27. bölüm · YORGUN KALPLER

27. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

Bugün hafta sonu okula gitmiyorum ama odamdan da çıkmak istemiyorum daha dün akşam yaşadığım şeyin şokunu attı atamadım 2 tane abim varmış ve benim bundan 17 yıl sonra haberim oluyor nasıl bir şey ya bu insan bir söyler bilmek benim de hakkım.
Odamda kalıp bütün gün uyumak istiyorum ama seslerden ve gürültüden uyuyamıyorum ki hayatıma çöktükleri yetmiyormuş gibi Bir de uyumama izin vermiyorlar babaanneme de zaten gıcığım torunlarım torunlarım ben neyim sanki ayrıca bunca zaman yanında olan benim onlar değil beni onlardan daha çok sevmen gerekiyor.

Babaannem bir iki defa bana kahvaltıya gelmem için seslenmişti ama odama gelmedi normalde her sabah gelir beni yatağımdan öperek kaldır orada ama şimdi öyle mi yeni torunları ile ilgilenmekle meşgul o kahvaltı masasına oturmayacağım sevgili torunları ile beraber kahvaltı yapabilir.

Yatağımın üzerine uzanmış tavanı seyrediyordum daha üzerime bile değiştirmemiştim birden kapı açıldı ve içeriye sözde üvey abim Yunus girdi.

Siz; hop yavaş gel nereye giriyorsun dingo'nun ahırı mı burası kapıyı çalar insan

Yunus; hadi kahvaltıya babaannem yarım saattir sana sesleniyor duymuyor musun?

Siz; canım duymak istemiyordur belki hadi çık odamdan kahvaltıya falan gelmeyeceğim

Yunus; küçük çocuklar gibi davranmayı bırak hadi kahvaltıya diyorum

Siz; gelmiyorum kardeşimi zorlama sen git yat kahvaltını benim canımı sıkma hadi

Yunus; ya bak sen şu yerden bitmeye bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var dilinde maşallah pek uzunmuş

Siz; sana ne zaten grip oluyorum sana da bu kardeşine de beni daha fazla rahatsız etme çık odamdan!.

Yunus; seni kahvaltıya götürmeden hiçbir yere gitmiyorum

Siz; oğlum sen laftan anlamıyor musun çıksana odamdan ayrıca bir kızın odasına böyle girilmez ayıp denen bir şey var müsait olmayabilirdim

Yunus; ne gibi özel bir işin olabilirdi ki bu sabahın köründe

Siz; giyiniyor olabilirdim soyunuyor olabilirdim

Yunus; ikisini de yapmadığına göre sıkıntı yok hadi kahvaltıya

Siz; çattık ya laftan anlamıyor bir rahat bırak beni

Bağıra çağıra kavga etmeye başladık bu sefer odaya diğeri geldi ay bir tane olsa neyse de iki tane var bunlardan bir de bundan sonra aynı yerde yaşayacağız Allah'ım kabus gibi.

Emre; ne oluyor burada neden bağırıyorsunuz?

Yunus; hanımefendi kahvaltıya gelmek istemiyor

Siz; istemiyorum zorlama mı

Erme; hadi kalk babaannem üzülüyor bak yaşlı başlı kadını üzmek istemezsin herhalde

Siz; bana ne O da bana söyleseydi benim hakkım değil mi bunları bilmek

Yunus; bunun tartışmasını daha sonra yaparız kalk hadi

Siz; gelmeyeceğim

Emre; ne kadar inatçı bir şeysin sen ya

Siz; öyleyim veya değilim seninle ilgilendirir

Bu sefer üçümüz sözde tartışmaya girdik en son babaannem geldi odaya.

Babaannem; ne oluyor burada ne bağırıp duruyorsunuz

Emre ; sevgili torunun kahvaltıya gelmek istemiyor babaanne onu kahvaltıya getirmeye çalışıyorduk

Babaannem; Buse kalksana kızım kahvaltıya

Siz; istemiyorum

Dedim yüzümü çevirerek babaanneme hala kızgınım aslında kızgınlık değil kırgınlık sadece bana söyleseydi daha önceden belki şimdi üvey abilerimle iyi anlaşırdım aslında üvey'i de sayılmazlar öz abim aslında ama her neyse konumuz şu an bu değil konuş şu an bana 17 yıl boyunca bu gerçeğin söylememiş olması.

