6. bölüm · Zamanın Kırık Camları

5. Bölüm

Noxelis 7

Yine ben yine ben. Üstteki fotuğrafı yapay zekaya hazırlattım. Oraya buraya yazı yazmasını yok sayarsak iyi iş çıkarmışa benziyor. İnceler ve düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim. İyi okumalar...
Sırlar çözülmeye , zamanın camları kırılmaya başladığında kime güveneceksiniz?

Kırılan güvenler ve düşen maskeler

Binaya geleli bir ya da iki saat olmuştu. Mutfağa doğru ilerliyordum. Bu gün ne Sıla abladan ne de öğretmenlerden haber vardı. Bir bardak su katıp masaya oturdum. Geldiğimizden beri hep düşündüm bizimkilere söyleyecektim. Bu akşam. Derin düşüncelerimden bir ses çıkardı. "İlayda" diyordu Sava'şın üzgün sesi. Harbi lan niye üzgündü. "Savaş" dedim onu taklit ederek. Karşıma bir sandalye çekip oturdu. "Ne haber?" Dedi gülümsemeye çalıştığı belliydi. Kendini zorluyordu sanki. "İyiyim sen nasılsın?" Üzgündü ve bu üzgünlük benide üzüyordu. "İyiyim" dedi lafı uzatmak ister gibi bir hali vardı. "İlayda, ben seni dün korkutmadım değil mi? Yani benden sonra titremeye başladında o yüzden dedim" Gülümsedim. "Yok Savaş öyle değil o. Ben sadece bir şey düşünüyordum. Zaten kafam dönüyordu. Yediğim birşey dokunmuş olmalı. Kendi üstü lne alınmanı istemem."
"Peki... Yinede özür dilerim"
"Sorun değil" Savaş, kalktı. Gülümsedi lakin zoraki bir gülümsemeydi bu. "Görüşürüz"
"Görüşürüz" dedim onu aksine samimi bir gülümseme ile. Telefonumu cebimden çıkardım ve Asya'ya bir mesaj yazdım.
İlayda: Asya, Afra ve Berk'e haber ver terasta buluşalım.
...
Afra, terasta kitap okuyordu. Tepesinde dikilen Berk'e baktı ve kitabını yanına bıraktı. "Ne istiyorsun Berk?" Dedi bıkkın bir sesle. "Lafı uzatmayacağım. Zaten sende sevmezsin" Dedi Berk. Yani dermiş gibi Kafa salladı Afra. "Hani benim eski sevgilim var ya"
"Bana ne?" Afra, tam kitabına dönecekken Berk tekrar konuştu. "İşte ben Zeynep'i kıskandırmak istiyorum" ofladı Afra"İyide bundan bana ne!?"
"Sevgili gibi yapalım" Diye pat diye söyledi. "Ne zırvalıyorsun sen be?" Dedi Afra, öfkeli bir sesle. Ayağa kalkarken Berk'te kalktı. "Birimiz değil, ikimizde kazanacağız" Diye hızla bir açıklama yaptı. "Allah aşkına bir söyle ya ben ne kazanacağım, söyle." Berk en çapkınından güldü. "Beni" Afra göz devirmekle yetindi. "Bana bak Berk. Ben senin öyle bir gün sevgili olup ertesi gün bırakacağın kızlardan değilim şunu aklına şok!" Tam arkasını döndü gidiyor hem Berk'e hem de Afra'ya bir mesaj düştü.
Asya: Terasta buluşuyoruz. Bir şey konuşacağız
Afra geri yerine çöktü. Berk'te hemen yanına çöktü.
...
Koridorda Asya ile beraber yürüyorduk. Etraf da ölüm sessizliği vardı. Terasa çıktığımızda Berk ve Afra yan yana oturmuşlardı. İlk defa kavga etmek yerine sessizce oturuyorlardı. Tam karşılarına oturduk. "Kafa nerden gireceğimi bilmiyorum" Dedim "Ama size duyduklarımı anlatmamın doğru olacağını düşündüm." Hepsinin kaşları çatılmış beni dinliyordu. "Geçen kulaklığım kayıp olmuştu ve bende aramak için odamdan cıktım. Hani varya kilitli oda he ondan ses geliyordu. Bende koridorun ortasında durdum dinlemeye" burda bir soluklandım. "Bir testten ve taştan bahsediyorlardı" diye ekledim. "Ne testi?" Diye sordu Afra. "Bilmiyorum ama Savaş hiç yenilmemiş ve diğerleride fena değilmiş." Ortamda derin sessizlik oldu. Asya'nın tereddüt eden sesi konuşmaya başladı. "Anahtar Sıla ablada değil miydi?"
