5. bölüm · Yüzmeyi öğreten dalgalar

Sevgiyi içinde beslemek

Ecrin Yildiz

Sabah gözlerimi sıkıcı bir hastane odasında açtım maalesef babamı arayıp ona hastaneye gelip beni almasını söylemiştim umarım çok korkmamıştır ben can sıkıntısından cebelleşirken bir den odaya yaman girdi tahmin etmeliy dim aslın da dün beni alıcağını söylemişti umarım babamla karşılaş mazlardı yamana hala kırgın olduğum için ona bakmak yerine cama bakıyordum yaman sıkıntıyla nefesini verdi
"Hala küsmüsün bana? "
"Suratını bile görmek istemiyorum!" Bakışlarım hala camdaydı
"Ben den nefretmi ediyorsun? " Sesi baya soğuk geliyordu dayanamayıp bakışlarımı yamana çevirdim
"Garip ama.. Senden nefret edemiyorum"yaman dudaklarına tebessüm kondurdu gerçek bir gülümseme den oldukça uzaktı
"İyi bir şey değilmi bu? "
"Değil" Bakışlarım sertleşmiş di
"Senden her zerrem le nefret etmek istiyorum ama edemiyorum ve bu iyi bir şey değil ve ben çok korkuyorum" Son söylediklerimden sesim fazlasıyla kısık çıkmıştı yamana aşık olmaktan korkuyordum belkide korktuğum başıma geldi yaman sertçe yutkunup konuşmak için ağzını açacak ken odaya babam girdi! Babam endişe içinde bana bakarken gözlerini yamana çevirdi şaşkınlık içinde yamana baktı sandalyeden kalktı elini babama uzattı
"Merhaba ben yaman sedef ın patronuyum" Babam çatık kaşlar ile yaman a bakıyordu
"Sizin aranızda ney var? "
"Maalesef henüz bir şey yok aramızda"maalesef mi? Bana aşık olduğunu bu kadar belli etmeseydin keşke daha sonra babam bakışlarını bana çevirdi yanıma geldi yüzümü avuçlarının arasına aldı saçımı koklayıp öpü cükler kondurdu
" Sana bir şey olacak diye aklım çıktı kızım" Babam bana sarılırken yaman tebessüm ederek bize bakıyordu yaman baba sevgisi görmedi belkide bundan sonrada görmeyecekti onun bu hali canımı çok yakıyordu garip ama onun canı acıyınca benim kalbim sızlayıp benimde canım acıyordu babam ile sarılmamız bittiğinde yaman omuzlarını dikleştirdi
"Size iyi günler bana gerek kalmadı artık" Sesi oldukça soğuktu ardından odadan çıktı
Bu gün taburcu günüm olduğu için eşyalarımı topladım ardından babam lâ odadan çıkıp koridora doğru yürüdük
"Başın dönüyorsa kolumu tutabilirsin kızım" Bilerek kolunu tutmuyordum çünkü ben çok temas dan hoşlanmıyordum
"Temas dan hoşlanmıyorum baba" Babam küçük çocuklar gibi kaşlarını çattı
"Bu huyundan nefret ediyorum" Söyledikleri komiğime gitti kıkırdadım babam da kıkırda dı arabaya bindik eve doğru gittik
Annem panikle kapıyı açtı gözleri büyümüştü yüzümü avuçlarının içine aldı
"Bir yerinde birşey varmı canın acıyormu nasıl oldu nerden düştün" Nefes bile almamıştı
"Arzu bir nefes mi alsan? Karıcım"
"Koray beni çıldırt mayın Kızım hastaneden gelmiş şu yüzüne bak renk bile yok"
"Ölü gibisin sedef" Annemin son söylediği kalbimi sızlatmıştı zorluk ile konuşmaya başladım
"Ben odam da dinlenicem beni rahatsız etmeyin " Odama gittim sakince kapımı kapattım daha sonra telefonum çaldı telefona baktığımda bade nin aradığını gördüm heyecanla telefonu açtım
"Bade nerdesin sen eve niye gelmedin"
"Şey.. " Bir halt lar karıştırıyordu!
"Gene ne yaptın ne işler karıştırıyorsun sen"
"Daha bişey demedim ki nerden anladın annem beni böyle iyi tanımıyor"
"Konuyu kaynatma ne haltlar karıştırıyorsun sen " Bade bana karşı yenildiğini anlayınca sertçe nefesini verdi
"Sarp ile sahilde pamuk şeker yiyoruz"
"Pamuk şeker mi? " Kulağa fazla komik geliyorlardı acaba nasıl görünüyor lar dır gidip basmak istiyorum onları ama denize bakmaktan hep nefret etmiştim altı yaşımdan beri dokunmamıştım bile
"Evet hemde çilekli "
"Ben seni daha fazla dinlemicem bade akşam eve gel annenin emaneti sin sen bana" Bade güldü
