6. bölüm · Zehirli dörtlükler: Bir yitik kalemin güncesi

Veresiye hayaller, peşin hesaplar

Eray Altınmakas

Yazdım durdum şiirlerimi ve dinledim en sevdiğim dörtlükleri
Düzensizlik içinde bir mükemmeliyetçi aksanındayken kayar şivesi
Bir şahi topunda patlayan gülleler başımda yok mudur burada Ağrı kesici
Kesin sesi tam dem çayı oraleti ve sade kahvesi

Günde kaç kişi benden haber aldı
Kaçı duydu kaçı gerisi geri kaçtı
Bu bahçede Erayın yaşadığı pestenkari bir savaştı
Kazananlar hep başı ormansız topraklardı

Ve bu günlerde nedense içimi bir dert sardı
Yarısı içimde yarısı dizimde kaldı
Bir dizimde hep mi binden fazla çizik vardı
Kapanmayan adisyonlara hep Eray bir çizik attı

Veresiye hayallerin peşin ödeyicisi Allah
Ne kadar sendelesen de düşmez kalkmaz bir Allah
Eğil de kulak ver yerden gelen ses dayan der haydi bastır ya Allah
Nasıl geçmiş bu altmış sene be Allah Allah

Umut masamda sandalyelerimi rezerve eden ya şeytan ya iblis
Ama dindarların içinde sanki yok hiç pis
Havlu attım hayata arenada bir saniye savaşmam
Öldürülen en temiz duyguların en net açılımı his

Bahtiyar gençliklerin efsunkar hevesi
Altmış beş yaşına kadar keser nefesi solar hevesi
Kolonya dökün de ayılsın mefta zekası kalamar seviyesi
Biraz renk ve hareket oltasına kapılır bu gençliklerin hepsi

Lakin erayın derdi üç kuruş para değil güleryüz servisi
Mutluluk diyarında ables olan yalnızca hayal kumarhanesi
Patron görmesin iş başı ağlar merhumun iç sesi
Böyle bir devirde alınan tek şey ancak futbolcu bonservisi

Tarikatımsı teşkilatlar sarmış bünyemi
Sindirilemez saçmalıkların kulağımdaki cılız sesi
Kilitli kapılar ardından bekleyen karanlığın cazibesi misali
Yok oluş yarından da yakın bitti mi bu masanın hikayesi. Bitti...