2. bölüm / 4
ZORLA İSTEK2.Bölüm:Yakışıklı ağa
Bölümler 4Şu an: 2.Bölüm:Yakışıklı ağa
- 1 Zorla576 kelime
- 2 2.Bölüm:Yakışıklı ağa458 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm:Mardin Siniri639 kelime
- 4 4.Bölüm:Reyhani71 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odamın olduğu koridordan geçiyordum.Sonra Ümiti gördüm.Takım elbise giymiş,parfüm sıkarken şarkı söylüyordu.
“Mardine le Mardine
Düştüm senin derdine
Bu canım kurban olsun senin gibi geline
Mardine le Mardine
Düştüm senin derdine
Bu canım kurban olsun senin gibi geline
Bu canım heyran olsun senin gibi geline.”Ona bakarken odadan çıktı.
“Zeynep?”
“Ümit?”
“Ne oldu?Beni mi gözlüyorsun?”Dedi gülerek.
“Saçmalama ne gözetliyceym.Nereye gidiyorsun diye bakıyım dedim.”
“Şirkete.Toplantı var.”
“Arkadaşlarım Mardin’e yeni geldi.Geçerken beni bırakırmısın?”
“Tamam”Dedi.
“Günaydın kızım.”Dedi Esma anne.
“Günaydın annecim.”Dedim ve sofraya geçtik.
“Günaydın gızım. Bu gün işin var mı? Seninle bi konuşalım.”Diye sordu bana babaannesi.
“Özür dilerim babaanneciğim.Arkadaşlarım mardine yeni geldi.Onlarla konuşacağım.”
“Tamam. Ama yarın kaçışın yok.”Dedi.
“Yok estağfirullah ne kaçışı.Yarın konuşalım.”
“Tamam o zaman.”Kahvaltıyı edip arabay bindik.
“Ağam ben süreyimmi isterseniz?”Diye sordu bir arkadaş.
“Yok.”Dedi ve arabaya bindi.
Arabadaydık, gidiyorduk. Konuşmadık hiç.
Aslında iyi anlaşmaya başlamıştık.
Ama bu yolda giderken konuşmadım.
Ben de konuşmadım tabi.
Giderken de arkadaşlarımı düşünüyordum.
Çok özlemiştim. İstanbul’dayken onlarla çok çok çok görüşüyorduk.
Ama Mardin’e geldiği bugünden beri onlarla görüşemedim.
Sonra böyle görüşmek bile anladık işte.
Onları gerçekten çok özledim.
Sizi anlasamayacağım kadar büyük bir dostluğumuz var.
Biri hepimiz için, hepimiz birimiz için diyor.
Öyle söylüyor. Arabanın yüzüne baktım ama hiç konuşmadım.
Kendisi de konuşmayı sevmez herhalde.
Galiba o da şu an şirketle ne konuşacağını planlıyordu.
Yani ben öyle düşünüyordum. Hocam. Hocam biz bir şey duyduk doğru mu?
İstifam ettiniz. Evet hocam. Neden hocam?
Prensipler konusunda derin görüş ayrılır diyelim. Hayda.
Hocam o zaman biz de ayrılalım. Biz de bırakalım.
Sonuçta biz sizin bize öğrettiğiniz prensipler doğrultusunda bugüne kadar geldik. Bana kötülük ederseniz. Reşat Hoca ekibini aldı gitti.
Hastaları yüz yüzlü bıraktı dedirtmeyin arkamdan.
Hocam yeni gelenlerin o prensipleri… Çok merak ediyordum.
O prensiplerle nasıl konuşuyorlardı? Bir gün baktım acaba onunla
evlendiğim için o şirkete dair olur muydum? Çok merak ediyordum.
Belki de olurdum. Yani ben bu konuğum, bu vardırım ama
masum olduğuma göre… Elbette o şirkete girecekti.
Şirketlerin ismini sorduğumda cevap verdi bana. Şirketin ismi
soyadlarıymış.
Demiran şirketi.
Yolda giderken yolumuz son buldu. Beni arkadaşlarının yanına bırakmıştı. Arkadaşlarım onu görünce çok mutlu oldu. Onlar da tanıştılar. Tabii Ümit arabadan inmedi. Çünkü işleri vardı, bunu biliyordum. Arabalığı önümüzden geçmişti. Gerçekten bu şirket işlerini çok merak ediyordum. Acaba nasıldı? Ne yapıyorlardı? Toplantılarda ne konuşuyorlardı? Nasıl yürütüyorlardı bu şirketi? Büyük ihtimalle babadan oğula öyle gidiyordu herhalde.
Kızları gördüğümde hemen sarıldım onlara.Çok özlemiştim.
“Nabersiniz.”Dedim.
“Biz iyiyiz senden naber.”Dedi Selda.
“Bende iyi.”
“Evlenmişsin.”Dedi Eslem.
“Zorla evlendim ama alıştım.”
“Vay hemen mi.”
“Yani evet.İyi biriler.”
“E mardinliler tabi.Sorla olsa hemen alıştırırlar.”
“Sen dizi izlediğin için biliyorsun herhalde.”dedim.
“Evet.”
“Ah Selda ah.Nedir senin bu Mardin sevdan.”
“Mardin kapı şen olur dini değirmen olur.”Diye bir şarkı söyledi.
“Mardinli Eniştem var.Yaşadın.”Dedi Eslem.
“Kızlar.”diye çıkıştım.
“Tamam kızma ya.”
“Geçen gün.Kıyafet almaya çıktık.Bir erkek çalışan yardım edeyimmi dedi.Buda kızdı tabii.”
“Eniştemiz kıskanç demek.”
“Eniştem he enişten.”
Bölüm etkileşimi
