok lezzetli valla.

- Yok benim iştahım kaçtı ya az sonra belki dedim yüzümü buruştururken.

Beril ' den

Son zamanlarda neden bu kadar gergin olduğumu çözemedim.Sanırım reglimin gecikmesi bir etkendi.

Ama Poyraz ' ın çoğu zaman abimle olması canımı sıktı özellikle de bu hafta onlarda kaldığımız için ve abimle Ahu da olduğu için baş başa kalamadık.

Ama Poyraz ' ın dün yanıma gelmemesi de ayrı canımı sıktı çünkü gerçekten özleseydi beni de dinlemez yanıma gelirdi.

Tamam kabul ediyorum bende birazcık terslemiş olabilirim ama o da çook özleseydi gelirdi.

Hem cidden özleseydi beni falan asla dinlemezdi demek ki o gerçekten özlememiş.

Gelseydi muhtemelen niye beni dinlemiyorsun diye kavga çıkarırdım ama ne olacak ki beni gerçekten özleseydi gelirdi. Sahi niye gelmedi ? böylece daha da kavga olacak.

(Bizim toksiklik FHBRKBRNLM)

Bunları düşünürken acıktığımı hissettim ama bir şey yemek istemiyordum midem de bulanıyordu zaten son günlerde sanırım stresten dolayı diye düşündüm ve içerideki masaya doğru yürüdüm.

Ahu beni farketmişti ve bana gülümsedi. Büyük ihtimal gerginliği almaya çalıştı Poyraz da tabağındaki yemeği çatalıyla oynuyordu.

Abim de yemek yiyordu herkes acıkmıştı ama ben Poyraz'ın burnundan getirdiğim için onun iştahı kaçmış olmalıydı.

Bende sakince Poyraz ' ın yanında olan sandalyemi Ahu'nun sandalyesinin yanına çektim. Yan yana oturmasak iyi olurdu.

Poyraz bana bakıyordu ama ben ona bakmıyordum çünkü hala sinirliydim ve gurur diye bir şey var yani!

Özellikle o benim gururumsa ve bir koç burcu olarak düşünemiyorum.

Ama bunların hiçbiri Poyraz ' a sinirli olduğum gerçeğini değiştirmezdi.

Ahu sessizliği bozmaya çalışarak:

- Selfie mi yapsak ? dedi bana gülümserken.

- Şu an yapmasak olur mu? Dedim anlayış bekleyerek.

Ahu beni kafasıyla onaylarken telefonunu çıkardı ve masanın fotoğrafını çekti:

@ahuberfinyamaner: acıkmışız🫠

yağızerdemsarnıç ve diğer 625 kişi beğendi.

Ahu ' dan

Yağız telefonu bıraktı ve sessizliği bozdu:

- Yavaştan kalksak mı? Geç oldu yorulduk biraz .

- Benim yemeğim bitti dedim sırıtırken gerginliği hafifletmeye çalışmıştım.

- Ben de yemiyorum zaten dedi Beril ve abim aynı anda herkes şok içinde onlarda birbirine bakıyordu.

Anlayamamışlardı bu kadar uyum onlara da fazlaydı.

- O zaman hesabı alalım dedi Yağız gülerken ve eliyle garsona gelmesi için işaret yaptı.

Abim ve Beril'e baktığımda abim hep Beril'e bakıyordu ama Beril ona bakmıyordu.

Garson geldiğinde abim :

- Buradan alalım abi dedi kartını göstererek.

- Buradan dedi Yağız Garson bir Yağız'a birde abim baktı.

Ve Yağız ' a dönerek :

- Tabi Yağız Bey dedi ve Yağız'ın kartını post cihazına tuttu.

Abimde garsona dönerek :

- Buraya gelmeyeceğim bir daha dedi gülerken.

Yağız da :

- Gelirsin brocum daha çok geleceğiz dedi.

- Hep hesabı sen ödüyorsun ama diye sitem etti abim.

- Tatlıyı sen ısmarlarsın o zaman dedi Yağız gülerken.

- Memnuniyetle efendim diye dalga geçti abim.

Hep beraber restoranttan çıktık ve arabaya doğru yürüdük .

Abim ve Yağız önden yürüyerek tatlı olarak ne yiyeceklerini tartışırken bende Berille konuşmaya karar verdim:

- Ee daha iyi misin? Dedim gülümserken.