"Yapma sanki annem beni umursuyor şuracıkda ölsem yarabbi şükür der" Herkesin farklı, farklı acıları vardı bade de annesi tarafından yok sayılan kızlardan dı
"Size iyi vakitler kuzen ama akşam gel"
"Tamam canım kapatıyorum" Kapattı
Uyumak için yatağıma girdim ama uyku tutmamıştı odamın kapısı çaldı ve annem odama girdi elinde tepsi ile bir kase domates çorbası vardı en sevdiğim çorbaydı annem elindeki tepsi ile yatağımın ucuna oturdu daha annem azını açmadan
"Çorba içmek istemiyorum " Dedim net bir ses ile annem kaşlarını çattı
"İçeceksin! " Bende kaşlarımı çattım omuzlarımı dikleştirdim
"İçmeyeceğim"
"İçeceksin! " Burnumdan sert çe nefesimi verdim
"İçmeyeceğim dediysem içmeyeceğim! " Sesim fazlasıyla sert çıkmıştı annem şaçlarını savurdu boynunu çıtlattı sonra kafası kaldır dı simsiyah gözleri daha da siyahlaşmıştı ve ölümcül bakışlarını benim gözlerime dikti bu bakışları biliyordum bana kozunu oynayacaktı!
"Bu çorbayı beş dakika içinde içmezsen babanı alırım Trabzon a giderim bir daha da İstanbul'a dönmem! " Sert çe yutkundum elindeki kaseyi alıp hızla içmeye başladım kahkaha seslerini işittim
"Bu inatçılığını keşke benden kazanmasaydın kendimle kavga etmek yoruyor beni"
"Sana mı benziyorum? "
"Benzemiyor musun bana? " Soru içinde soru sorması çıldırtıyordu beni
"Benzemiyorum" Dedim net bir ses ile benim annem Aşk kadınıydı ben de ise tam tersi koskoca 23 yıllık hayıtımda hiç bir erkeğe aşık olmamıştım belkide yamana aşık oldum bilmiyorum işe gitmek için hızla yatak tan kalktım
"nereye?" merakla sordu annem
"bakıcılık olarak işe gidiyorum" annem duyduk ları na sinirlenmiş olmalıki yataktan kalktı kolumu sertçe tutu
"sen milletin çoçuğuna bakıcılık mı yapıyorsun senin paraya ihtiyacın mı var?"
"o çocuk un abisin den başka kimsesi yok.."
"ve ben o çocuk u kendi çocuk um gibi seviyorum" annem son söylediklerime alay edercesine güldü
"sen hiç ilişki kurdunmu sen hiç bir adam sevdinmi? Sen ne çoğundan bahsediyorsun" annem kulağıma eğildi
"sen korkak ve beceriksiz sin" annem üzerimden çıktı arkasına dönüp
"gerçekleri söylemem gerekiyordu annecim" annem odam da çıktı bacaklarım tutmadı yere düştüm gözüm den yaşlar aktı
Hava esiyordu üzerimde ince bir tişört ve eşofman vardı yamanla ilk karşılaş tığımız bank a oturdum cebimden telefonumu çıkar ıp yamanı aradım
"yaman ben bugün işe gelmesem olur mu" sesim boğuk geliyordu
"sesine ne oldu kim ağlatı seni" gerilmişti
"hiç öylesine bank da oturuyorum"
"konum at" sertçe nefesimi verdim
"senin işin gücün yokmu be adam"
"siker im işi gücü konum at sedef" telefonu kapatı konumu attım yaklaşık yarım saat sonra geldi yanıma oturdu
"ne oldu kim sıktı canını?" boşluğa bakıyordum
"hiç annem sadece gerçekleri yüzüme çarp dı" yamanın omuzları gerildi
"ney dedi" gözlerimi yamana çevirdim
"sen hiç ilişki kurdun mu sen hiç bir adam sevdinmi ben korkak ve beceriksiz miş ım annem öyle dedi" yaman sertçe yutkundu ellerimi tutu ellerimi tutarken kaşla rı çatıl dı
"ellerin buz gibi" yaman üzerinden ceketini çıkardı omuzlarım dan geçirdi daha sonra ellerimi avuçlarının içinde ısıt maya başladı
"üşümüyorum" dedim
"o yüzden ellerin buz gibi zaten" gülümsedim
"benim ellerim buz gibi değil sen fazla sıcak sın" yamanda gülümse di
"en sevdiğin şarkı nedir?"
"Ben şarkı dinlemiyi sevmem" yaman yavaş ça nefes aldı ve mırıldan maya başladı
"Ah o güzel gözlerin"
"Döndürüyor başımı"
"Lütfen seni izlerken"
"Hor gör bu telaşımı"
"Tut elimden gidelim"
"Bu şehir de huzur yok"
"Sıcak şarap içelim"
"Nede olsa vakit çok"
"Dayanamıyorum hayallerim çok ağır"
" Bana yardım et kime konuşsam sağır" yaman şarkı söyleme yi bırakınca ikimiz de birbirimize aşk la bakıyorduk çünkü ben
yaman a aşık olmuştum..