3. bölüm · Yok Oluştan Kalan İzler

3. BÖLÜM: Cinayet

Ela ˙⋆✮

Sabah gözlerimi açtığımda vücudumdaki bütün uzuvlar ağrıyordu. Başımın üzerindeki ağırlık Ced' in kafasıydı. Başını başımın üstüne yaslamış bir şekilde uyuyakalmıştı. İkimizde çok sık uyumazdık, bazen sabaha kadar oturup konuşurduk ya da yağmur yağarken dışarı çıkıp yürüyüş yapardık. Yanımda o olmadan pek dışarı çıkmazdım. Çünkü korkardım, öldüresiye korkardım...

Hayatta olduğum on altıncı yıldı. Doğum günümün gerçekliğini bilmediğim için yıl sayıyordum, ki hâlâ öyle yapıyorum. Öğlen dışarı çıkmıştım, sadece yürüyüş yapıyordum. Tek başıma dışarı çıkmanın sevincini yaşıyordum çünkü Ced olmadan dışarı adımımı attığım bir gün olmamıştı. Neşeli bir şekilde etrafa bakıyordum. Bir ara sokağın önünden geçerken saçlarıma yüklenen ağırlık ile yere düştüm. Bağırdım ama kimse beni duymadı. Saçlarımın koptuğunu duyuyordum, dizlerim ve kollarım yerdeki taşlara sürtündüğü için kanıyordu ve çizik içindeydi. Saçlarımdaki kuvvetin son bulmasıyla kafamı kaldırdım ve tanımadığım bir adamın bana baktığını gördüm. Yaşlıydı, sadece yaşlıydı. O bir insan sıfatını bile haketmeyen bir varlıktı. Ne olduğunu anlamama fırsat kalmadan kolumdan tuttu ve beni ayağa kaldırdı. Ona bağırmaya başladığımda susmam için yüzüme bir tokat geçirdi. Başımı eğmedim, aksine adamın üstüne yürüdüm ve ona küfürler savurdum. En son kaçmak için bir hamle yaptığımda beni yakaladı. Yüzünü biraz daha incelediğimde ben daha küçük bir çocukken yurtta çalışan güvenlik görevlisi olduğunu götdüğümde gözlerim şok ile açıldı. "Tanıdın değil mi?" Diyen o iğrenç sese karşılık sadece "Bırak beni!" Diye haykırdığımda kollarımı daha sıkı tuttu. Ona tekmeler savurup tekrar kaçma girişiminde bulunduğumda ise o sokakta bir ip ile kolumu ve bacağımı bağladı. Kimse görmüyor muydu, yeterince sesim çıkmıyor muydu, yoksa duymak mı istemiyorlardı? Hayır. Kimse gelmedi hiç kimse...

O adam kafama cam bir şişe geçirdi. Beni öldüresiye dövdü ve bunları yaparken söyledikleri öyle iğrençti ki kusmak istedim hatta ölmek ve bunları duymamak istedim. "Şimdi kimse seni sevemeyecek. Öyle bir hale getireceğim ki seni bana muhtaç olacaksın. Küçük bir veletken seni öldürmeliydim." Sonunda ben bayılınca beni orada bırakıp gitmişti. Uyandığımda Cedric ve bir hemşire vardı yanımda. Ced duvarları yumrukluyor hemşire ise sakin olması gerektiğine dair bir şeyler geveliyordu ama onu dinleyen yoktu. Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey vücudumdaki bandajlar olmuştu daha sonra gözlerimi Ced' e ilişti ve kafasını çeviren çocuk ile göz göze geldik. Bir anda sakinleşti ve yanıma geldi. Beni kolları arasına aldığında kollarımı ona sarmak istedim ama bunu yapamadım kemiklerim acıyordu. Yüzümü acı ile buruşturdum. Gözlerim doldu ama ağlayamadım sadece gözlerim doldu. Cedric sarılmayı bıraktığında yüzümü elleri arasına aldı. "Maya kimdi? Söyle öldüreceğim onu." Diye haykırdığında kafamı hızlıca iki yana salladım. Yüzündeki ifade yumışadı. "Buradayım korkma." Dediğinde hâlâ konuşmuyordum.

