2. bölüm · Yıldızlara Bak

Biz Neyiz,Kimiz?

Naz Boysan

Günümüz
Saat 5.45'i gösteriyo hastaneye gitmek için hazırlanıyorum üstüme beyaz bi gömlek giyindim altıma ise mavi bir kot pantolon çok abartmayı sevmem hep sadelikten yanayımdır biraz da takı taktıktan sonra evden çıktım ve arabama binip yola çıktım.Hastanete vardığımda bir ambulans ile birlikte girdim acile.
"Durum ne?" Diye sordum hemşireye "5 yerinden bıçaklanmış çok kan kaybediyo hemen müdahale etmemiz lazım" bu durumlara alışık olduğum için çok stres olmadım taki giriş işlemleri için hastanın adını söyleyene kadar.
"Adı ne" diye sordu görevli "Mavi Kara 26 yaşında..." Dedi ve kimlik numarasını söyleyerek devam etti.Ellerimin titrediğini hissttim neden olduğunu bilmiyorum ama bu adam için endişeleniyorum bu yüzden kendime çok gıcık oluyorum ama elimde değil,şu anda asıl sorun bıçaklanmış olamadı değil kimin bıçakladığı aklımda tek bir isim var derken kapıdan içeri girdi kendisi.
"Umay" diye bağırdı "Yürü gidiyoruz" çok korkuyodum ama güçlü durumaya çalışıyorum "Ben seninle hiç bir yere gelmiyorum,sen beni hiç bir yere götüremezsin anla artık bitti biz ayrıldık Ateş,şimdi defol git bıçakladığın adamı ameliyat etmem gerekiyor" kolumdan tutu ve beni kendine çekti "Bitmedi Umay Akçay ben istemeden de bitemez" güvenlikler durumu anlayınca Ateş'i uzaklaştırdı benden.
Mavi'ye en son olaydan sonra çok sinirliydim fakat onun için endişeleniyordum sedyede yatarken ela gözleri kapalıydı bu sefer daha fazla dayanamayıp yanına gittim ve onunla ilgilenen doktora sordum "Fırat hocam durum ne?" Önce bir göz süzdü sonra imalı imalı baktı "Kanamayı durdurduk Umay hocam fakat çok kan kaybetti uyumlu kan arıyoruz""Grubu neydi?" Diye sordum "0rh-" duymamla konuşmam bir oldu "tamam benden alın, benimki uyumlu"
Benden yaklaşık 1 ünite kan alındı biraz kötüleşince rapor alıp eve gittim Mavi için neden olduğunu bilmediğim bir sebepten dolayı endişeleniyorum ve bu yüzden kendime çok gıcık oluyorum.
Saat 12.00 olmuştu ben de kendime birşeyler hazırlayıp yedikten sonra uyudum.Nasıl yaptığımı bende bilmiyorum ama deliksiz gece saat 00.00'de uyandım ve tabii ki uykumu çok güzel almıştım,ne yapacağımı bilemedim ve mutfağa gittim biraz abur cubur yedikten sonra mavi bir cips buldum ve alıp içeri gittim en sevdiği dizimi açıp izlemeye başladım,izlerken aynı zamanda da Mavi'ye söylendiğimi fark ettim "Bu cipsi yediğim gibi beni bırakmadığın sürece senide yiyeceğim Mavi Kara" gibi şeyler mırıldanıyordum.
Hiç beklemediğim bir anda telefonum çaldı hastaneden Mavi'yile ilgilenen doktor arıyordu ama soru kimin aradığı değil neden aradığı
"Alo, buyrun Fırat hocam"
"Umay hocam bu saatte rahatsız ediyorum kusura bakmayın ama Mavi bey.." derken lafını kestim Mavi'nin adını duyar duymaz "Ne olmuş Mavi'ye?""Bu az önce Mavi bey'i odaya aldık biliyorsunuz hastanemizin prosedür gereği yanında bir refakatçi kalması gerekiyor kendisi siz hariç hiç yakınının olmadığını söyledi" ne söyleyeceğimi bilemeyip "eee yani" dedim "yani hastaneye gelmeniz gerekiyor" "Ne.T-tamam da eee tamam geliyorum" neden çabuk kabul ettim bilmiyorum umarım Mavi bunu duyunca başka şeyler düşünmez.Altıma siyah bir Jean üstüme de ay ve güneş desenli siyah bir tişört giydim aslında çok da önem vermedim elime ne geçerse onu giyindim,arabama bindim ve yarım saat sonra hastaneye vardım danışmaya Mavi'nin oda sını sordum '535 numaralı oda 3. Kat" dedi hemen asansöre binip 4. Kata çıktım ondan hesap sormak için sabırsızlanıyordum