26. bölüm · YORGUN KALPLER

26. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

Okul çıkışı Defne ve berkay'a aklımdan geçen planı anlattım Arda ile bir yere gitmemi istemiyorlardı ama bunun içinde bir çözüm bulmuştum onlar da bizi uzaktan takip edecekti ve herhangi bir tehlikeli durumda hemen müdahale edeceklerdi bu olanlardan yankı nın asla haberi olmaması lazım bir duyarsa var ya çok kötü şeyler olur hem de çok kötü.

Arda beni bahçe kapısının önünde bekliyordu yüzünde her zamankinden farklı bir sırıtış vardı onun bu gülüşü beni daha çok gelmişti ama sakin olmak zorundayım ona yakın davranmam ya da yakın olmam bizi bir adım öne geçirecek.

Yanına gittiğinde ayağa kalktı bana olan bakışlarında hayranlık vardı aslında ilk gün fark etmiştim onun bana karşı ilgisi olduğunu ama hep uzak durdum şimdi bu ilgiyi lehimize çevirerek koz haline getirebilirim.

Arda; nihayet ve güzelim seni beklerken neredeyse kök saldım

Siz; beklettiysem özür dilerim yukarıda biraz işim vardı da

Arda; sorun yok seni beklemek de güzel

Siz; E peki nereye gidiyoruz planımız ne

Yavaşça bana yaklaştı bakışları beni korkutmuştu bir adım geriye attım.

Arda; aslında ben bara falan gideriz diye düşündüm

Siz; bar mı biz oraya almazlar ki ayrıca ben oraya gitmek istemiyorum

Arda; neden hem biraz içeriz hem de eğleniriz

Siz; hayır istemiyorum vazgeçtim seninle hiçbir yere gelmeyeceğim

Diyerek Arda'nın önüne geçip yürümeye başladım birkaç adım attıktan sonra kolumdan tutup beni kendine çevirdi gitmeme izin vermedi.

Arda; tamam güzelim ya bu seferliğine kafeye falan gideriz

Siz; iyi madem hadi gidelim

Bu sefer ucuz kurtulmuştum eğer bara gidersek benim oradan çıkışım olmaz başıma mutlaka bir iş açarım O yüzden orası olmaz. Arda yürürken kolunu omzuna attı normlade olsa o kolunu kırardım da neyse şu an sakin kalmak zorundayım.

Kafede otururken birkaç kere yakınlaşmaya hatta bildiğin beni öpmeye çalıştı ama hiçbir şekilde izin vermedim bu hareketlerim onun daha hoşuna gidiyordu aslında ama şimdilik ona bu zevki yaşatmayacağım birkaç saat onunla takıldıktan sonra kafeden ayrıldım anlamasın diye Defne ve Berkay ile buluşmadım otobüsle eve giderken mesajlaştım onlarla olan biteni anlattım.

Eve geldiğimde de yankı aradı kayıtları bulamamıştı ama işimize yarayacak birkaç tane daha kayıp varmış onları izlemiş onlar da işte birkaç öğrencinin yaptığı zorbalıklar falan ama bunlar bile bizim çok büyük işimize yarayacak ah şu azra'nın kaydında bir bulabilsek daha harika olacak neyse onu da buluruz herhalde.

Ertesi gün okula gittiğimizde henüz kimse gelmemişti yankı kulağıma eğilip arka bahçeye gelmemi söyledi konuşacak önemli şeyleri varmış.

Beraber arkadaşlıya gittik biraz sinirli gibiydi ne oldu acaba.

Yankı; dün Arda ile kafede ne işin vardı?

Bu olamaz nereden öğrendi ya da gördü mü eyvah başım gerçekten büyük dertte.

Siz; hayatım bildiğin gibi değil gerçekten yani o düşündüğün şey değil

Yankı;Buse O çocuğun ne kadar tehlikeli olduğunun farkında değil misin abisinin azra'ya yaptıklarına baksana sen de mi aynı şeyi yaşamak istiyorsun?

