3.BÖLÜM

Yazar: Senexa Write

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 3.BÖLÜM

"Çabuk bütün korumaları toplayın" Yekta'nın korkuyla karışık öfkeli sesi bütün evi inletti. Bana dönerek "Sakın! Oda'dan çıkma, seninle sonra görüşeceğim" Dedi. Kapıya yönelerk. Geldiğinde beni burada görürsen görüşürüz tabii.Yekta kapıdan çıktığında küçük bir çantaya hiç bakmadan elime gelen her şeyi koydum ve kabanımı giyerek hizmetçinin gelmesini bekledim.Bir süre sonra kapı tıklatılarak içeriye tanıdık bir Sima girdi."Nisa"dedim şaşkınlığımı gizleyemeyerek.

"Efendim hemen çıkmamız gerek"

Hizmetliler arasında en sessiz olan kıza baktım meğersem hepsini kandırmış. Nisa elimden tutarak beni merdivenlerden aşağı kendi ile sürükledi 3 kattan 1 kata inerken bile nefes nefese kalmıştım evin arka kapısına gelmiştik sonunda. Nisan kapıyı aralayarak dışarıda biri var mı diye kontrol etti kimsenin olmadığını gören Nisa bu sefer de beni bir arabanın önüne getirdi.

" Efendim benim görevim burada bitiyor. Siz arabaya binin ben de yokluğum fark edilmeden gideyim" Nisa'ya sarılarak "Çok teşekkür ederim, bu evden kurtulmama sende yardım ettiğin için. Görüşürüz."

"Görüşmek üzere efendim" nisa'dan ayrılarak büyük siyah arabanın kapısını açtım ve kendimi içeriye attım.Karşılıklı 4 koltuktan birine oturdum ve Vural'ın gelmesini bekledim arabanın üstüne düşen yağmur damlacıklarının sesi insana huzur veriyordu aynı zamanda uykumu da getiriyordu. Göz kapaklarımı açmakta zorluk çekiyordum. Bence Vural gelene kadar kestirsem hiçbir sorun olmazdı.

~🖤~🖤~🖤~

Üstümde beyaz bir elbise ile yeşilliklerin ve çiçeceklerin olduğu bir bahçedeydim elimi çiçeklerin içinde daldırarak bir gül kopardım ve burnuma götürerek güzel kokuyu içime çektim. Kulaklarıma dolan bir bebek gülme sesi ile sesin nereden geldiğini anlamaya çalıştım ses ileriden geliyordu.Adımlarımı sesin geldiği yöne yönlendirdim çiçeklerin ortasında ahşap bir beşik vardı.Beşiğe doğru yürüyerek kundaklanmış bebeğe baktım yüzünü örtülmüş çarşafı çekerek bebeği inceledim bir kız çocuğuydu sarı saçları ve kahverengi gözleri vardı.Çok güzeldi yüzümdeki gülümsemeye engel olamadım.Ellerimi atıp bebeği alacağım sırada "çekil oradan!" diye bir ses duydum.
Arkamı döndüğümde yekta elinde silahla bize doğru yürüyordu.

"Öldüreceğim o bebeği, çekil! " Bebeğin önünde durarak. "Olmaz, buna izin vermem"dedim.
Yekta kolumdan tutarak beni bir çırpıda yere fırlattı ve silahı bebeğe doğrulttu.Bebek hala gülüyordu. Yekta'nın yüzde pis bir gülümseme belirdi ardından o silah sesi, az önce bebeğin gülüşüyle dolan bahçe şimdi derin bir sessizliğe gömülmüştü. Sıkıca kapattığım gözlerimi açtığımda rengârenk olan çiçelerin hepsi sihaytı, çimenlerse griye bürünmüştü. Kafamı kaldırıp az önce yekta'nın olduğu yere baktım, yekta yoktu.
Hızla ayağa kalkarak beşikin içine baktım, bebeğin hiç bir yerinde kanaması yoktu ama gözleri kapalıydı. Bebeği hafifçe sarsarak uyandırmaya çalıştım. Bebek uyanmıyordu.
Ayakta durmakta zorluk çeken dizlerim gri çimenler ile birleşti.Gözyaşlarım hıçkırıklara dönüşürken "Hayır" diye çığlık attım.

