2. bölüm / 4
18 saniye1. Bölüm - küller
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm - küller
- 1 Tanıtım157 kelime
- 2 1. Bölüm - küller379 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2.bölüm -İZ165 kelime
- 4 3.bölüm-18 saniye125 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
18 SANİYE
1. Bölüm — Küller
On sekiz yaşındaydım.
İnsan hayatının ikiye bölünebileceğini bilmiyordum. Öncesi ve sonrası diye.
O geceye kadar.
Alevlerin sesi vardır. Çoğu kişi çığlıkları duyar. Ben yanmanın sesini duydum.
Ahşabın çatırdaması. Camların patlaması. Ve içimde bir şeyin kırılması.
Kapının önünde duruyordum.
Elim kolum titremiyordu. Ağlamıyordum. Sadece bakıyordum.
O an içimden bir ses geçti:
“Bir dediğinde ben öldüm.”
O cümleyi o gece kurmadım. Ama o gece içimde doğdu.
İnsan bazen fiziksel olarak hayatta kalır. Ama bir saniyede içindeki her şey ölür.
Ben o saniyede öldüm.
Resmî kayıtlara göre kurtuldum. Komşulara göre mucizeydim. Gazetelere göre “şanslı kız”.
Şanslı.
Bu kelimeyi her duyduğumda içim yanıyor.
İki yıl geçti.
Şimdi yirmi yaşındayım. Ve o geceyi her gün yeniden yaşıyorum.
Ama artık ağlamıyorum.
Artık plan yapıyorum.
Erkan’la ilk karşılaştığım günü unutmayacağım.
Onu ilk gördüğümde kalbim hızlanmadı. Mideme kelebekler girmedi.
Sadece şunu düşündüm:
“Bu adam bilmiyor.”
Bilmiyor, o gece hayatımın nasıl değiştiğini. Bilmiyor, rüyalarına giren kızın kim olduğunu. Bilmiyor, aslında neyin başlangıcında olduğunu.
Klinikteydi. Siyah gömlek. Kolları sıvalı. Yüzü sakin ama gözleri sürekli analiz ediyor.
Beni de analiz etti.
“Daha önce terapi aldın mı?” diye sordu.
Ses tonu yumuşaktı. Profesyoneldi.
Gözlerimin içine baktı.
Ben de ona baktım.
“Hayır.” dedim.
Yalan söyledim.
Hayat zaten başlı başına bir terapiydi.
Kalemini not defterine dokundurdu.
“Travma sonrası belirtiler yaşıyor olabilirsin.”
İçimden güldüm.
Travma mı?
“Travmanın tanımı nedir?” diye sordum.
Kaşını hafif kaldırdı.
“Kontrol edemediğin bir olayın sende bıraktığı kalıcı etki.”
Kontrol.
Bu kelimeyi seviyorum.
Çünkü o gece kontrol bende değildi.
Ama şimdi…
Şimdi her şey benim kontrolümde olacak.
Sandalyede hafifçe öne eğildim.
“Peki ya bir insan, bir olay sırasında hiçbir şey yapmadıysa?” dedim.
“Yani durduysa. İzlediyse.”
Gözleri bir saniyeliğine değişti.
Çok kısa.
Ama gördüm.
O an içimde bir şey fısıldadı:
Hatırlıyorsun.
Ama henüz bilmiyorsun neyi hatırladığını.
Erkan cevap verdi.
“Donakalma tepkisi olabilir. Beyin kendini korur.”
Beyin kendini korur.
Ama vicdan?
Onu kim korur?
Ayağa kalktım.
Seans süresi dolmuştu.
Kapıya doğru yürürken durdum.
Arkamı dönmeden konuştum.
“Rüyalarına giren biri oldu mu hiç?” dedim.
Sessizlik.
Sonra:
“Hayır.”
Yine yalan.
Onun da yalan söylediğini gözlerinden anladım.
Kapıyı açtım.
Koridorda adımlarım yankılandı.
Ve içimden o cümle geçti.
“Bir dediğinde ben öldüm.”
Şimdi sıra sende, Erkan.
On sekizde değil.
Ama o gece başladığı yerde.
Henüz bilmiyorsun.
Ama ben sabırlıyım.
Çünkü bazı insanlar yangından kaçmaz.
Onu bekler.
Ve ben artık yanmıyorum.
Yakıyorum.
Bölüm etkileşimi