Siz; bak gerçekten sandığın gibi değil anlatacağım her şeyi ama lütfen sakin ol tamam mı

Yankı; bak kendimi zar zor tutuyorum zaten normalde olsa gider o çocuğa kafa göz dalardım ama burada konu sen olduğun için kendimi tutuyorum bana mantıklı bir açıklama yap

Siz; bak Arda'nın bana olan ilgisini sen de fark etmişsindir

Arda; ilgi değil bu takıntı hastalık

Siz; farkındayım işte bu ilgiyi ben lehimize çevirebileceğimizi düşünüyorum eğer ona yakın olursam ya da onun istediği gibi biri olursan belki yaptıklarını ve yapmak istediklerini bana anlatır ya da ne bileyim bir şansımız olur

Yankı; daha saçma bir şey duyamazdım böyle bir şey olmayacak aradan uzak duracaksın

Siz; bak lütfen bu bizim en büyük şansımız olabilir

Yankı; şans dediğin şey senin kendini kullanarak bir ruh hastasına yakın olman farkında mısın bilmiyorum ama ateşle oynuyorsun ben böyle bir şeye izin vermiyorum

Siz; lütfen yankı lütfen bak bana yardımcı ol beni anlamaya çalış en azından o kayıtları bulana kadar elimizde daha çok ipucu olacak daha çok delili olacak bu kayıtlarla beraber polise gittiğimizde onları içeri attırabileceğimiz daha kuvvetli deliler olmalı

Yankı; bu konu burada kapandı o çocuktan uzak duruyorsun yoksa ben yapacağımı bilirim

Siz; en azından bir kere deneyeyim yankı lütfen baktım olmuyor ya da Arda ileri gidiyor emin ol hemen oracıkta keserim o sohbeti her şeyi bitiririm ondan uzak dururum bakın lütfen

Yankı; sana olmaz diyorum

Siz; sadece denememe izin ver lütfen bakın ne olur lütfen

Yankı; tamam ama o çocuk ileri giderse yapacaklarımı tahmin bile edemiyorum o kadarını da sen düşün

Siz; her şey iyi olacak emin ol

Yankı bana öfkeliydi böyle yaptığım için üzgünüm ama bunu yapmak zorundayım bu hepimizin kurtuluşu olabilir sadece bizim değil bu okuldaki bütün öğrencilerin buradaki herkes bu insanlardan ne çekiyor ben biliyorum farkındayım.

Yankı okul çıkışına kadar benimle tek kelime konuşmadı zaten bir benimle aynı otobüse de binmedi bana sinirli olmalı. Neyse yankı konusunda daha sonra düşünürüm.

Eve geldim üzerimi değiştirip bir süre oturdum daha sonra ödevlerimi yaptım. Kapı zili çaldı gidip açtım. Kapıya gelen 20 yaşın üzerinde iki tane gençti ikizlerdi.

" buyurun kime bakmıştınız?"

"Biz Fatma hanım'ı görmeye geldik aslında"

"Ha babaannemi görmeye geldiniz siz ben bir dakika çağırayım hemen kendisini"

Bunlar babaannemi ne yapacaklardı ki nereden tanıyorlar ki babaannemi aman neyse mutlaka bir açıklaması vardır.

Siz; babaanne

Babaannem; efendim yavrum

Siz; dışarıda iki tane genç var seni görmeye gelmişler bir baksana

Babaannem; bakayım hemen

Babaannem kapının önüne gitti demin dışarıda duran gençleri içeriye davet etti ne bu samimiyet ya kim bunlar Allah Allah kafam karıştı. Neyse beni ilgilendirmez deyip odama geçecektim ki babaannem arkamdan seslendi.

Babaannem; Buse yavrum gel otur konuşacaklarımız var

Siz; babaannen ne konuşacağız ki ayrıca bunlar kim neden tanımadığım iki insanla oturup sohbet edeyim ki

Babaannem; geç otur anlatacağım ben her şeyi zaten burada oturan iki genç yabancı sayılmaz

Gençlerin karşısına geçip oturdum ikisi de birbirini tıpatıp aynısı çok yakışıklı ve çok tatlılar aslında uzun boylu esmer ikisi de ikisinin de Keskin yüz hatları ve delici bakışları vardı ciddi bakışlarının altında aslında tatlı birer samimi sempatik bir adam yatıyordu sanki.

Babaannem bir süre konuşmadan öyle bizi seyretti ben daha fazla dayanamadım tabii pat diye söze giriştim.

Siz; evet babaanne seni dinliyorum ne konuşacaksın benimle ayrıca bunlar kim?