- Bir şey yok ya sadece midem bulanıyor reglim gecikti ya snaırım bu yüzden eve gidelim dinleneyim geçer dedim.

- Umarım dedim ve Beril'in koluna girerek arabaya doğru yürümeye devam ettik.

Arabanın yanına geldiğimizde Abim kendini hemen arkaya atmıştı.

Çok zeki olduğunu sanıyordu ama Beril ondan daha zekiydi.

Beril de ben öne geçmeden önü kaptı. Ve bende arkaya abimin yanına geçtim.

Beril'i anlıyordum gayet normaldi bu tarz şeyler abimin alttan alması gerekti.

Yanımda somurtkan bir yüz ifadesiyle duran abimı gördüm ve dayanamadım telefonumu çıkarttım:

Siz : Abi asma suratını evde konuşursunuz yaa ayrıca trileçe alsana :) (20.07)

Abimde hemen yazdı garbim Beril'i bekliyormuş.

Abim: Mantıklı alayım Beril sever :) (20.07)

Siz : Uslu olursan Beril seni de sever. (20.08)

Abim: Tamam anneee. (20.08)

Siz: DVKRVMDHN manyak. (20.09)

Abim şu mesaja "❤" İfadesini bıraktı.

Abim resmen gülücük saçıyordu otuz iki diş sırıtıyordu garibim. Aşkından divane olmuş.

Abim camdan kafasını çıkarttı sanırım pastane arıyordu. Bir şey gördü ve :

- Bro dursana şurada tatlı alayım diye bağırdı sevinçle.

- Lan ben dalga geçmiştim dedi Yağız mahçup bir ifadeyle.

- Yok la ben almak istedim işte hadi ya dur şurada dedi abim sabırsız bir şekilde.

Yağız arabayı yol kenarına çekti ve abim arabadan indi koşarak pastaneye gitti:

- Buna gelmişler yine koşarak gidiyor dedi gülerek Yağız.

Bende gülerek karşılık verdim.

10 dakika sonra da abim geldi çok şükür gelmişti çünkü boğucu bir sessizlik vardı.

Abim elinde 3 tane poşetle arabaya bindi tabi kii kapıyı ben açtım. Arkaya resmen poşetler oturuyordu.

Yağız şaşkın bir şekilde :

- Ne aldın bu kadar ya? Dedi.

- Ya yiyeceğiz işte hem sen yorgunum demiyor muydun? Sür bizim eve dedi abim bıkkın bir sesle.

- Biz artık eve geçelim ya özlem ablagil gelirler dedi Yağız.

- Hayır ya onlar daha gelmez bize gelin işte Zeliha teyzeler de yok gelin bize dedi abim ısrarla.

- İyi madem dedi Yağız arabayı çalıştırırken.

Yolda giderken sürekli içimden abim ve Beril'in iyi olması için dua ettim içimden zaten bir sessizlik vardı ve boğuyordu.

Evin önüne geldiğimizde Beril arabadan indi ve benden anahtarı istedi sonra da koşarak binaya girdi .

Beril ' e bakarken abim elinde poşetlerle yanıma geldi ve binaya girdik . Yağız da arkamızdan geliyordu. Abim merdivenleri çıkarken:

- Beril niye koşarak gitti? Dedi.

- Bilmem evde sorarsın kendine dedim omuz silkerek.

Dairenin önüne geldiğimizde kapı aralanmıştı bizde içeri girdik.

Abim mutfağa poşetleri bıraktı bende kapıdaki anahtarı alıp vestiyere koydum ve kapıyı kapattım.

Yağız abime dönerek :

- Ben üstümü çıkarayım gelirim dedi.

- Olur sonra da tatlı yeriz bende üstümü değiştireyim dedi.

- Bana soran yok ama bende odaya çıkacağım dedim gülerken.

- Canım sevgilim ne demek soran yok dedi Yağız arkadan belime sarılırken.

- Ben hala buradayım diye bağırdı abim koridorun öbür ucundan.

İkimizde gülerken birbirimizden ayrıldık ve ben yukarı odaya çıktım.

Beril ' den

Koşarak kendimi eve attım çünkü yine ağlayacaktım.

Niye böyle oluyordu? Hemen Ahu'nun odasına geldim ve üstümdekileri çıkarttım hemen duşa girdim.