"Seni kendi ellerimle öldüreceğim yekta"

~🖤~🖤~🖤~

Islak olan gözlerim aralandığında karşımda durmuş beni izleyen adamla göz göze geldim. Hızla yerimde doğrularak elimin tersiyle ıslak yanaklarımı sildim. Adam bana bir şu şişesi uzattığında adama ters ters baktım. "Merak etme seni zehirleyecek halim yok, istemezsen içmeye bilirsin" Adam su şişesini yerine koyacağı sırada elinden kaparak suyu dudaklarıma götürdüm.

"Emir deli olduğunu söylediğinde inanmamıştım ama gerçekten delisin" Kaşlarımı çatarak adama baktım. "Ben deli değilim" Sanki kendi çok akıllıydı." Aynen kendi kendine bir gülüyorsun bir ağlıyorsun ha birde yektayı tehdit ediyorsun"
Kaşlarım havalandı " Sen beni mi izledin? " Vural'ın dudakları aralandı. "Neyse ne konumuza gelelim" dedi konuyu değiştirerek." Evet gelelim bakalım şu konuya benden ne gibim bir yardım istiyorsun " Vural derin bir nefes alarak geri bıraktı" Evlen benimle"dediği şeyle şaşkınlıktan kalkan kaşlarıma engel olamadım.Pat diye söylenir mi bu.

"Ne"

"Evet, duydun benimle evlen"

"Tabii ki de hayır, bir kaçmama yardım ettin diye böyle büyük bir şeyi nasıl istersin" Benim bedenim öfkeden çalkalanırken vural sakin bir şekilde önümde bacak bacak üstüne atmış oturuyordu onun bu hali beni daha sinirlendiriyordu.

"Bir süre evli kalacağı, ondan sonra birbirimizi görmeyeceğiz bile, istediğin zaman dışarı çıkıp gezebilirsin ben seni hiç bir şeyde kısıtlamam, sadece evlen benimle"sesi ikna etme çabasındaydı.

"Neden evlenmek istiyorsun"

Gözlerini dışarıya çevirdi.

"Annem ölmeden önce benim evlendiğimi görmek istiyor. 1 yıl belkide daha az bir ömrü kaldı."

"Annene çok üzüldüm ama kusura bakma bunu yapamam"

Elim kapıya yönelmiştiki Vural'ın elini bileğimde hissetmemle yönümü ona döndüm.

"1 yıl, daha fazlası değil " Vural'ın elinden bileğimi kurtararak gözlerine baktım.

"İstesem de yapamam"

"Neden yapamayacaksın, sana engel olan ne varsa söyle, ben halledeceğim"

Gözlerim dolarken"Ben hamileyim"döküldü dudaklarımdan.

Vural'ın bakışlatı değişti ve afalladı ağzını konuşmak için araladı fakat ne diyeceğini bilememiş olacakki geri kapattı ve bir küfür savurdu.

"Neysin"

"Hamileyim" Kaşları çatıldı yüzündeki afallamış ifade yerini koruyordu.

"Nasıl" Sesli bir nefes verdim ve elimle karnımı işaret ettim. "Bak burada" elimi karnımın üstünde gezdirdim. "Tam burada bebek var"

"Sen mi hamilesin? " Yekta'nın zekasından bahsettiği adam şuan karşımda hamile olduğumu duyduğundan beri salaklamıştı.

"Yok yekta hamile, geri dönellim mi bebeğim onun karnında kaldı." En sonunda yüzündeki şaşkın ifadeden kurtuldu ve ciddiyetle bana baktı.

"Sen karnında onun çocuğunu taşırken benden seni kaçırmamı mı istedin"

"Evet" Ona bazı şeryler söylemezsem bu işin ilerlemeyeceğini anladığımda derin bir nefes aldım.

"Bak evet yektada'dan hamileyim fakat bu bebekten kurtulmazsam Yekta hem beni hem de bebeğimi öldürecek tamam mı? Çocuğumun yaşamasını istiyorum. Bu yüzden seni aradım"

İfadesine bakmak için bakışlarımı ona kaldırdığımda donuk bir ifade ile ileriye bakıyordu devam ettim.

"Ve sen beni kurtardın ama yine de seninle evlenemem,zaten Yekta'nın çocuğunu korumak istemessin" Başını yavaşca aşağı yukarı salladı.

"Evet, onun çocuğunu korumak istemem" Rahatlayarak elimi kapı kulpuna götürdüğümde dedikleri ile dondum.

