7. bölüm · 90 Dakika Değil

7. Bölüm Yargı

Bediha Ferhan

Sınıf öğleden sonra her zamankinden daha gürültülüydü.
Maç günüydü.
Defterler açıktı ama konuşulan tek şey futboldu.
“Bu akşam kesin alıyoruz,” dedi arka sıradan biri.
“Fener bu hâliyle zor.”
Defne kalemini bırakmadı.
Ama kulağı açıktı.
Arda önünde oturuyordu.
Sessizdi.
Bu sessizlik, konuşmamaktan değil; konuşmamayı seçmekten geliyordu.
Zeynep sandalyesini biraz öne çekti.
“Arda, sen Galatasaraylıydın değil mi?”
Arda başını çevirmeden cevap verdi.
“Evet.”
Sınıfta birkaç ses yükseldi.
Gülüşmeler, yorumlar.
“Belliydi zaten.”
“Tipik.”
“Zaten agresif oluyorlar.”
Defne istemsizce başını kaldırdı.
Gözlerini Arda’nın sırtına dikti.
Sonra konuştu.
Sesi ne yüksek ne de yumuşaktı.
Sadece netti.
“Galatasaraylı olmak demek,” dedi,
“hep kavga etmeye hazır olmak demek mi?”
Sınıf bir an sustu.
Arda yavaşça arkasını döndü.
İlk kez Defne’ye bu kadar açık baktı.
“Sanırım,” dedi,
“Fenerbahçeli olmak da herkesi tek başına taşımak demek sanılıyor.”
Defne kaşlarını çattı.
“En azından biz bahaneye sığınmayız.”
Arda’nın dudaklarının kenarı hafifçe kıpırdadı.
“Bazen bahane değil,” dedi.
“Bazen savunmadır.”
Defne gözlerini ayırmadı.
“Savunma dediğin şey,” dedi,
“kontrolü kaybettiğinde anlamını yitirir.”
Arda başını salladı.
“Sahada evet.”
Kısa bir duraksama.
“Ama hayatta değil.”
Sınıfta biri öksürdü.
Öğretmen kapıya yaklaşıyordu.
Zeynep fısıldadı:
“Derbi burada oynanıyor resmen.”
Can Defne’ye baktı.
Bir şey söylemek istedi ama söylemedi.
Öğretmen sınıfa girdi.
Herkes sustu.
Ama Defne ile Arda’nın arasında,
kimsenin duymadığı bir şey kalmıştı.
Bu,
takımlarla ilgili değildi.
Bu,
insanların birbirini tek renkten ibaret sanmasıydı.
Ve ikisi de biliyordu:
Bu tartışma burada bitmeyecekti.