19. bölüm · Zehirli dörtlükler: Bir yitik kalemin güncesi
Ezber bozan hâl
Kendimle cenkteyim, içim sûkut, gözümde firak,
Gölgeyle barış yapamam, düşmanım çok, dostum münafık.
Kalbimde âh var, üstü toprak, içi ise bâzâr,
Yalandan tebessüm ettim, hayatı giydim, oysa mezar.
Aynaya bakamam, zira suretimden hicâbım var,
Gözlerimden düşen harflerle yazıldı bu eshâr.
Küf kokan defterim var, sayfalar nakşedilmiş şikayet,
“Her şey olur” dediler, oldum da, neye yarar ki nihayet?
Sadrımda gam, beynimde fesâd, ruhumda suâl,
Sabırla piştim, ama yine de olmadım kamil.
Sükûnetim âfitab değil, içten içe hâyâl,
Ne vakit umut desem, ezber bozar bu hâl.
Zaman, zâlimin kulu, bana da dar gelmiş hilâl,
Ben sustukça içim bağırır, yankısı sahte bir mâkâl.
Sözlerim zehirli, sarmış dilimi, ben ise dilsiz bir hâl,
Sagopa değilim belki ama kalbim, onun gibi hâl-i melâl.
