13. bölüm / 13
Yer CücesiBeklenmeyen Haber
Bölümler 13Şu an: Beklenmeyen Haber
- 1 Antrenman410 kelime
- 2 Lüzumsuz Doruk857 kelime
- 3 Gerçek Bir Zorba959 kelime
- 4 Küçük Hanım Abla859 kelime
- 5 Bu Da Olamaz Artık635 kelime
- 6 Tatil304 kelime
- 7 Ne Oluyor ?695 kelime
- 8 Son Pişmanlık Neye Yarar1.109 kelime
- 9 Çaresizlik1.526 kelime
- 10 Tur1.300 kelime
- 11 İntikam2.222 kelime
- 12 Dönülmez Karar1.399 kelime
- 13 Beklenmeyen Haber981 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
•••
"Evleniyorum ne demek kızım?"
"NE!" diye bağırdık Furkan'la beraber uzandığımız yerden doğrulurken. Bir dakika ablam evleniyor muydu ?
"Evet, evleniyorum anne. Bana destek olmanız gerekiyorken neden karşı çıkıyorsunuz evlenmeme ?"
Ablam 21 yaşındaydı, evet evlenmesi için erken değildi ama bizden sevgilisi olduğunu saklamış mıydı ? Herkesi geçtim, benden de mi saklamıştı. Olayın şokunu atlatmaya çalışırken "Hoş geldin abla." dedim ve yanına gidip sıkıca sarıldık birbirimize.
" Hoş buldum ablacım dicem de pek hoş karşılanmadım."
"Cansu reis hoş geldin, sen uğrar mıydın buralara?" diyerek ortamın gerginliğini az da olsa alan Furkan'a karşılık ablam imalı bir şekilde anneme bakarak " Uğramaya niyetim yoktu da bi sizi göreyim birde mutlu haberimi vereyim diye gelmiştim. Ama fazla mutlu karşılandım bir daha bu mutluluğu kaldıramayacağım için uğrayacağımı sanmıyorum Furkan reis." dedi.
Aslında ablam komik insandır ama beklemediği tepkileri aldığı için şu an samimiyetinden eser kalmamış bir halde, olsun bizde böyle kabullendik bunu ne yapalım.
Ablam yanında valiz getirmemişti. Belli ki çok kalmayacaktı en fazla 2-3 gün. Herkes bir köşeye oturup overthinklerken çalan kapı sessizliği bozan şeydi. Yazlıkta misafirlik olmazdı, kim gelmişti ki ? Kimsenin ayağa kalkma niyeti olmadığını fark edince kapıyı açmak için ayağa kalktım. Bir yandan kapıya doğru ilerlerken bir yandan da "Kim o ?" diye tabiri caizse anırıyordum.
"Biziz." diye bir ses geldiğinde. Gözlerimi devirerek ben nerden anlayayım kim olduğunuzu diye söylenerek kapının kolunu aşağı indirdim. Karşımda gördüğüm manzarayla şoka uğramıştım.
"Biz geldik. Naber bitanem ?" diyen ses babama aitti.
O an aklıma ablam geldi. Hayır ya. Babamla ablam uzun zamandır konuşmuyordu. Araları baya bi açıktı bunun sebebi de ablamın ergenliği zirvede yaşamasıydı. Ve babamın bana sürekli "bitanem" demesiydi. Aslında babam ayrımcılık yapan biri değildi bana "bitanem" diyorsa ablama "hayatım" derdi. Büyüdükçe konuşmama sebeplerinin saçma bir şey olduğunu ablam fark etmişti ama bu hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Ablamın gururu ağır basıyordu.
"Hoş geldiniz babacım." derken hem ablamın geldiğini, hemde evlenme kararını duyunca nasıl bir tepki vereceğini düşünüyordum. Babam ablamı eve almayacak değildi tabiki de . Ablamı yine koruyup kolluyordu ne kadar konuşmasalarda sonuç olarak onlar baba-kızdı. Ama evde olacak gerginliği en iyi annemle biz biliyorduk ve bu sefer bu gerginliğe Furkan'lar da şahit olacaktı.
"Kızım bir şey mi oldu ?" dedi ve elindeki çantasıyla ve Fatih amcayla beraber içeri girdiler. Kapıyı arkalarından hızlıca kapatıp hızlı adımlarla yanlarına ulaştım ve salona beraber adım attık. Babam ablamı görünce şok oldu ve bir şey olduğunu düşünerek anneme" Eda bir sorun mu var ?" diye sordu.
Annem önce bana sonra ablama ve en sonda babama bakarak " Sorun değil ama bir haber var Atakan gel bi oturun sonra konuşuruz."
Furkan'ın arkadan yaptığı "Fena karışacak ortalık, yandık." anlamına gelen yaptığı el işaretlerini sırıtarak geçiştirdim.
