1. bölüm / 2
Zamana MâhkumAçlığın sesi
Bölümler 2Şu an: Açlığın sesi
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Güneş henüz doğmamıştı. Küçük, eski evin içindeki sessizliği yalnızca rüzgârın pencereye vuruşu bozuyordu.
Alya, yoksul , çalışkan ve yalnız bir kızdı. Her yaz yetiştirdiği meyvelerden ve çalışıp kazandığı paradan geçinirdi. her kış ise yalnızca çalışarak kazandığı paradan geçinirdi.
Alya, günlerden bir gün birinin evinde temizlik yaparken yanlışlıkla değerli bir vazo kırdı. Evin sahibi, vazonun parasını ödemesini istedi.
Ancak Alya'nın hiç parası yoktu. Bunun üzerine ev sahibi onu evden kovdu. Üstelik yaşananları köydeki herkese anlatarak dedikodusunu yaydı.
Bunu duyan köylüler de Alya'ya iş vermeyi bıraktı. Artık genç kızın ne işi ne de geçimini sağlayacak parası vardı.
Artık herkes Alya'nın arkasından konuşuyor, kimse onunla iletişim kurmuyordu. Köylüler ona kötü davranıyor, onu küçümsüyor ve gördüklerinde fısıldaşıyorlardı.
Alya ise bütün bunlara sessizce katlanıyor, her geçen gün kendini daha da yalnız hissediyordu.
Alya, bir kış sabahı açlığa daha fazla dayanamıyordu. Kimsenin girmeye cesaret edemediği ormanda yiyecek bulabileceğini düşündü. Çünkü ormanda bir insan ölmüş, ancak ölümünün sebebi hiçbir zaman öğrenilememişti.
Bu yüzden köylüler ormana girmekten korkuyordu. Alya ise başka çaresi kalmadığı için korkusunu bastırıp ormanın yolunu tuttu.
Ormanda ilerlerken yerde bir mantar gördü. Sevinçle mantara doğru koştu. Tam onu alacakken ayağı bir taşa takıldı ve dengesini kaybederek kuyuya düştü.
Alya gözlerini açtığında kendini bambaşka bir dünyada buldu. Nerede olduğunu anlayamıyordu.
Başında üç kişi durmuş, meraklı gözlerle ona bakıyordu. Üzerlerindeki kıyafetler oldukça tuhaftı.
Alya doğrulmaya çalışırken üç kişiden biri şaşkınlıkla sordu:
“Sen kimsin? Seni ilk kez görüyorum," dedi. Alya şaşkınlık içinde
“Ben neredeyim? Burası neresi?” diye sordu.
Üç adam birbirlerine baktı. Alya'nın nerede olduğunu bile bilmemesi, hafızasını kaybetmiş olabileceğini düşündürdü.
Bölüm etkileşimi