"Evet, büyük ihtimalle içerdekilerden biri de o" dedim. "Diğerleri kim? Taş ne? Ve aynı zamanda da bundan devletin haberi var mı? Eğer bir taş arıyorlarsa ve devletin izni yoksa ki olmasa bizim haberimiz olsur. Bu suç" Diyen Berk'ti "Ber ilk defa bu kadar doğ-" diyordu Asya ama bir bardak kırılma sesi ile bölündü. Hepimiz kapıya baktık. Savaş elindeği bardağı düşürmüş vahşet içinde bana bakıyordu. Bende ona tabi. Bir anda bakışlarını Berk'e çevirdi ve koşar adım yaklaştı. Berk'i çekti. Elleri yakasındaydı. "Ne diyorsun lan sen!" Afra'nın yerinden kalktığını gördüm. Aynı dakikalarda Savaş Berk'e bir yumruk geçirdi. "Konuşsana lan!" Berk'te boş değildi de niye boş duruyordu?" Asıl ben niye duruyordum? Hızla yerimden kalktım "Savaş dur!" Tam yanlarına vardım dedim Afra araya girip Savaş'ı ittirdi. Bir tanede tokat attı. "Kendine gel!!" Berk'e baktığımda kaşı patlamış ve dudağı yarılmıştı ama buna rağmen Afra'ya bakıp gülümsüyordu. İçten bir gülüştü bu. Ayy inanamıyorum. Bu konu ile sonradan ilgilenicem. Öhöm öhöm. "Asıl sen ne yapıyorsun lan?" Diye Savaş'a ilerledim. "Bir dinle, öyle yargıla." Dedi Afra, sesi iğneleyici bir şekilde sinirli çıkıyordu. "Geç dinle" dedim bana bile soğuk gelen bir sesle.
Çardağa oturdu. Ben de peşinden ilerledim. Asya, yedi köyün ağası gibi oturmuş olanları izliyordu. Ara, ters ters önüne bakıyordu. Berk, az önce yumruklanan o değilmiş gibi sırıtıyordu. Eski yerine oturdum ve anlatmaya başladım. "Buna inanıcağımamı inanıyorsunuz?" Dedi Savaş. Pardonda mal mısın? Hani bizim seni sorgulamamız gerekiyor. Neyse ne? "Kanıtlayalım" dedi Asya. Aynı anda ona döndük "Nasıl?" Diyen bendim. "Kanıtlayın" dedi Savaş. Sıçmışko sıvamışko. Kanıt yok! Asya derin bir nefes verdi. "-1'e ineceğiz"
"İnelim" dedi Savaş ama anın gazı ile deme ihtimali yüksekti. Hepimiz teker teker ayaklandık ama Afra, kalkmadı bile. "Siz gidin. Berk bekle" kafamı salladım ve ilerledik.
...
Afra, Berk'e dik dik bakmayı sürdürüyordu. Berk, tam tersi gülerek bakıyordu. "Evet ne yapıyoruz. Teklifimi kabul mü ettin? Hmm" dedi ber dayanamayarak. Bunu derken yerinde kıpırdanıyordu. "Beyinsiz" diyerek kalktı, Afra. "Hey! Nereye?" Diyen Berk, elini kolunu sallıyordu. "BEKLE!" Diye kükredi, Afra. Aşağı inip her odada bulunan sağlık çantasını aldı. Kendi odasındakini... Terasa çıktığında elindeki çantayı Berk'e fırlattı. "Al şunu" Berk bu sefer otuz iki diş sırıttı. Son bir saattir sırıtmakdan yanakları ağrımıştı ama olsun. "Ay ay ay sahte sevgilim beni düşünmüş." Dedi. "Kes sesini Berk" şeklinde gerekli cevabı yapıştırdı, Afra. Kesti Berk. Kendi kendine yapmaya çalışırken kafasından yediği darbe ile gülüşü soldu. "Lan böyle mi yapılır? Mıy mıy mıy" elinden çantayı alıp koltuğun yanına koydu. Pamuğa biraz temiz su döktü ve Berk'in yaralarına bastı. Berk, "Ahh ne yapıyorsun ya? Acıttın" dedi ve gülümsedi; Afra'ya yaklaştı. "Acıtma" dedi. Afra, nefes verdi; bu sefer daha yavaş bir bir şekilde pamuğa batikon sıktı. Yavaşca iki yaraya da üfleyerek sürdü. En son pamukları Berk'in eline tutuşturdu "at şunları" dedi ve sağlık çantasını aldığı gibi aşağıya indi. Berk'te peşinden gitti.