Bugün o kadar yorulmuştum ki ruhsal olarakta bir kargaşanın içindeydim eğer böyle olursa devam edemezdik.

Bunu Poyraz'a yansıtamazdım. Çünkü böyle ilerleyemezdik. İlk defa böyle oluyordu sanırım her şeyi çok hızlı yaşamıştık.

Resmen hastanelik olmuştum bir ara. Bunları düşünmek istemedim ve kendimi bedenimden süzülen ılık suya bıraktım bana iyi gelecekti ya da ben öyle umuyordum.

Odaya biri gelmişti umarım Poyraz değildir diye geçirdim içimden o sırada bir ses geldi:

- Birtanem duşta mısın?

O kadar rahatlamıştım ki Ahu'nun sesi ilk defa bu kadar rahatlatmıştı.

- Evet diye cevap verdim gözyaşlarımın suya karışmasına izin verirken.

Yine aynı kelime : Birtanem Bu bana Poyraz 'ı gerçekten özlediğimi hissettirdi.

Bayadır yalnız kalamamış ve bazı sorunları çözememiştik.

İşte asıl sorun buydu ! : Doğru düzgün konuşamıyorduk bile.

Bunlarla kafamdaki bataklıktan çıkamıyordum. Burada kaç dakika kaldım bilmiyorum bile.

Ama odadaki sesler kesilmişti Ahu aşağıya inmiş olmalıydı.

Artık banyodan çıkmalıydım yoksa çarpılacaktım. Kabinden çıktım ve havluyla kurulandım.

Sonra da giyinmeye bile halim olmadığı için sütyenimi geçirdim ve altıma da şort giydim.

Çünkü kolumu kıpırtacak halim bile yoktu.Aynada ağlamaktan kıpkırmızı olmuş gözlerime baktım gerçekten korkunç görünüyordum.

En iyisi bugün bu odadan dışarı çıkmamak diye geçirdim içimden.

Yatağa uzandım ve kafamı rahatlatmak istiyordum uyusam mı diye iç geçirdim. Ama kimi kandırıyordum?

Kapının çalmasıyla yerimden sıçradım. Ve kalktım kapının önüne geldim.

Sonrasında derin bir nefes aldım ve kapıyı açtım üstüm müsait olmadığı için kapıyı araladım.

Ve karşımda Poyraz'ı görünce nefesim içime kaçtı beni bu halde yani yüzümden dolayı görse bırakmayacaktı.

Bunları düşünürken Poyraz'ın elindeki tabağı görmemişim. Trileçe almıştı ve bana getirmişti.

Seviyorum diye yani..

Poyraz'ın kaşları çatıldı:

- Sen... Ağlamışsın benim yüzümden dimi? Konuşabilir miyiz? Elimde tatlıyla bekletiliyorum da dedi. Yüzümün her bölgesini ezberlemek ister gibi bakarken.

- Şu an değil tatlı da yemek istemiyorum dedim kapıyı aynı şekilde tutarken.

- Kovuluyorum yani ? Kendi evimden mi? Dedi gülerken.

- Arkadaşımın odası ve ben bu evde misafirim dedim ciddiyetle.

- Ne misafiri ya? Burası senin evin Beril dedi yüzü ciddi bir hal alırken.

- Ayrıca ben bu odaya zorla girmeden davet edersen sevinirim dedi yüzü kasılırken.

Oflayarak göz devirdim ve kapıyı sonuna kadar araladım.

Gözlerindeki o şaşkınlığı gizleyemiyordu ama istifini de hiç bozmadı.

İçeri girdi ve tabağı aynanın önüne koydu ve yatağa oturdu.

Bende arada mesafe bırakarak yatağa oturdum.

Ve konuşmaya başladı:

- Beril ben ne yaptım? inan anlayamıyorum. Ama her şeyin üstesinden geldik bununda geliriz be lütfen beni de kendini de böyle cezalandırma.

Derin bir nefes verdi:

- Tamam son günlerde çok baş başa kalamadık ama sorun bu mu?

- Sence Poyraz ?

...

Eveet bölüm sonu canlar sonunda geldi ve rekoor kırdık 2000 kelimee🫣 Gerçekten bu beni mutlu etti 🥹çünkü 1000 kelimeye bile ulaşamıyordum son sekiz bölümdür. Nasıl buldunuzz? Yorumlarınızı bekliyorumm💖

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.275okunma 59beğeni 23yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…