"Ama senin çocuğunu korumak isterim" Gözlerim doldu, neden bilmiyorum ama beni duygulandırmıştı. Elimi kapıdan çekerek eskisi gibi oturdum. "Kaç ay" Diye sordum. Bu evliliği kendim içinde kabul etmeliydim. Nereye kaçarsan kaçayım yekta'nın beni bulma ihtimali çok yüksekti. En azından bebeğim doğan'a kadar bu evliliği sürdürmeliydim. Yekta'nın yanında tutsak olmaktansa bir süreliğine anlaşmalı evlilik yapardım.

"Ney kaç ay"

Sesli bir neden verdim. "Anlaşmalı evliliğimiz ne kadar sürecek"

"Kabul ediyormusun?"

"Vural bilerek mi böyle davranıyorsun, sorduğuma göre evet kabul ediyorum"

Vural'ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu." Bir yıl" dedi.

"Bir yıl mı? Olmaz altı ay" Diye karşı çıktım.

"Hiç evlenmeyelim ozaman Asena"

"Bana uyar"Diyerek omuz silktim. Vural derin bir nefes vererek. " Dokuz ay olsun" Biraz düşündüm. Bir yıldan daha iyiydi, kafamı yavaşça aşağı yukarı salladım. "Tamam ozaman anlaştık dokuz ay" Vural'da onaylarcasına kafasını salladı ve yan koltuktan aldığı bilgisayarı açarak bana uzattı. "Sözleşmeye koymak istediğin maddeleri buraya yaz" Bilgisayarı kucağıma alarak maddeleri yazdım.

1.Taraflardan Asena Alataşın istediği zaman istediği yere gitme özgürlüğü vardır.

2.Tarafların cinsel ilişkiye girmesi söz konusu bile değildir.

3.Taraflar birbirinin özel alanlarına ve mahremiyetlerine saygı duymak zorundadır.

4.Tarafların birbirlerini istemedikleri şeylere zorlaması kabul edilemez.

5.Tarafların birbirine fiziksel ve psikolojik şiddet uygulaması yasaktır.

Son maddeyi yazarken ellerim titremişti. Şuanlık aklıma bunlar geliyordu. Bilgisayarı Vural'a uzatarak "Bitti" Dedim. Vural elimdeki bilgisayarı alarak maddeleri okudu. Başını kaldırıp bana baktığında "ne var"dercesine başımı salladım. Vural birşey demeden bilgisayarı kapatarak yerine koydu. "Akşam kağıtlar gelir, imzalarız"dedi.

Araba durduğunda Vural arabanın sürgülü kapısını açarak "Buyur" Dedi. Önden inerek etrafa bakındım. Karşımda kocaman bir ev duruyordu ,etrafımız ağaçlarla doluydu. Ben evi incelerken Vural'ın sesini duydum.

"Senin yekta ile evlilik işinide halledelim, tabii istersen" Yönümü Vural'a döndüm "Ben yekta ile evli değilim" Vura "Nasıl" Diye sordu. "Yekta benimle evli değil, o evde beni sadece bir süs olarak kullanıyordu." Gözlerimi ağaçların içinde gezdirdim. Ardından tekrar Vural'a bakarak"Sen onu boşver de ailene ne diyeceğimizi konuşalım"

"Ben ne dersem onu onayla birşeyler uydur işte plan kurmaya gerek yok" Diye konuştu.Bende "Tamam" Diyerek onayladım.

Vural eve doğru adımladığında bende peşinden yürüdüm. Onu daha yeni inceleme fırsatı buluyordum. Yakışıklıydı. Açık yeni ve düzgün kesilmiş kumral saçları ona temiz ve düzgün bir görünüm veriyordu. Yüz hatları belirgindi. Bakımlı sakalı ona daha sert bir görüntü veriyordu.Bal sarısına kaçan kahverengi gözleri baktığında sakin ama kolayca ciddileşen bir derinlik taşıyordu. Geniş omuzu ve dik duruşlu oluşu karşısındakine fark ettirmeden bile otorite hiseddiren bir hal yaratıyordu. Kendimi Vural'ı seyretmeye fazla kaptırmıştım. Vural bana bakmadan konuştu. "Beni seyretmen bittiyse eve girelim mi? "Sırttığını görebiliyordum.
İlk söylediği şeyi es geçerek diğerini cevapladım.
"Hazırım girelim"
Vural derin bir nefes vererek zile bastı. Bense stresten dudaklarımı kemiriyorum. Kapıyı beyaz önlüklü bir kadın açtı.