"Lan sıpa ne bekliyorsun alsana çantamızı, boşuna mı baktık bu kadar sene sana." diye ortamın gerginliğini adeta bir sünger gibi çekip alan Fatih amcaya karşı Furkan hemen ayağa kalkarak. "Ayıp ediyorsun baba ben eşek olayım diye mi baktın sen beni. Ama neyse ki bu kaslı kollarımla hepsini taşıyabilirim."dedi ve o meşhur hareketle kol kaslarını göstermeye çalıştı.
Fatih amca elindeki çantayı Furkan'a verip ensesine bir tane tokat yapıştırdı. " Yürü lan sıpa."
Onların sevgi dilleri buydu ikiside birbiriyle uğraşarak seviyorlardı birbirlerini. Şunu da söylemeden edemeyeceğim ki Furkan'ın ensesinden çıkan ses gök gürültüsüyle yarışırdı, benimde içimden bir tokat atmak gelmişti yani yalan değil. Bunu bir ara deneyeceğim. Furkan çantaları bırakıp geldikten sonra babam duşa girmişti. Annemler yemek yapmaya mutfağa geçince, ablam ben ve Furkan bahçeye hamağın yanına gittik.
"Helal olsun Cansu abla, bu olsa mırın kırın eder söyleyemezdi vallahi cesaretine hayran kaldım."diyerek eliyle beni gösterdiğinde. Kaslı kollarını cimcikledim. Bunu hak etmişti. Bazen Doruk'a benziyordu, o kadar sinir oluyordum ki anlatamam.
"Sağ olasın sıpacım, ama şimdi asıl sorun babama nasıl söyleyeceğimiz."
"Abla sahi kim bu eniştem olacak şahıs bana hiç bahsetmedin." diye araya girdim.
"Hee Serhat mı, iyi biri seviyoruz yani birbirimizi."
"Ya abla herkes sevdiği insana iyi biri der, siz nasıl tanıştınız onu anlat."
"Onu Serhatla ber-"derken Furkan sözünü kesti.
"Cansu reis hiç beraber anlatmak daha iyi olur falan deme, geç bu klişeleri sen anlat bakalım kimmiş bu enişte. Seni üzerse falanda haber et alırız ayağımızın altına."
"Sıpacık kimi alıyon sen ayağının altına bakayım."
"Pardon, büyüksün Cansu reis. Birde şu sıpacığı değiştirsen mi hani benimde bi karizmam var."
"Aferin sıpacık." dedi ablam Furkan'ın söylediği son cümleyi duymamazlıktan gelerek.
"Ee hadi anlatmayacak mısın abla ?" dedim heyecanla bu aşk dolu hikayeyi beklerken.
"Yani aynı üniversitedeyiz ve klasik bir şekilde ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştık."diye geçiştirerek yanıtladı.
Ne Furkan ne de ben tatmin olmamıştık bu cevaptan ama ısrarcı olmadık.
•••
Yemeğimizi çoktan yemiştik sofra bile toplanmıştı, sıra o malum konuyu konuşmaya gelmişti.
"Evet, Eda dinliyorum." diyerek sözü anneme bıraktı babam.
"Şimdi şöyle ben diyorum ki artık barışmanızın zamanı geldi, yeter artık bu saçmalığı bırakın ve yeniden güzel bi aile olalım."
Annemin bunu demesini kimse beklemiyordu, kendisi bile. Ama bi anda fırlayıvermişti ağzından kelimeler.
"Bu muydu haber Eda ?" dediğinde annem gözlerini pörtleterek.
"Atakan yeter artık çocukluk yapmayın ikinizde kaç yaşında insanlarsınız kalkın ayağa çabuk."
Annemin yükselmesi hepimizi şok etmişti babamla ablam ayağa kalkarken bir anda o anın korkusuyla Furkan da ayağa kalkmıştı. Bütün gözler Furkan'ın üstünde olunca "Pardon acayip etkilendim konuşmadan." dedi ve nizami bir şekilde geri yerine oturdu. Herkeste ufak bi sırıtış vardı görebiliyordum
Ablam ve babam sarılmıştı, ve birbirlerinden karşılıklı özür dilemişlerdi. İlk özürü tabiki babam dilemişti, ablama babalık yapamadığını düşünüyordu ama aslında yapmıştı sadece konuşmadan yapmıştı. Herkes yerine oturduktan sonra annem " Evet Cansu o zaman bu hayırlı haberi artık babana da ver."diyerek söze girdi.
Babam ablamın okulda geçen sene geçemediği dersin sınavını düşünerek " Kızım yoksa geçtin mi o dersi?"demesi biraz komikti hatta trajikomik. Babama üzülmüştüm çünkü daha 10 dakika önce barıştığı kızının evlilik haberini alması garip olacaktı.
"Ah baba evet onu geçtim, ama daha önemli bir konu var."
"Seni dinliyorum Cansu."
"Baba, ben-"
Herkes babamın tepkisini merak ederek pür dikkat ablamı dinliyordu. Bense babamın tansiyonu fırlamasın diye dua ediyordum.
"Baba ben evleniyorum!"
•••
Çok kısa oldu farkındayım ama bu aralar hiç yazma hevesim yok maalesef.✨️
Bölüm etkileşimi