Yurda geri döndüğümüzde Grace, kucağında beni taşıyan Ced' i görünce endişeyle yanımıza koşmuştu. Neler olduğunu soruyordu ama ikimizde sessiz kaldık. On altı yaşında iki çocuktuk biz. Ced beni zorlanmadan taşıyordu çünkü yaşıma göre fazla zayıftım. Beni yatağa bıraktığında üzerimi sıkıca örttü ve "Maya konuşmayacak mısın?" Dedi ağlamaklı bir ses ile tepki vermediğimde "Ama konuşmazsan ben acını nasıl dindireceğim ki?" Dediğinde o kadar savunmasız duruyordu ki kendimden nefret ettim. Konuşmak istiyordum ama o güç bende yoktu. Ced' in söyledikleri tamamen yanlıştı. Çünkü kısa zamanda acımı dindirmenin bir yolunu bulmuştu. Bir ay boyunca konuşmamama rağmen bir şekilde beni iyileştirmişti. Yaraların izleri kalırdı ve bu yara benim en küçük yaramdı ve en küçük izdi. Cedric öğrenmek için binbir takla atsada ben ona anlatmamıştım ama içten içe hissettiğini biliyordum. O adam biz küçükken saçlarımı okşamak istediğinde sanki Ced o adamın ruhunu görmüş gibi buna izin vermemiş ve onu öldürmeye çalışmıştı, kör bir bıçakla. Adam ise onu tutup yere düşmesine neden olunca Ced kahkahalarla gülmeye başlamıştı. O deliydi, hiçbirşey bunu değiştiremezdi. Ced düşünce ben onu kaldırmıştım ve adama dönüp "Ölüsün." Dediğimde adam korkuyla bizden uzaklaşırken ikimizde kahkaha atıyorduk...

O günden sonra adam beni tek gördüğü zamanlar yanıma yaklaşmaya çalışırdı. Bunu başaramayunca hakaretler eder ve giderdi.

Ced uyandığında başını kaldırdı. Gün daha yeni doğuyordu, yine uyumamıştık. Omzundan kafamı kaldırdığımda bana döndü. "Uyanmışsın." Dediğinde kafamı salladım ve gözlerimi ovuşturdum. Gülümsedi ve esnediğinde bir anda şimşek sesini duymamızla kafamızı gökyüzüne çevirdik. Heyecanla ayağa kalktım. Yağmur başlamıştı, hızlı bir şekilde yağan yağmurun altında kafamı gökyüzüne çevirmiş şekilde dururken "Maya hasta olacaksın.: diyen çocuğa kahkaha atarak cevap verdiğimde o da kahkahalara boğuldu...

Yağmur bittiğinde ikimizde yatakhaneye gitmiştik. Banyoya girdim ve duş aldım. Saçlarımı bir havluya sardım, üzerime ise siyah tişörtümü ve eşofmanımı geçirdim. Banyoda işim bitince dışarı çıktım ve saçlarımın sarılı olduğu havluyu açıp çekmeceden bir tarak aldım ve taramaya başladım. Yatakhane bomboştu herkes ya kahvaltıda ya da bahçedeydi. Cedric kahvaltıya gitmişti, ısrarlarına rağmen kahvaltı yapmayı reddetmiştim. O ise homurdanarak yemekhaneye inmişti. Saçlarımı taradıktan sonra yatağa uzandım ve gözlerimi kapattım. Mektup ve kolye kafamın içinde dolaşırken elim kolyeye gitti. Ona dokunduğumda bir parlaklık belirdi kırmızı bir ışık şeridi gözümün önünden geçtiğinde şaşkınlıkla gözlerimi araladım ve yerde yatan kızı görmem ile ellerimle ağzımı kapattım. Kız elinde küçük bir bıçak tutuyordu ve benim yatağımın dibinde yere yığılmış bir şekilde yatıyordu. Hedefindeki ben miydim? Öyleydim...

Kolye beni korumuştu. Obun geldiğini nasıl fark etmemiştim. Aptal Amâya, aptalsın. Kendime geldiğimde kalktım ve kızın yüzüne baktım. Bu Tiana' ydı. Birkaç kez daha beni öldürmeyi denemişti ama başaramamıştı. Şimdi tekrar bir girişimde bulunduğunda kolye beni korumuştu. Ona güvenebilirdim, güveniyordum.

Ama şuan daha büyük bir sorun vardı. Kız nefes almıyordu, nabzı atmıyordu. Öldürmüştüm, ne kadar kötü biri olsada o bunu hak etmezdi ama artık bunun için çok geçti. Çünkü yanımdaki bir ceset, cesedin yanındaki de katildi. Katildim...