"Hoş geldiniz Vural bey" Kadın beni daha yeni görüyordu. "Sizde hoş geldiniz hanımefendi" Dediğinde ben de başımla selam vererek içeri girdim. Vural üstündeki kabanı çıkartarak yan tarafta bulunan askılardan birine asınca bende aynı şekilde kabanımı çıkartarak Vural'ın kabanının yanına astım. Ve Vural'ın adımlarını takip ettim. Girişin biraz ilerisinde sol tarafta kalan salona ilerledi kapıya yaklaştıkça bir kadının gülüş sesleri kulaklarıma ulaşıyordu. Kapının önüne geldiğimizde Vural'ın adımları durunca hemen arkasında olduğum için vücutlarımız çarpışmıştı.

"Yavaş ol, biraz" Diye fısıldadım.
Vural sözümü es geçerek bana elini uzattı. Vural'a garip garip bakmaya devam ederken
"Hadi tut şu elimi" Diye fısıldadı benim gibi, bende fazla beklemeden ince uzun olan elini tuttum. Benim elim Vural'ın elinin içinde kaybolmuştu. Vural "Biraz gül" Diye söylenince yapmacıktan kocaman sırıtarak gülümsedim.
Vural yüzünü buluşturarak "Vazgeçtim gülme" Dediğinde yaptığı şakaya gerçektende gülmemek için yanaklarımın içini ısırdım ama yinede Sırıtmama engel olamadım. Vural'da benim gibi güldü. İkimizin de dudaklarında gerçek bir gülümseme olmuştu. Uzun süre sonra ilk defa kendimi bu kadar mutlu hissediyordum, mutlulğum yekta'dan kurtulduğum içindi.

Vural'ın şartını da kendim için kabul etmiştim, eğer oradan kaçtığımda başka bir yere kaçmak isteseydim yekta beni çok rahat bulurdu ama Vural'ın elinden almaya cesaret edemezdi.

Vural ile birlikte içeriye girdiğimizde başta bizi fark etmemişlerdi. Vural dikkat çekmek için boğazını temizler gibi ses çıkarttı ve işe yaradı. İki kadından biri bizi görünce ayağa kalktı ve yanımıza geldi. Ardından yüzüme bakarak dudaklarına tatlı bir gülümseme kondurdu "Bu güzeller güzeli kızda kim? " Dedi orta yaşlarda olan kadın. Vural'ın konuşmasına fırsat bile vermeden konuştum" Sevgilisiyim " Kadının gülümsemesi daha da büyüdü, gerçekte de oğlunun sevgilisini görmek istiyormuş. Kadın elimden tutarak beni koltuklardan birine yönlendirdi ve kendiyle birlikte beni de oturttu. Kadın köyü kumral saçlarından öne düşen bukleleri kulağının arkasına sıkıştırdı.
"Ne zamandan beri sevgilisiniz" Diye sordu merakla.Vural benden önce davranarak "1Yıl 2Ay" Diyerek yanıma oturdu. Kadın şaşkınlıkla
"1Yıl 2Ay kadar sevgiliydiniz ve bana şimdi söylüyorsunuz öylemi"dedi mavi gözlerini kırpıştırırken.Daha sonra Vural'a sinirli bir ifade ile bakıp "Ben sana defalarca konuştuğun biri varmı diye sorduğumda yok demiştin, demek bana yalan da söylemeye başladın öylemi"

"Anne öyle gerekmişti" Dedi Vural.

Annesi küsmüş gibi arkasını döndüğünde Vural tekrar konuştu. "Anne seninle önemli bir şey konuşmamız gerek lütfen dinler misin" Kadın geri yavaşca bize döndüğünde yüzü gülmüyordu.

"Anne biz... biz... evlenmek istiyoruz"

Kadının kaşları yavaşca havalandı ve tekrar çatıldı.

"Hayır izin vermiyorum evlenemezsin"

"Sen istemiyormuydun anne benim evlenmemi"

"Evet istiyordum ama böyle hayal etmiyordum siz kaç yıldır sevgilisiniz ve bana söylemiyorsunuz üstelik birden karşıma gelip sözsüz, nişansız evlenmek istiyorsunuz "

"Anne biliyorsun ben öyle söz, nişan sevmiyorum"

Kadın bize bakarken yüzündeki sinirli ifade giderek yerini gülümsemesi yer aldı. Noluyordu? "Şaka yapıyorum tabii ki de evlenebilirsiniz ama size hala kırgınım özellikle sana Vural " Derken ciddiydi.

