50. bölüm · Zihnin kıyısında
BÖLÜM 51
BÖLÜM 51
Size Tek Diyebileceğim Şey: Allah’a Tutunun
Ben her şeyi denedim demiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Bazı geceler vardı…
Hiçbir insan yetmiyordu.
Hiçbir cümle yetmiyordu.
Hiçbir mantık yetmiyordu.
O anlarda tek bir şey kalıyordu:
Allah.
Bazen secdeye kapandım.
Bazen sadece yatağımda tavana bakarak konuştum.
Bazen sadece içimden “Ya Rabbi” dedim.
Ama o bağ kopmadı.
İnanç Beni Nasıl Tuttu?
Ben intihar düşüncesiyle karşı karşıya kaldığım anlarda şunu düşündüm:
“Bu dünyadaki küçücük acıya dayanamazken ahirette sonsuz acıya nasıl dayanacaksın?”
Bu cümle beni durdurdu.
Belki korku.
Belki bilinç.
Belki Allah’ın içime koyduğu bir fren.
Ama durdum.
Ve o an şunu fark ettim:
Ben aslında ölmek istemiyorum.
Ben bu yükün hafiflemesini istiyorum.
İnanç bana şunu hatırlattı:
Bu dünya sonsuz değil.
Bu acı sonsuz değil.
Bu imtihan sonsuz değil.
Allah’a Tutunmak Ne Demek?
Allah’a tutunmak sadece namaz kılmak değil.
Allah’a tutunmak:
Umudun bittiği yerde “Belki” diyebilmek.
Kendini değersiz hissederken “Beni yaratan beni biliyor” diyebilmek.
Düşerken “O beni görüyor” diyebilmek.
Kur'an-ı Kerim’de Allah’ın merhametinin gazabını geçtiği söylenir.
Ben buna tutundum.
Çünkü eğer Allah merhametliyse, benim hastalığımı da biliyordur.
Benim kafamın içindeki savaşı da biliyordur.
Benim irademin zayıfladığı anları da biliyordur.
İnanç ve Hastalık Çatıştığında
Bazen şunu düşündüm:
“İnançlı bir insan neden böyle düşünür?”
Sonra şunu anladım:
Hastalık, inancın zayıflığı değildir.
Depresyon imanı ölçmez.
Bipolar bozukluk karakteri ölçmez.
Dissosiyasyon günahın sonucu değildir.
Bunlar tıbbi durumlardır.
Ama inanç…
Bu tıbbi durumun içinde bir ışık olabilir.
En Karanlık Anım
Bir an vardı…
Gerçekten karar verdiğimi sandım.
İçimde bir netlik vardı.
Tehlikeli bir sakinlik.
Sonra bir ayet aklıma geldi.
Sonra annemin yüzü geldi.
Sonra Allah’ın huzuruna çıkma düşüncesi geldi.
Ve o netlik dağıldı.
Ben o gün şunu anladım:
Benim içimde ölmek isteyen bir taraf olabilir.
Ama daha derinde yaşamak isteyen bir taraf var.
Ve o taraf Allah’a tutunuyor.
Size Tek Diyebileceğim Şey
Eğer şu an bu satırları okuyan biri benim gibi düşüncelerle savaşıyorsa…
Size tek diyebileceğim şey şu:
Allah’a tutunun.
Ama “kusursuz mümin” olmaya çalışarak değil.
Yaralı halinizle tutunun.
Ağlayarak tutunun.
Şüpheyle bile tutunun.
Kırık kalple tutunun.
Çünkü Allah güçlü olanın değil,
muhtaç olanın Rabbidir.
İnanç Bir Kaçış mı?
Hayır.
Ben inancı gerçeklikten kaçmak için kullanmıyorum.
Ben terapiye gidiyorum.
İlaç kullanıyorum.
Mücadele ediyorum.
Ama bunların hepsinin üstünde bir anlam arıyorum.
Ve o anlamı Allah’ta buluyorum.
Son Söz
Ben hâlâ tam iyileşmiş değilim.
Hâlâ zor gecelerim var.
Hâlâ içimde sesler bazen yükseliyor.
Ama artık şunu biliyorum:
Ben yalnız değilim.
Ben sahipsiz değilim.
Ben görülüyorum.
Ve eğer bu hastalık bir imtihansa…
Ben bu imtihanı yarı yolda bırakmak istemiyorum.
Çünkü belki bir gün geriye dönüp şunu diyeceğim:
“En karanlık zamanlarım, Allah’a en yakın olduğum zamanlarmış.”