Yunus; kahvaltıya gel ondan sonra konuşuruz hadi

Bunları söylerken tek kaşe havadaydı ben normalde kahvaltıya gelmezdim inadım inattır ama acıktım şu an onlar için değil kendim için.

Siz; iyi geleceğim bir zahmet odadan çıkın da üstümü değiştireyim

Emre; aferin böyle akıllı ol

Onlar odadan çıkarken arkadan yastık fırlattım Emre'nin kafasına değdi yastığı tekrar yerden alıp benim suratıma doğru fırlattı köpek herif ne olacak gösteririm ben sana.

Üstümü değiştirip banyoya gittim elimi yüzümü yıkadım daha sonra da kahvaltıya gittim.
Kahvaltı masasında birbirimizi süzmekten birbirimize öfkeli bakışlar atmaktan doğru düzgün yemek yiyemiyorduk ki.

Neyse en sonunda kahvaltı fastı bitti normalde olsa oturur evde bütün bunları bana söylemedikleri için kavga çıkarırdım ama gitmem lazım yankı mesaj atmış buluşalım diye Defne ve Berkay da gelir birazdan hazırlanıp çıkmam lazım.

Odana gittim öncelikle üzerimi değiştirdim saçlarımı yaptım çantamı aldım tam çıkıyordum ki babaannem nereye diye sordu.
Arkadaşlarımla buluşacağım dedim normalde olsa ona önceden haber veririm ama şu an sinirli olduğum için ona haber vermemem ama biraz şaşırtmıştı.

Emre; bize haber vermeden mi dışarı çıkıyorsun hani nerede izin almadım bizden

Siz; pardon da senden neden izin alacakmışım?

Emre; abinim ya sonuçta dışarı çıkarken benden izin almalısın

Siz; Yok öyle bir şey ben kimseden izin almak zorunda değilim istediğim zaman çıkarım istediğim saatte de eve de dönerim

Yunus; Yok öyle bir şey dışarısı ne kadar kötü senin haberin var mı ya başına bir şey gelirse

Siz; gelmez merak etme ben kendimi koruyabilirim daha fazla beni meşgul etmeyin gitmem lazım arkadaşlarım beni bekliyor

Emre; ben de geliyorum

Siz; hayır gelmiyorsun

Yunus; ben de geliyorum bekle biraz

Siz; ikiniz de bir yere gelmiyorsunuz babaanne bir şey söyle şu torunlarına

Babaannem; bırak gelsinler sana bir zararları olmaz

Siz; zarardan değil sadece gelmelerini istemiyorum arkadaşlarımla buluşacağım ya ne bu diyecekler Buse tek başına sokağa çıkamıyor abilerini de getirmiş diye

Babaannem; gelsinler bir köşede otururlar merak etme seni ve arkadaşlarını rahatsız etmezler

Siz; bana ne daha dün bir bugün 2 nereden bileyim ben bunların gerçek abim olduğunu belki yalan söylüyorlar ben niye hiç tanımadım insanlarla sokağa çıkayım da onları arkadaşlarımın yanına götüreyim

Babaannem; tek kelime dua edersen dışarı çıkmana izin vermem ya onlar da seninle gelecek ya da hepiniz evde oturacaksınız

Siz; bu saçmalık daha neler

Babaannem; en son sözümü söyledim dinleyip dinlememek sana kalmış ya abinlerle gidersin ya da evde oturursun

Yemin ediyorum sinirden çıldıracağım ya daha dün abim olduğunu söyleyen iki tane şahıs bugün benimle arkadaşlarımın yanına gelecekler saçma sapan işler ya.

Siz; iyi gelsinler

Dedim öfkemi sesime yansıtarak babaannem bundan hoşnut olmadığının farkındaydı ama onun hoşuna gidiyordu onun kafasındaki plan şu bu sayede biz kaynaşacağız iyi anlaşacağız Çok beklersin babaanne