"Bende böyle olsun istemezdim"

Kadın derin bir nefes vererek"Özrün kabul edilmedi ama şimdi madem evlenmek istiyorsunuz onu konuşalım diyecektim de siz ona da karar vermişsinizdir. "

"Evet bu hafta içinde evlenmek istiyoruz"
Nasıl cevaptı bu insan başına bir özür dilerim eklerdi.

"Bu hafta içindemi "

"Evet, bu hafta içinde"

"Neden bu kadar acelecisiniz evlilikte"

"Onu akşam yemekte anlatırız"

"Sizi gerçekten anlamıyorum, neyse öyle olsun ben hazırlıkları başlatıyorum ama önce kızımla bir tanışayım. Ben Nazlı "

Nazlı hanımın uzattığı elini tutarak
"Bende Asena Alataş " Dedim.

Az önce Nazlı hanımın konuştuğu kadını unutmuştuk, kadına baktığımda şaşırmış olan ifadesiyle bize bakıyordu. "Buda arkadaşım Narin"diye düşüncelerimi yanıtladı Nazlı hanım. "Merhaba Narin hanım" Dedim. Kadında benim gibi selam vererek müsade istedi ve yanımızdan ayrıldı. Vural ayağa kalkarak "Biz odamıza gidelim asena biraz yorgun" Dedi ve elini tutmam için bana uzattı. Bende Vural'ın elinden tutarak ayağa kalktım ve Nazlı hanımdan müsade isteyerek salondan dışarıya çıktığımızda elimi Vural'ın elinin arasından çektim. Vural merdivenlere yöneldiğini onun arkasından yürüyordum. Merdivenlerden çıktığımızda ilerlemeye devam ediyorduk, geniş olan bir koridor ve sağda üç solda iki olmak üzere beş oda vardı. Vural sağda son kapının önünde durduğunda bana döndü"Burası bizim odamız"diyerek kapıyı açtı ve girmem için bana öncelik verdi. Vural'ın önünden geçerek odaya girdim. Oda siyah, gri ve beyaz tonlarında dizayn edilmişti. Siyah koltuk, beyaz masa, beyaz yatak başlığı,siyah yatak,gri yastıklar,beyaz giyinme dolabı, gri halı. Yüzümü buluşturarak izlediğimiz daha yeni farkına varıyordum.

"Bunlar ne" Diye sordum yüzümdeki ifade ile Vural'a dönerek.

"Yatak, dolap işte" Diye etrafa baktı.
"Çok güzel zevkim var değilmi" Kendi kendine övündü.

"Ben bu oda da kalmam" Diye. Karşı çıktım.

"Niye"

"Niyesimi var. Bu renkler benim içimi bunaltıyor"

"Tamam, gider yeni eşyalar alırız, bugünlük böyle olsun" Kafamı sallayarak onu onayladım. Ardından yavaş adımlar ile siyah koltuğa ilerledim ve çantamla birlikte kendimi de koltuğa bıraktım. Kendimi çok halsiz hissediyordum. Vural'da yanımdaki yatağın köşesine oturarak beni izleme başladı.
"Biraz uyu istersen" Galiba öyle yapacaktım bugün uykuya doymamıştım. "Aslında biraz uyusam iyi olur" Diyerek koltuğun üstünde yatar pozisyona geçtim.

"Sen uyu ben çalışma odamdayım" Ayağa kalktı ardından yatağın üstündeki siyah battaniyeyi alarak yanıma geldi ve üzerime örttü. Bu hareketinden azda olsa etkilenmiştim. Yüzüne bakmamaya çalışıyor gibiydi. Üzerimi örttükten sonra dışarıya çıkarak beni oda da yalnız bıraktı.
Battaniyeye iyice sarılarak güzel kokuyu soludum, koku Vural'a aitti o yanımdaykende böyle kokuyordu. Göz kapaklarım ağırlaşmaya başladığında kendimi uykunun kollarına bıraktım.

YAZIM HATASI VARSA ÖZÜR DİLERİM 😊💕

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

77okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…