...
-1'e inmek üzere asansördeydik. Önümüzde tahtadan bir kapı vardı. Savaş kapıyı açmaya çalıştı. "Anahtar ablamda olmalı. Açılmıyor" Asya "Alalım o zaman" dedi. "Gizlice mi?" Diye sordum. "Evet" onayladı Asya. "Kamera yok mudur?" Dedim. Cevaplayan Savaş'dı. "Kamera kullanmıyoruz" "Ne için?" Diyen bu sefer Asya idi. "Bilmiyorum" Dedi Savaş. 1. Kata çıktık. Sıla abla'nın odasının önündeydik. Savaş denedi. Olmadı. Kendi odasına doğru ilerledi "Aynı kiliti kullanıyoruz" kapıyı açtı. Tek sıra halinde içeriye girdik. Savaş, etrafa bakmaya başladı. Biz de bakıyorduk. Hani bir de ne aradığımızı bilsem? Bir defterle karşılaştım. Açini açıp okumaya başladım.
Annem ve babam olmadan birinci günüm. Bebeğin adını Savaş, koydum kimine göre sıradan ama bana göre bu maceramı temsil edecek bir isim. Aileme gelirsek. İçimde bir şeyler eksik ve bu eksikliğin hiç dolmayacağını düşünüyorum. Üzücü ama ağlayamıyorum. İçimde yük olup ruhumu eziyor.
Genzimin sızladığını hissettim.
Bu gün 18 Eylül. Malum olaydan tam bir yıl geçti. Savaş, bir yaşında. Gitgide duygularımı kayıp ettiğimi düşünüyorum. Geçen gün -1'e kilit hazırladım. Benim doğum günüm ve malum günün birleşimi. 203012. Birde tahta kapı var...
Gerisi silinmişti. "Buldum" dedim sesim çatallamıştı. "Bende bir şey buldum" dedi Savaş. Gerçekten hiç birşey bilmeme ihtimali artıyordu. Bu da onu suçladığımız
İçin suçluluk duygusu olarak bana geri dönmüştü. Yutkunup onlara döndüm. "Bir şifre daha var" dedim. Savaş da bir anahtar gösterdi "Bu anahtar, hiç biryere uymaz. Biz ablamla ortak kullanıyoruz. Ben de böyle bir anahtar yok" son cümleyi kurarken sesi titremişti. Hızla kapıya yöneldi. Bizde bozduğumuz yerleri düzeltip cıktık. Çıkmadan önce defteri alıp karnıma soktum. Zaten küçüktü.Savaş, kapıda bekliyordu. Biz çıktığımızda kapıyı kilitledi ve anahtarı odasına bırakmaya gitti. "Asya, ben birazdan gelicem bekleyin" dedim ve odama doğru ilerledim. İçeri girdiğim gibi defteri yatağın altına attım ve çıktım. Çıktığımda Afra ve Berk'te gelmişti. Kimse konuşmadan -1'e indik. Kapıları teker teker açtık. Giediğimiz yer, tamamen demirden oluşuyordu. En orta yerde altta ve üstte motor vardı ama bayağı büyüktü. Kenarda camdan bir yer vardı. Oraya ilerledik. En kenarda bir çekmece vardı. Hemen yanında bir masa ve tuşlar vardı. Birde gemilerde kullanılan gaz pedalı... Masadaki notlara ilerledim. Denek1, Denek2, Denek3... Bizim sınıf hatta diğer şubeler bile vardı. En sonda da Savaş vardı. Anahtar...
"Ne yapıyorsunuz siz!!!" Kanımın donduğunu iliklerime kadar hissettim.
...
Ayy nasıl oldu ama çok iyiydi kabul edin bölümü fazla geciktirmemek için kontrol etmedim hataları mahsur görün.(En uzun bölüm oldu helal bana) Her Pazar saat 20.00 da bölümü aticam malum okullar açıldı. İyi günler by 🌜 😊 👋🏻