Babaannem; bu karşında duran iki genç

Siz; evet iki genç

Babaannem; Yunus ve Emre

Siz; ee yani

Babaannem; onlar senin abilerin Buse

Siz; daha neler babaanne saçmaladın iyice şakanın sırası değil gerçekten nelerle uğraştığının farkındasın bir de gelip bana şaka yapıyorsun gerçekten ya

Babaannem; şaka yapmıyorum yavrum onlar senin abilerim anneleriniz bir değil ama babanız bir

Şaşkınlıktan ağzım açık kalmıştı ne diyeceğimi bilemedim O kadar şaşırmıştım ki bir babaanneme Bir de sözde abilerime bakıyordum. İçimde büyüyen şaşkınlık ve öfke duygusu vardı eğer gerçekten onlar abim ise neden bunca sene hiçbir şekilde onlardan haberim yoktu neden yıllar sonra karşıma çıkmışlardı soracak öyle çok sorun vardı ki.

Siz; nasıl ya nasıl olur bu nereden çıktı şimdi bu bunlar benim abim ise neredeydiler bu zamana kadar Aycan ne malum yalan söylemediğiniz ben nereden bileceğim nereden Emin olacağım

Yunus; Arda ardına soru sormak sana bir şey kazandırmayacak Buse öncelikle sakin olmalısın

Siz; Yok ya burada ne dönüyor farkında değilsin herhalde kendini bir benim yerime koyar mısın

Emre; bir sakin olur musun her şeyi anlatacağız

Siz; E peki üçünüzden de bir açıklama bekliyorum Bir zahmet lütfen

Babaannem öncelikle bizi sakinleştirdi daha sonra da konuşmaya başladı.

Babam annemle evlenmeden önce başka bir evlilik yapmış bu evliliğinden de ikiz oğulları olmuş Yunus ve Emre. Evlilikleri uzun sürmemiş boşanmışlar ama babam oğullarına hiçbir zaman eksikliğini göstermemiş onları sürekli ziyaret etmiş her türlü masraflarını karşılamış. tuhaf olan şey şu ki benim bunu hiçbir şekilde bilmemem yani 23 yaşında iki tane abim var ve ben bunu yeni öğreniyorum.

Bunu bilmememi babam istemiş annem de biliyormuş aslında ama hiçbir zaman bana söylememiş Yunus Emre annelerinin yanında İzmir'de yaşıyorlarmış ama anneleri de vefat edince onlar da babamın istediği gibi babaannemin yanına gelmişler yani ben bunu şu an tesadüfen öğreniyorum eğer anneleri vefat etmeseydi ben bunu hiçbir zaman bilemeyecektim böyle bir şey bencillik aslında neden iki tane abim olduğunu şimdi öğreniyorum bu haksızlık hem de çok büyük haksızlık.

Bir süre boş gözlerle yerdeki halının desenlerini izledim söyleyecek bir sözüm yoktu ama içimde büyüyen bir öfke vardı bir şeyleri kırmak dökmek parçalamak ayaklarımın altına alıp çiğnemek istiyorum çığlık atmak bunu bana neden daha önce söylemediniz diye bağırmak haykırmak istiyorum ama biliyorum ki bu işleri sadece daha da zorlaştıracak.

Yunus; bir şey söylemeyecek misin susacak mısın böyle

Siz; ne söyleyebilirim ki bu yaptığınız bencillik benim de bilmeye hakkım vardı sonuçta ne de olsa kardeşinizim öyle değil mi ama bunu bana söylemek yerine yıllarca saklamayı tercih etmişsiniz benim ne kadar ihtiyacım vardı sizin desteğinize haberiniz var mı neler yaşadım ben kimsenin umurunda değil bazen bencil olduğumu söylüyorsun babaanne ama sizin yaptığınız daha büyük bencillik bunu bilmeye hakkım vardı. Size söyleyecek tek bir sözüm bile yok vicdanınız böyle rahatsa böyle yaşamaya devam edin hiçbirinizi affetmiyorum bir süre benimle konuşmayın özellikle de sen babaanne

Dedim salondan çıkarken Yunus arkamdan seslendi.

Yunus; öyle yaparak hiçbir şeye çözüm bulamazsın aksine işleri daha da zorlaştırırsın sen sakinleşince konuşursun

Siz; konuşmak istemiyorum beni rahat bırakın sakın odama gelmeyin

Dedim adamın kapısını sertçe çarparak Allah'ım bütün bu yaşadıklarım gerçek mi ya okuldakiler yetmezmiş gibi bir de şimdi bunlar çıktı tamam iki tane abim olmasına öfkelenmiyorum sadece bunu benden saklamışlar ama öfkeliyim bunu bilmek benim hakkımda sonuçta bu çok büyük benimcillik.