odanın kapısını açtımğım gibi Mavi'nin sesini duydum 'Ooo beyaz kömür naber ya nasılsın görüşmeyeli""Lan aptal malmısın sen niye beni çağırıyorsun salak,ben senin bakıcın mıyım bide Fırat'a tek yakınım Umay falan demişsin ben senin yakının mıyım" diye bağırdım az bile yaptım "sanırım yanlış bi zamanda geldin.Nereliydin sen""Ne alaka ya ne yapacaksın nereli olduğumu""soru sordum lan sakin agrasifsin beyaz kömür çok agrasifsin""ben agrasif değilim sen benim ayarlarımla oynadın lacivert.Trabzon'luyum mutlu musun?" Yüzünde anlam veremediğim bir mimik vardı "sen şaka mı yapıyorsun,doğru söyle""lan oğlum bak seni bi sikerim daha ayağa kalkamazsın malmısın sordun söyledik işte sen neden hiç bir boka inanmıyorsun""gel sik ne tutuyo seni,ama ayağa kalkamayan sen olursun.Ben de Trabzon'luyum şaşırdım saadece sakin ol." Benim bu adamla benim neden her şeyim aynı amına koyayım "Sen ne ima ediyorsun lan düz konuşsana""Umay""Ne var""Seni alacam ben kızım dur sen aldığım gibi de sikicem""oğlum kalk siktir git benim asabımı bozma.Ayrıca sen beni rüyanda bile alamazsın""gide biliyomuyum sence amına koyim salak salak konuşma bi sinirli sen değilsin" bu harbi dayak istiyor "sen ne için sinirlisin acaba kıyamam ben sana jölen mi bitti sıkıntı etme ya alırız,Mavi bana bak hemen bi yakınını arıyorsun geliyor yanına bende burda 1 dakika bile kalmıyorum tamam mı?""taşşak geçme lan o Ateş denen orospu çocuğuna sinirliyim,birini arayamam çünkü öyle biri yok.kimsesizim ben" kendimi biraz kötü hissettim gerçekten kimsesi yokmuydu "Nasıl yani kimden yok mu annen,baban"bir otel yangınında ikiside öldü bir tek ben kurtuldum ama ölmek isterdim bende o yangında her gün ölmektense bir gün ölürdüm biterdi acım""b-ben gerçekten çok özür dilerim bilmiyordum, peki arkadaşın falan yok mu yanlış anlama tamam ben burda kalırım da merak ettim saadece" yüzü düştü birden ailesinden bahsederken bile bu kadar üzgün değildi "bir arkadaşım vardı ismi Eymen'di bana sıkılan bir kurşunun önüne atlayarak can verdi ve o kurşunda o piçin yani Ateş Drash'ın silahından çıktı o günden beri can düşmanım o benim saadece benim arkadaşımı değil eski sevgililerinin canına da teker teker kast etti o,o bir canavar zaten o yüzden o gün seni takip ettim diğerleri gibi can verme diye" duydukların karşısında şoka uğramıştım resmen ama aklıma bir şey takılmıştı Ateş neden Mavi'yi öldürmek ister ki "peki Ateş neden neden Seni öldürmek istemiş" hiç beklemediğim bir cevap aldım ondan "çünkü ben onun abisini öldürdüm""Ne nasıl yani sen katil misin Mavi ne diyosun sen""evet ben bir katilim ama sen de teknik olarak bir katilsin""o kadını ben öldürmedim" dedim kendimden emin bir şekilde "ama kurşun senin ruhsatlı silahından çıktı Umay hanım benim değil" bu adam benim sinirlerimi bozmak için dünyaya gelmiş olmalı "Mavi,canım arkadaşım sus lütfen sus tamam mı?""tamam benim canım arkadaşım sustum" refakatçi yatağa kurulmuştu ben de hiç beklemeden yatağın içine girip uykuya da dalmak istiyordum son olarak ışıkları söndürdüm ve Mavi'nin o lanet olası ağzı aralandı "Umay""efendim Mavi""Sen benim gürültüden kaçıp sığındığım sessizlik oldun." Dedi ne diyeceğini bilemedim ama ağzımdan şunlar çıktı "Mavi bana bu kadar değer verme lütfen bana bağlanmanı istemiyorum""ama ben sana bağlanmak istiyorum Umay Akçay. Umay biz neyiz sevgili mi arkadaş mı flört mü"
Susmak geldi içimden öyle de yaptım saadece sustum ama biz neyiz kimiz bende bilmiyorum tek bildiğim onu kaybetmek istemiyorum...